CASINOLARI BIRAKIN, KUMARCILARA BAKIN!

0
blank

Otelciler Birliği Başkanı Dimağ Çağıner yakınıyor: “4 Aralık’tan itibaren, 3 günlük karantinasız şekilde, ülkeye turist gelmiyor. O günden bugüne vakalarda artış olmadı. Son yayılan bulaşın otellerle alakası yok. Casino ve oteller hedef gösteriliyor.”

Gerçekten uzun bir zamandan beri, salgında yaşadığımız sorunların sorumluluğunu otellere ve casinolara yıkmak için büyük bir iştah ile çalışanlarımız var. Belki bir öfkeleri vardı; şimdi intikam alıyorlar.

KUMAR GİBİ YÖNETİM!

Aslında salgın sürecinde yaşadığımız sorunların “kumarcılık” ile daha doğrudan bir ilişkisi var! Bizim salgın yönetimimiz, kumar oynar gibi sürdürüldü, giderek daha büyük bir kumara dönüştü.

Mart-2020’de başlayan salgının sağlık servislerini tehdit edeceğini biliyorduk; hiçbir önlem almadık. Şimdi, Türkiye’nin hükmü karakuşi şeklinde yaptığı Acil Durum Hastanesi’ne rağmen sağlık servislerinin çökme tehlikesi ile karşı karşıyayız. Yeni sağlık olanaklarına ve personeline ihtiyacımız olabileceğini bildiğimiz halde işi şansa bıraktık.

Salgının yayılmasını önlemek için temel kural, “maske kullanmak”, “temas mesafesine ve hijyene dikkat etmek” değil mi? Bu kurallara uymadığımız gibi, denetleyen de olmadı. Bundan daha büyük kumar mı vardı?

Salgının ekonomik yıkıma uğrattığı insanlara yardım etmek esas olmalıydı. O insanları koruduğunuz oranda insanlar evlerinde kalabilecek ve diğer kurallara uyabilecekti. İşletmeler daha düşük kapasite ile ama daha güvenceli olarak çalışacaktı. Abuk-subuk veya karmakarış kararlar alındı. Özel sektör çalışanlarını korumayı beceremedik ve onları sokağa saldık. Bu da iyi bir kumardı doğrusu!

GELECEĞE DÖNÜK KUMARIMIZ DA VAR!

Hazırlanan ekonomik paketlerle geleceği de risk altına soktuk. Küçük işletmelere verdiğimiz faiz destekli borçlarla devlete olan yükümlülüklerini yerine getirmelerini sağladık. Sonuçta devlet milyonlarca TL topladı, kendi personelini ödedi ama işletmeler şimdi taksit ödemeleri başlamış olan borçların altında ezildi. Salgın sona erse bile ayağa kalkamayacaklar… Kaybedeceğimiz kesin olan bir kumar değil miydi bu?

Sağlık konusundaki kumarımız devam ediyor: Devlet hastanelerinden yükselen S.O.S. mesajlarına karşın özel sağlık servislerinden, kamu görevlisi olmayan doktor ve hemşirelerden yararlanmamak konusunda direniyoruz. Büyük kumar!

Şimdiki hedefimiz aşı: Aşı tederik etmeye, nufüsümüzün % 80’ni aşılamaya ve ekonomimizi dışa açmaya çalışıyoruz. Aşılama sistematik bir şekilde sürdürülemezse bu da büyük bir kumara dönüşecek!

RASTGELE HAYAT

Kaliteli bir kamu yönetimine sahip olmadığınız zaman herşey bir kumara dönüşebiliyor. Güvenlik önlemleri alınmamış trafikte yol alma gibi bir şey… Nereden ne çıkacağı; hangi sorunla yüz yüze kalacağınız belli değil. Elimizdeki olanakların ortaya çıkacak tehlikeleri savuşturmaya yetip yetmeyeceğini bilmeden yaşayıp gidiyoruz. Rakamlara aldırmadan, gerçeği arama zahmetine girmeden salgının sorumluluğunu casinolu otellere yıkmaya çalışanlara yanıt vermeye çalışanlar için üzgünüm; casino işletmelerinin işi şansa bırakmadıklarını anlatmak için boşuna uğraşıyorlar. Bu saldırıların elbette başka nedenleri vardır. Yoksa biz kumarı seviyoruz; bizim hayatımız kumar!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz