YOLLARIN VE TRAFİK KURALLARININ YETERSİZLİĞİ, KİMSENİN UMURUNDA DEĞİL!

GÜNEY KIBRIS'TA YAYGIN VE ÖNEMLİ BİR TARTIŞMAYA KONU OLAN ELEKTRİKLİ BİSİKLET VE SCOOTER KULLANIMI, KUZEY KIBRIS'TA KEYFİ OLARAK YAŞANIYOR!

0
blank

Güney Kıbrıs’ta elektrikli bisiklet kullanılması tartışması var. Güney’de elektrikli bisiklet ve scooter kullanımı için kesinleşmiş kurallar da var. 25 km/saat hıza ulaştığınız anda motor desteği kesiliyor. Bisiklet yollarında öncelik sizinizdir ama normal yollarda trafik kurallarına uymalısınız. Kask kullanımı her durumda şarttır. 14 yaşından küçüklerin elektrikli scooter kullanması ise yasaktır. Yolcu ve yük taşımak; kaldırımları kullanmak da kesinlikle yasaktır. 50 ile 85 euro arasında değişen cezaları vardır.

blank
RUM POLİSİNİN YOLLARDAN TOPLADIĞI ELEKTRİKLİ BİSİKLETLERİN ÇOĞUNUN PAKET SERVİSİ YAPAN YABANCILARA AİT OLMASI AYRI BİR TARTIŞMA KONUSU OLDU. İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARI POLİSİ ETNİK AYRIM YAPMAKLA SUÇLUYORLAR.

Tartışmalar sürüyor. Polis çok sayıda elektrikli bisiklete el koydu. Scooter kullanılmasına karşı da mücadele ediliyor. Kuralları uygulatmak hiç de kolay olmayacak galiba!

KKTC’de böyle şeyler olduğunu hiç duymadım; okumadım. Bunun tam tersi olarak trafiğin akışına karşı giden, kaldırımları kullanan scooter ve bisikletler etrafta fink atıyor. Yaralanma ile sonuçlanan kazanan olursa haber de oluyor. Bunun dışında yaşanan karmaşaya aldıran yok!

Bizim kuşak ergenlik çağını, ışığı veya reflektörü olmayan bisiklete polis el koyacak korkusu ile geçirmişti. Bisikletle sağa veya sola nasıl dönüş yapılacağının da kuralları vardı. Ve elbette yolun solundan, trafiğin aktığı yönden gidilecekti.

Şimdi bisiklet yetmez, elektrikli bisiklet veya scooterlar etrafta terör estiriyor. Sürücüler kendilerini tehlikeye atmayı umursamıyor olsalar bile başkalarını tehlikeye atmaya elbette hakları yok ama bunu da umursamıyorlar.

Bu arada biz, izlemeye devam ediyoruz!

KKTC siyasetinin ve bürokrasisinin temel bir özelliği var… Bunu son 20 yılda kazandı sanırım… Büyük bir felaket olmadan uyanmıyor; uyanamıyor. “Uuuu… Böyle bir şey mi var?” diye sormuyorlar.

Dünyayı izlemek konusunda yetersiz kalmalarını kabullenmesek bile anlayabiliyoruz. Ama en azından Güney Kıbrıs’ta yaşananları, yaşananlara ilişkin tartışmaları yakından izlemeleri görevleri gereğidir.

blank

Haksızlık da etmek istemem tabii… Önemli bir kesimimiz iş dışındaki saatlerinin çoğunu Güney’de geçiriyor; belki de izliyorlar. Ve hatta izlemekle kalmayıp yaşıyor bile olabilirler…

Belki de esas meselemiz “bilmek veya bilmemek” de değildir. Biliyoruz ama yapmıyoruz. Esas meselemiz biz artık hiçbir şeyin düzeleceğine inanmıyor ve içimizde herhangi bir şey yapmanın heyecanını duymuyoruz.

Biz artık öldük ama gömenimiz yok!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz