
Maliyet turizmi baskılamaya başladı… Ülkeler önlemlerini birer birer açıklıyor; biz halen bir kriz masası toplayamadık!
Haftalardır “yaklaşan krizi” yazıyorum. Artık ortada bir “kriz öngörüsü” yok; kriz fiilen yaşanıyor. Kuzey Kıbrıs turizminin en verimli dönemi olan Nisan ve Mayıs ayları, boş geçme riskiyle karşı karşıya. Avrupa pazarı, özellikle 1–4 yıldız segmenti için son tutamak durumundaydı. Mart ayında charter uçuşlar yaklaşık %30 kayıpla gerçekleşti. Bu tablo, önümüzdeki iki ayda Avrupa operasyonlarının ciddi şekilde daralacağını gösteriyor.
Yaz sezonunda Larnaka üzerinden gerçekleşen Avrupa sejour trafiğinin bu yıl oluşmama ihtimali oldukça yüksek. Daralan uçak kapasitesi, sadece arzı değil, fiyat dengesini de bozacak. Yakıt maliyetleri yukarı yönlü baskı yaratırken, talep aynı hızda toparlanamıyor. Bu denklem, sektörün tamamını küçülmeye zorluyor.
Bunun doğal sonucu olarak işsizlikte artış kaçınılmaz… Turizmden doğrudan ve dolaylı gelir elde eden yerel üretici de bu daralmadan payını alacak.
Gerçek şu: Kırılgan bir turizm yapımız var. Güçlü pazarlama argümanlarımız sınırlı, maliyetlerimiz yüksek, ürünümüz pahalı. Buna rağmen hâlâ eski reflekslerle hareket ediyoruz.
Artık vakit kaybetme lüksümüz yok! Sektörün tüm paydaşlarını içine alan, hızlı karar alabilen ve uygulayabilen bir kriz yönetim mekanizması derhal oluşturulmalıdır. Aksi takdirde bu sezon sadece kayıp bir yıl değil, uzun vadeli bir pazar kaybının başlangıcı olacaktır.

