AMBARGOYU KİM DELECEK?

0
blank

Bazı çevreler, Erhürman’ı sınava oturttu: İzolasyonları kaldırmasını, ambargoları delmesini bekliyorlar. “Hade yap! Yap da görelim!” diyorlar!

Daha gerçekçi olan, Erhürman’ın izlediği siyasetin izolasyonların hafifletilmesine yardımcı olmasını beklemektir.

blank

Erhürman iyi bir başlangıç yaptı ve izlediği siyasi çizginin BM ve Batı dünyasının önde gelen devletleri tarafından ilgiyle karşılanmasını sağladı ama şu ana kadar herhangi bir somut kazanım elde edemedik. Küçük de olsa başarılar elde edebilmemiz için bu yolda yürümeye ve HEP BİRLİKTE yürümeye devam etmemiz gerekiyor.

Barselona olayı bunun için incelenmesi gereken iyi bir örnek olay olabilir…

Rum tarafı karşı çıkmakla kalmadı; Rum Futbol Federasyonu, İspanya Futbol Federasyonu’na başvurdu; diplomatik girişimler yapıldı ve sonuçta Barselona kampı programdan kaldırıldı. Rum hükümet sözcüsü de bunu, “tanınmış bir devletin yapması gerekenlerin yapılması” şeklinde savundu.

Rum tarafının elinde pek çok araç var ve bütün bu araçları Barselona kampını iptal ettirmek için seferber etti. “Tanınmış devlet” elindeki bütün araçları kullandı ve istediği sonucu aldı!

Biz, “tanınmış bir devlet” değiliz. Bizim elimizde “Erhürman ve politikası” var! İlgi çekiyor ama sonuç doğurmuyor.

Erhürman “çocukların futbol oynamasının engellenmesi insanlık açısından hezimettir” diyerek güçlü bir söylem geliştirebilmiş olsa bile bunun yalnız başına “sonuç alıcı bir araç” olmadığı açıktır. İzolasyonların kaldırılması yönündeki geçmiş BM, AB ve Avrupa Konseyi çağrılarına dayanması da elini güçlendiriyor ama bu bile yetmiyor!

Barselona olayını büyütebiliriz. Barselona Futbol Kulübü’ne, İspanya Futbol Federasyonu’na, UEFA’ya ve gerekirse İspanyol hükümetine sistematik biçimde şu soruyu yöneltmemiz gerekir:“Bir futbol kulübünün Kıbrıslı Türk çocuklara eğitim vermesi hangi FIFA veya UEFA kuralını ihlal etti?”

FIFA Statüsü’nün 2’nci maddesinde kuruluşun ana amacı, futbolu sürekli geliştirmek, “birleştirici, eğitsel, kültürel ve insani değerleri ışığında dünya çapında yaygınlaştırmak” ve bunu özellikle gençlik ve gelişim programları aracılığıyla yapmak şeklinde tanımlanıyor.

blank

UEFA’nın tutumu ise daha açık: “Avrupa’nın her yerinde, herkesin futbol oynayabilmesi için eşit fırsata sahip olmasını sağlamak.” Herkes sözcüğünün içi çocuk futbolu, okul ve gençlik futbolu, amatör futbol, engelli futbolu, mültecilere yönelik futbol gibi ifadelerle dolduruluyor ve futbolun yaş, yetenek, etnik köken, milliyet, din, cinsiyet veya diğer kişisel özelliklerden bağımsız olarak herkes için olduğu vurgulanıyor.

Kıbrıslı Türk gençlerini bunun dışında tutmayı kimse savunmaz. Ama konu ile ilgili onları bu noktaya kadar taşımak bizim görevimizdir. Erhürman bu çabaya öncülük edebilir belki ama GÖREV HEPİMİZİNDİR.

İsteyen bu görevi yerine getirmeye çalışır; isteyen de oturduğu yerden SINAV YAPAR VE NOT VERMEYE KALKIŞIR!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz