MÜCADELE EDEN MEMURLARDIR; KAZANAN DA ONLAR OLACAKTIR!

0
blank

Son günlerde devlet kasasından pay alma mücadeleleri daha net bir görünüm kazandı.

Ay sonuna yaklaşıldığı zaman gümrüklerde “ek mesai yapmama eylemi” otomatik olarak devreye giriyor. Haklılar… KKTC Anayasası “angaryayı”, yani karşılıksız çalıştırmayı yasaklamıştır. Ek mesai ödeneklerine üst sınır konulduğu zaman böyle bir sorunun yaşanması olağandır. Başka bir tedbir düşünen ise yoktur.

Öğretmenler daha fazla veya daha etkin bir şekilde “kullanılmaya” karşı direniyorlar. Bakanlık binasına zarar veren gösterici öğretmenlere kamu davası okunmasını bile engellemeye çalışıyorlar. Öğretmendirler, güçlüdürler; şimdiki yaşam tarzlarını korumaya çalışıyorlar.

Kamu görevine başlama maaşlarını özel sektör maaşlarına yakınlaştırmayı amaçlayan 47/2010 sayılı yasaya karşı topyekun bir mücadele veriliyor. Başbakan ve sanırım ana muhalefet partisi başkanı da bu yasanın değişmesini, kamu görevine yeni başlayacak olanların daha yüksek maaş almasını istiyorlar. Çok geçe kalmaz, 47/2010 sayılı yasa etkisini yitirir diye öngörüyorum.

blank

Bu arada kamu görevine eleman sokuşturma işleri de devam ediyor… Gözlemcilerin aktardığına göre dairelerde yeni yeni yüzler görülmeye başlandı. 39 öğretmen almak için açılan münhale ise 1836 kişi başvurmuş… Elinde uygun diploması olan herkesin başvurduğunu sanıyorum. Bunca özel okul var ama kimse oralarda çalışmak istemiyor. Hepimiz kamu görevlisi olmak, bu sayede rahat rahat rahat yaşamak istiyoruz. Devlet kasası adeta yağmalanıyor… Hizmet bahane, maaş şahane…

Şikayetçiyiz! Hepimiz bundan şikayet ediyoruz. Bu yağmalamanın, ülkenin geleceğini yok edeceğini hepimiz görebiliyoruz. Bu yağmaya açıkça karşı çıkan ise neredeyse yok gibidir. Karşı çıkan üç-beş kişi ise, ön planda görünmeden; aile sohbetlerinde, kapalı toplantılarda, meyhane gecelerinde zırlanıp durmaktayız.

Bu durumda Sezar’ın hakkını da Sezar’a vermek zorundayız: Mücadele eden sadece kamu görevlileri ve onların oluşturduğu sendikalardır. Elbette kazanan da onlar olacaktır.

Bunun sonunda ülkenin ne olacağını, toplumun nasıl şekilleneceğini “halkını ve ülkesini sevenler” düşünsün!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz