ŞİMDİ “AÇIP KURTULMA” ZAMANI!

Hükümetimizin salgın yönetimi stratejisini hepimiz hatırlıyoruz: Kapat ve kurtul! Covid-19 salgınına karşı önlem olarak “kapatma” stratejisi geliştirilmiş, salgının yaygınlaşmasını önleyecek tedbirlerin alınması veya hastalanan kişilerin tedavisi için sağlık kapasitesinin artırılması sadece tartışma konusu olmuş; Türkiye’nin “tepeden inme” yaptırdığı hastane dışında hiçbir önlem alınmamıştı.

Kapat ve kurtul! Bu stratejinin kurbanları olup olmayacağı dikkat bile alınmamıştı.

“AÇTIK” DEYİP ÇÖKECEKLER!

Şimdi artık açılma zamanı geldi. Hükümet, “sizi açtık ya” diyerek kamu görevlileri dışındaki yurttaşlara karşı olan yükümlülüklerini üzerinden atmaya; dahası, bu yurttaşları inek gibi sağarak kamu görevlilerini ödemek için ihtiyaç duyduğu kaynağı sağlamaya uğraşıyor.

Bunca zaman kapanma tedbirlerine karşı çıkarken, şimdi açılmaya karşı çıkacak halimiz yoktur tabii… Ama ne yazık ki, KKTC’deki “salgın sonrası açılma harekatı” da garip bir şekilde ilerletiliyor.

Esas gelirleri turizm, yükseköğretim ve yabancılara satılan konutlardan gelen Kıbrıs Türk ekonomisi, “kendi yağı ile kendi çiğerini kavuracak şekilde” döndürülmek isteniyor. Öğrencilerin yurda getirilmesi ile ilgili çabalar başarısızlıkla sonuçlandı. Turist girişlerine izin verilmiyor. Müteahhitler, satılmaya hazı binlerce konut ve satın almaya hazır binlerce müşteri olduğunu inançlı bir şekilde tekrarlayıp duruyorlar ama alıcıların “korumalı bir şekilde” de olsa yurda getirilmesine olanak verilmiyor.

Buna karşın hükümet, kendi ihtiyaçlarını karşılamaktan bile aciz işletmelerin ve kişilerin boğazına yapışarak harç ve vergi toplamaya; bu gelirlerle kamu görevlilerine karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmeye uğraşıyor.

DEVLET ELİYLE SOYGUN!

Emekli olduğu halde çalışanların vergi muafiyetleri iptal edildi. 15-20 bin TL emekli maaşı alanlar vergi ödemeyecek ama 4 bin TL emekli maaşı olanlar çalışarak bir 4 bin TL daha kazanmak ve ailesini geçindirmek isterse vergi ödeyecek. Hükümet, işte bunu yaptı! Hem de kanun hükmünde kararname ile… Kanunsuz olarak!

Bir yıldan beri herhangi bir iş yapmamış olan turizm çalışanlarına vermeyi vaat ettiği aylık 1500 TL’lik yardımları ödemiyor ama tam maaş ödediği kamu görevlilerinin “bayram harçlıklarını”, “ek mesai ödeneklerini” ödemek için çırpınıp duruyor. Kamu görevlileri, “greve gidiyoruz” diyerek yeni yeni haklar elde edebiliyor.

Bazı işletmelere hibe verileceği ilan edildi; hala daha bekleniyor.

Dükkanları açık olsa bile herhangi bir satışı olmayan veya satışları en azından yarıya inmiş bulunan esnaf ve zanaatkarlar daha önceki koşullarda kararlaştırılmış olan sabit vergilerini, eski vergi borcu taksitlerini, izin harçlarını tam olarak ödemeye zorlanıyor. Ödeyemeyenin dükkanı “şak” diye kapatılıyor.

Eski piyasa koşullarında sterling olarak kiralanmış bulunan işyerlerinin çoğu kirasını bile ödeyecek durumda değildir. Hiçbir önlem alınmıyor; düşünülmüyor bile!

Etrafta, dünya kadar “devren kiralık” iş yeri var… Belki de daha fazlası da zaten kapanmış durumda. Devlet, iş yerlerini kapatan insanların da peşini bırakmıyor. Eski borçlarını ödememeleri halinde halleri ne olacak kim bilir? Bunun için herhangi bir af veya muafiyet getirilmiş değildir.

“YENİ NORMAL” BU MUDUR?

Pandeminin başladığı ilk günlerde, “artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diyenlerimiz çoğunluktaydı. Güzel laftı doğrusu! Televizyonlara bağlanıp “artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” demek çok hoştu.

Peki, böyle mi olacaktı?

Devletimiz, herşeyi eskisi gibi sürdürmeye çalışmaktadır ama o eski düzen yürüyecek gibi görünmüyor. Devletin özel sektör işletmeleri ve çalışanlarına yüklediği yük, artık taşınacak gibi değildir. Siyasetçiler ve üst düzey kamu görevlileri, “açılmak istediniz açtık; hadi sökülün paracıkları” diyerek eski düzene dönmeye çalıyor ama gayretleri boşunadır.

Geçti mi; bitti mi, bilmiyorum ama en etkili bir salgın süreci yaşadık…  Artık hiçbir şey, gerçekten eskisi gibi olmayacak! Kamu görevlileri, ne alabilecek vergi; ne de soyabilecekleri insan bulacak! Bunu ne kadar erken fark edersek, hepimizi için o kadar iyi olacak!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here