AB DÖNEM BAŞKANLIĞI FİYASKOSUNA HAZIRLIKLI OLUN!

HRİSTODULİDİS, AB DÖNEM BAŞKANLIĞINI KULLANMA ŞEKLİYLE GERGİNLİKLERİ ARTIRACAK VE ELDEKİ FIRSATLARIN DA TÜKENMESİNE NEDEN OLACAK

1
blank

Rum tarafı, yeni yılla birlikte Avrupa Birliği Konseyi Dönem Başkanlığı’nı da üstlenmiş oldu. Bu dönem altı ay sürecek ve Haziran sonunda bitecek. Kıbrıslı Rum lider Hristodulidis ve AB’deki destekçileri bu döneme büyük önem veriyorlar. Bu dönemde, uluslararası alanda önemli roller üstlenmeye çalışacaklar ve Lübnan, İsrail ve Ürdün gibi kimi bölge ülkelerinin AB ile ilişkilerinde “motor güç” olarak rol kapmaya ve böylece bu ülkelerle iş birliklerini güçlendirmeye önem verecekler.

blank
AVRUPA’DAKİ SİYASİ ÇEVRELERİN NABZINI TUTMASIYLA TANINAN POLİTİCO GAZETESİ, NATO’NUN HRİSTODULİDİS’İN TURUMUNDAN RAHATSIZ OLDUĞUNU YAZDI. YAZI, BASIN DÜNYASINDA ÖNEMLİ YANKILAR YARATTI.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Bunlar mümkündür ama Hristodulidis, dönem başkanlığı süresince Kıbrıs sorununa da bir “dönüm noktası” yaşatmak amacındadır! Kıbrıs sorununu bir “Avrupa sorunu” haline getirmek ve AB’nin sorunu sahiplenmesiyle birlikte BM kararları ile AB ilkeleri temelinde çözmek hedefi gibi bir hedefi olduğundan söz edip duruyor.

Hristodulidis, bu hedefine ulaşabilmek için AB Dönem Başkanlığını araç olarak kullanmaya ve Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Fidan’ı kendi başkanlıklarındaki toplantılara davet etmeye veya Türkiye-AB ilişkilerini Kıbrıs konusunda bir pazarlık olarak değerlendirmeye de kalkışacak.

İşte fiyasko denilen şey tam da bu noktada ortaya çıkacak!

Hristodulidis, Türkiye’nin uluslararası alandan yalıtılması ve Kıbrıslı Türklerin yok sayılması yoluyla Türk tarafı üzerinde baskı kurmayı ve Kıbrıslı Türkleri “federal çözüm” adı altında kendi sistemine dahil ederken Kuzey Kıbrıs’ı da yönetimi altına almayı hayal ediyor.

Bu hayal nedeniyle, Tufan Erhürman’ın seçilmesi ve yeni bir metodoloji önermesiyle birlikte ortaya çıkan fırsatı değerlendirmekten de ısrarla kaçınıyor. Bu hayal, Erhürman’ın çabalarının boşa çıkmasının da nedeni olabilir. Böyle bir hayal peşinde koşarken Erhürman’ın dört maddelik metodolojisine ciddiyetle yaklaşması elbette beklenemez. O’nun yolu başka; Erhürman’ın önerdikleri bambaşka!

Hristodulidis’in dönem başkanlığı süresince Türkiye’ye karşı kazanımlar elde etmesine de zayıf ihtimal olarak bakıyorum. Macaristan Türkiye’yi kollayacaktır. Türkiye ile ilişkilerinin geleceğini Hristodulidis’in hayallerine kurban etmesi beklenemeyecek olan Almanya, dönem başkanlığının Türkiye’ye karşı bir silaha dönüşmesine engel olacaktır. İtalya ve İspanya gibi etkili AB üyeleri de bu hayallere kapı açmayacaklardır. NATO uyarılarına başlamış diye okuyoruz zaten.

Bütün bu engeller Hristodulidis’in çabalarının Türkiye-AB ilişkilerinde yeni gerginliklere neden olmayacağı anlamına gelmiyor ama… Erdoğan’ın yönetimin tarzını dikkate almayan “baskı uygulama” çabaları, gerginliklere ve karşı tepkilere neden olarak bu “dönemsel fiyaskonun” ortaya çıkmasında etkili olacaktır sanırım.

blank

Kıbrıslı Rumlar Kıbrıs’ın içinde bulunduğu durumdan memnun olmayabilirler. Ama unuttukları bir şey vardır ki bugünkü durumun başlıca nedeni, liderlikleri tarafından yapılan tarihi ve stratejik hatalardır.

Öyle sanıyorum ki yeni bir hatanın eşiğinde olduklarının da farkında değillerdir.

1 Yorum

  1. Sevgili Hasan Ercakıcı ,bahsettiğiniz BU GÜNE KADAR RUM SİYASİLERİN HATALARI yüzünden bugünlere gelindi ifadesine yürekten katılıyorum,bir ifade de bulunmak istiyorum ,şöyle ki.Bu hataları gerekli mercilere belgeler halinde sunmakta çok geç kaldık,yaptık sa da daha etkili yöntemler denermeliyiz,hiç usanmadan .sayğılar.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz