KKTC Hükümeti, geçen haftaki Ankara seferinden başarıyla döndü. Türkiye’den beklenen mali katkının bu hafta KKTC’ye ulaşması bekleniyor. Buna göre Maliye Bakanlığı önemli bir güç kazanacak ve bazı ödemelerini yapabilecek. Geçmişte yapılan savunma harcamalarına karşılık 300 milyon TL’nin KKTC kasasına girmesi, bu kaynağın yeni bazı harcamalar için kullanılabilmesine olanak sağlayacak. Alt yapı için harcanacağı belirtilen 156 milyon TL bekleyen ödemeler için kullanılırsa bu miktar da piyasa için “taze kaynak” niteliği kazanacak. Reel sektöre destek olarak kullanılacak 47,5 milyon TL’nin serbest kalması da olumlu sonuçlar verecek.

Ama nereye kadar?

7 aylık bütçe gerçekleşmesine bakıldığında durum iç açıcı değil.

Geçtiğimiz yılın 7 aylık bütçe gerçekleşmesi ile karşılaştırıldığında bu yıl yerel gelirlerde yüzde 29,22 artış yaşandı. Bu artışın önemli bir kısmı yüzde 30’u kaydi olan gelir vergisinden kaynaklanıyor. Örneğin dahilide alınan KDV ve limanlarda alınan vergilerde reel düşüş yaşanmış. Bu da ekonominin daraldığını gösteriyor. Ekonominin daralması demek, devlet gelirlerinin düşmeye devam edeceği demektir.

Diğer yandan yerel giderlerdeki artış, geçtiğimiz yılın ilk 7 ayına oranla yüzde 42,41 düzeyinde. 2018 yılının ilk 7 ayında yerel gelirlerin giderleri karşılama oranı yüzde 100 olurken bu yıl bu oran yüzde 95’lere geriledi. Geçtiğimiz Temmuz ayının gelirleri içinde DAÜ ile yapılan protokol ile elde edilen 80 milyon TL de var. Temmuz ayında Ercan Havalimanı özelleştirme gelirleri kapsamında kasamıza 30 Milyon TL girmiş. Bunlar her zamanda olacak şeyler değil.

Hükümetin gerek bu yıl gerekse de 2020 yılında atacağı somut adımlarla mali disiplini yeniden tesis etmesi ve devlet harcamalarını kontrole alması bir zorunluluk olarak ortaya çıkıyor. Yoksa hükümetin her ay Ankara’ya taşınması gerekecek.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here