BİZİ DE GÜZEL BİR “U DÖNÜŞÜ” KURTARIR ARTIK!

KIBRIS SORUNU İLE İLGİLİ OYUNA DÖNEBİLMEMİZ İÇİN BİZE YENİ BİR SÖYLEM LAZIM. BU SÖYLEMİ GÜZEL BİR “U DÖNÜŞÜ” YAPARAK OLUŞTURABİLECEĞİMİZİ DÜŞÜNÜYORUM.

0
blank

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, Holgein’in “zemin yok, çıkmaz var” diye sonuç raporu yazmasını istedi. KKTC Cumhurbaşkanlığı Almanya Cumhurbaşkanı’nın Güney Kıbrıs ziyaretini sessizlikle karşıladı. Pile’ye yol açılıp açılmayacağı Birleşmiş Milletler’in inisiyatifine terk edildi. Medet umduğumuz Ruslar, “Kuzey’e giderseniz başınıza geleceklerden siz sorumlusunuz” diye uyarı yayınladılar; ne yapacağımızı bilmiyoruz. Tatil satışlarında baş köşeyi tutmuş olan booking.com da benzer uyarılar yaptı; çaresizlikle seyrediyoruz.

İlgimi en fazla çeken şey, çözümsüzlükten yarar umanların Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier’in Kıbrıs ziyaretini “es geçmesi” oldu. Lefkoşa’daki varilli sınırını bile ziyaret etmiş, varillerin arasından Kuzey’i de dikizlemişken Kuzey’de yaşayan insanların kimler olduğunu, bu varillerin oraya ne zaman ve neden konulduğunu hatırlatacak tek bir yetkili bile bulunmadı. Bu umursamazlığı, “kendilerini yabancılara anlatmaktan umudu kestiler” diye değerlendirmek gerekir belki ama bu umursamazlıkla KKTC’yi tanıtmak nasıl mümkün olacak diye düşünmeden de edemiyorum.

Kıbrıs sorunu ile ilgili söylemlerimiz iyice garipleşti. Bir yanda aşırı taleplerimiz ve kesin söylemlerimiz var; diğer yanda çaresiz sessizliğimiz!

Bu arada İngiliz diplomatları Kıbrıs’ta ne olup ne olamayacağı konusunda konuşup duruyor. Türk ve Rum tarafının yakınmalarına veya şikayetlerine de aldırmıyorlar… BM Genel Sekreteri’nin Kişisel Kıbrıs Temsilcisi de Londra’yı da mesken tutmuş zaten… Orada yatıp-kalkacak ve orada çalışacak. Mart ayındaki yeni turuna da Londra’dan başlayacak.

Avantajımıza olabilecek tek faaliyet bu ama bizimkiler Holgein’den “çıkmaz ilanı” bekliyor; çözüme değil, çözümsüzlüğe katkıda bulunması için ısrar ediyorlar.

blank
STEINMEIER’E “NEREYE BAKTIĞINIZI BİLİYOR MUSUNUZ” DİYE BİLE SORAMADIK! ALMANYA CUMHURBAŞKANI 50 YILLIK BÖLÜNMÜŞLÜKTEN SÖZ EDERKEN 60 YILLIK DUVARIN ARKASINDAN KUZEY KIBRIS’I SEYRETMEYE ÇALIŞTI AMA BİZ SESİMİZİ BİLE ÇIKARMADIK!
……………………………………………………………………………………..

Ne yapacağız? Bu kısır döngüden nasıl kurtulacağız gerçekten?

Kapkara bulutlarla kaplı gökyüzünden hafif bir ışık sızıyor: Politis gazetesi, Birleşmiş Milletler görevlilerinin Türk tarafının “eşit egemenlik” talebinin tam olarak ne içerdiğinin belli olmadığını ileri sürdüklerini haber verdi. İyi bir belirsizlik… Hem de iyiye işaret bir haber… Türk tarafı bu belirsizlikten yararlanarak bir “geri dönüş” yapabilme olanağına sahiptir demektir. “Eşit egemenlik”, rahatlıkla daima istediğimiz bir şey olarak sunulabilir. Talat da, Akıncı da “egemenlik haklarının eşit olduğunu” tekrarlayıp durmuşlardı zaten. Tufan Erhürman, sıklıkla “siyasi eşitlik” vurgusu yaparken tam da bunu kastetmiş de olabilir aslında…

Bakın, hepimizin hemfikir olacağı bir zemin bulundu işte… Holgein’in bunun “BM parametrelerine uygun bir tutum” olduğunu belirterek bunun hayata nasıl geçeceğinin görüşme sürecinde belli olacağını rapor etmemesi için hiçbir neden göremiyorum. Yeni zeminin de önemli bir unsuru bu olabilir mesela…

Kurtuluş için hala umut var yani!

Kıbrıs sorununu çözerek bunca olumsuzluktan kurtulmaktan söz etmiyorum ama… Holgein’den “zemin bulunmamaktadır” raporu hazırlamasını istemenin yaratacağı yeni sorunlarından kurtulmaktan söz ediyorum.

Bu konuda manevra kabiliyetimiz olup olmadığını merak edenlere ise Erdoğan’ın Mısır manevrasını hatırlatmak isterim. Yukarıda anlattığım manevra, “Ben böyle bir kişi ile görüşmem… İçeridekileri genel afla serbest bırakmadığı sürece biz kalkıp Sisi ile görüşemeyiz” söyleminden “Değerli kardeşimi ilk fırsatta Ankara’ya bekliyorum” manevrasından daha zor olmayacak ki!

Bizi de kurtaracak olan işte böylesine yaman bir “u dönüşü” olacaktır! Ne iyi ki, bu konuda önümüzde çok güzel, ders alınabilecek örnekler bulunmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz