GÜNEY KIBRIS’TAKİ ASKERİ YIĞINAĞIN AMACI NE OLABİLİR?

GÜNEY KIBRIS'TAKİ ASKERİ FAALİYETLERİ BİZE VEYA TÜRKİYE'YE KARŞI OLMAKLA AÇIKLAMAK ANLAMSIZ KALMAYA BAŞLADI

0
blank

“Rum tarafının silahlanmasının hedefi Kıbrıslı Türkler ise bu yığınak fazladır; hedef Türkiye ise bu yığınak yetmez!”

Tam bir demagoji: Laf olsun, torba dolsun!

Biliyoruz ki Rum liderliği, Kıbrıslı Türkler ile Türkiye’yi ayrı hedefler olarak görmüyor. Giderek artan silahlanmanın hedefi Türkiye olabilir tabii… Veya bizim göremediğimiz başka bir hedef olmalı.

Kıbrıs sorununa çözüm bulma müzakerelerinin en etkili süreçlerinden birine liderlik yapmış olan Eide’nin dış işlerini yönettiği Norveç, Rum tarafını güçlendirmek amaçlı bir karar alırken bunun Türkiye’ye karşı bir adım olduğunu hesaba katmamış olamaz. En azından Eide, bunun Kıbrıs sorununa olabilecek etkilerini hesaba katma konusunda ciddi bir kapasiteye sahiptir.

Üstelik BM Kıbrıs Barış Gücü’ne mensup Norveç askerleri, adada görev yaptıkları sürede Kıbrıslı Türklere önemli ölçüde yardım yapmaları ile bilinmektedirler. 1963-64 olaylarında adada görev yapan Norveçli subay Moe, Kıbrıslı Türkler tarafından “çocukları koruyan BM subayı” olarak anılmıştır. Lefke bölgesi ile Lefkoşa’nın irtibatını sağlayan, gıda ve ilaç ulaşımına yardımcı olan ve hatta bazı durumlarda silah ve cephane taşımakla itham edilen Norveç askerleri olduğu bilinmektedir. Çatışma döneminde Kıbrıslı Türklere yardım ettikleri gerekçesi ile Rum tarafınca suçlanan askerin içinde Norveçli askerler başı çekmektedirler zaten.

Şimdi ne oldu da bütün bunlar unutuldu?

blank
BİR ZAMAN KIBRIS SORUNUNA ÇÖZÜM BULMAK İÇİN CANINI DİŞİNE TAKAN VE RUM TARAFINDAN DAHA ÇOK TÜRK TARAFINA YAKIN DURAN ESPEN BARTH EİDE, ŞİMDİ SİLAH TÜCCARLIĞI YAPMAKLA İTHAM EDİLİYOR AMA BUNDAN KUŞKU DUYMAK HAKKIMIZ DA VARDIR TABİİ. VE HATTA BU KUŞKUYU DUYMAK AKIL GEREĞİDİR.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Rum tarafına uyguladığı silah ambargosunu kaldıran ülkelerin en etkilisi hiç kuşkusuz Amerika Birleşik Devletleri’dir. ABD’nin Türkiye ile yaşadığı sorunlara bir de bu sorunu eklemesine gerçekten gerek var mıydı? Türkiye bu denli “dikkate alınmaz” duruma mı düştü?

Belli ki, Rum tarafındaki askeri yığınak, Batı savunması açısından da önem taşıyor. Bir zamanlar ağzımıza pelesenk ettiğimiz “Kıbrıs NATO’nun batmayan uçak gemisidir” deyişi kendini bir kez daha kanıtlıyor gibime geliyor…

Gelişmeleri bu bakış açısı ile değerlendirmeye kalkıştığımızda Kıbrıs adasının Batı savunması bakımından tam olarak ne ifade ettiğini açıklamakta yetersiz kalacağımızı elbette biliyorum. Bu konudaki bilgilerimizin analiz yapmaya yetecek seviyede değildir ama olsun… Bunun, “Rumları bize karşı silahlandırıyorlar” kolaycılığından daha iyi bir yaklaşım olduğu da açıkça ortadadır.

Bizim gibi dıştan gazel okuyanlar değilse bile NATO’nun önemli bir parçası olarak Batı savunma sistemine dönüş yapmaya çalışan Türkiye’deki ilgili makamların konunun ciddiyetini bizden daha iyi kavradıklarını ve aynı zamanda, buna karşılık bir maceraya atılmayacağımızı umuyorum!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz