Kıbrıs Vakıflar İdaresi olarak, KKTC’deki kiliselerin durumu ile ilgili gündeme gelen haberlerden dolayı açıklama yapma ihtiyacı doğmuştur.


Kıbrıs Vakıflar İdaresi, KKTC sınırları içinde olan kiliselerden sorumludur ve bu kiliselerin bakımı için de ciddi bütçeler ayırmaktadır. 450 yıllık bir kurum olan Evkaf’ın tüm ibadet yerlerini restore etmek ve korumak için bütçesi dahilinde üstün gayret gösterdiği asla unutulmamalıdır.

Örneklerle açıklamak gerekirse, sadece Apostolos Andreas Manastırı’nın restorasyonu için Kıbrıs Vakıflar İdaresi olarak iki buçuk milyon euro harcanmıştır. Bu yaklaşımımız birçok başka kilise için de geçerlidir.

Kiliselerin korunması adına bir başka önemli adım da restore edilen kiliselerin kullanıma açılması ile ilgili olmuştur. Eskiden, restore edilen kiliseler kapalı tutulmaktaydı. Avrupa Birliğinin temsilcileri, Avrupa Birliğinin desteğiyle restore edilen KKTC’deki kiliseler hakkında “Restore edilmiş kiliseler kullanılmayınca yine harabe oluyor, dolayısıyle sosyal/kültürel faaliyetlerin yapıldığı fonksiyonlar verilsin” diye Kıbrıs Vakıflar İdaresi’ne müracaat yapmıştır. Kurumumuz bu duruma olumlu ve yapıcı bir yaklaşım sergilemiş ve kiliseleri bölgelerindeki belediyelerin kullanımına sosyo kültürel faaliyetler için vermiştir. Belediyelere ayrıca kiliselerin bakımı ve tamirleri için de her türlü desteği vermekteyiz. Belediyeler de kadın el sanatları kursları gibi fonksiyonlar için kiliseleri kullanmaya başladılar ve kullandıkları kiliseleri tamir ederek her türlü zarardan korumaya başladılar. Bu durum da tüm ibadet yerlerine gösterdiğimiz özenin bir başka örneğidir.

Kiliselerin durumu ile ilgili eksik bıraktığımız noktalar varsa, kurumumuz bu konuda muhataptır ve elinden geleni yapmaya hazırdır. Sanki Evkaf tüm dinlerin ibadet yerlerine gerekli bakımı yapmıyormuş gibi bir algı yaratmaya çalışmak anlamsız, hatta kötü niyetlidir. İbadet yerlerinin bakımı ve onarımı, Evkaf’ın öncelikleri arasındadır.

Kıbrıs’ta Türkler her zaman müslüman ve müslüman olmayanların dini inançlarına saygı göstermiş ve ibadet yerlerini korumuştur. Tarihte Venedik Katolik İdaresinde ibadet hürriyeti olmayan Rum ve Ermeni toplumlarına ilk defa ibadet hürriyeti Osmanlı İdaresinde verilmiştir. Hatta 1571’de Sultan Selim’in fermanlarıyla bazı kiliseler Rum ve Ermeni toplumlarına hediye edilmiştir.

Biz Evkaf olarak insan haklarını koruyarak bu hoşgörü geleneğini sürdürmek için elimizden geleni yapıyoruz ve yapmaya da gayret edeceğiz.

Kamuoyuna saygı ile duyururuz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here