AB DÖNEM BAŞKANLIĞI FIRSATI KAÇMASIN!

HRİSTODULİDİS, KIBRIS'IN AB KONSEYİ DÖNEM BAŞKANLIĞINI EN İYİ ŞEKİLDE DEĞERLENDİRMEYE ÇALIŞIYOR. BİZİM DE BU DÖNEMİ DEĞERLENDİRMEMİZ VE VARLIĞIMIZI AB'YE HATIRLATMAMIZ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜYORUM.

0
blank

Rum Yönetimi, Kıbrıs Cumhuriyeti adına Avrupa Birliği Konseyi Dönem Başkanlığı’nı üstlendi. Yarın da tören yapılacak.

Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis, bu işe büyük önem veriyor. Bunun iki temel nedeni var:

  1. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin “özürsüz bir şekilde” AB üyesi olduğunu kanıtlamak istiyor. 2012’deki dönem başkanlığı bu amaca yeterince hizmet etmemişti; eksikliği tamamlamaya çalışacak.
  2. Kendi siyasi profilini hem Kıbrıs Rum halkı hem de uluslararası platformlarda yükseltmek istiyor. Kendini “Kıbrıs Rum halkının bir dönemlik başkanı” olarak sınırlamak yerine Avrupa konularına hakim uluslararası nitelikte bir lider olarak konumlandırmak için bu fırsatı kullanmayı amaçlıyor.

Hristodulidis, AB’nin ve Kıbrıs Rum Yönetimi’nin kaynaklarını bu amaçla seferber etmek için uğraşıyor. Bunlar, onun penceresinden bakıldığında çok anlaşılır şeyler…

blank
61 YIL ÖNCE LEFKARA’DA NE OLDUĞUNU ANLATAN BİR KİTABIMIZ BİLE VAR. O ZAMAN GEÇİTKALE’DE ÖNEMLİ BİR MÜCAHİT KOMUTANI OLAN BİLİNEN SİYASETÇİ VE KÜLTÜR ADAMI İSMAİL BOZKURT, 2 OCAK 1964’TE OLANLARI ROMANLAŞTIRDI. OLANLARI ANLATMAK İSTEYEN VARSA BULUP OKUYABİLİR.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Konuya bir de Kıbrıs Türk halkı açısından bakmak lazım ama…

Avrupa Birliği, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bir bütün olarak üye olduğu ve “sorunlu” olması nedeniyle AB müktesebatının Kuzey Kıbrıs’taki geçerliliğini askıya aldığını varsayıyor. Bütün politikası bu temel üzerinde şekilleniyor ama 2004 yılında üyeliğe başlayan Kıbrıs’taki sorunun çözümlenmesi için hiçbir şey yapmıyor. Sorunun özüne hakim olduğu söylenemez ancak bu özü kavramak çabası da bulunmuyor! Başka dertleri var ve onlarla ilgilenmeyi tercih ediyorlar.

Kıbrıs sorunun en büyük mağduru biziz; Kıbrıs Türk halkı… Çözüm bulmaya çalışan da biz olmalıyız. Bu gibi hassas dönemleri değerlendirmek ve varlığımızı duyurmaya çalışmak ise başlıca işimiz olmalı.

Hristodulidis, dönem başkanlığını 21 Aralık’ta Lefkara’da düzenlediği etkinlikle başlattı ve dönem başkanlığı logosu ile programını tanıttı. Biraz abartırsak, 21 Aralık’ı Kıbrıs Cumhuriyeti’nin “yıkıldığı tarih” olarak düşünebiliriz. Lefkara ise, Aralık 1963 karanlığını en korkunç şekilde yaşayan köylerden biridir. Köyde yaşayan 400 kadar Türk, Rumların katliam tehlikesini enselerinde hissettiklerinden 2 Ocak 1964’te özellikle planlanmış kaçışla köyü bir gecede terk ettiler ve Geçitkale’ye yerleştiler.

Bütün bunları hatırlatmanın Kıbrıs’ta çözüm çabalarına destek olacağını düşünüyorsak böyle bir hatırlatmanın yapılabileceği uygun bir dönemden geçtiğimizi belirtmek istiyorum. Böyle bir hatırlatmanın Kıbrıs sorununa çözüm bulma çabalarını baltalayacağını düşünenlerin ise bir şey yapmasına gerek yoktur tabii…

Tercih sizin…

Asılı tercihi ise kamu kaynaklarımızı kontrol edenler yapacak: Bu işe zaman ve kaynak ayırmak gerekip gerekmediği kararını onlar verecek!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz