Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumlardan oluşan iki toplumlu Birleşik Kıbrıs inisiyatifi, Doğu Akdeniz’de tırmanan çatışma olasılığının Kıbrıs’ı 1974’ten bu yana yaşanan en kötü krizle karşı karşıya bıraktığını savundu.

İnisiyatif adına yapılan açıklamada, federal çözüme alternatif olduğu ileri sürülen çözüm arayışlarına da karşı çıkıldı ve Kapalı Maraş’ın çözüme kadar BM kontrolünde tutulması ve çözümle birlikte eski sahiplerine devredilmesi için hazırlık yapılması görüşü ileri sürüldü.

İki Toplumlu Barış İnisiyatifi-Birleşik Kıbrıs adına yapılan açıklamada şöyle denildi:

Hidrokarbon konusunun, olumlu beklentilerle devam eden bir müzakere süreci olmadan, vahim sonuçları olacak bir çatışmanın artmasına yol açacağına dair uyarılarımızı daha önce de tekrarlamıştık. Bu uyarılara rağmen, müzakere sürecini yeniden düzenleme çabaları başarısızlıkla sonuçlanmış ve Kıbrıs şimdi, 1974’ten sonra yaşanan en kötü krizle karşı karşıya kalmıştır. Bunun yanında perde arkasında İki Toplumlu, İki Bölgeli Siyasi Eşitliğe Dayalı Federasyona altenatif önerilerin tartışıldığı iddia edilmektedir. 
Bu tür tartışmalar Kıbrıs sorununun çözümünün temelini baltalamaktadır: müzakerelerin temelinin şeffaf olması, her iki toplum liderinin tam katılımının sağlanması ve BM sürecinin rayından çıkmaması gerektiği yinelenmelidir. Perde arkasında yapılan müzakereler kabul edilebilir değildir.

İki Toplumlu Barış İnisiyatifi-Birleşik Kıbrıs, mevcut gelişmelerin ardında gizlenen tehlikelerin ve barış ve uzun vadeli istikrara yönelik tehdidin farkında olarak açıkça belirtmektedir: 

1. Kıbrıs Münhasır Ekonomik Bölgesinde hidrokarbonlar konusundaki gelişmeler, çatışma koşullarında devam edemez, çünkü bu, bir bütün olarak Kıbrıs halkının çıkarlarına doğrudan aykırı olacaktır. Herhangi bir gelişme, Uluslararası Deniz Hukuku kapsamında kurulan ve dahil olan ülkeler arasında sınırları belirlenen Münhasır Ekonomik Bölge içinde olmalıdır. Uluslararası hukuka ters düşen bir oldubitti yaratma teşebbüsü içeren herhangi bir eylem durdurulmalıdır.
2. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’i, Crans Montana’da ortaya koyduğu çerçeve temelinde, hiçbir tarafın önkoşulunu kabul etmeksizin yapılacak toplumlararası görüşmeler ile paralel olarak, Kıbrıs ile ilgili uluslararası konferansı derhal yeniden düzenlemeye çağırıyoruz.
3. Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türklerin çoğunluğunun, siyasi eşitliğe dayalı İki Bölgeli, İki Toplumlu bir Federasyona destek vermeye hazır oldukları, yapılan araştırmalar ve anketlerle belgelenmiştir. Her iki toplumun liderleri de böyle bir temelde anlaşmaya varmak için seçilmişlerdir. Bu nedenle, Birleşmiş Milletler’e bir bütün olarak Kıbrıs halkının isteklerini karşılamak üzere kesin adımlar atması için çağrıda bulunuyoruz.
4. Mağusa’daki tellerle çevrili bölge, ilgili BM kararlarına dayanarak yasal sahiplerine iade edilmelidir. Gerekli tüm hazırlık faaliyetleri iki toplumlu bir bağlamda yapılmalı ve bölge, Kıbrıs sorunu çözüme ulaşana kadar BM kontrolünde tutulmalıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here