Kalkınma Bankası’ndan kredi alanların yarısı geri ödeme yapmıyormuş… Banka yönetimi çıktı övünüyor… Donuk kredilerin oranı, %53’ten %33’e düşürülmüş…
Kalkınma Bankası’nın donuk kredilerinde az biraz azalma olması, “büyük bir başarı öyküsü” olarak kamuoyuna duyuruldu ama bu bir başarı değil, TAM BİR REZALETTİR!
Kalkınma Bankası’nın kullandığı para halkın bankalarda toplanan mevduatlarından geliyor. Bankalar, mevduatlarımızın %2’sini Kalkınma Bankası’na yatırmak ve karşılığında piyasa faizinden çok daha düşük oranda faize razı olmak zorundadırlar. Yasa böyle; ZORUNDADIRLAR!
Kalkınma Bankası’nda zorla toplanan bu kaynağın ülke kalkınmasına öncülük edecek yatırımlarda kullanılması amaçlanmıştır… Adı üstündedir zaten: Kalkınma Bankası…
Kalkınma Bankası, ne yazık ki hükümet partileri tarafından yönetiliyor. Partiler, aday yaptıkları halde seçtiremedikleri veya yeni dönemde aday yapmak istedikleri üyelerine Kalkınma Bankası Yönetim Kurulu üyeliği dağıtmaktadırlar. Bunu bilen borçlular, zaten düşük faizli olan borçlarını ödemekten kaçınmakta, paralarını daha başka alanlarda değerlendirmektedirler.
Para dönmeyince kredi verme olanakları daralmakta ve “kalkınma” dediğimiz şey, “belli kişilerin kalkındırılmasına” dönüşmektedir. Kimi hallerdeyse, her türlü işlemi tamamlanmış ve teminatı bile alınmış olan kredileri kullandırmamaya bile cüret edebiliyorlar. Para kendilerinin oldu ya, istedikleri gibi oynuyorlar! Bilinen örnekleri vardır; bazı hallerde “gör beni, göreyim seni” durumları da yaşanmaktadır.

Orta veya uzun vadeli yatırımların normal kredi faizleri ile yapılması çok zordur. Kalkınma Bankası türü bir mekanizma, yararlı yatırımların yükünün bir kısmını diğer kredi kullanıcılarının sırtına yıkmakta, seçilmiş işletmelere avantaj sağlamaktadır. Yeterli sermaye birikimin olmadığı ülkelerde mevduatların bir kısmının böyle bir amaçla kullanılması kötü bir düşünce değildir ama uygulama kötüdür!
KKTC’deki kötü uygulamayı biraz olsun düzeltecek şey, Kalkınma Bankası Yönetim Kurulu’nun fon sağlayıcısı durumundaki bankalar tarafından seçilmesidir. Tuttukları tahvil miktarına göre oy kullanacak olan bankaların seçeceği yönetim kurulu üyeleri, paralarının heba olmaması için bankacılık bilgi ve deneyimlerini de ortaya koyarak çalışacaklardır herhalde. Merkez Bankası diğer bankaları olduğu gibi Kalkınma Bankası’nı da denetlerse durum şimdiki ile kıyas kabul etmeyecek derecede düzelebilir.
Kalkınmaysa kalkınma!
Ama ülke kalkınsın; ayrıcalıklıklar değil!

