GUTERRES NEYİN PEŞİNDE OLABİLİR?

GUTERRES, HOLGUIN'IN ÇABALARINI BİR ADIM İLERİ GÖTÜRMEYE ÇALIŞACAK. ERHÜRMAN VE HRİSTODULİDİS, GERİ ADIM ATMAZSA BU ÇABA DA BOŞA DA GİDECEK!

0
blank

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in 27-28 Temmuz’da Kıbrıs’a yapacağı ziyaret, ilk bakışta rutin bir diplomatik temas gibi görülebilir. Oysa ziyaretin zamanlaması ve Rum basınının yaptığı değerlendirmeler, bunun çok daha önemli bir gelişme olduğunu gösteriyor.

Aylar önce BM Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín yeniden görevlendirildi. Beklenti açıktı: Taraflarla yoğun temaslar kuracak, ortak bir zemin arayacak ve uygun koşullar oluştuğunda yeni bir gayriresmî beşli konferansın önünü açacaktı.

Holguín çok sayıda görüşme yaptı. İki tarafı da defalarca ziyaret etti. Garantör ülkelerle temaslarda bulundu. Ancak bütün bu diplomatik trafiğe rağmen tarafların temel tezlerinde herhangi bir değişiklik meydana gelmedi. Türkiye egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelindeki yaklaşımını sürdürdü; Tufgan Erhürman dörtlü motodolojisinde ısrar ediyor. Rum tarafı ise federasyon dışındaki herhangi bir modeli müzakere etmeyeceğini yineleyip duruyor; Erhürman’ın yaklaşımına da prim vermedi.

Aylar süren bu temaslar sonunda yeni bir 5+1 konferansının toplanacağı yönünde güçlü bir beklenti de oluşmadı.

Tam da bu aşamada Antonio Guterres’in adaya gelme kararı ortaya çıktı.

Asıl soru da burada başlıyor.

Eğer kişisel temsilcinin yürüttüğü diplomasi beklenen siyasi zemini oluşturabilmiş olsaydı, BM Genel Sekreteri’nin bizzat devreye girmesine gerçekten ihtiyaç olur muydu?

blank
HOLGUIN YAPABİLECEKLERİNİ YAPTI VE TOPU GUTERRES’E PAS ETTİ.

Elbette bu soru, Holguín’in başarısız olduğu anlamına gelmiyor. Kıbrıs gibi onlarca yıldır çözülemeyen bir sorunda tek bir temsilcinin tarafların tezlerini değiştirmesi zaten gerçekçi bir beklenti değildir. Ne var ki kişisel temsilci düzeyindeki diplomasinin, süreci ileri taşıyacak noktaya ulaşamadığı gerçeğini de görmemiz gerekiyor. Belki de bu nedenle Guterres, en güçlü siyasi kozunu sahaya sürmüş; oyuna doğrudan kendisi dahil olmuştur.

Rumca gazeteler, Guterres’in ziyaretini “Holguín’in çalışmalarına siyasi ağırlık kazandıracak bir adım” olarak tanımlıyor. Haksız sayılmazlar… Hazırlıklar yapılmıştır; şimdi dosyanın ilerleyebilmesi için BM’nin en üst düzey siyasi otoritesinin devreye girmesi gerekmektedir.

Peki Guterres neyi değiştirebilir?

Gerçekçi olmak gerekirse, tarafların temel pozisyonlarında kısa vadede bir değişiklik beklemek için güçlü bir neden yoktur. Guterres’in hedefi, çözümü sağlamak değil; tarafları yeniden aynı masaya oturtabilecek asgari siyasi zemini oluşturmak olarak görülmelidir.

Asıl sınav ise bu ziyaretin temel amacı olarak ortaya çıkan Beşli Konferansın gerçekten toplanıp toplanamayacağı olacaktır. Çünkü Guterres’in başarısı, adaya gelmiş olmasıyla değil; tarafları yeniden anlamlı bir müzakere sürecine taşıyabilmesiyle ölçülecektir.

Elbette neler olacağını ancak zaman gösterecektir!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz