Çetinkaya Spor Kulubü başkanlığından istifa eden Dr. Bülent Dizdarlı, futbolda her şeyin sponsora bağlı olduğunu belirtti ve bu düzenden kurtulmanın tek yolunun dünya futbol pastasından pay almak olduğunu savundu.

Dizdarlı, Vekıbrıs’ın Kıbrıs Türk futbolu ile ilgili sorularına şu yanıtları verdi:

Çetinkaya’nın içinde bulunduğu sıkıntıların başlıca kaynağı nedir?


Çetinkaya’nın kendi iç sorunları yanı sıra KKTC futbolunun içinde bulunduğu sıkıntı çok etkilidir. Bu da uluslararası tanınırlık olmamasından dünyadaki milyarlarca dolarlık futbol marketing ve organizasyonundan payımızı alamamızdır. Yıllar önce ezeli rakibimiz olan APOEL takımı, bu marketinge dahil olmanın avantajıyla Avrupa’nın tanınmış kulupleri arasına girmiştir. 

Genel problem dışında Çetinkaya’nın en önemli özel problemi ise kurumsallaşamamasıdır. Eski şampiyonlukların verdiği rehavetle alt yapı oluşumunda geç kalmıştır.

Genel olarak futbol kulüpleri, bir sezonu çıkarmak için ne kadar kaynağa ihtiyaç duyuyorlar? Bu kaynak nasıl sağlanıyor; nasıl harcanıyor?

MOTİVASYON: Dizdarlı, futbolcuların yurtdışında oynama motivasyonlarının olmadığını söylüyor. Fotografta Dizdarlı ve Gaziantep’te oynayan Kenan Özer birlikte görülüyor. Özer, Türkiye’de oynayan tek futbolcumuz…

İki milyon civarında bütçesi olan kulüpler küme düşmemeye, 10 milyon bütçeliler şampiyonluğa oynuyor. Sezona ayrılan yada bulunan para miktarı sıralamadaki yerinize önemli oranda tesir ediyor.
Kaynaklar, kiralardan, transferden, sponsorluktan, düzenlenen sosyal organizasyonlardan ve belli miktarda devlet (Federasyon) katkısındandır.

Giderler de yine kira, transfer, futbolcu ve personel maaşları ile hakem paraları ve saha kiralarıdır.

Anladığımıza göre, güçlü bir sponsor bulduğunuz zaman Kuzey Kıbrıs’taki mevcut iyi futbolcuları aldıklarından daha iyi maaşlarla transfer ediyor ve yükselişe geçiyorsunuz. Sponsor dara düşer veya sponsorluktan vazgeçerse kulübü kapatmak noktasına iniyorsunuz. Sistem böyle mi çalışıyor? Bunun gençlerin sportif hayatlarına ne gibi katkıları oluyor? Bu düzen sürdürülebilir mi?


Sistem aynen dediğiniz gibi çalışıyor. Her şey sponsora bağlı. Sponsor tasviri dönem dönem değişse de bu böyledir. Örneğin bu dönemde bet ofisler sponsolukta ön plandadır. Bunları bağlayan kulupler daha bir başarılı görünmektedir.


Bunun gençlerin sportif hayatlarına bir katkısı olduğunu sanmıyorum. Zira bir amaç yok. Bireysel olarak hiçbir futbolcunun Türkiye’de ya da Avrupa liglerinde futbol oynama hedefi koyduğunu düşünmüyorum. Nitekim bunu son yirmi beş yılda yapabilen sporcu sayımız bir elin parmak sayısını geçmemiştir.

Bazılarının işine böyle geliyor. Futbolu bu düzen sayesinde yönetebiliyorlar ve rantını yiyorlar. Ve en kötüsü bu platformda sözleri geçiyor. Çünkü paraları var. Onlar olduğu sürece bu düzen sürecektir.   



Bunun yerine ne koyabiliriz?

Kesinlikle dünyaya entegre olmalıyız. Bunun mümkünlüğü ya Türkiye ya da Güney Kıbrıs üzerindendir. Ama ciddi bir statüko ile karşı karşıyayız. Önce onların alt edilmesi ve bu açılımı hazırlayacak vizyona ulaşmamız gerekir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here