Avrupa Parlamentosu, Türkiye’de 2025 yılında yaşanan gelişmeleri değerlendiren raporu kabul etti. Tartışmalı bir süreç olmadı. Rapora olumsuz oy verenlerin bir kısmı, Türkiye ile ilgili rapor yapılmasına bile karşı çıkıyor zaten. Oylama, Avrupa’daki Türkiye algısının ne olduğunu açıkça ortaya koydu.
Rapor, gözümüzün önünde olanları, her akşam TV ekranlarından oturma odanıza dolanları anlatıyor. Gerçekliklerinden kuşku duyan olduğunu sanmıyorum. Olan biten bunlar.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı raporun kabul edilmesinin ardından yaptığı açıklamada, belgenin “Türkiye karşıtı çevrelerin temelsiz iddialarına ve yanlış bilgilere dayandığını” belirtti. Açıklamada, raporun, “bazı AP üyelerinin ideolojik ezberlerini yansıtacak şekilde kasıtlı bir siyasi gündem çerçevesinde hazırlandığı” savunularak, Türkiye-AB ilişkilerinin stratejik öneminin giderek arttığı bir dönemde, “mevcut olumlu gündemi gölgelemeyi amaçladığının açık” olduğu ifade edildi.
İdeolojik ezber… Yanlış bilgiler… Terör örgütlerine zemin… Bunların ne demek olduğunu anlayabilen olduğunu sanmıyorum… Geçmiş yıllarda bu gibi söylemlerle PKK’nın ima edildiğini düşünürdük… Şimdi herhangi bir anlam yüklemekte zorlanıyoruz!
Türkiye’den yükselen tepkilerin yine de bir anlamı olmalı… Benim anladığım Türkiye bu rapora karşılık hiçbir şey yapmayacak. “Bizi böyle kabul etmek zorundasınız” anlamında bir duruş sergileyecek; gümrük birliği anlaşmasının yenilenmesini, yurttaşlarına vize kolaylıkları sağlanmasını ve savunma iş birliği programlarına kabul edilmesini bekleyecek.

Zaten tavsiye niteliğinde olan bu raporun Almanya, Fransa veya İspanya gibi devletlerin hükümetleri tarafından dikkate alınmamasını ve kendisi ile her türlü işbirliğinin yapılmasını bekleyecek. Hükümet liderlerinin, seçim kaybetmek uğruna Türkiye ile işbirliği yapmasını bile bekleyecekler… Bekleyecekler ki, bu iş birliğini yapacak olan hükümetlerin başındaki liderler seçime girsinler, kazansınlar ve kendileri ile iş birliğine de devam etsinler!
Türkiye, Avrupa halkları ve kanaat önderleri tarafından iş birliği yapılabilecek bir ülke olarak algılanmak için hiçbir şey yapmayacak ama kendisi ile iş birliği yapılmasını, kapıların yurttaşlarına sonuna kadak açık olmasını bekleyecek!
Rusya Avrupa’ya açıkça saldırana kadar bekleyecek!
Biz de bekleyeceğiz. Türkiye ile Avrupa Birliği’nin yakınlaşmasını ve Kıbrıs’ta çözüm bulunmasını hayal edip bekleyeceğiz!

