Covid-19 salgınının dünya sistemini yıkacağını söyleyen ve ciddiye alınan çok sayıda bilim insanı var. Dünya çapında ünlü olanlara öncelik vermek gerekirse ilk akla gelen Noam Chomskyolacaktır.

Chomsky, serbest piyasa ekonomisinin bizi Covid-19’a karşı korumakta başarısız olduğunu ileri sürerken ilginç örnekler de veriyor. Koronavirüs salgının daha başlamadan önlenebileceğini söyleyen Chomsky, dünyanın dört bir yanındaki laboratuvarların olası bir koronavirüs salgını için çalışabileceğiniancak ilaç şirketleri kazançlı bulmadığı için bunun yapılamadığını ve vücut kremi yapmayı aşı çalışmalarına tercih ettikleriniifade ediyor.

Yerinde bir gözlem: Araştırma-geliştirme faaliyetleri için büyük masraflar yapan ilaç şirketleri, bu masraflarını geri almalarına yardımcı olacak ürünler üretmeyi tercih ediyorlar. Bu masraflarını geri alabildikleri ölçüde de araştırma yapıyorlar.

ŞİRKETLERİN GÖREVİ!

Şirketler, eğer belli bir görev için devlet tarafından yaratılmamışlar ve vergi gelirleri ile ayakta tutulmuyorlarsa, piyasa için çalışırlar ve kar etmeyi amaçlarlar.Bu şirketlerin sahibi olan hissedarların, yönetenlere talimatı budur. Bu şirketlerin hiçbiri, cennete gitmek için hayır işi yapmaya kalkışmıyor. Onların cenneti de, cehennemi de yaşadığımız dünyadır!

Bugünkü dünyada en güçlü örgütler ise şirketler değil; devletlerdir. Uluslararası şirketler pek çok zayıf devletten daha güçlü olsa bile, onların üstünde de olağanüstü yetki ve gücü ile Amerika Birleşik Devletleri gibi devletler durmaktadır. 

İnsanların bu şirketler kadar, devletten veya devletlerden de beklentileri vardır.Şirketlerin sahipleri hissedarları ise, devletlerin sahipleri de bütün bir halkın kendisidir. Şirketin hissedarların amaçlarına hizmet etmesi gerektiği gibi, devletin de bütün bir halka hizmet etmesibeklenmelidir.

Zaten bir dil analisti olan Chomsky’nin konuyu çok güzel saptırdığını söylemek zorundayız:Bizi ortak düşmana karşı koruması gereken şirketler değil, hep birlikte ayakta tuttuğumuz devlet veya devletlerdir.

DEVLETİN GÜVENLİK GÖREVİ

Liberal düşüncenin babalarından John Locke,yönetimin nasıl olması gerektiği üzerine düşünürken, insanların iki halinden söz etmiştir: Doğa durumu ve siyasal toplum…Siyasal toplum dediği, devlettir.

LOCKE: Liberal devlet üzerine önemli bir düşünür olan Locke’un önerileri dikkate alınmıyor ama devletler liberal politikalar izleyerek insanlığı tehlikeye sokmakla suçlanabiliyor.

Locke, siyasal toplum dediği devletin her işe karışmaması gerektiğini anlatırken “Devletin sınırları içinde işlendiğinde suçların sürekli yasalara göre hangi ölçüde cezalandırlacaklarına” ve “dışardan gelen zararların ne kadarının korunacağını belirleyecek olanve her iki durumda da gerek duyulduğu takdirde toplumun tüm üyelerinin güçlerini kullanacak olanSivil Toplumun Yasama ve Yürütme İktidarından” söz etmiştir. (1)

Locke’un bu yaklaşımı, siyaset kitaplarına “minimal devlet”olarak girmiştir: “Locke’un meşhur benzetmesiyle devlet, hizmetlerine ancak düzen içinde varoluşsal bir tehdit geldiğinde başvurulan birgece bekçisiolarak faaliyet gösterir.” (2)

Bence çok açık: Dıştan gelecek zararların hangilerinden korunmamız gerektiğine karar verecek olan ve “bu zararların önlemleri için tüm üyelerinin güçlerini kullanacak olan” devletin kendisidir;ilaç şirketleri değil!

YENİDEN YAPILANDIRMA

Covid-19 salgını, hepimizin tek tek başa çıkabileceği bir tehlike olmadığına ve topyekün bir karşı koyuşu gerektirdiğine göre bunun için gerekli önlemleri almak elbette devletlerin görevleri olmalıydı.Üstelik, bu salgın için dünyanın belli başlı güçlü devletlerine gerekli uyarıların zamanında yapıldığını da biliyoruz. Bu durumda bugün yaşadığımız sıkıntılar, büyük ölçüde devletlerin üstlerine vazife olmayan işlerle uğraştıkları halde, üstlerine vazife olan bu işe eğilmemelerinden kaynaklanıyor diyebiliriz.

Bugün artık, üzerinde düşünmemiz gereken şey, devletlerin yeniden yapılandırılmasıdır. Devletler, elde ettikleri olanakları çoğu zaman SALDIRGAN AMAÇLARLA kullanmakta, “dıştan gelen zararları” savuşturma amacını aşan büyük ordular besleyerek kaynakları heba etmektedirler. Bugün hiçbir ülkede yeterli solunum cihazı yoktur ama gereğinden fazla savaş uçağı veya uçak gemisi vardır.Bir savaş uçağının kaç solunum cihazına denk geldiğini düşündüğümüz zaman, küçük bir saldırı ordusundan vazgeçerek, çok büyük bir sağlık ordusuna sahip olabilirdik.

Devlet, esas işlevine nasıl döndürülecektir?

Anlı şanlı düşünürler, işte buna kafa yormalıdır!


  1. John Locke: Yönetim Üzerine İkinci İnceleme
  2. Andrew heywood: Siyaset

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here