spot_img
26.8 C
Lefkoşa
spot_img

AVRUPA’NIN HRİSTODULİDİS’E “DUR” DEMESİ GEREKİYOR!

Kıbrıslı Rum Lider Hristodulidis, Güney Kıbrıs’ta yapılan Avrupa Birliği Gayrı Resmi Zirvesinde, AB kuruluş anlaşmasında yer alan 47.2 sayılı maddenin etkinleştirilme koşullarını sorguladı. Perşembe günkü zirve yemeğinden sonra ise, NATO üyesi olan ve olmayan 27 üyenin tümünün, herhangi bir ülkenin 42.7’ye başvurması halinde somut bir yanıt alma çerçevesine ihtiyaç olduğunu kabul ettiğini söyledi.

42.7 sayılı madde, NATO Anlaşmasının 5’nci maddesi gibi bir şeydir; tehlike altında olan bir üyeye diğer üye devletlerin yardım etmesini öngörüyor.

blank
HRİSTODULİDİS, AB LİDERLERİNİ EV SAHİPLİĞİ YAPARKEN İSTEKLERİNİ DE SIRALADI. TÜRKİYE’YE KARŞI ASKERİ YARDIM TALEP ETTİ. HİÇ DE İYİ BİR EV SAHİBİ OLMADIĞINI DA GÖSTERMİŞ OLDU.

Hristodulidis, 42.7 sayılı maddenin etkinlik kazanması ile ilgili olarak “bölgesel ve uluslararası gelişmeler göz önüne alındığında AB’nin askeri bağımsızlığına belirli eylemlerle hayat vermenin zamanı geldi” diye konuştu. Bunu Baltık ülkelerinden biri söylese, Rusya tehdidine karşılık AB üyelerinin desteğini almaya uğraşıyor dersiniz. Kıbrıslı Rum lider söylediğindeyse akla hemen Türkiye gelir… Rum Lider Hristodulidis, Türkiye karşısında güçlenmeye çalışıyor.

Bir bakıma haklı görülebilir. Adada Türk tarafı lehine bir askeri dengesizlik olduğu biliniyor. Zaten Türkiye çok yakında; lojistik üstünlüğünü de hesaba katmak gerekiyor. Fark büyük!

Ama Hristodulidis, adanın %35’nin bu üstün gücün “işgali” altında olduğunu da unutmamalıdır. Bu “işgali” bir anlaşma ile sona erdirmek seçeneklerden biri iken; bir diğer seçenek, Türkiye’ye karşı büyük bir askeri üstünlük sağlamak ve “işgali” savaş yoluyla sonlandırmaktır.

Hristodulidis’in aklından geçen hangisidir? Bu askeri yığınak ve anlaşmaların amacı Türkiye’yi silah zoruyla adadan çıkarmak mı?

Anlaşma peşinde koşmadığını ama Ada’daki askeri varlıkları artırmaya ve yeni askeri anlaşmalarla “yardımına koşacak” güçler hazırlamaya çalıştığını görüyoruz. AB anlaşmasının 42.7 sayını maddesini öğrenmemize neden olan çıkışının nedeni de bu olmalıdır.

Bu çabaların hedefi bellidir! Türkiye-AB ilişkilerini alabildiğine gerginleştirmek ve sonuçta muhtemel bir savaşta Türkiye’nin yalnız kalmasını sağlamak…

Bu arada, Türkiye’nin bunları seyrederek zaman geçireceğini mi düşünüyor acaba? Avrupa, başta Rusya olmak üzere kendine yönelebilecek tehditlere karşı güçlenmeye çalışırken Hristodulidis öyle istedi diye Türkiye’yi karşısına alacak ve hatta Rusya ile müttefik olmaya zorlayacak durumda mı?

blank

Dünyanın nasıl şekilleneceği ve yeni cepheleşmenin nasıl olacağı arayışları devam ederken Türkiye’nin Avrupa karşıtı bir konuma itilmesi Kıbrıs’ta yaşayan hiç kimseye yarar sağlamaz ama öncelikle ve özellikle Rum halkına zarar verir.

Hristodulidis, bu mecralara, Rum halkını korumak veya “işgal” altındaki topraklarını kurtarmak için değil, aşırı sağcıların oyunu almak için yelken açmış görünüyor. Aklı başında bir Avrupalı, artık buna “dur” demelidir!

İLGİLİ HABERLER

Bizi takip edin

3,234TakipçilerTakip Et
5,673TakipçilerTakip Et

SON HABERLER