BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Lute, bugün liderlerle dördüncü kez görüşecek. Bu kadar görüşme, tarafların referans koşullarında anlaşabileceklerinin bir göstergesi sayılmalı…

Taraflar, referans koşulları konusunda nasıl bir uzlaşı zemini yakalamış olabilirler. Referans koşullarındaki uzlaşı, bu konuda görüş ayrılıkları olduğu bilinen Türk tarafında nasıl karşılanacak?

Kıbrıs Rum tarafı, müzakerelerin yeniden başlayabilmesi için Türk tarafının Kapalı Maraş’ın açılması ve doğal gaz aramaları ile ilgili faaliyetlerine son verilmesini ve müzakerelerin de Crans Montana’da kaldığı yerden devam etmesini şart koşuyordu. Buna karşılık Akıncı’nın takvimle sınırlandırılmış görüşmeler talebi vardı. 

Eğer ortada bir uzlaşı ortamı doğmuşsa, tarafların bu koşullardan vazgeçtiğini düşünmemiz gerekir. Oysa, Türk tarafı adına masada bulunan Akıncı’nın, Kapalı Maraş ve doğal gaz aramaları ile ilgili faaliyetlerin askıya alınmasını kabul etmesi durumunda bile uygulayıcılar olarak KKTC hükümeti ile Türkiye’nin bunu kabul etmeyeceğini biliyoruz. Rum tarafı ise, takvimin sonunda ne olacağına ilişkin endişeleri nedeniyle takvimlendirilmiş bir müzakereye karşıdır. Bu durumda ortaya, herkesin istediği şekilde yorumlayacağı cümlelerden oluşan bir metin çıkmış olması gerekir.

            İşte sorun da orada başlayacaktır. Akıncı’nın evet diyeceği böyle metne, KKTC Hükümeti ve Türkiye “evet” diyecek ve Rum tarafının Türk tarafının Kapalı Maraş ve doğal gaz arama ile ilgili eylemlerini durdurmak için kullanmak isteyeceğini bile bile bu metni kabul edecek mi?

            Galiba fırtına yaklaşıyor!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here