NE DEDİĞİNİ VE NE YAPTIĞINI GÖRDÜK; NE ALDIĞINI BİLMİYORUZ!

0
blank

Dün akşam gece yarısına doğru büyük bir sürpriz ile karşılaştık. Atatürk Havaalanı’ndan ayrılışında “verin AB üyeliğini, alın İsveç’in NATO üyeliğini” tadında bir açıklama yapan Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının şifrelerini çözmeye çalışırken Erdoğan’ın İsveç’in NATO üyeliğini kabul ettiği haberi geldi. Ne diyeceğimizi şaşırdık!

Erdoğan’ın Türkiye’den ayrılmadan yaptığı açıklama iyiydi; iyimserlik yaratıyordu. Türkiye İsveç’in NATO üyeliğini kabul etmek için AB üyesi olmakta ısrar etmeye kalkıştığına göre Avrupa Birliği yolunda yeni adımlar atmak zorunda kalacak; kalıcı değilse bile geçici olarak hukukun üstünlüğünü tanıyacaktı. Kim bilir; belki Kavala bile hapisten çıkabilecek, insanlar hak aramak için mahkemelere başvurabilecekti… Bu durum karşısında iyimser olmamak mümkün mü?

Bütün bu iyimserlik ancak 8-10 saat sürdü. Öğle saatlerinde İstanbul’dan ayrılışında İsveç’in NATO üyeliğine karşılık Türkiye’nin AB üyeliğini masaya süren Erdoğan, Vilnius’e vardıktan saatler sonra NATO Genel Sekreteri ve İsveç Başbakanı ile el sıkıştı ve İsveç’in NATO’ya girişine onay verdi.

Buna karşı aldığı bazı şeyler de var tabii… Nasıl olacak bilmiyoruz ama İsveç, Türkiye’nin PKK’ya karşı mücadelesine ve AB’ye üye olmasına destek verecekmiş…

PKK’nın İsveç’teki örtük faaliyetleri daha büyük baskı altına alınabilse bile İsveç yurttaşlarının Kürt sorununa bakışı değiştirilebilir mi? Sanmıyorum… İsveç yurttaşlarının demokratik gösteri hakkı da kısıtlanamaz.

Avrupa Birliği üyesi adaylığı 1999 Helsinki Zirvesi’nde resmileşmiş bulunan Türkiye, kendisi istekli olduğu ve gereklerini yerine getirdiği takdirde AB üyeliği yolunda ilerleyebilirdi. Engellense bile ilerleyişini durdurmak mümkün olmaz sanırım. Ama Türkiye istemedikten ve gereklerini yerine getirmedikten sonra Türkiye’nin AB üyeliğini sağlayacak hiçbir devlet de yoktur. İsveç Türkiye’nin AB üyeliği için ne yapabilir ki? Bu haldeki Türkiye’yi hiçbir devletin ve hatta bir bütün olarak NATO’nun baskısı AB üyesi yapamaz. Bunu herkes biliyor.

10 Temmuz 2023 tarihinde saat 14:00 sıralarında yayılan umut rüzgarı, akşam 23:00 sularında yerini tam bir şaşkınlığa bıraktı. Erdoğan ne aldı ki, İsveç’in NATO üyeliğine evet dedi? Belli ki işin arkasında başka şeyler var…

Erdoğan’ın İstanbul’dan ayrılırken ne dediğini Anadolu Ajansı’nın videosundan hala daha izleyebiliyoruz. Vilnius’ta ne yaptığını ise NATO Genel Sekreteri bütün açıklığı ile anlattı. Geriye tek bir soru kaldı: Ne aldı?

blank

Kimilerine göre bu işin sırrı, bir süre önce Reuters Haber Ajansı’nın Bilal Erdoğan ile ilgili yayınladığı ama Türkiye’de erişim engeli getirilen haber ile ilgilidir.

Daha diplomatik değerlendirmeler Türkiye’nin ABD’den almak istediği F16 savaş uçakları ve yenileme kitleri ile ilgili olacaktır. Türkiye’nin savaş kabiliyetini koruyabilmesi için buna çok ama çok ihtiyacı var. Belki de bu nedenle İsveç’in NATO üyeliğine pek bir karşılık alamadan evet demek zorunda kalmıştır.

Geçmişte bunlara benzer işlerle iştigal etmiş kişilerin yorumlarını dinledikçe, batı basınında yazılacakları okudukça daha farklı fikirler de geliştirebiliriz tabii…

Şimdilik söylenebilecek olan şudur: Türkiye’nin kalıcı düşmanları veya dostları olmadığı gibi arkasından koştuğu çıkarları ve hedefleri de yoktur! Türkiye, Erdoğan’ın iktidarını korumak için yapılmasının zorunlu olduğuna inandığı hareketlere göre yönetilmektedir.

Peki bu gelişmenin hiçbir olumlu yanı olmayacak mı?

Fazla bir şey beklememek gerekiyor. Olacak olan şudur: Rusya ile ilişkiler eskisi gibi yürütülemeyecek ve Erdoğan iktidarını korumak için batılı müttefikleri ile daha fazla iş birliği yapmak zorunda kalacak. Böylece, Türkiye halkı da bazı demokrasi kırıntılarından yararlanabilecek. Daha fazlasını beklemek sanırım “saflık” olacaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz