TATAR’IN NEW YORK’TA NE İŞİ VARDI, ANLAYAMADIM!

NEW YORK'TAKİ BEŞLİ KIBRIS GÖRÜŞMELERİNE YİNE HRİSTODULİDİS-FİDAN İLİŞKİSİ DAMGA VURDU. İKİ LİDER, BİR SAAT GÖRÜŞTÜ. GÜNDEMDE TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİNİN OLDUĞU ANLAŞILIYOR. KIBRIS SORUNU BU İLİŞKİNİN BİR PARÇASI OLMAYA İNDİRGENDİ. ONLARIN İLİŞKİLERİ YOLUNDA AMA KIBRISLI TÜRKLERİN SİYASİ VARLIĞI DA ORTADAN KALKMIŞ GÖRÜNÜYOR.

0
blank

Kıbrıs sorunu New York’ta ele alınmış… Kimler arasında neler konuşuldu, net olarak bilmiyoruz. Dış görünüşe bakarsak esas görüşme Türkiye Dışişleri Bakanı Fidan ile Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis arasında yapıldı. İki lider, bir saat süreyle baş başa görüşmüşler… Çocuklarının geleceğini konuşmadıkları kesindir. Bir saatin hal hatır sorarak harcanmadığını da tahmin edebiliriz.

Hristodulidis, Fidan’ın esas olarak Türkiye-AB ilişkileri ile ilgilendiğini açıkladı. Kıbrıs sorunu, bu ilişkilerin geleceği belirlenene kadar bekleyecek sanırım. 2003’te de böyle olmuş ama süreç yeterince iyi planlanmadığı ve Türkiye iç politikasının ihtiyaçları ağır bastığı için Kıbrıs Rum tarafının bütün ada adına AB üyesi olmasıyla sonuçlanmıştı.

blank
SADECE HRİSTODULİDİS İLE FİDAN DEĞİL, KKTC CUMHURBAŞKANI TATAR İLE YUNANİSTAN DIŞ İŞLERİ BAKANI GERAPETRİDİS DE GÖRÜŞTÜLER ASLINDA AMA NE GÖRÜŞTÜKLERİNİ AÇIKLAMADILAR. BAZI TÜRK GAZETECİLER İSE HRİSTODULİDİS’İN BU “SAMİMİ” GÖRÜŞMEYİ KISKANDIĞINI YAZMAKLA YETİNDİLER; PEŞİNE DÜŞMEDİLER.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Şimdi, AB ile ilişkilerini geliştirmek isteyen Türkiye’nin Dış İşleri Bakanı, “AB dönem başkanlığını” devralmaya hazırlanan Kıbrıslı Rum lider ile Türkiye-AB ilişkileri hakkında konuşuyor. Hem de bir saat…

Bir saatlik süre, diplomatik görüşmeler bakımından oldukça uzundur… Söylemek istediklerinizi rahatlıkla söyler; karşı tarafın söylediklerini de rahat bir şekilde beyninize kaydedebilirsiniz. Bundan uzunu, ekipler arasında uzun tartışmaları ve not tutmayı gerektirir zaten.

Bu arada, Kıbrıslı iki liderin Kıbrıs’ta bile bu kadar uzun süre görüşemediklerini de not etmek gerekiyor. Geçiş noktalarının çoğaltılması veya rahatlatılması gibi insani sorunlar bile bu kadar uzun süreli ele alınmamıştır.

Bu olayın benzerleri, Kıbrıs sorunu ile ilgili olmayan Budapeşte’deki Avrupa Politik Topluluğu Zirvesi ile Cenevre’deki beşli görüşmede de yaşanmıştı. Hristodulidis ile Fidan, baş başa görüşme geleneğini, Mart ayında Cenevre’de gerçekleşen beşli konferans sırasında başlatmışlardı. Orada 15 dakika ile sınırlı tutulan görüşme, New York’ta bir saate kadar uzatılmış… Gündem yoğunlaşıyor; pazarlık derinleşiyor… Budapeşte’deki başlangıç, belli ki devam ediyor!

Bundan rahatsızlık duymalı mıyız?

Konuya nereden baktığınıza bağlı…

Kıbrıs sorunu, yıllardan beri devam ediyor ve özellikle Kıbrıslı Türklerin hayatını olumsuz olarak etkiliyor. Çözümlenmesi için Fidan-Hristodulidis yakınlaşmasına ihtiyaç varsa, istedikleri kadar yakınlaşabilirler… Türkiye, Kıbrıs üzerindeki etkisini Türkiye-AB ilişkilerini ilerletmek için kullanmak istiyorsa en iyi şekilde kullanabilir.

Bu arada Kıbrıslı Türklerin “siyasi bir varlık” olarak tarih sahnesinden uzaklaştırıldıklarına tanık oluyoruz ama o kadarı da olacak artık!

Her şeyi Türkiye’den beklerken Türkiye’nin Kıbrıs sorununun çözümü ile ilgilenmesine itiraz edecek halimiz yok değil mi? Çözümün bedeli “yok sayılmak” olacaksa da olacak!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz