Holguin, yeni bir yol haritası hazırlamaya çalışıyor. Bununla ilgili düşüncelerini Pazartesi günü yaptığı görüşmelerde Hristodulidis ve Erhürman’a sundu. Erhürman bunların ne olduğunu söylemedi ama ciddiyetle dinlediğini, sorular sorarak anlamaya çalıştığını açıkladı.
Holguin, iki liderle yeniden bir araya gelecek. Belli ki Cumartesi günü gerçekleşmesi beklenen bu görüşmelerde liderler kendi tutumlarını Holguin ile paylaşmaya öncelik verecekler. Ardından Türkiye, Yunanistan ve AB ile temaslar yapılacak.
Süreç böyle ilerleyecek.
Ortada ciddi bir hazırlık süreci var. Guterres, 5’li konferansı toplamak istiyor. Erhürman, böyle bir toplantıda ciddi şeyler olmasını talep ediyor. Beşli konferansta, kapı açmayı konuşmak istemiyor. Bu nedenle ciddi bir hazırlık süreci yaşanması gerekiyor.
Bizim bakımımızdan önemli hususlardan biri Erhürman tarafından ortaya konulan dört maddelik metodolojinin bu süreçte ne ölçüde ele alındığıdır. KKTC Cumhurbaşkanı’nın buna ilişkin sorulara verdiği yanıtlardan bu metodolojinin ciddi şekilde değerlendirilmekte olduğunu anlıyoruz. “Aksi takdirde 5+1’in gerçekleşmesi mümkün değil” diye konuşabiliyor. “En başta açıkladığımız o dört maddenin herhangi birinden vazgeçmem söz konusu değil. Takvimsiz olan, bir zaman sınırlaması olmayan çerçevede olmayacağız. Takvim olmadığında bir süreç içinde yer almayacağımızı BM de çok net olarak biliyor.”
Yıldız Yazıcıoğlu’nun haberine göre bir esneklik payı bırakarak, “O dört maddelik metodolojinin öyle ya da böyle süreç ile uyumlu hale getirilmesi gerekiyor. Öyle ya da böyle dememizin sebebi diplomasinin yaratıcılığı vardır. Diplomasi farklı adlandırmalarla, farklı şekilde bu dört maddeyi süreçle uyumlu hale getirmeli ki bizim açımızdan müzakere masasında oturmayı kabul edelim” diye konuşuyor.
Bu arada beşli konferanstan önce güven yaratıcı önlemler konusunda iyi bir iş çıkarmak gerektiğinin altını da çiziyor.
Son günlerdeki yoğun çalışmalarımızda öğrendik ki Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan da Erhürman’ın bu tutumuna tam destek veriyor. Kıbrıslı Rum lider sürekli olarak Erdoğan’ın yeni sürece verdiği destekten söz ediyor ya; o destek, işte bu destek olmalıdır!

Bu arada Hristodulidis’in daha önce önerdiği beş maddelik yol haritasını da başlangıç olarak masaya koymuş olması gerekir. Ciddiye alınacak şeyler değillerdi ama önerilerine sahip çıkacağını da düşünmek gerekiyor.
Bu süreç, Erhürman’ın metodolojisinin uluslararası güçler tarafından nasıl karşılandığı ekseninde yürütülecek tartışma ile şekillenecek gibi görünüyor. Bire bir aynı olmasa bile aynı mantığı içinde taşıyacak bir yol haritası ortaya çıkabilirse ciddi bir süreç de başlamış olacak.

