HEMEN KIZMAYIN BÖYLE! ORTAYLI’DAN BİLE ÖĞRENEBİLİRİZ!

İLBER ORTAYLI'NIN KIBRIS'A BAKIŞI VE BU KONUDAKİ BİLGİSİ, BİZİM AÇIKÇA HİÇBİR ŞEY BİLMEDİĞİMİZ KONULARDA SÖYLEDİKLERİNE DE KUŞKU İLE YAKLAŞMAMIZI GEREKTİRİYOR. VE BUNDAN ALACAĞIMIZ BİR DERS OLMALI!

0
blank

Türkiye’de çalışan çok sayıda gazeteci ve akademisyen ile tanışıp konuşmuşluğum oldu; olmaya devam ediyor. Onlara Kıbrıs’ı anlatmakta çok zorlandığımı söyleyebilirim. Sorular bile aslı astarı olmayan varsayımlara dayanıyor çoğu zaman. Çok yanlış bir bilgilendirme sürecinden geçerek geldiklerini sorudan anlayabiliyorsunuz…

Çık işin içinden çıkabilirsen… Sorunu nereden ele almaya başlamak lazım? 1950’lerden başlamayı tercih ederim ama isterseniz 1500’lerden veya 1800’lerden de başlayabilirsiniz… Belki 1960 veya 63’ten… 74’ten başlamak kesinlikle yanlış olur!

Muhataplarınız gazeteci veya akademisyen olduğu zaman konuşmalarınıza da dikkat etmek zorundasınız… Bu gibi insanlara cahil muamelesi yapar duruma düşmek hiç de olumlu sonuçlar vermez!

blank
TATAR, İTİBARLI MEŞHURLARI KKTC’YE DAVET EDEREK KENDİ İTİBARINI DA YÜKSELTMEYE ÇALIŞIYOR OLSA DA DERE HER ZAMAN KÜTÜK GETİRMEZ! BAZEN BÖYLE KAZALAR DA OLUR; DİKKATLİ OLMAK GEREKİYOR.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

Şimdi artık Kıbrıs sorununun kendisinin böyle bir sorunu oldu: Anlatılamıyor ve anlaşılamıyor!

İlber Ortaylı çok yakından izlediğim bir tarihçi değildir. Kitaplığımda sadece Atatürk ile ilgili kitabı vardır. Torunlar için aldım aslında… Tarihi mutlaka yabancılardan okurum; Türk tarihini de İslam tarihini de…Atatürk’ü bile… Toplumsal statüsünü güçlendirmek amacıyla tarihçilik yapmaya soyunmuş, Atatürkçü veya Atatürk karşıtı olabilirler; bu riski almamak gerektiğini düşünürüm.

Bunca zaman İlber Ortaylı’nın hiçbir videosunu kaçırmayanlar için üzülmeye başladım zaten… “Hainlik” edebiyatı yapmış veya “hain” yakıştırmasını kimler için yapmış olmasından öte, Hoca’nın Kıbrıs sorunundaki sığlığını gördükten sonra başka konularda söylediklerine güvenleri kalmış mıdır? Kalmamışsa ellerinde akıllı telefonla harcadıkları saatler boşa gitmiş demektir. Çok yazık olmuştur!

Tam da bu nedenle çok dikkatli olmak lazımdır işte! Neyi, kimden dinleyeceğimizi doğru seçmek, zamanımızın boşa harcanmaması için temel bir gereklilik olmuştur ama “doğru seçim” yapmak da kolay değildir tabii… Tarihçi olmadan tarihçi; gazeteci olmadan gazeteci seçecek ve olayların bugünü ile geçmişini onlar aracılığı ile takip etmeye çalışacaksınız… Zor iş!

Ama dünya böyle artık: “Bilgi” diye ortalıkta dolaştırılan çok şey var. Bilgi mi, uydurma mı oldukları tahmin etmek için bile bilgili olmak gerekiyor.

Hani, “bilgiye ulaşmak çok kolaylaştı” derler ya… Halt etmişler… Tam tersine, bunca çöp içinden işe yarar bilgileri seçmek çok ama çok zorlaştı.

Ortaylı olayından ders almak isterseniz bu dediklerimi iyi düşünün: Kıbrıs’ı bilmeyenlerin başka şeyleri bilmesi çok daha zor değil mi?

Teşekkürler Hoca!

Her şeye güvenmemeyi öğrettiğiniz için çok teşekkür ederiz!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz