UBP’nin 46’ncı kuruluş yıl dönümü resepsiyonuna, aynı zamanda UBP’nin eski genel başkanlarından olan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Meclis Başkanı Önder Sennaroğlu, Başbakan ve UBP Genel Başkanı Ersan Saner, 3’üncü Cumhurbaşkanı, eski UBP Genel Başkanı ve UBP Onursal Başkanı Derviş Eroğlu, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, UBP’li bakanlar, milletvekilleri ve belediye başkanları ile parti üyeleri katıldı.

Başbakan ve UBP Genel Başkanı Ersan Saner’in konukları kapıda karşılayarak tebrikleri kabul ettiği resepsiyon, “Geçmişte izimiz, geleceğe sözümüz var” sloganı ile yapıldı. Resepsiyon, Kıbrıs’ın ve UBP’nin kısa tarihinin anlatıldığı video ile başladı, Cumhurbaşkanı ve Eski UBP Genel Başkanı Ersin Tatar, Başbakan ve UBP Genel Başkanı Ersan Saner, 3’üncü Cumhurbaşkanı ve Eski UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu ve UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu’nun konuşmaları ile devam etti.

Resepsiyonda Saner, Halkın Partisi’nden istifa eden Bağımsız Milletvekilleri Mesut Genç ve Hasan Büyükoğlu’na UBP rozetlerini de takarak, vekillerin UBP’ye dahil olduklarını duyurdu.

TATAR: “UBP’NİN MESAJI TEK BAŞINA İKTİDARDIR”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar konuşmasında, “ülkenin en büyük partisi” olarak nitelendirdiği UBP’nin tek başına iktidar olacağının mesajını verdiğini ifade etti.

“Cumhurbaşkanı olarak tarafsız olmam gerekiyor ancak bir insan gönlünden geçeni, kendi ruhunu gizleyebilir mi?” diyen Tatar, 5’inci Cumhurbaşkanı olmanın onurunu kendisine yaşattıkları için UBP’lilere teşekkür etti.

Yaklaşan UBP Kurultayında herkesi birlik ve beraberliğe çağıran Tatar, Cumhurbaşkanlığı görevini en iyi şekilde sürdürebilmesi için iktidarda olan güçlü bir Ulusal Birlik Partisi’nin kendi için çok önemli olduğunu söyledi.

Egemen eşitliğe dayalı, yan yana yaşayan iki ayrı devletin iş birliği ile bir anlaşmanın olabilmesi için Türkiye ile birlikte mücadele verirken ülkede de buna inanan güçlü bir Ulusal Birlik Partisi olmasının önemini yineleyen Tatar, seçim öncesi ne dediyse Cumhurbaşkanı olduktan sonra yaptığını kaydetti.

“Ne dedik? İki devleti masaya getireceğiz, getirdik. Ne dedik? 47 yıldan sonra Maraş’ı açacağız dedik, açtık” diyen Tatar, Maraş’ı şu ana kadar 250 bin kişinin ziyaret ettiğini aktardı.

UBP Kurultayına ve genel seçimlere de değinen Tatar, “Ulusal Birlik Partisi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için en iyisi ne ise onun olmasını diliyorum” dedi.

Türkiye ile temasları daha ileriye taşımak ve bağları güçlendirmek için yürüttüğü çalışmalardan bahseden Tatar, davet aldığında eğer zamanı da müsaitse Türkiye’ye ziyaretler yaptığını belirtti. Tatar, bu ziyaretlerden UBP’lilerin büyük mutluluk duyduğunu ancak bazı çevrelerin rahatsızlık duyduğunu da söyleyerek, “Böyle münasebetleri ancak UBP’liler ve bağımsız da olsa oradan gelen bir cumhurbaşkanı kurabilir” ifadelerini kullandı.

Bazı KKTC vatandaşlarının Türkiye’ye alınmaması konusunu da değerlendiren Tatar, şöyle konuştu:

“Bir ülke kendi güvenlik gerekçeleriyle bazı insanlara orayı ziyaret etme müsaadesi vermeyebilir. Bu konuda bizim yapacağımız bir şey yok. Bu, o devletin kendi iradesindedir. Dolayısıyla belli ki Türkiye’mize dil uzatan, Türkiye’mizi sömürgeci, işgalci diyebilen, Türkiye’mize her türlü hakaret yapabilen, Beyaz Ev’imize ‘genelev’ yakıştırması yapabilenlere karşı kabul etmemiz asla mümkün değildir.”

Tatar, CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın sosyal medyada kendisinin bu konuda seyirci kaldığını ifade ederek, bunun sebebini sorma vazifesini kendisine vererek seslenmesini “gaflet”, Erhürman’ın “bu gibi insanları” koruma dürtüsüyle yaptığı davranışı da “siyasi ahlaka aykırı” olarak değerlendirdi.

CTP’nin aynı konuyla ilgili açıklamasını da “seviyesiz” olarak nitelendiren Tatar, “Güya beni oraya Türkiye Cumhuriyeti seçtirmiş. Beni oraya o şekilde oturtulmuş bir cumhurbaşkanı olarak takdim etmeleri hepimize hakarettir, UBP’ye de hakarettir” dedi.

UBP’nin ülkeyi geleceğe götürecek en köklü ve en büyük parti olduğunu söyleyen Tatar, UBP Kurultayında aday olan herkese başarılar diledi.

SANER: “ÜLKEYE SOSYAL, EKONOMİK, SİYASAL HANGİ HAKLAR KAZANDIRILMIŞSA ALTINDA UBP’NİN MÜHRÜ VARDIR”

Başbakan ve UBP Genel Başkanı Ersan Saner da konuşmasında, UBP’nin 46 yıldan çok öteye giden Kıbrıs Türk halkının bu topraklarda kendi milli ve dini aidiyeti, değerleri ile hür ve egemen olarak yaşama mücadelesini siyasal boyuta taşıyan bir görev partisi olduğunu vurguladı.

Saner şu ifadeleri kullandı:

“UBP, İngiliz’in Kıbrıs’ı Yunanistan’a hediye etme niyetine karşı çıkan Atatürkçü Kıbrıs Türkü’nün toplumsal mücadelesinin ta kendisidir. UBP, Rum-Yunan ikilisinin hayallerine dur diyen, bunun için Türk askerinin 1960’ta yeninden adaya gelmesini, Türkiye’nin garantörlüğünü sağlayan milli düşüncenin partisidir.

UBP, 1960’ta Kıbrıs Cumhuriyeti’ne ortak olmamızı sağlayan, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin silahlı saldırıları sonucu Rum devletine dönüşmesi karşısında egemenlik ve devlet kurma hakkımızdan geri adım atmayıp, 21 Aralık 1963’te Kıbrıs Türk Genel Komitesi’ni, 28 Aralık 1967’de Kıbrıs Türk Yönetimi’ni, Barış Harekatı’ndan sonra, 1 Ekim 1974’te Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi’ni, 13 Şubat 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti’ni, 15 Kasım 1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni kuran siyasi akıl ve iradedir.

UBP, Anavatan Türkiye’den, Atatürkçü çizgiden hiç kopmayan Meclisi Milli’yi toplayan, Türk Mukavemet Teşkilatı’nı kurup Ada’nın Yunan olmasına izin vermeyen şuurun temsilcisidir.

UBP, 103 köyden atılan, çadırlarda, karne ile aldığı iaşeyi tüketerek yaşamaya mahkum edilen azınlık statüsüne indirgenmeye çalışılan Kıbrıs Türkü’nü kendi sınırları içinde egemenliğini ilan eden devlet kurmuş bir halk noktasına taşıyan azimdir, kararlılıktır.

UBP, sıfır noktasından bir ekonomi alıp salgın öncesinde 1 milyar Dolar yüksek öğrenim, 1 milyar Dolar turizm geliri olan bir ekonomi yaratan girişimci, çağdaş düşüncedir.”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne sosyal, ekonomik, siyasal hangi haklar kazandırılmışsa altında UBP’nin mührü olduğunu kaydeden Saner, tüm alt ve üst yapı yatırımlarının altında da Türkiye’nin ve UBP’nin imzası olduğunu belirtti.

“Şiarımız şudur, biz mutlaka daha güçlü bir ekonomik yapı kuracak, halkımızın refah ve mutluluğunu çok daha ileri noktalara taşıyacağız” diyen Saner, UBP’nin imkansız denilen pek çok şeyi bugüne kadar başardığı gibi bunu da başaracağını vurguladı.

“HER KOŞULDA BİRLİK BERABERLİĞİMİZİ, KARDEŞLİĞİMİZİ, DOSTLUĞUMUZU ÖN PLANDA TUTMALIYIZ”

Saner konuşmasına şöyle devam etti:

“Çağın gereği dijital dönüşümü mutlaka sağlayacağız. Büyük ölçüde yeşil enerjiye geçeceğiz. Yol, iletişim, sağlık alt yapımızı ileri ülkeler düzeyine yükselteceğiz. Serbest Bölge olayımızı ileri boyutlara taşıyacağız. Anavatan Türkiye’den gelen suyu tarımda da kullanır noktaya geleceğiz. Kamuda etkinlik ve verimliliği artıracağız. Yargı bağımsızlığından asla ayrılmadan adalet sistemimizdeki sıkıntıları aşacağız. Ulusal Birlik Partisi’nin kurultay kararları ile ortaya koyduğu, Cumhurbaşkanımız Ersin Tatar’ın Anavatan Türkiye’nin tam desteği ile sürdürdüğü Kıbrıs sorununa egemen eşitlik ve iki devletlilik esaslarına dayalı çözüm aranması çabalarına desteğimizi devam ettireceğiz. Kapalı Maraş’ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi karaları temel alınarak Taşınmaz Mal Komisyonumuz marifeti ile açılması sürecini sürdüreceğiz. Doğu Akdeniz’deki haklarımıza kimseye çiğnetmeyeceğiz. Anavatan Türkiye karşılıklı sevgi ve saygıya dayalı, kardeşçe ilişkilerimizi her alanda en ileri noktaya taşımak için çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünden asla taviz vermeyeceğiz. Bizi biz yapan kültürümüze, değerlerimize, doğamıza sahip çıkacağız. Haktan, hukuktan, demokrasi ve adaletten asla şaşmayacağız.”

UBP’yi ayırmaya çalışanlar olduğunu ifade eden Saner, “Dolayısı ile yapmamız gereken en önemli şeylerin başında, her koşulda birlik beraberliğimizi, kardeşliğimizi, dostluğumuzu ön planda tutmak gelmelidir” dedi.

Ülkenin, halkın ve devletin Ulusal Birlik Partisi’ne ihtiyacı olduğunu kaydeden Saner, doğruları yapmak yanlışlardan uzak durmak zorunda olduklarını belirtti.

Erken seçimde ve yerel seçimde çok başarılı olacaklarına inanç belirten Saner, Birlik beraberliğimizi bozmaz, doğru tercihler yaparsak her ikisinde de çok başarılı olacağımız kesindir. Bir birimize inanalım, güvenelim… Bir birimizi sevelim, sayalım… Daha güneşli, daha aydınlık günler bizlere çok yakındır” şeklinde konuştu.

GENÇ VE BÜYÜKOĞLU, UBP’YE KATILDI

Saner konuşmasının ardından, Bağımsız Milletvekilleri Mesut Genç ve Hasan Büyükoğlu’na UBP rozetlerini takarak, vekillerin UBP’ye dahil olduklarını duyurdu.

EROĞLU: “KİMSENİN KİMSEYE KENDİSİNE OY VERMEDİ DİYE KÜSMEYE HAKKI YOK”

3’üncü Cumhurbaşkanı, Eski UBP Genel Başkanı ve UBP Onursal Başkanı Derviş Eroğlu konuşmasında, doktor tavsiyesine uymayarak resepsiyona katıldığını belirtti.

UBP’nin sonsuza dek yaşayacağını ve KKTC’yi de yaşatacağını bildiğini söyleyen Eroğlu, partide nesillerin değiştiğini ancak örgütlenmeye devam ettiğini kaydetti.

Yaklaşan UBP Kurultayına da değinen Eroğlu, kimsenin kimseye kendisine oy vermedi diye küsmeye hakkı olmadığı uyarısında bulundu. Kurultayın birlik ve beraberlik içinde geçeceğine inanç belirten Eroğlu, tüm adaylara başarılar dileyerek sözlerine son verdi.

HASİPOĞLU: “UBP, BİR FİKRİN VE BİR MİSYONUN PARTİSİDİR”

UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu ise konuşmasında, UBP’nin bir fikrin ve bir misyonun partisi olduğunu ifade ederek, UBP’lilerin tarihi misyonlarının farkında olduğunu vurguladı.

Yaklaşan kurultay ve seçimlere de değinen Hasipoğlu, son seçimde UBP’nin cumhurbaşkanlığını kazandığını anımsatarak, artık UBP’nin inandığı iki devletli çözümün masaya götürüldüğünü belirtti.

UBP Kurultayında aday olanlara başarılar dileyen Hasipoğlu, kurultaydan sonra ise UBP’nin tek başına iktidar olma yolunda yürüyeceğini söyledi.

Konuşmaların ardından UBP’nin 46’ncı yıl pastası kesildi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here