HER ŞEY, ERDOĞAN’A BAĞLI!

0
blank

Kıbrıslı Türkler ve Rumlar, liderlerini New York’a gönderdiler. Hristodulidis, BM Genel Kurul kürsüsüne de çıkacak. İki lider şimdiki bilgilerimize göre BM Genel Sekreteri Guterres ile de ayrı ayrı görüşecekler. Hristodulidis “üçlü görüşme” de yapılmasını istiyor ama bizimkiler gönüllü değil. Böyle bir görüşmede Kıbrıs sorununun nasıl çözülebileceğini değil, iki taraf arasında “egemenlik temelinde” yapılabilecek iş birliklerini görüşmek istiyorlar. Genel Sekreter Guterres üçlü görüşme daveti yapamadı. Yapmak için ne bekliyor bilmiyoruz; yapar mı, belli değil!

Bu arada, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gündemine bakmakta yarar vardır: Erdoğan, 10 Temmuz’da NATO zirvesine giderken yaptığı gibi, New York yolculuğu öncesinde de sert açıklamalar yaptı ve Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) ile yollarını ayırabileceğini duyurdu. 10 Temmuz’da yaptığı açıklamada da İsveç’in NATO üyeliğine karşılık Türkiye’nin AB üyesi yapılmasını talep etmişti zaten. Erdoğan’ın tarzı bu… Şimdiye kadar işe yaradığı görülmüş olmalıydı ama pazarlık masasına oturmadan önce böyle bir “el-ense çekmekten” hoşlanıyor.

Gündemde İsveç’in NATO üyeliği var. Erdoğan, İsveç’in NATO üyeliğine onay vermek için çeşitli talepler ileri sürüyor. ABD’den F-16 almak, AB ile ilişkileri geliştirmek ve belki de fonlardan kredi almasının kolaylaştırılmasını bekliyor.

Erdoğan, Hindistan ile Avrupa’yı birleştirecek ekonomik koridorun (IMEC) Türkiye’yi bypass etmesinden de büyük ölçüde etkilenmişe benziyor. Bu koridora alternatif bir yol yaratmak için çalışılıyor. Hindistan’dan gelecek yüklerin Irak üzerinden Türkiye’ye girmesi ve Avrupa’ya ulaşması için hem Irak, hem de Türkiye’de istikrar ile güvenliğin sağlanması gerekiyor. IMEC için 500 milyar dolarlık yatırım öngörülürken Türkiye kendi yolunu nasıl yapacak? Bunun için de batılıların ciddi desteğine ihtiyacı var.

blank
FIRINDAN YENİ ÇIKTI: Hindistan’ı Avrupa’ya bağlayacak ve Çin etkisini azaltacak IMEC fırından yeni çıktı ve bizi de etkileyecek. 500 milyar dolarlık yatırım öngören bu projenin hazırlıkları, kuşkusuz daha önceden yapılmıştı. Bizim haberim olmadı! “Dışlanmışlık” böyle bir şey olsa gerek!
————————————————————————

Erdoğan’ın diğer bir sorunu, Avrupa Birliği ile ilişkileri geliştirmektir. AB ile gümrük birliği anlaşmasını genişletmek ve Türk vatandaşlarının AB ülkelerine kolaylıkla seyahat etmelerini sağlamak istiyor. Bunları başarabilirse ekonomisi güçlenecek, dıştan sermaye gelecek ve iktidarı pekişecek. Erdoğan bu hedefe insan hakları ve hukukun üstünlüğü ile ilgili olumsuz tutumundan taviz vermeden ulaşmaya çalışıyor. Kavala içeride kalsın, istediğini istediği saat tutuklasın, adi suçlular sokaklarda dolaşsın ama Avrupa Birliği ile ekonomik ilişkiler kurabilsin istiyor. Avrupa yurttaşlarının iradesini yansıtan Avrupa Parlamentosu buna “hayır” dedi. Erdoğan, hedefine ulaşabilmek için farklı kozlar kullanmak ve hükümetleri baskı altına almaya çalışıyor ki “Kıbrıs sorunu” da bunlardan biridir.

Anladığım kadarıyla bu süreçte Türkiye’yi destekleyen sadece Yunanistan var. Yunan Başbakan Mitsotakis, sürekli olarak ılımlı ve olumlu mesajlar veriyor. Türkiye ile çatışma olasılığı azalırsa askeri harcamalar azalacak; Türkiye’den mülteci akışı duracak ve adalar turizmi gelişebilecek. Bunlar Yunanistan için hayati konular ve tümü de Türkiye ile olumlu ilişkiler geliştirmeye bağlı… Bu durum Kıbrıs Rum Yönetimi ile Yunanistan arasında tutum farklılıkları yaratsa bile sonuçta Kıbrıs sorunu bundan değil, ABD tarafından yönetilen İsveç’in NATO üyeliği, F-16 filosunun güçlendirilmesi, IMEC koridoruna Türkiye’nin de dahil edilmesi süreçlerinden ve nihayet Türkiye-AB ilişkilerinin alacağı şekilden etkilenecek.

Erdoğan istediklerini alabilirse Kıbrıs’ta Hristodulidis’in istedikleri olabilecek, müzakereler başlayacak; Kıbrıs, Türkiye-AB ilişkilerinin gelişmesinin önünde bir engel olmaktan çıkacak. Adadaki yaşam da bu gelişmelerden olumlu yönde etkilenecek. Tersi durumda gerginlik artacak; Pile gitmek için yapılan yol çalışmaları uzlaşma olmadan sürdürülecek ve daha başka sorunlar ortaya çıkacak.

New York’ta Kıbrıslı Rum ve Türk liderlerin randevusu bile yok ama “Kıbrıs sorunu” orada olacak. Tatar ile Hristodulidis dışlanmış olsa bile Kıbrıs sorunu, Erdoğan ile muhataplarının görüşmelerinden etkilenecek. BM Genel Kurulu toplanmış… Dünya liderleri New York’ta… Ama bizim asıl izlememiz gereken, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olacak!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz