Tatar ve koalisyon ortakları kötü giden seçim çalışmalarını tersine çevirmek amacıyla “iki devletli çözüm” öngören bir karar tasarısını KKTC Meclisi’ne sundular. Meclis’in ilgili komitesi tasarıyı Pazartesi görüşecek.
Bu tasarı ile bir kavga çıkarılmasının amaçlandığı anlaşılıyor. Tasarının geçmesini isteyenlerin, “Siz nasıl milletvekilisiniz. Mensubu olduğunuz devletin tanınmasını istemiyorsunuz” diyerek muhalefete ve özellikle Cumhurbaşkanı Adayı Erhürman’a yükleneceklerini düşünüyorum.
Buna karşılık muhalefet milletvekillerinin ve Erhürman’ın da söyleyecekleri olacaktır. Öncelikle KKTC Anayasası’nın ayrılmaz bir parçası olan KKTC Bağımsızlık Bildirgesi’ne atıfla federal çözümün yolunun böyle bir karar ile tıkanmak istenmesinin Anayasa’ya aykırı olduğunu; yine, bu tasarının Cumhurbaşkanlığı seçimine üç-beş gün kala gündeme getirilmesinin siyasi ahlaka aykırı olacağını; tasarının Kıbrıs sorununa çözüm bulma çabalarını sabote etmeyi amaçladığını, bu haliyle dünyanın önde gelen devletlerinden büyük tepki görerek aslında tanınma çabalarına da yardımcı olmayacağını ifade etmeleri beklenebilir.

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
19 Ekim’de seçim var… Bu seçim arifesinde böyle bir tartışmayı izlemek aslında biz KKTC seçmenleri bakımından da ilginç ve öğretici olacak.
UBP grubunda bu tasarıyı kim savunacak bilmiyorum ama Cumhurbaşkanlığı’na yeniden aday olan Ersin Tatar’ın bu tasarıyı medya organlarında nasıl savunacağı büyük önem taşıyor. Tatar, bu tasarıyı iyi bir şekilde savunabilirse seçim sürecine kendi lehine olumlu etkilerde bulunacak.
Peki, ya savunamazsa? İşte o zaman Erhürman ile arasındaki fark daha da açılmış olacak.
Erhürman, hala daha Meclis’tedir. Bu tasarıyı Meclis kürsüsünden değerlendirme olanağını en iyi şekilde kullanacağını varsayıyorum. Diğer muhalif milletvekilleri konuşur mu bilmiyorum ama esas konuşmanın bizzat Erhürman tarafından yapılmasını bekliyorum.
Erhürman’ın bu tasarıya karşı yapacağı konuşma, hukuk, siyasi ahlak ve uluslararası ilişkilerimiz bakımından bir ders niteliğinde olacak sanıyorum. Nasıl olmasa, ders vermeye alışkın bir “hoca” ile karşı karşıyayız.
Erhürman’ın düşük bir performans serilemesini bekleyenlerimiz oldukça azdır herhalde. Bu tasarıya karşı beklenen “yüksek performansını” sergileyebilirse Tatar ile olan oy farkını daha da açmış olacaktır. Düşük bir performans, seçilmesini tehlikeye atabilir.
Bu tasarı ile ilgili tartışmalarının seçim sürecine muhtemel etkileri bunlar olacak sanıyorum ama etkilerinin ne olacağını hesaba katmadan böyle bir tartışmanın öncelikle biz seçmenlerin yararına olacağını; ülkemiz sorunlarının esası hakkında düşünme, fikir oluşturma ve “oyumuzun yönünü ona göre belirleme” olanağı sunacağını belirtmek istiyorum.
İktidar ve muhalefet bu tartışmaya ciddi bir şekilde hazırlanıyor herhalde. Biz de hazırlanmalıyız! Kendi aramızda daha şimdiden yapacağımız konuşmalar ve gerekli görmemiz halinde Kıbrıs sorununa ilişkin bilgilerimizi tazelememiz bu tartışmadan gerekli dersleri çıkarmamızı kolaylaştıracaktır.
Seçim var… Son yiroya girdik…
Bu yiroda adaylar da biz seçmenler de ortaya iyi bir performans koyarsak bütün dünyaya kim olduğumuzu gösterebiliriz.
Halkını seven, ülkesinin geleceğini düşünen bu tartışmadaki yerini almalı…
Konuşan konuşsun; izleyen izlesin!
Herkes kararını kendi aklına ve vicdanına danışarak versin!

