KAPIDAN GERİ DÖNEN HER TURİST, KAYBEDİLEN İTİBAR DEMEKTİR!

Hindistan’ın Güney Kıbrıs ile diplomatik ve ekonomik ilişkilerini geliştirmesinin ardından Hindistan vatandaşlarının KKTC'ye girişlerinde ciddi sorunlar yaşanıyor. Turizmcilerse bunu, ancak konukları geldiği zaman öğrenebiliyorlar.

0
blank
blank

Kuzey Kıbrıs’ta turizm konuşulurken genellikle otel dolulukları, yolcu sayıları ve sezon rakamları ön plana çıkarılıyor. Oysa turizm yalnızca rakamlardan ibaret değildir. Turizm aynı zamanda koordinasyon, iletişim ve öngörü işidir.

Özellikle muhaceret süreçlerinde, Muhaceret Dairesi ile seyahat acenteleri arasında daha güçlü bir bilgilendirme mekanizması kurulması artık bir ihtiyaç haline gelmiştir.

Burada yanlış anlaşılmaması gereken önemli bir nokta var. Muhaceret birimleri elbette devletin aldığı kararları ve mevcut kuralları uygulamaktadır. Serzenişin adresi onlar değildir. Asıl mesele; dünyada ve bölgemizde yaşanan gelişmeleri takip edip bunların turizme etkilerini önceden değerlendirerek sektör paydaşlarını zamanında bilgilendirmesi gereken ilgili bakanlıklar ve meslek örgütleridir.

Çünkü yaşadığımız coğrafya oldukça hareketli bir bölgedir. Jeopolitik gelişmeler artık turizmi doğrudan etkiliyor.

Yakın zamanda Hindistan ile Pakistan arasında yaşanan gerilimde Türkiye’nin Pakistan tarafında durması Hindistan’da rahatsızlık yarattı. Ardından Hindistan’ın Güney Kıbrıs ile diplomatik ve ekonomik ilişkileri geliştirme yönünde adımlar attığını gördük. Bugün ise Hindistan vatandaşlarının ülkeye girişlerinde ciddi sorunlar yaşanıyor.

Bunun nedeni tam olarak budur diyemem. Bu benim şahsi yorumumdur. Sebep farklı da olabilir. Ancak burada önemli olan neden değil, sonuçtur.

Peki biz turizmciler bu tarz değişiklikleri neden sınır kapısında öğreniyoruz?

Misafir ülkeye geldikten, valiziyle kapıda bekletildikten ve geri çevrildikten sonra artık yapılabilecek fazla bir şey kalmıyor. O noktada zarar zaten oluşmuş oluyor. Misafir mağdur oluyor, ülke imajı zarar görüyor ve seyahat acenteleri olarak tüm süreci yönetmek zorunda kalan yine biz oluyoruz.

Üstelik mesele yalnızca sayı değildir. Hindistan’dan gelen turist sayısı çok yüksek olmayabilir. Ancak turizm güven işidir. Bir ülkeye giriş kurallarının öngörülemez hale gelmesi, o destinasyona olan güveni zedeler.

Belki de burada sorulması gereken soru şudur: Turizm sektörünü yöneten yapılar değişen dünya koşullarına yeterince hızlı adapte olabiliyor mu?

Çünkü günümüzde turizm yönetimi sadece fuarlara katılmak veya tanıtım yapmak değildir. Aynı zamanda krizleri öngörebilmeyi, gelişmeleri takip etmeyi ve sektörle hızlı iletişim kurabilmeyi gerektirir.

Sahada bunun bedelini en çok seyahat acenteleri ödüyor.

Çünkü misafirin karşısında duran, açıklama yapmak zorunda kalan ve oluşan güven kaybını yönetmeye çalışan seyahat acenteleridir.

Halk da aslında bu kaybın ekonomik etkisini hissediyor. Ancak bu zarar çoğu zaman istatistik tablolarında görünmüyor. Gelen turist sayıları açıklanıyor ama geri dönen misafirlerin bıraktığı olumsuz etki hesaplanmıyor.

Turizm yalnızca tanıtım yapmak değildir.

Turizm; koordinasyon, iletişim ve profesyonel yönetim işidir. Ve artık bunları daha fazla konuşmamız gerekiyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz