Gelirlerinin önemli bir bölümünü turizm hareketlerinden elde eden ülkeler ve hatta bölgeler, oluşturdukları fonları tanıtma ve pazarlama faaliyetlerinde kullanmaya özen gösteriyor; kısıtlı kaynaklarını kendilerine en fazla geliri sağlayacak işlerde kullanmaya çalışıyorlar.
İsteyenler, gururla izlediğimiz Galip kardeşlerin faaliyetlerine bakabilirler. Altuğ ve Alp Galip kardeşler, iyi dron kullanıyor, etkili sosyal medya mesajları hazırlayabiliyorlar diye dünyanın her tarafından davetler alıyorlar; geziyorlar, çalışıyorlar ve hayatlarını bu yolla kazanırken ülkelerin turizm tanımına katkıda bulunuyorlar.
İsteyenler, TV’lerdeki gezi veya gastronomi programlarına da baksınlar; Youtube içeriklerini incelesinler… Ve hatta sıradan haberlere dikkat etsinler… Göreceklerdir ki turizmin gelişmesine yardımcı olacağı düşünülen içeriklerin üretilmesi ve yayılması bu tür fonlarca desteklenmektedir.
Yurtdışından turist getirmek kadar gelen misafirleri gereğince ağırlamak da önemlidir. Bu nedenle kamusal alanların düzenlenmesi, eski eserlerin bakımının yapılması, çevrenin doğal haliyle korunması gibi öncelikli görevler vardır.
Görev çok ama yapacak olan yok! Yapacak olan bulabilmek için mesaisini bu işe harcayacak, ekmeğini bundan kazanacak kişileri harekete geçirmeniz, gerekli olanakları temin etmeniz gerekir. Bunun için de para gerekir!
KKTC, bu amaçla bir fon oluşturmuş: Turizm Geliştirme ve Tanıtma Fonu… 1987 tarihinde yasa ile oluşturulan bu fonun en büyük geliri de Şans Oyunları Salonlarının (casino) imtiyaz ücretleridir. Casinolar, 2025 yılında 31 milyon 500 bin USD; 2026 yılında ise 34 milyon USD imtiyaz ücreti ödediler.
Ödediler de ne oldu? Bu kaynağın ne kadarı turizmin geliştirilmesi amacıyla kullanıldı?
Hesap veren yok! Tam olarak bilmiyoruz ama çok azının turizm maksatlı olarak kullanıldığını çoğunun maaş ödemeleri için kullanıldığını biliyoruz.
Son olarak, casinosu olmayan otellerimize hibe olarak 36 milyon TL dağıtacağı açıklandı. Bugünkü kurla 775 bin USD… Bundan casinosu olmayan oteller gibi, pansiyonlar ve tatil evleri de yararlanabilecek. Bu durumda her birine 2-3 bin USD düşerse şanslı sayılmaları gerekecek.
Turizm Fonu’ndan fuar katılımları da organize ediliyor ve ufak tefek daha başka şeyler de yapılıyor ama turizm ürününün çeşitlenmesi, bir turizm destinasyonu olarak turistlerin aradığı hizmetlerin geliştirilmesi için ciddi bir çalışma yapılmadığı gün gibi ortadadır.
Devletimiz, maaş ödemek için her türlü giderini kısmaya çalışıyor. Turizm Fonu’na gitmesi gereken kaynaklar da gidermiş gibi oluyor, hesaba işleniyor ama maaş ödemesinde kullanılıyor. Turizm Fonu’nda birikmiş gibi görünen kaynak kim bilir kaç paradır ama yerinde yeller estiğinden de kuşkumuz yoktur!
Turizm, kendiliğinden yürümüyor. Rekabet güçlüdür. Herkes turistleri kendi “dükkanına” çekmeye çalışıyor. KKTC bu amaçla çeşitli çalışmalar yapmak zorundadır.
Şimdiki durumda kendi başına çalışabilen tek segment şans oyunları segmentidir. Ona bakalım; ondan yararlanarak turizm ürününü geliştirmeye ve çeşitlendirmeye çalışalım.


