Sendika, yaptığı açıklamada, gelir dağılımındaki adaletsizlikten kaynaklanan çocuk işçiliğinin ülkedeki çocuk hakları ihlallerinin başında gelen sorunlardan biri olduğunu ve pandeminin de yol açtığı ekonomik çöküş ve okulların yüz yüze eğitime ara vermesiyle çocuk işçilerin sayısının arttığını söyledi.

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 1. Maddesi’nde 18 yaşından küçük herkesin “çocuk” olarak tanımlandığını ve sebebi ne olursa olsun çocukların çalıştırılması, oyun oynaması gereken yaşlarda çalışmaya mecbur kalması çocuk haklarına aykırı olduğu belirtilen açıklamada, devletin çocukların özgüven sahibi, özgür, eşit ve sağlıklı bireyler olarak yetiştirilmesi için koşulları sağlaması gerektiğini kaydetti.

“Bir ailenin maddi destek sağlaması için çocuğunu çalıştırmasının ailenin değil, yarım asırdır maruz kalınan çürük düzenin, havanda su döven siyasilerin” ayıbı olduğu öne sürülen açıklamanın devamında ise, Sendika hükümete şu soruları yöneltti:

“Kontrolsüz nüfus akışına karşı hiçbir önlem almayarak ve planlama yapmayarak, daha iyi yaşam koşulları bulabilme umuduyla Kıbrıs’ın kuzeyine göç eden insanların hangi koşullarda yaşamlarını sürdürdüğü ile ilgili herhangi bir çalışma yaptınız mı? 

Pandeminin yarattığı ekonomik koşullardan dolayı binlerce ailenin işsiz ve neredeyse aç bırakılması, hükümet yetkililerinin ise buna seyirci kalması sosyal devlet anlayışı ile ne kadar örtüşmektedir? 

Ülkemizde hâlihazırda kaç tane çocuk, fiziksel ve ruhsal gelişimlerini etkileyen tehlikeli işlerde çalıştırılmaktadır? Haftalardır “Bakansız” olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bu konuda bir veri ortaya koyacak bilgiye sahip midir?

Geçim derdinde olan 15 yaşındaki bir çocuğun ölümünü, ‘iş kazası’ diyerek geçiştirecek misiniz? Size göre çocuk yaşta iş kazasında ölmek çocuk olmanın fıtratında mı var?” 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here