Avrupa Birliği (AB) liderleri, Brüksel’deki zirvenin ilk gününde Doğu Akdeniz’deki gerilimden sorumlu olduğu gerekçesiyle yaptırım uyguladığı Türk şirketleri ve vatandaşları listesine yenilerinin eklenmesine karar verdi.

Sonuç bildirgesinde, en geç Mart 2021’e kadar AB ile Türkiye ilişkilerinin durumu ve bundan sonrasına ilişkin seçeneklerle ilgili rapor hazırlanması istendi.

AB liderleri, Türkiye ve Doğu Akdeniz konusunu ABD ile eşgüdüm içerisinde yürütmek istediklerini de ifade etti.

Fransa’nın Avrupa İşleri Bakanı Clement Beuaune, “Konsey, Türkiye’nin ‘tek taraflı eylemleri ve provokasyonları’ karşısında yaptırımlar getiriyor” dedi.

Ancak, zirveyle ilgili yapılan yorumlarda, başta Yunanistan ve Fransa olmak üzere bazı ülkelerin daha geniş kapsamlı ekonomik yaptırım uygulanması çabalarının karşılık bulmadığı belirtiliyor. Reuters haber ajansına konuşan Fransız bir yetkili, alınan kararların şu aşamada Türkiye ile “bozulan duruma bir yanıt olduğunu” belirtti. AFP ise konuyla ilgili haberinde, çıkan kararın Yunanistan’da “hayal kırıklığı yaratacağı” yorumunu yaptı.

BİREYLEYE YÖNELİK YAPTIRIMLAR

AB sonuç bildirgesinin Türkiye ile ilgili bölümünde Konsey’den 11 Kasım 2019’da kabul edilen kararlar çerçevesinde “Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de yetkisiz bir şekilde gerçekleştirdiği sondaj faaliyetleri nedeniyle yeni kısıtlayıcı önlemlerle ilgili ek listeler hazırlaması” istendi.

AFP’ye konuşan bir diplomat, “Belirlenen önlemler bireylere yönelik yaptırımlar olacak ve Türkiye’nin faaliyetlerini sürdürmesi halinde ek önlemlerin alınmasına da karar verilebilecek” dedi.

Wall Street Journal gazetesi, yeni yaptırım listesine Türkiye’den altı civarında yetkilinin eklenmesinin ve önümüzdeki birkaç hafta içerisinde de uygulamaya sokulmasının planlandığını bildirdi.

AB Konseyi’nin Kasım 2019’da aldığı karar, Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetlerine katılan kişi ya da kuruluşlara seyahat kısıtlaması ve varlıklarının dondurulması gibi yaptırımlar uygulanmasını öngörüyor.

2019’da yapılan Konsey toplantısında “Kıbrıs’ın egemenlik haklarının ihlal edildiği” gerekçesiyle bazı isimlerin AB ülkelerine girişi yasaklandı ve bazı şirketlerle birlikte mal varlıkları dondurulmuş, AB üyesi ülke vatandaşlarının da bu kişi ve şirketlere fon sağlaması yasaklanmıştı.

Şubat 2020’de de listeye Türk Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) yöneticileri Mehmet Ferruh Akalın ve Ali Coşkun Namoğlu eklendi. Akalın ve Namoğlu’na AB ülkelerine giriş yasağı kondu ve bu ülkelerdeki malvarlıklarının dondurulması kararı alındı.

Sonuç bildirgesinde, AB Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi ile Avrupa Komisyonu’ndan AB ile Türkiye arasındaki siyasi, ekonomik ve ticari ilişkilerin durumu ve “en geç Mart 2021’de yapılacak olan AB Konseyi’nde değerlendirilmek üzere bahsi geçen kararın kapsamının genişletilmesi de dahil olmak üzere bundan sonrasına ilişkin seçeneklerle ilgili rapor hazırlaması” istendi.

ABD’DEN YARDIM İSTİYORLAR

Kararın Türkiye ile ilgili bölümünün son kısmında, AB’nin bu konudaki çabalarını ABD ile eşgüdüm içerisinde yürütmek istediği de ifade edildi.

Kararda, “AB Türkiye ve Doğu Akdeniz’deki durumla ilgili konuları, ABD ile koordine etmenin yollarını arayacak” denildi.

Ayrıca, Kıbrıs konusunda da AB liderlerinin adanın yeniden birleşmesi için Birleşmiş Milletler çatısı altındaki görüşmelerin hızlı bir şekilde yeniden başlanmasına destek verdiği belirtilerek, Türkiye’den de aynısının beklendiği vurgulandı.

Sonuç bildirgesinde, Türkiye’ye “göçmen akınını sorumlu bir şekilde yönetmesi ve insan kaçakçılığı şebekeleriyle mücadele etme çabalarını artırması” çağrısı da yer aldı.

Zirve öncesinde Yunanistan ve Fransa gibi ülkeler, Türkiye’ye daha sert ekonomik yaptırımlar uygulanması gerektiğini savunuyordu. Başını AB dönem başkanı Almanya’nın çektiği ve İtalya ile İspanya gibi önemli ülkelerin de yer aldığı diğer grup ise Türkiye ile angajman politikasının devam ettirilmesi için alınması gereken yaptırım kararının dengeli olmasında ısrar ediyordu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here