Çarşamba günleri Ada-TV’de yayınlanan Bakış Açısı programında değerlendirmeler yapan gazeteci Hasan Erçakıca, Sağlık Bakanlığı’nın şimdiki performansının Ali Pilli döneminden on kat daha yüksek olduğunu iddia etti ve şimdi yapılanların daha önce yapılmayanların neler olduğunu açıkça gösterdiğini açıkladı. Erçakıca, Sağlık Bakanlığı’nda mentalite değişimi yaşandığını ve ekonomik kaygıların da dikkate alınmaya başladığını söyledi. Erçakıca, açlığın önlenmesi ve halk sağlığının korunması için turizm sektörünün kriterlere bağlı olarak açılması gerektiğini de vurguladı.

https://www.facebook.com/adatvkibris/videos/764854450840736

Bakış Açısı prgramını Cem Kar ile birlikte sürdüren Hasan Erçakıca, sağlık ve ekonomi konusunda şunları söyledi:

“Şimdiki Sağlık Bakanlığı Ali, Pilli’nin döneminden 10 kere daha fazla başarılıdır. Bugünlerde bakanlığın yaptığı veya yapacağını duyurduğu her şey, tam bir yıl önce yapılması gereken şeylerdi. Bugünlerde yapılanlar bir yılın nasıl boşa geçtiğini bize gösteriyor. Kimse bana pandemi hastanesi yapıldığını söylemesin; hastanenin Türkiye tarafından yapılmasından önce tartışmalar vardı. Geriye baktığımızda kaç tane doktor alındığını merak ediyorum. 2020 salgın yılı olarak geçti. Bunların istatistik bilgileri nerede? Veri tabanını işleyerek destek alabilirdik. Veri tabanı yok. Hastane konusunda da tam bir başarısızlık söz konusudur.”

“Sağlık Bakanı açıklıyor ki; aşı konusunda dijitalleşme ! bilgilendirme, randevu alma, sıraya koyma bilmiyorum. Daha kullanmadık. İnşallah bu düzgün bir şekilde çalıştırılır. Hem vatandaşlara güven verilir; hem de bir hes kodu gibi kullanılabilir. Sağlık bakanı ve müsteşar da görüyorum ki; ekonomik kaygılarla sağlık kaygılarını birleştirerek yürümeye devam ediyorlar. Bunu göz ardı etmiyorlar. Doktor Emre Vudalı’nın söylediği gibi ‘ekonomi çökerse halk sağlığı da çöker’. Bir yıl kendimizi yedik. “Sağlık mı; ekonomi mi” diye. Sağlık Bakanlığı uyarmadı. Ekonomi olmadan bu salgını yönetemeyiz. Sağlık bakanlığındaki mentalitenin değiştiğini görüyorum, anlıyorum ve salgınla daha uzun soluklu mücadele edeceğimizi, sürdürülebilir metodlarla mücadele edebileceğimizi düşünüyorum.

Şimdiki bakanlık sorumluluklarının bilincinde bir bakanlık. Önceki bakanlıkla arasında 1’e 10 bir performans farkı var diyorum.”

“Turizm bakımından KKTC, neredeyse çölde susuz kalmış bir insana benziyor. Çamurluydu, kuyu derindi diye düşünmeden bulduğu suya hücum edecek durumdadır. Doğrudan turizmden gelirleri olan emekçiler yürüyüş yapmaya başladılar. Sadece onlar değil acentelerin birçok girişimleri var. Taşımacılar da benzer durumda. Gıda ve tarımda da durum aynı şekildedir. Dolayısı ile turizm faaliyetlerini başlatmaya ihtiyacımız vardır. ‘Sağlık mı ekonomi mi’ ikileminden artık kurtulduğumuzu düşünüyorum. Kaldı ki; Yunanistan çok aktif. Turist gönderen ülkelerin başında Almanya Hollanda Luksemburg gibi ülkelerin turistlerini sadece kendine çekmek için çeşitli atraksiyonlarla da karşı karşıya kalabiliriz. Türkiye, KKTC gibi bizim destinasyonlarımız! Şimdiden çift aşılanmış kişileri kabul edeceklerini ilan ettiler. 1 Nisan’dan itibaren gelebilir diyorlar. Devlet kurallarını koymuş turizmin açılacağını ilan etmişler. Kamu otoritesi kuralları koyacak, denetleyecek, gerisini de iş insanlarına bırakacak. Bugün PCR çok yaygınlaşmıştır. Misafiri varsa devam etmek için üç günde bir PCR’ını istesin. Bu kadar katı bir yönetime ihtiyacımız yok. Özel hastaneler de güvenlik önlemlerini alarak hasta kabul edebilmelidir. Bırakın insanlar çalışsın. Biraz da nasıl mücadele edeceğimizi öğrenelim. Halk sağlığını korumak için neler yapılması gerekir? Siz kuraları koyun! Bu yıl da turizmi kaybedersek; tur operatörlerini de kaybedeceğiz. Bu yıl kritiktir. Belki de turistsiz yaşayacağız. Bağlantılarımızı kaybedersek yılların birikimini çöpe atmış olacağız.” “İnsanların açlığını önleyecek sektör turizmdir. Ekonomik çöküntünün de siyasi bir bedeli olacak. Korkunun ecele faydası yok. Yapılması gereken akıl yolu ile saptanacak. Cesaretle ve kararlılıkla yapılacak.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here