Tek bir “hükmi şahsiyet” olarak düşündüğümüz için iç işleyişlerini “tek bir kişinin düşünüp karar alması” gibi algıladığımız partilerde, politika oluşturma sorunları yaşanıyor.
UBP’nin durumu belli! Birbiri ile tam olarak anlaşan iki milletvekili bile bulamazsınız!
Ceza yasası ve bilişim hukuku ile ilgili hükümet tasarısını komitede savunacak milletvekili bulunamıyor. Hasan Taçoy ile Hasan Küçük bu tasarıya oy vermeyeceklerini açıkça ilan ettiler. Akaryakıt fiyatları ile ilgili olabilecek iki bakanın anlaşmazlık içinde oldukları da çok açık! Sunat Atun’un zorunlu emeklilikle ilgili yasa önerisi destek bulmadı. Geri çekilip çekilmediği bile anlaşılamadan tartışmalar sona erdi.

Geriye ne kaldı bilmiyorum ama ortada “belli bir politikayı savunan” UBP diye bir parti olduğunu ileri sürmek bile imkansız hale geldi diyebilirim!
CTP hükümet olmaya hazırlanıyor. Kıbrıs Türk halkının sorunlarını öğrenmek için kapı kapı dolaşıyor ve toplantı üstüne toplantı yapıyorlar. Halktan öğrendikleri sorunlara nasıl çözüm bulacaklarını bilmediklerini bizzat kendilerinden duyuyoruz. Genel Başkan İncirli, “halk CTP’nin ne yapacağını merak ediyor” dedikten sonra “bizim kara kaşımıza kara gözümüze oy vermelerini beklemiyoruz” türünden cümleler de kurdu. Bunlar olumlu işaretler! Genel Başkan da biliyor ki CTP milletvekillerinin bugünlerde söyledikleri “toplumsal sorunlar için ikna edici çözüm önerileri” içermiyor.
Sorun tam da bu noktada başlıyor: CTP kadroları ikna edici çözüm önerileri geliştirebilecekler mi?
Bu kapasiteye sahip CTP’liler olduğunu herkes biliyor ama bunların anlaşabileceği konusunda ciddi kuşkular var. Yaklaşan seçim nedeni ile herkes kendi “destekçi kitlesinin” taleplerine uygun hareket etmeye kalkarsa çatışma çıkar ama çözüm çıkmaz!
Kaldı ki Türk Telekom veya İTÜ kampüsü gibi konularda parti içinde yaklaşım farklılıkları olduğu da az-çok biliniyor. Bu gibi netameli konular konusunda fikir birliği sağlamak CTP için her zaman sıkıntılı olmuştur zaten…
Toplumsal sorunlar öyle bir noktaya geldi ki önyargılardan arınmış “arama ve karar alma süreçleri” geliştirmek ve gerekli olduğu zamanlarda geri adım atmasını da becermek gerekiyor. Yapılabileceklerin en iyisi tercih edilecek! Bütün sorunlara çözüm bulunamayacak. Bazı toplumsal aktiviteler desteklenecek, bazıları terk edilecek. Kimisi sevinecek, kimisi üzülecek! CTP bu yola girdiği zaman ciddi sorunlar yaşayacak!

İki büyük partide durum böyle de diğer partiler güllük gülistanlık mı? İki partinin gerisinden gelenler “bunların çözemediği sorunları biz çözebiliriz” iddiası mı taşıyorlar yoksa büyüklerin kamyonlarından düşecek portakalları toplamaya mı çalışacaklar?
Şimdiki durumda; çözüm önermediklerini, dökülen saçılan seçmen oylarına talip olduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz…
Biraz daha zaman var! Seçime kadar geçecek süreyi bu pencereden izlemeye devam etmek gerekiyor…

