ANASTASİADİS’E TEŞEKKÜR! DENİZLERDEKİ DURUMU 1974’E BENZETTİ.

0
blank

20 Temmuz 1974’te olanları tarihi bağlamı içinde değerlendirmek gerektiğini anlatmaya çalışıyordum. Sağolsun, Kıbrıslı Rum lider Anastasiadis, yardımcı olmaya karar verdi!

Anastasiadis, 20 Temmuz Barış Harekatı nedeni yayınladığı mesajda, “1974’teki Türk işgalinden 46 yıl sonra, Münhasır Ekonomik Bölge içerisinde yeniden, Kıbrıslı Türklerin çıkarlarının korunması bahanesiyle işgal yaşandığını” hatırlattı.

Bizim ajanslar ve gazeteler “iddia etti” gibi onaylamayan bir ifade kullanmayı tercih etmiş olsalar bile ben bunun bir ‘iddia’ olmaktan daha çok bir ‘hatırlatma’ olduğunu düşünüyorum.

Ne imiş?

Türkiye, Kıbrıslı Türklerin çıkarlarını bahane ederek münhasır ekonomik bölgeyi işgal etmiş… Bugün Doğu Akdeniz’de yaşanan gerilim, 1974’te yaşanan gerilime benziyormuş… 

Çok doğru ve çok yerinde!

Hem durumu anlatmak bakımından çok doğru; hem de benzetme olarak çok yerinde.

KIBRISLI TÜRKLERİN HAKLARI

20 Temmuz Barış Harekatı, Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs adası üzerindeki haklarını korumak için yapıldı. Bu askeri harekattan 11 yıl önce başlayan çatışmalar süresince yapılan daha küçük çaplı müdahaleler sonuç almaya yetmediği için kapsamlı bir çıkarma harekatı düzenlendi. 63-64’te veya 67’de yapılan müdahaleler sonuç verse ve Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki haklarımız teslim edilseydi Barış Harekatı elbette yapılmayacaktı, yapılamazdı. Harekat, tam da Anastasiadis’in dediği gibi “Kıbrıslı Türklerin çıkarlarının korunması bahanesiyle” yapıldı. Bu bahaneyi Türkiye yaratmadı; Rumlar yarattı!

Şimdi de çok benzer bir durumdayız: Yıllar önce yapılan ikazlara ve başlangıçtaki sismik araştırmalara aldırış edilmedi; adeta dalga geçildi. “Bu denizler sadece sizin değil; hem Kıbrıslı Türklerin, hem de Türkiye’nin hakları vardır” denilmesine aldırış edilmeden arama ruhsatları verildi; sondajlar başlatıldı.

Şimdi Türkiye tarafından yapılan sondajlar Anastasiadis tarafından ‘işgal’ olarak niteleniyor. Bahanesi de hazır: Kıbrıslı Türklerin çıkarlarının korunması…

Bahane de geçerlidir; güç de yeterlidir. 74 ile de büyük bir benzerliği vardır.

DERS ALINMAYACAK DEMEK

Üzücü veya endişe verici olan ise şudur: Anastasiadis’in mesajı, Rum tarafının Kıbrıs tarihinden hiç ders almadığını da gösteriyor.

Mehmet Akif Ersoy’un dizelerini hatırlayalım…

“Tarih’i ‘tekerrür’ diye tarif ediyorlar

Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?”

Denenmişi bir daha denemek, ahmaklara mahsustur. 

Anastasiadis ahmak değildir diye biliyorum ama toplumlar kişiler kadar kolay öğrenmiyor galiba. 

1974’te yaşadıklarımızı yeniden yaşmamak için yapılacak çok basit bir şey vardır: ANLAŞMAK! Savaşarak paylaşmak yerine, anlaşarak paylaşmak!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz