Limasol Türk Kooperatif Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kemaler, bankaların önemli fedakarlıklar yaparak dağıttıkları krediler ile ekonomiyi canlı tutmaya çalıştıklarını ancak gerçek sorunun, 2021’de, bu kredilerin geri ödemesinin gerçekleşmemesi durumunda ortaya çıkacağını söyledi.

Yenidüzen gazetesinden Fayka Arseven Kişi’nin sorularını yanıtlayan Kemaler, bankaların bu dönemde yazdıkları karların ise bu anlamda “sahte bir bahar” niteliğinde olduğunu belirtti.

BANKALARIN ÖZVERİSİ

Kemaler, bankaların verdiği krediler ve karları konusunda şunları söyledi:

“Pandemi döneminde bankalar ve Merkez Bankası önemli ve ciddi kararlara imza attı. Borçların yapılandırılması, ödeme güçlüğü olanlarla ilgili düzenlemeler, müşterilere destek verilmesi konusunda bankalar hep özveri ile çalıştı. Biz banka olarak herkesi çağırıp birebir herkesin kendine özgü çözümlerini üretmelerini ve hayatta kalmaları için olanaklar sağladık. Çünkü şu anda ödeme güçlüğü çeken bir firmanın fişini çekmeye kimsenin lüksü yoktur. Dolayısıyla her zaman olduğu gibi bankalar ödeme ahlağı olan tüm firmaların yanındadır. Firmaların yaşadığı veya yaşayacağı sıkıntılar ve kendilerine sağlanan can suyu kredileri sorunlarını öteledi. Bu yapılandırmalar nedeniyle 2020 yılında bankacılık sektörü çok kar ediyormuş gibi görünecek. Ama aslında alınmayan ve alınamayacak karlar yazılacak. Ama sonra bu karlar ekonominin gidişatı ile birlikte tekrar geri gelecek. 2020 sonunda bankaların açıklayacakları karlar ‘bu kriz döneminde bankalar amma kar etti, bankalar bizi yutuyor’ denilecek ama aslında bu sahte bir baharı yaşadığımızın göstergesidir. Çünkü bütün sorunları 2021’e öteledik.
Beklenti 2021’de ekonomi düzelecek, pandemi bitecek. Ekonomik çarklar normale dönmezse o zaman büyük kriz başlayacak. Hepimizin beklentisi dünya üzerindeki bu salgının ortadan kalkmasıdır. Yoksa hiçbir ekonomi buna dayanamaz.”

MUDİLERİN PARASI

Limason Türk Kooperatif Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Kemaler, bankaların yüksek karlar ettiklerine ilişkin eleştirlere ise, bankaların öz kaynaklarının mevduatların yüzde 15’i kadar olduğunu ve kredilerin halkın birikimleri kullanılarak dağıtılabildiğinibelirterek yanıt verdi. 

Kemaler, “Kullandırttığımız krediler ya da ötelediğimiz kredilerin de bir maliyeti var. Para bizim değil. Bizim Ayşe’ye Hasan’a verdiğimiz kredi, Ali’nin Fatma’nın parasıdır. Bugün baktığınızda Kıbrıs’taki bankaların öz kaynakları mevduatların yüzde 15’i civarındadır. Yani başkasının parasını alıp, başkasına veriyoruz. Yani aslında biz aracıyız. Bizim esas korumamız gereken mevduat sahipleridir” diyerek ötelemeler sonunda ödeme yapılacaksa sorun olmayacağını ama ödeme olmayacaksa bankaların sıkıntıya gireceklerini belirtti. 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here