<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>statüko &#8211; Ve Kıbrıs</title>
	<atom:link href="https://www.vekibris.com/tag/statuko/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.vekibris.com</link>
	<description>Anlamak için farklı bak...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 01 Sep 2024 20:20:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>
	<item>
		<title>TANRISI, HRİSTODULİDİS’İ ERHÜRMAN’DAN KORUSUN!</title>
		<link>https://www.vekibris.com/tanrisi-hristodulidisi-erhurmandan-korusun/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/tanrisi-hristodulidisi-erhurmandan-korusun/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Sep 2024 20:20:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HASAN ERÇAKICA]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Erhürman]]></category>
		<category><![CDATA[Gündeme Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[hasan erçakıca]]></category>
		<category><![CDATA[hristodulidis]]></category>
		<category><![CDATA[iki devletlilik]]></category>
		<category><![CDATA[müzakereler]]></category>
		<category><![CDATA[statüko]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=133474</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ticaret Odası genel kurulları, genellikle siyasi ama verimli bir foruma dönüşüyor. Siyasiler, ülke ve dünya sorunlarını kendi bakış açılarıyla ama en önemlisi herkes birbirini dinleyecek pozisyonda iken anlatma olanağı buluyorlar. Cumartesi günkü genel kurul toplantısı da öyle oldu. Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın konuşması, çok etkiliydi. İzlerken, yazının başlığı olarak kullandığım cümleyi kurmak [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/tanrisi-hristodulidisi-erhurmandan-korusun/">TANRISI, HRİSTODULİDİS’İ ERHÜRMAN’DAN KORUSUN!</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Ticaret Odası genel kurulları, genellikle siyasi ama verimli bir foruma dönüşüyor. Siyasiler, ülke ve dünya sorunlarını kendi bakış açılarıyla ama en önemlisi herkes birbirini dinleyecek pozisyonda iken anlatma olanağı buluyorlar. Cumartesi günkü genel kurul toplantısı da öyle oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın konuşması, çok etkiliydi. İzlerken, yazının başlığı olarak kullandığım cümleyi kurmak durumunda kaldım: “Tanrısı, Hristodulidis’i Erhüman’dan korusun!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hristodulidis görüşmelerin hemen ve Crans Montana’da kaldığı yerden başlamasını istiyor ya; Erhürman, görüşmelerin başlayabilmesi için yapılması gereken şeyler olduğundan söz etti:</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="alignright size-large is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="931" src="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2024/09/ERDOGAN.KIBRIS2024-07-22-10.02.01-1024x931.png" alt="" class="wp-image-133475" style="width:428px;height:auto" srcset="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2024/09/ERDOGAN.KIBRIS2024-07-22-10.02.01-1024x931.png 1024w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2024/09/ERDOGAN.KIBRIS2024-07-22-10.02.01-300x273.png 300w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2024/09/ERDOGAN.KIBRIS2024-07-22-10.02.01-768x699.png 768w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2024/09/ERDOGAN.KIBRIS2024-07-22-10.02.01-150x136.png 150w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2024/09/ERDOGAN.KIBRIS2024-07-22-10.02.01-696x633.png 696w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2024/09/ERDOGAN.KIBRIS2024-07-22-10.02.01.png 1040w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption class="wp-element-caption">ERDOĞAN, 20 TEMMUZ TÖRENLERİNE GETİRDİĞİ GAZETECİLERE KIBRIS SORUNU HAKKINDA AÇIKLAMA YAPARKEN MÜZAKERELERE KATILMAYACAĞIMIZI SÖYLEMEK YERİNE KOŞULLARINI AÇIKLAMAYI TERCİH ETMİŞTİ. GAZETELERDEN BİRİ, BU KONUŞMADAN YUKARIDAKİ BAŞLIĞI ÇIKARMIŞTI: &#8220;EŞİT OTURALIM, EŞİT KALKALIM&#8221;&#8230; ERHÜRMAN İSE &#8220;OTURDUĞUMUZ GİBİ KALKMAYIZ VE BUNUN DA GÜVENCE ALTINA ALINMASINI İSTERİZ&#8221; DİYOR. <br>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</figcaption></figure>
</div>


<ol class="wp-block-list">
<li>Adada, iki kurucu ve eşit halk olduğunun ve bunların siyasi olarak eşit olduğunun kabul ve teyit edilmesini birinci koşul olarak ileri sürdü; &#8220;Siyasi eşitliğimiz kabul edilmedikçe masaya oturmayız. Esas kritik nokta orasıdır” dedi. Bu kabul ve teyidin nasıl yapılacağı, hazırlık sürecinin başlıca tartışma konularından biri olacak; belki de Hristodulidis görüşme istediğine bile pişman olacak.</li>



<li>Rum tarafının Crans Montana’da olduğu gibi masayı devirmesi durumunda aynı statükoya geri dönülmeyeceğinin önceden belli olmasını ve bunun güvencesinin BM Güvenlik Konseyi tarafından verilmesini de diğer bir koşul olarak ifade etti. Esasen bu isteğin Hristodulidis’ten daha fazla ABD ve İngiltere tarafından nasıl karşılanacağı ilginç olacak.</li>
</ol>



<p class="wp-block-paragraph">Erhürman’ın koşullarının karşılanması çok zor ve hatta imkansız gibi bir şeydir ama bu koşullarla başlayacak bir müzakere sürecinin eskilere benzemeyeceği de çok açık; sonuç alma olasılığı ise çok yüksektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rum tarafı, ayak oyunlarına ve oyalama taktiklerine başvurma yollarının kapalı olacağı bir masaya oturmayı kabul etmeyecektir. Hristodulidis’in bunu kabul edebilmesi için Kıbrıs sorununu nihai olarak çözmeyi de kabullenmesi; bunun içinse iş birliği yaptığı uluslararası güçlerden çok büyük baskı görmesi gerekecektir. Zaten görüşme aşamasına gelmeden, bu koşulların Kıbrıs Rum tarafınca kabul edilmesini sağlayabilmek için uluslararası güçlerin yapacakları veya yapmayacakları şeyler ilginç olacaktır. Erhüman’ın koşulları, Hristodulidis’ten önce, bu “uluslararası güçler” üzerinde büyük bir baskı oluşturacak ve asıl olarak onların rahatını bozacaktır sanıyorum:</p>



<ol class="wp-block-list">
<li>Uluslararası toplum, Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliğini sulandırmaya onay veremez. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu ortağı olan Kıbrıs Türk halkının haklarını görmezlikten gelmek mümkün değildir. Uluslararası hukuki ve siyasi düzen buna müsait değildir. Bu hakların görmezden gelinmesi halinde, sınırlar da dahil olmak üzere her şeyin değişebileceğini kabullenmek gerekir ki işler tam da o zaman rayından çıkabilir. Olmaz!</li>



<li>“Müzakere yapalım ama anlaşmazlık durumunda aynı noktaya dönelim” anlayışı ise ahlaki değildir. Gerek Annan Planı referandumundan gerekse Crans Montana sürecinden sonra yaşananlar, bunun savunulmasına olanak vermemektedir. Hiçbir koşul ileri sürmeden masaya oturmamızı savunmaları mümkün görünmemektedir.</li>
</ol>



<p class="wp-block-paragraph">Erhüman’ın önerdiği koşullar, yeni bir müzakere sürecinin başlamasının koşulları olarak ileri sürülürse uluslararası topluluk ile yeni ama etkili bir sürece girileceği bellidir ve Hristodulidis’in ne yapacağını şaşıracağı da kesindir. DİSİ ve AKEL gibi partiler bu koşulları zorlanarak da olsa destekleyebilirler ama Hristodulidis’i çevreleyen Rum siyasi partilerinin bu koşulları kabul etmeyeceği şimdiden söylenebilir. Rum tarafı, gerçek anlamda bir “yol ayrımı” ile karşı karşıya gelmiş olacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İzleyenler bilirler; Erhürman, bu koşulları yeni icat etmiş değildir. Bunlar, “iki devletlilik kabul edilsin” tezine karşı defalarca ifade edilmiş görüşlerdir. KTTO kürsüsünden, siyasi elitlerin huzurunda ifade edilmesi ise gerçekten etkili olmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu görüşler, “resmi görüşler” olarak sürece dahil edilebilse yapılacak tek bir yorumum olurdu: Tanrı, Hristodulidis’e acısın ve korusun!</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/tanrisi-hristodulidisi-erhurmandan-korusun/">TANRISI, HRİSTODULİDİS’İ ERHÜRMAN’DAN KORUSUN!</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/tanrisi-hristodulidisi-erhurmandan-korusun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İZCAN: “STATÜKOYU KİMİN KORUDUĞU ORTAYA ÇIKMIŞTIR”</title>
		<link>https://www.vekibris.com/izcan-statukoyu-kimin-korudugu-ortaya-cikmistir/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/izcan-statukoyu-kimin-korudugu-ortaya-cikmistir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 May 2021 11:55:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşik Kıbrıs Partisi (BKP) Genel Başkanı İzzet İzcan]]></category>
		<category><![CDATA[cenevre]]></category>
		<category><![CDATA[izzet izcan]]></category>
		<category><![CDATA[kktc]]></category>
		<category><![CDATA[statüko]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=55845</guid>

					<description><![CDATA[<p>Partinin basın bürosundan yapılan açıklamaya göre, BKP Genel Başkanı İzcan, “Kıbrıslı Türklerin çıkarları ile Ankara’nın hedeflerinin birbirine zıt olduğu” görüşünü savundu. İzcan, “Ankara’nın bir tek Kıbrıslı Türk kalmasa bile, Kıbrıs bizim elimizde olmalıdır, bölgedeki askeri ve ekonomik çıkarlarımız bunu gerektiriyor anlayışı, bugünkü trajedinin temel kaynağıdır” şeklinde devam etti. İzcan, yaşananların garantörlükle ilişkisi olmadığını savunarak, “Kıbrıs’ın [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/izcan-statukoyu-kimin-korudugu-ortaya-cikmistir/">İZCAN: “STATÜKOYU KİMİN KORUDUĞU ORTAYA ÇIKMIŞTIR”</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Partinin basın bürosundan yapılan açıklamaya göre, BKP Genel Başkanı İzcan, “Kıbrıslı Türklerin çıkarları ile Ankara’nın hedeflerinin birbirine zıt olduğu” görüşünü savundu. İzcan, “Ankara’nın bir tek Kıbrıslı Türk kalmasa bile, Kıbrıs bizim elimizde olmalıdır, bölgedeki askeri ve ekonomik çıkarlarımız bunu gerektiriyor anlayışı, bugünkü trajedinin temel kaynağıdır” şeklinde devam etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İzcan, yaşananların garantörlükle ilişkisi olmadığını savunarak, “Kıbrıs’ın toprak bütünlüğü, egemenliği ve anayasal düzeni bu şekilde korunamaz” dedi. İzcan, Rusya Federasyonu’nun Cenevre zirvesi sonrası “Garantörler sorunun parçası olmuşlardır” açıklamasını ise “tam yerinde” olarak niteledi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/izcan-statukoyu-kimin-korudugu-ortaya-cikmistir/">İZCAN: “STATÜKOYU KİMİN KORUDUĞU ORTAYA ÇIKMIŞTIR”</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/izcan-statukoyu-kimin-korudugu-ortaya-cikmistir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>STATÜKO, MALİYE’DE SAKLANIYOR!</title>
		<link>https://www.vekibris.com/statuko-maliyede-saklaniyor/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/statuko-maliyede-saklaniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Mar 2021 16:39:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HASAN ERÇAKICA]]></category>
		<category><![CDATA[2021 bütçesi]]></category>
		<category><![CDATA[gelirler]]></category>
		<category><![CDATA[hasan erçakıca]]></category>
		<category><![CDATA[maaşlar]]></category>
		<category><![CDATA[Maliye]]></category>
		<category><![CDATA[statüko]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=52752</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekim-2020 ayının ek mesai çalışmaları ödendi. Maliye Bakanlığı’nın açıklamasına göre 6 bin kadar kişiye ortalama olarak kişi başına 2700 TL ödendi. Aylardan beri çalışmayan insanlara ayda bin veya binbeşyüz TL ödeyemeyen KKTC devleti, sadece bir ay için ek mesai ücreti olarak kişi başına 2700 TL ödedi. Oysa etrafımızda, işe gitmediği ve maaş almadığı halde “maaş [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/statuko-maliyede-saklaniyor/">STATÜKO, MALİYE’DE SAKLANIYOR!</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Ekim-2020 ayının ek mesai çalışmaları ödendi. Maliye Bakanlığı’nın açıklamasına göre 6 bin kadar kişiye ortalama olarak kişi başına 2700 TL ödendi. <strong>Aylardan beri çalışmayan insanlara ayda bin veya binbeşyüz TL ödeyemeyen KKTC devleti, sadece bir ay için ek mesai ücreti olarak kişi başına 2700 TL ödedi.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Oysa etrafımızda, işe gitmediği ve maaş almadığı halde “maaş desteğine” de uygun bulunmadığını söyleyen çok sayıda insan vardır. Kaldı ki, Mart-2020’de başlayan Covid-19 önlemleri nedeniyle açık olsalar bile hiçbir iş yapmadıkları belli olan turizmcilere sadece bir-iki aylık maaş desteği verilebildi. İşlerinin yarısından fazlasını kaybeden esnaf ve zanaatkarlar, işyerli açıktır diye bu yardımdan yararlandırılmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bundan sonra ne olacağı da belli değildir. <strong>“Şimdiye kadar açlıktan ölmedilerse, bundan sonra da ölmezler zaten”</strong> diyerek onlar için dua etmekten başka birşey yapamıyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>SALGININ GÖSTERDİKLERİ</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu arada, dört bin kadar kamu görevlisi öğretmen, aşılanmadan okula gitmeyi reddediyor. Salgın göstermiştir ki, KKTC devleti yurttaşlarına hak eşitliği sağlayamamıştır: <strong>Bir yanda, iş yerlerinin açılması için çırpınan, devlet tarafından engellendiği halde maaş desteği bile alamayan insanlar; diğer yanda maaşını aldığı halde işe gitmeyi reddeden insanlar var.</strong> Bir yanda büyük güvenceleri olan, <strong>“bir eli yağda, bir eli balda”</strong> hayat sürenler ve her türlü riskten kaçınanlar; diğer yanda ekmek parası için <strong>“ölümle yüzyüze gelme hakkı”</strong> talep eden yurttaşlar var. Birileri en küçük riskten bile kaçarken diğerleri ölüme koşarcasına ekmek parasının peşinde koşmak için çırpınıp duruyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>BÜTÇE AÇIKLIYOR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunun neden böyle olduğunu anlamak isterseniz KKTC bütçesine bakacaksınız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">KKTC’nin 2021 yılı bütçesinin büyüklüğü 10 milyar TL’dir. Bunun 8 milyar TL’si maaş nitelikli harcamadır. Buna karşılık 2021 yılında, sadece 5.5 milyar TL gelir elde edileceği düşünülmüştür. Elde edilecek gelir maaşları ödemeye yetmeyeceğinden Türkiye’den de bu amaçla yardım talep edilmiştir. İmzalanan anlaşmaya göre Türkiye, cari harcamalar için 800 milyon TL borç verecektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Bizim muhtemel maaş harcamalarımız Türkiye’den alınacak borçla bile karşılanabilir durumda değildir.</strong> Hala daha 1.5 milyar TL’den fazla açık vardır. KKTC Maliyesi, yerel kaynaklardan da borçlanarak bu parayı denkleştirmeye maaşlıları ödemeye koşacaktır. 2021 yılı işte böyle geçecektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>GÖZ BOYAMA USTALARI</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Zurnanın “zırt” dediği yer burasıdır. <strong>KKTC, ne yapıp edip, kamu görevlilerini rahat ettirmek için çalışan bir devlettir</strong> ve Covid-19 salgını bile bunu değiştirmeye yetmemiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kapalı olan iş yerlerinden vergi talep edilmekte, yetmezse Türkiye’den borçlanılmakta, o da yetmezse bankalarda biriken paralara “borç” diye el konulmakta ve maaşlılara dağıtılmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunu yapanlar, açlıkla karşı karşıya kalmış olan insanlara yardım etmek için çalıştıkları izlenimini yaratmak için de gayret göstermekte, senaryolar yazmakta filmeler çevirmektedirler. Bakanlar, bütün TV programlarında bu yardımları denkleştirmek için çalıştıklarını anlatmakta; muhalefet milletvekilleri meclis kürsüsüne çıkıp işsizlerin açlığa terk edildiğini veya işletmelere hibe gerektiğini haykırıp durmaktadırlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Bunların hiçbiri, “şuradan alıp, buraya verelim” diye somut bir öneri getirmedi.</strong> Olmadıkları bildikleri kaynağı “hokus-pokus ile yaratmaya” çalışmakta veya olmayan kaynağı herkese bölüştürmeye uğraşmaktadırlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Neredeyse savaştan beter günler yaşıyoruz. Toplumsal birlikten, çalışanlardan veya ezilenlerden yana olanlar bütçeye bakarak konuşmak zorundadır. <strong>Devlet kaynakları kimler için harcanıyorsa, bu düzenin efendileri de onlardır.</strong> Bu düzenin efendilerine dokunmaya cesaret edemeyenler, düzenin kölelerinin haklarını savunduklarını ileri süremezler.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/statuko-maliyede-saklaniyor/">STATÜKO, MALİYE’DE SAKLANIYOR!</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/statuko-maliyede-saklaniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SATATÜKONUN SAHİPLERİ DE BELLİDİR, KÖLELERİ DE!</title>
		<link>https://www.vekibris.com/satatukonun-sahipleri-de-bellidir-koleleri-de/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/satatukonun-sahipleri-de-bellidir-koleleri-de/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2021 07:31:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HASAN ERÇAKICA]]></category>
		<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[dursun oğuz]]></category>
		<category><![CDATA[hasan erçakıca]]></category>
		<category><![CDATA[kamu]]></category>
		<category><![CDATA[köleler]]></category>
		<category><![CDATA[Maliye]]></category>
		<category><![CDATA[sahipler]]></category>
		<category><![CDATA[Salgın]]></category>
		<category><![CDATA[statüko]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=52308</guid>

					<description><![CDATA[<p>KKTC devleti, salgının kırıp geçirdiği işletmelerden ve özel sektör çalışanlarından hala daha vergi toplamaya çalışıyor. Kapalı olan veya yarım-yamalak açılmış işyerlerinden “harç” adı altında haraç toplanmaya da devam ediyor. Cepinizde 100 TL ya vardır ya yoktur ama bu 100 TL ile eve birşeyler götürmeye kalktığınız zaman sizi en az 10 TL’sini devlete vermek zorunda da [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/satatukonun-sahipleri-de-bellidir-koleleri-de/">SATATÜKONUN SAHİPLERİ DE BELLİDİR, KÖLELERİ DE!</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">KKTC devleti, salgının kırıp geçirdiği işletmelerden ve özel sektör çalışanlarından hala daha vergi toplamaya çalışıyor. Kapalı olan veya yarım-yamalak açılmış işyerlerinden “harç” adı altında haraç toplanmaya da devam ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Cepinizde 100 TL ya vardır ya yoktur ama bu 100 TL ile eve birşeyler götürmeye kalktığınız zaman sizi en az 10 TL’sini devlete vermek zorunda da bırakıyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Devlet dediğin şey böyledir;</strong> zorbalık üzerine kurulmuş bir sömürgendir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>TASARRUF YOKTUR!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Böyle bir devletin bile salgın gibi büyük bir felaket karşısında biraz da olsa İNSAFA GELMESİ beklenebilir ama&#8230; <strong>Oysa halkı istediği kadar parasızlık çeksin; KKTC devleti, tasarruf etmek niyetinde değildir.</strong> Harcamalarını hiçbir şey olmamış gibi devam ettirmek gayretindedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Devlet dairelerine masraflarını %10 oranında azaltmaları emredilmiştir ama bunun gerçek bir tasarruf olmadığını hepimiz biliyoruz.</strong> Bu yıl toplanacak bütün vergiler ve Türkiye’den gelecek yardımlar, maaş ödemesine bile yetmeyecektir. Yüzde 10 tasarruf önlemi, mal veya hizmet alımı yoluyla da olsa başkalarına “kuruş olsun koklatmamak” ve maaş ödemelerini devam ettirebilmek için düşünülmüştür.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Muhtemel bütün gelirler maaş ödemelerine bile yetmeyecek olduğuna göre tasarruf edilecek tek bir kalem vardır aslında: Maaş ödemeleri.</strong> Belki kendi maaşlarını düşündüklerinden, belki de kamu görevlileri ile takışmaktan korktukları içindir bilmiyorum ama KKTC devletini yönetenler maaş ödemelerinden TAVİZ VERMEK NİYETİNDE DEĞİLLERDİR!</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>İZİN ALIYORLAR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Zaten ne yapıyorlarsa, kamu görevlilerinden izin alarak yapıyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Maliye Bakanı Dursun Oğuz, iş yerleri kapatılmış olan 48 bin kişiye bir kez için verilecek olan <strong>1500 TL’nin ödenmesi için kamuda örgütlü sendikalarla biraraya gelmiş onaylarını almıştır.</strong> 60 milyon TL’lik bu ödemeden sonra sıra, kamu görevlilerinin ödenmemiş ek-mesailerine gelecektir. Anlaşma budur; izin bu koşulla alınabilmiştir!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aralık ayında ödenen 13’ncü maaşlardan tasarruf edilebilmiş olsaydı, salgın nedeni ile çalışmayanlara veya muhtaç duruma düşenlere 8-10 ay süreyle ayda 1500 TL ödeyebilmek mümkün olabilecekti. Düzenin sahipleri buna izin vermediler ama şimdi büyüklük gösterip 60 milyon TL’nin sadece bir ay için 48 bin kişiye dağıtılmasına izin veriyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Saltanatın devamı için böyle uygun gördüler; lütfediyorlar!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Siz isterseniz, pandemi hastanesinde çalıştırılmak için işe alınan ama kendileri için daha uygun yerlere tayin edilen veya işe gitmeden aylık alan kamu personeli olduğunu da hatırlayabilirsiniz&#8230; Böylece saltanatın nasıl çalıştığını anlamanız kolaylaşmış olacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>STATÜKO BUDUR İŞTE!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">İşte KKTC statükosu budur!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bulacaksın buluşturacaksın; vereceksin! Açlıktan ölmek üzere olanlara bir lokma bahşetmek istersen düzenin sahiplerinden rica-minnet izin talep edeceksin!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Köleci düzenin köle sahipleri ve köleleri; feodal düzenin toprak sahipleri ve serfleri vardı. <strong>KKTC’nin de efendileri ve çalışanları vardır.</strong> Çalışacaksın, bulacaksın buluşturacaksın ödeyeceksin!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Besim Tibuk bir programda anlatmıştı: Tayland’ta, pirinç tarlalarında, çamurların içinde çalışan köylüler, vakit bulur bulmaz yemek yapmaya koşar, sonra da bu yemeği tapınakta onlar için dua etmekte olan Budist rahiplere sunarlarmış. Ruhban sınıfına zaten öfkeli olan Besim Tibuk, hiddetlenerek sormuştu: “Sen pirinç tarlasında çalışmak ne demek bilir misin?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilmem Besim Bey! Ben KKTC’de olanı biteni bile ancak Covid-19 sayesinde anladım.Anladım ki, <strong>KKTC’deki düzen; aç kalacaksın, sürüneceksin, evdeki çocuklarını besleyemeyeceksin ama kamu görevlilerini rahat ettirmekten de vazgeçmeyeceksin düzenidir.</strong></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/satatukonun-sahipleri-de-bellidir-koleleri-de/">SATATÜKONUN SAHİPLERİ DE BELLİDİR, KÖLELERİ DE!</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/satatukonun-sahipleri-de-bellidir-koleleri-de/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ESNAF VE ZANAATKARLAR DERTLİ: “ÇALIŞIN VE BİZİ DE ÖDEYİN&#8221;</title>
		<link>https://www.vekibris.com/esnaf-ve-zanaatkarlar-dertli-calisin-ve-bizi-de-odeyin/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/esnaf-ve-zanaatkarlar-dertli-calisin-ve-bizi-de-odeyin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Jan 2021 19:34:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[esnaf]]></category>
		<category><![CDATA[gündem]]></category>
		<category><![CDATA[ödeyin]]></category>
		<category><![CDATA[örtme]]></category>
		<category><![CDATA[statüko]]></category>
		<category><![CDATA[zanaatkar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=47264</guid>

					<description><![CDATA[<p>Esnaf ve Zanaatkarlar Odası Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, halka yabancılaşan statükonun çalışanları, ustaları ve esnafı vergilendirerek kendini üretmeye çalıştığı vurgulanarak şöyle denildi: &#8220;Statükonun bütün faturaları çalışana, ustaya, esnafa çıkarılmış, iğneden ipliğe yapılan zamlarla soyulup soğana çevrilmiş, ezim ezim edilmiş olduğu halde, neler neler tartışılıyor memlekette… Haftalardır bütün her şey, yapılan açıklamalar, ileri geri [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/esnaf-ve-zanaatkarlar-dertli-calisin-ve-bizi-de-odeyin/">ESNAF VE ZANAATKARLAR DERTLİ: “ÇALIŞIN VE BİZİ DE ÖDEYİN&#8221;</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Esnaf ve Zanaatkarlar Odası Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, halka yabancılaşan statükonun çalışanları, ustaları ve esnafı vergilendirerek kendini üretmeye çalıştığı vurgulanarak şöyle denildi:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Statükonun bütün faturaları çalışana, ustaya, esnafa çıkarılmış, iğneden ipliğe yapılan zamlarla soyulup soğana çevrilmiş, ezim ezim edilmiş olduğu halde, neler neler tartışılıyor memlekette… Haftalardır bütün her şey, yapılan açıklamalar, ileri geri adımlar, sanki var olan gündemin üzerine örtü atmak için yapılıyor. Bilerek veya bilmeyerek yapılan gerçekten bu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir gün meclis başkanlığı sorun oluyor, bir gün hükümet, bir gün üst kurulun aldığı kararlar… Bir gün parti içi kavgalar, bir gün de seçim kavgaları… Sonu yok, sonun geleceği de yok.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Siyaset kurumunun toplumdan koptuğu artık çok açık. Nelerin olup bittiğini anlayabilmiş olsa, en önemlisi ülkede yaşananları hissetse, gerçek sorunun bir parçası olsa, bu kadar çok atışma, sataşma, makam yarışı, çelişkili kararlar sokağa dökülür müydü? Herkesin gözü önünde normalmiş gibi karar üstüne karar alınır, bu kadar çok gürültü kirliliği yaratılır mıydı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Var olan mevcut yapı; statüko, halka o kadar çok yabancılaşmış ki halen daha çalışanları, ustaları, esnafı vergilendirmeye devam ederek kendini üretme, besleme derdinde. Bu alışkanlığından bir türlü vazgeçemiyor. Gerek borç gerekse hibe yolu ile TC’den gelen tüm kaynaklarla birlikte, yerel kaynakları da üzerine ilave ederek kendisini beslemek için çarçur eden statüko, aslında kurşunu kendi ayağına da sıkmış oldu. Şimdi gördüğümüz sadece çırpınmadır. O kadar çok çıkan gürültünün nedeni de sadece budur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her birimizin alın teri, vergisi olan bütçeyi kendi geleceği için yiyip bitirdiğinden dolayı, doğru dürüst ne kapanma ne de açılma kararı alabiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Emeği, alın teri ile geçimini sağlayanlar, işsizler için eli kolu bağlı kalan bugünkü yapı, son aldığı kararla &#8216;çalışın ve bütçe için bizi de ödeyin&#8217; mesajı verdi. Gelip gelebildiği nokta bu…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Salgının devam etmiş olmasından dolayı binlerce işyerinin kapandığı, on binlerce işsizin ortaya çıktığı biliniyor. Buna rağmen, &#8216;ödemeye devam edin&#8217; deniyor. Nasıl kötü bir niyettir bu?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yönetebilmekten çıkmanın sonucundan başka bir şey yok ortada.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir makam doldurulamıyorsa, bir makamın gereklilikleri yerine getirilemiyorsa ve bunun sonucu olarak da iş yapma kapasitesi yitirilmişse, daha da önemlisi sorunu çözecek, çözebilecek olanın bizler olduğu kültürü ortadan kalkmışsa, buraya kadar demekten başka geriye söylenebilecek bir şey kalmıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İş başa düştü! Sorunları yaşayanların, sorunlara sahip çıkmasından başka yol görünmüyor.&#8221;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/esnaf-ve-zanaatkarlar-dertli-calisin-ve-bizi-de-odeyin/">ESNAF VE ZANAATKARLAR DERTLİ: “ÇALIŞIN VE BİZİ DE ÖDEYİN&#8221;</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/esnaf-ve-zanaatkarlar-dertli-calisin-ve-bizi-de-odeyin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KAMUNUN OLANAKLARINA ERİŞEBİLENLER AYRICALIKLIDIR</title>
		<link>https://www.vekibris.com/kamunun-olanaklarina-erisebilenler-ayricaliklidir/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/kamunun-olanaklarina-erisebilenler-ayricaliklidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2020 06:12:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ANALİZ]]></category>
		<category><![CDATA[değişim]]></category>
		<category><![CDATA[egemenler]]></category>
		<category><![CDATA[hasan erçakıca]]></category>
		<category><![CDATA[kktc]]></category>
		<category><![CDATA[statüko]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=23750</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu salgın krizi, KKTC’deki düzeni net bir şekilde görmemizi sağladı. Turnusol kağıdı gibi bir şey:&#160;Bu düzenden kim yararlanıyor; kim düzenin ayrıcalıklılarını sırtında taşıyor, bir kez daha gördük. Yıllar boyu sosyal güvenlik primi yatıran bir işçi, salgın tehlikesinin neden olduğu ekonomik durgunluk nedeni ile işini kaybettiği zaman 2400 TL değil, 1500 TL işsizlik ödeneği alacakmış&#8230; Yıllarca, [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/kamunun-olanaklarina-erisebilenler-ayricaliklidir/">KAMUNUN OLANAKLARINA ERİŞEBİLENLER AYRICALIKLIDIR</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Bu salgın krizi, KKTC’deki düzeni net bir şekilde görmemizi sağladı. Turnusol kağıdı gibi bir şey:&nbsp;<strong>Bu düzenden kim yararlanıyor; kim düzenin ayrıcalıklılarını sırtında taşıyor, bir kez daha gördük.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yıllar boyu sosyal güvenlik primi yatıran bir işçi, salgın tehlikesinin neden olduğu ekonomik durgunluk nedeni ile işini kaybettiği zaman 2400 TL değil, 1500 TL işsizlik ödeneği alacakmış&#8230; Yıllarca, böylesi zor bir dönemde yararlanmak için prim yatır; ama sıra bu priminin karşılığını almaya gediği zaman devlet denilen zorbanın engellemesi ile karşılaş!</p>



<p class="wp-block-paragraph">İşsizlik ödeneği, altı ay süreyle verilir. İşsizlik hali altı aydan fazla devam ederse bunu ödeneksiz olarak geçirmenin yollarını bulmak zorundasınız. İşçilerin işsizlik ödeneğini kesmeye uğraşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, altı aydan fazla devam edecek işsizlik için ödenek tahsis etmeyi düşüneceğine, mevcut ödeneği kesmeyi düşünüyor.&nbsp;<strong>Kimin devletinde yaşıyoruz; anladık mı?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">KKTC devleti, ödeme zorlukları nedeniyle, kamu görevlilerinin maaşlarına sınırlama getirdi. Kimilerine göre bu bir “kesintidir”. Bu kesintiden sonra bile kamu görevlileri 5 bin ile 8.5 bin TL arasında bir maaş alabilecektir. Bir yanda 1500 TL, diğer yanda en az 5 bin TL.<strong>Ne kadar adil bir devlet; anladık mı?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün yapılan kesinti, devletin kamu çalışanlarına olan borcu sayılıyor. İşler düzelince, bu kesintiler geri ödenecek&#8230; Maaş “kesintisi” geçici; işsizlik ödeneği kesintisi ise kalıcıdır.&nbsp;<strong>Nasıl bir düzenmiş bu; gördük mü?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>DÜZEN NASIL İŞLİYOR?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Lefkoşa Türk Belediyesi,&nbsp;<strong>belediye emlakının kiralarını sıfıra indirdiğini</strong>duyurdu. Vakıflar İdaresi veya bir başka kamu kuruluşundan konut veya işyeri kiralayanlar da salgın günleri süresince kira ödemeyecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Peki ya, kamusal olanaklara erişemediği için başka bir yurttaşın konutunu veya iş yerini kiralayanlar ne olacak? Devletin, kamu kurumların kiralanan emlakın kiralarını bağışlamak yerine,&nbsp;<strong>bütün kiracılara “kira yardımı” yapması</strong>daha adil olmaz mıydı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kamuya borcu olanların borçları erteleniyor. Peki, özel sektörde çalışan ve birbirine borçlu olanlar çarklarını nasıl döndürecekler?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Devlet çalışanlarının maaşlarını en az 5000 TL’ye düşürdü ama özel sektör kuruluşları çalışanlarına kaç para ödeyebilecek? Asgari ücreti olsun ödeyebilecek mi? Devlet, dolaylı veya dolaysız vergiler yoluyla, reel sektör emekçilerinin ürettiklerine el atıyor; zorla el koyduğu bu pay ile kendi çalışanlarını ödeyecek.&nbsp;<strong>Ama kendi çalışanlarına, bu vergileri üreten özel sektör çalışanlarından daha fazla ödeyecek.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">İşte düzen budur! Bir başkasının ürettiğine zorbalıkla el koyanlar, üretmek için çalışanlardan daha iyi bir gelire sahip olacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>KAMUSAL OLANAKLARA ERİŞİM</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu duruma nasıl geldiğimizi de sorgulamak lazım tabii&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Herkesi aynı kefeye koymak doğru olmasa bile, KKTC’de kamu görevine nasıl girildiği bellidir&#8230; Kamusal emlakın nasıl bir yöntemle kiralandığını; diğer kamusal olanaklara erişimin nasıl olduğunu da biliyoruz. Yıllardan beri şikayet konusu olan adam kayırmacılık ve partizanlıktan haberdarız yani!</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kamusal olanaklara erişebilmek becerisini kim gösterebilmişse, bugün avantajlı veya ayrıcalıklı olanlar da yine onlardır.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">KKTC’de hakim sınıf, işte bunlardır!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Satatüko dedikleri de bu olmalıdır!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Değişimden söz edip duranlar,&nbsp;<strong>gerçek bir değişim istiyorlarsa yurttaşların “hak eşitliğini” sağlamaya bakmalıdırlar.</strong>Geriye kalan değişim, kendiliğinden hallolacaktır zaten.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/kamunun-olanaklarina-erisebilenler-ayricaliklidir/">KAMUNUN OLANAKLARINA ERİŞEBİLENLER AYRICALIKLIDIR</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/kamunun-olanaklarina-erisebilenler-ayricaliklidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÖZERSAY: “STATÜKO EZBER BOZAN ADIMLARLA KIRILIR”</title>
		<link>https://www.vekibris.com/ozersay-statuko-ezber-bozan-adimlarla-kirilir/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/ozersay-statuko-ezber-bozan-adimlarla-kirilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Aug 2019 12:38:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[kapalı maraş]]></category>
		<category><![CDATA[KUDRET ÖZERSAY]]></category>
		<category><![CDATA[statüko]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=6490</guid>

					<description><![CDATA[<p>HP’den yapılan yazılı açıklamaya göre, Özersay, BRT’de gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Özersay, Doğu Akdeniz’de doğal gaz konusunda sahada atılan dengeleyici adımlar,&#160; kapalı Maraş konusunda ortaya konulan yeni yaklaşım ve BM Barış Gücü’nün statüsünün sorgulanması gibi yeni ve farklı bir politika ile yerleşmiş kalıpların dışında, ezber bozan hamleler ile statükodan memnun olanları rahatsız ettiklerini söyledi. Özersay, [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/ozersay-statuko-ezber-bozan-adimlarla-kirilir/">ÖZERSAY: “STATÜKO EZBER BOZAN ADIMLARLA KIRILIR”</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">HP’den yapılan yazılı açıklamaya göre, Özersay, BRT’de gündeme ilişkin soruları yanıtladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özersay, Doğu Akdeniz’de doğal gaz konusunda sahada atılan dengeleyici adımlar,&nbsp; kapalı Maraş konusunda ortaya konulan yeni yaklaşım ve BM Barış Gücü’nün statüsünün sorgulanması gibi yeni ve farklı bir politika ile yerleşmiş kalıpların dışında, ezber bozan hamleler ile statükodan memnun olanları rahatsız ettiklerini söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özersay, Kapalı Maraş konusunda şunları kaydetti:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Bu kadar yıl bir ezber devam etti; Kıbrıs’ta kapsamlı çözüm olacak, bir müzakere kozu olarak Kapalı Maraş toprak ayarlaması bağlamında verilecek şeklinde bir ezber vardı… Kapsamlı çözüme endekslendiği için Maraş hayalet şehre dönüştü. Bir konuyu kapsamlı çözüme bağladığınızda içi boşalıyor konunun. O mesele çürüyor. Geçmiş yıllarda aynı şey kapalı Maraş’ın bir güven yaratıcı önlem olarak ele alınmasında da yaşandı ve bu da bir ezbere dönüştü, sonuç alınamadı. Bu hükümet döneminde Kapalı Maraş’la ilgili bir ezberi bozduk. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni uluslararası hukuka daha bir yaklaştıracak, tek taraflı bir adımla bir açılım yaptık. Atacağımız adımın hazırlığına başladığımızı söyledik. Kıbrıs Rum tarafına karşı bugüne kadar müzakere masasında verdiğimiz karşı öneri ve paketlerin haricinde, onların dengesini bozan ne yaptık şimdiye kadar? Kapalı Maraş onların dengesini bozan bir hamledir”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“YAPTIĞIMIZ DİĞER BİR HAMLE İSE DOĞU AKDENİZ’DE KAZI AŞAMASINA GELMİŞ OLMAMIZ”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yaptıkları diğer bir hamlenin ise Doğu Akdeniz’de kazı aşamasına gelmiş olmaları olduğunu ifade eden Özersay, Rum tarafının rahatını ve huzurunu kaçıracak olanın bu ve buna benzer adımlar olduğunu belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ara bölgedeki Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün statüsünün değişmesi gündeme geldiğinde de Rum tarafının keyfinin kaçtığını, dengesinin bozulduğunu kaydeden Özersay, “Buna benzer şeyler yapmadığımızda hiçbir şeyin değişmemesine katkı yapmış oluyoruz. Eğer biz statükonun tekerine çomak sokmak istiyorsak dengeleri değiştirecek, ezber bozan adımlar atmak zorundayız. Bundan sonraki adım BM Barış Gücü’nün statüsünün değişimiyle ilgili tartışmayı ileriye taşımaktır. Doğalgazda kazı aşamasına geldiğimiz halde güç kullanmıyor, gel işbirliği yapalım diyoruz. Bu önemli bir dış politika hamlesidir” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“KAPALI MARAŞ’TA 1980’LERDE YAPTIĞIMIZI TEKRAR ETME DÜŞÜNCEMİZ YOKTUR”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün hükümet olarak aldıkları kararın &nbsp;Kapalı Maraş’ı kendi vatandaşlarının&nbsp; iskanına açma kararı d olmadığını, oranın eski sakinleriyle evkafın mülkiyet ve tasarruf haklarına halel gelmeksizin bir çözüm üreteceklerini ifade eden Özersay, Kapalı Maraş’ta 1980’lerdeki gibi bir hamle yapmadıklarını anlattı ve şöyle konuştu:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“550 sayılı Güvenlik Konseyi kararına bakarsak, bize tepki olarak alındığını görürüz. Kararda; Maraş’ın eski sahiplerine BM yönetimi altında iadesinden bahseder. Çünkü biz o tarihte kendi vatandaşımızın iskanına açmaya kalkıştık Maraş’ı. Eğer 1974’te 2. harekattan sonra Kapalı Maraş’a da güneyden gelen göçmenlerimizi yerleştirmiş olsaydık bugün böyle bir tartışma yaşamazdık, Güvenlik Konseyi de böyle bir karar almış olmazdı. Kuzey Kıbrıs’ta terkedilen Kıbrıs Rum mallarına göçmenlerimizi yerleştirdiğimiz gibi ya da Rumların kendi göçmenlerini Kıbrıslı Türklerin mallarına yerleştirdiği gibi. Bunun bir mantığı vardı. Ama biz 1974’te orayı iskana açmadık ve kapalı tuttuk. Oranın yeni sakinleri olmadı. 10 yıl sonra buraya ihtiyacımız var iskana açıyoruz dediğimizde güvenlik konseyi bir reaksiyon gösterip burayı açamazsınız dedi. Mülkiyet hakkı bağlamında da sıkıntılı bir durum ortaya çıkmıştı. 1974’te olsa çıkmazdı, aynen Kuzey Kıbrıs’taki taşınmaz mallarda çıkmadığı gibi. Çünkü insani bir mesele, bir ihtiyaç vardı.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özersay, Dışişleri Bakanı olarak Kapalı Maraş konusuyla ilgili olarak yürürlüğe koyulacak politikada Kıbrıs Rum lideri Anastasiades’i muhatap almayacaklarını söylemesinin tepkiye neden olduğunu ancak sonuç çıkmayan hiçbir ezberi tekrara niyetlerinin olmadığını da söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Maraş’ın eski sakinlerinin muhatap ve paydaş olduğunun da altını çizen Özersay, sürecin hızla devam edeceğini söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“50 YILLIK MÜZAKERELERDE AYNI ŞEYİ YAPARAK FARKLI SONUÇLAR ELDE EDEMEYİZ”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">50 yıldan uzun bir süredir devam eden Kıbrıs müzakerelerinde aynı şeyi yaparak farklı bir sonuç elde edemeyeceklerini de kaydeden Özersay, bu kadar yıldır iki tarafın tamamen farklı şeyi anladığı federal ortaklığı görüştüklerini ve bir sonuca ulaşamadıklarını ifade etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özersay şöyle konuştu:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Yine federal ortaklık görüşmesine oturursak o masada çakılıp kalırız. Bu işin mantığında bir yanlış vardır artık bunu görmeli ve ortaklığın şekline ilişkin olarak daha sorgulayıcı bir yaklaşım ortaya koyabilmeliyiz. 2017’de Crans-Montana’da süreç çöktüğünde, Bu zihniyetle federal ortaklık olmaz. Federal ortaklık için yönetimi de zenginliği de paylaşmaya hazır iki taraf olması lazım&nbsp; görüşünde herkes birleşmişti.&nbsp; Eğer Kıbrıs Rum tarafında federasyon kurma bağlamında bir zihniyet değişimi olmadıysa, bu zihniyet değişimi olmadan yeniden müzakere masasına oturmak bizi nereye götürecek? Neden şimdi yeniden müzakereye başlanıyor?” .</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aynı nedenlerle 2018’de de bir müzakereye angaje olunmadığını söyleyen Özersay, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Lider Anastadiades’in son görüşmesinin tutanakları incelendiğinde Rum tarafına hala aynı zihniyetin hakim olduğunun somut bir şekilde görüldüğünü dile getirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özersay; “Tutanaklarda Kıbrıs Rum Liderlerinin yönetimi bizimle paylaşmaya hazır olmadığını görüyoruz. Dönüşümlü başkanlığı kabul etmiyor. Siyasi eşitliğin en önemli unsurlarından birisi olan karar alma konusunda illaki Kıbrıslı Türklerin de ‘evet’i gerekir noktasını kabul etmem diyor. Bir takvimi de kabul etmiyor; ‘bir başlayalım da bakarız’ diyor. Geçmişteki yakınlaşmaları da sorguluyor. Yetmiyor; başka bir Guterres belgesinden bahsediyor. Bu unsurların tamamına baktığınızda gördüğümüz net bir şey var; yönetimi paylaşmak anlamında bir zihniyet değişikliği yok. Soru şudur; 2017’den 2018’e bir zihniyet değişikliği olmadığı için müzakereleri başlatmadıysak 2019’da neden başlatıyoruz o zaman? Neden şimdi? Bu bize neye mal olur? Bütün samimiyetimizle, cesaretle ve kendi iç tutarlılığımızı bozmadan uluslararası aktörlere durumu anlatmamız gerekir. Kıbrıs Türk halkına da bu çerçevede konuşmak doğru mesajı vermek gerekir.” dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“VATANDAŞA UMUT POMPALAMAK KOLAY, ÖNEMLİ OLAN DOĞRUYU CESARETLE SÖYLEMEK”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">“50 yıllık bir çözümsüzlük ve 50 yıllık bir çözüm içermeyen müzakerede vatandaşa umut pompalamak kolaydır, mesele doğru olanı söylemek” şeklinde sözlerine devam eden Kudret Özersay şöyle konuştu:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Ben görüşmeye karşı değilim. Yapılacak görüşmelerde muhatabımıza ve Birleşmiş Milletler’e ‘Bütün yolları denedik, denemediğimiz, değiştirmediğimiz tek şey bu ortaklığın türüdür; federal ortaklıktır. Madem ki mevcut şartlar benim ortağım olacağını söyleyen Kıbrıs Rum liderliğinde benimle zenginliği ve yönetimi paylaşmaya hazır değil o zaman daha farklı bir ortaklığı konuşmak lazım’ diyebilmeliyiz. Kıbrıs müzakerelerinde zemin denilen şey iki tarafın üzerinde uzlaştığı şeydir. İki taraf uzlaştığı için iki toplumlu, iki bölgeli federal ortaklık görüşüldü bugüne kadar. Aynı şeyi söyleyip farklı anladığımız da aşikar. Elbette görüşme de olacak, temas da. Önemli olan, bu görüşmeler sırasında ne konuştuğumuzdur. Biz bu görüşmeler sırasında 2017’de çöken müzakeredeki kağıtlar üzerinden konuşmaya devam edersek, olayın felsefesini, mantığını sorgulamazsak yine Guterres kağıdı, yakınlaşma belgeleri, ortak açıklama dersek varacağımız nokta yıllardır vardığımız noktadan daha farklı değildir. Aynı şeyi yaparak farklı sonuca gidemeyiz. Hiçbir şey değişmeden o masaya oturmak bu halka yapılan bir haksızlıktır. Bu tekrar bir hayal kırıklığı yaratır. Bu ülkenin Dışişleri Bakanı olarak bu uyarıyı yapıyorum. Bu ülkede sivil toplum da medya da vatandaş da diğer siyasi aktörler de bu ülkenin Dışişleri Bakanı da tabii ki dış politikayla ilgili yorum yapabilir, eleştiride bulunabilir”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“STATÜKOYU DEĞİŞTİRMENİN TEK YOLU FEDERAL ORTAKLIK DEĞİLDİR”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Doğu Akdeniz’de 2011’den itibaren atılan adımların ve izlenen politikanın bölgedeki dengeleri eşitlediğini dile getiren Özersay, gelinen noktada kapsamlı çözümü beklemeden masaya oturulup doğalgaz konusunda işbirliği yapılabileceğinin altını çizdi ve şunları ifade etti:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;“Statükoyu değiştirmenin yegane yolu federal ortaklık değildir. Bunu 50 sene de anlamış olmamız gerekir. Eğer Doğu Akdeniz’de Kıbrıs Türk tarafı lisans vermemiş olsaydı, sismik araştırma yapmamış, kazı yapma noktasına gelmemiş, sahada bu dengeyi kurmamış olsaydı Kıbrıslı Rumların yarattığı fiili durumu dengeleyecek adımları atmamış olsaydı bugün gerçekten bir tehlikeyle karşı kaşıyaydık. Çünkü bu tür uyuşmazlıklarda taraflardan birisi kendisini çok dezavantajlı bir durumda hissederse, haksızlığa da uğruyorsa, kendine ait kaynaklar elinden alınıyor ve bir şey yapamıyorsa o zaman güç kullanma yoluna gidebilir. Şu anda Doğu Akdeniz bölgesinde bu durum yoktur. Çünkü 2011 yılından itibaren bir politika ortaya koyuldu. O dönemde bu politikanın şekillendirilmesinde yer aldığım için söylüyorum. Politika şuydu; madem ki Rum tarafı bunu yapıyor, biz de karşısına geçip güç kullanmaktan bahsetmeyelim, biz de aynısını yapalım. Hakkımız değil mi? Hakkımız… Lisans mı veriyorsun, sismik araştırma mı yapıyorsun, ben de yapıyorum. Kıta sahanlığı ve benzeri anlaşma mı yapıyorsun, ben de imzalıyorum. Bunları geçen 8 sene içinde yapmasaydık, bugün Doğu Akdeniz’de bir çatışma riski çok yüksek olurdu. Sahada denge kurulmuştur. Bu paradigma değişikliğine giderek bir denge kurabildiğimiz için de önemli bir risk görmüyorum bu bölgede. Bu bölgede çatışma olmasını zaten istemeyiz. Bu bölgede bir gerginlik olmasın diyorsak, biraz daha yaratıcı olmak gerek. Kıbrıs Rum tarafını bizimle işbirliği yapma noktasına getirecek birden fazla faktör vardır. Uluslararası toplum, ‘Bölgedeki riskleri ortadan kaldırmak için Kıbrıslı Türklerle bu konuda anlaşın’ derse bütün dengeler değişir ve bir işbirliği yapılır. 2004 yılında AB’ye girmeden önce de ‘Çözüme evet derseniz AB’ye üye olursunuz’ deselerdi Kıbrıs sorunu çözülürdü zaten. Doğalgazla ilgili de uluslararası aktörlerin bir sorumluluğu var. Masaya oturulmasını sağlamazlarsa biz Kıbrıslı Türkler olarak Türkiye’yle de istişare halinde tabii ki bazı adımlar atacağız. Atacağımız adımlar, Rum tarafını masaya oturma aşamasına getirebilir.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“DEVLET MESELESİNDE KÜSME, ALINMA OLMAZ”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Cumhurbaşkanlığı’nın, hükümetin Ankara temaslarıyla ilgili Cumhurbaşkanına bilgi verilmediği yönündeki açıklamasını da yorumlayan Başbakan Yardımcısı, “Ben alınganlık yapmam. Devlet meselesinde küsmek, alınmak, mağduru oynamak doğru bir yaklaşım değildir. Haftalık olağan görüşmede sayın Başbakan her zaman olduğu gibi istenilen bilgilendirmeyi yapar zaten” ifadesini kullandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özersay açıklamalarına şu sözlerle devam etti:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Her hükümet kurulduğunda ilk resmi ziyaret Ankara’ya olur. Anıtkabir ziyaret edilir. Hükümet kurulduktan sonra bayrama denk geldiği için gayriresmi bir İstanbul ziyaretimiz oldu. Bizim Ankara ziyaretimiz Kıbrıs meselesi odaklı bir ziyaret değildi. Konu ağırlıklı olarak ekonomi, son imzalanan ekonomik protokol ve protokolün eki niteliğindeki belgenin şekillendirilmesiydi. Hibe niteliğindeki kaynağın miktarı belliydi ama bunun nerelere, hangi oranda harcanacağı konusunda bir görüş birliği yoktu. Bu konu netleştirildi. İçerikli bir görüşmeydi. Ayrılan kaynaktan reel sektöre ne kadar harcama yapabileceğimizi belirledik. Altyapıya harcayabileceğimiz kaynak miktarını önemli ölçüde artırma imkanı bulduk. Reel sektörle altyapıya kaynağın artırılması, 750 milyonla sınırlı kalmayıp 2. bir dilim için görüşmelerin olacağının netleştirilmesi ve 2020’den itibaren aramızdaki ilişkiyi düzenleyecek protokole ilişkin çalışmaya başlamak için kararlar aldık.”<br></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/ozersay-statuko-ezber-bozan-adimlarla-kirilir/">ÖZERSAY: “STATÜKO EZBER BOZAN ADIMLARLA KIRILIR”</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/ozersay-statuko-ezber-bozan-adimlarla-kirilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÖZERSAY: “MARAŞ&#8217;A DOKUNMAK VE STATÜKONUN TEKERİNE ÇOMAK SOKMAK GEREK”</title>
		<link>https://www.vekibris.com/ozersay-marasa-dokunmak-ve-statukonun-tekerine-comak-sokmak-gerek/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/ozersay-marasa-dokunmak-ve-statukonun-tekerine-comak-sokmak-gerek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jul 2019 14:33:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[kapalı maraş]]></category>
		<category><![CDATA[KUDRET ÖZERSAY]]></category>
		<category><![CDATA[statüko]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=3323</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bakan Özersay, kapalı Maraş&#8217;ın açılması süreci, Doğu Akdeniz&#8217;deki gelişmeler, Rumlarla yürütülen müzakere süreci ve güncel konularla ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu. Özersay, Doğu Akdeniz&#8217;deki gelişmelerle kapalı Maraş&#8217;ın açılmasını ilişkilendirmediklerini ve böyle bir noktadan hareket etmediklerini söyledi. Kendilerine zaman zaman Doğu Akdeniz&#8217;deki meseleyle Maraş konusunun ilişkilendirilmesi hususunda sorular geldiğini ifade eden Özersay, &#8220;Kıbrıs Rum tarafı bunu [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/ozersay-marasa-dokunmak-ve-statukonun-tekerine-comak-sokmak-gerek/">ÖZERSAY: “MARAŞ&#8217;A DOKUNMAK VE STATÜKONUN TEKERİNE ÇOMAK SOKMAK GEREK”</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Bakan Özersay, kapalı Maraş&#8217;ın açılması süreci, Doğu
Akdeniz&#8217;deki gelişmeler, Rumlarla yürütülen müzakere süreci ve güncel konularla
ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özersay, Doğu Akdeniz&#8217;deki gelişmelerle kapalı Maraş&#8217;ın
açılmasını ilişkilendirmediklerini ve böyle bir noktadan hareket etmediklerini
söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kendilerine zaman zaman Doğu Akdeniz&#8217;deki meseleyle Maraş
konusunun ilişkilendirilmesi hususunda sorular geldiğini ifade eden Özersay,
&#8220;Kıbrıs Rum tarafı bunu (Maraş&#8217;ı) kendileriyle oturup konuşmamız
gerektiğini söylüyorlar. İki tarafın oturup konuşması ve Birleşmiş Milletler
(BM) yönetimi altında açılması gerektiğini söylüyorlar. O bağlamda Doğu
Akdeniz&#8217;deki doğal gaz meselesiyle ilgili kendilerine bir cevap veriyoruz.
&#8216;Bize de ait olduğunu kabul ettiğiniz doğal gazı gelin konuşalım, birlikte
karar verelim ve paylaşalım dediğimizde, hayır bu benim egemenlik meselem,
senle konuşmam, diyorsun da ben, KKTC&#8217;nin toprak parçası olan, askeri bölge
statüsünde ve benim egemenliğimde olan kapalı Maraş&#8217;ı neden senle oturup
konuşayım ki?&#8217; Eğer Kıbrıs Rum tarafı bazı şeylerin daha farklı olmasını istiyorsa,
önce kendi tutum ve davranışlarına bakmak zorundadır.&#8221; diye konuştu.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özersay, kapalı Maraş konusunun &#8220;şimdi&#8221; gündeme
gelmesine ilişkin de Kıbrıs müzakerelerinin 1968&#8217;de başladığını, yarım asırdır
kapsamlı çözüm bulunamadığını ve yakın gelecekte olacağı yönünde bir perspektif
ve umudun dahi olmadığını anlattı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&#8220;STATÜKONUN TEKERİNE BİR ÇOMAK SOKMAK GEREKİR&#8221;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bakan Özersay, şöyle devam etti:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;O halde kapsamlı çözüm bağlamında ve toprak
ayarlamasının parçası olarak düşünülmüş olan kapalı Maraş&#8217;la ilgili neden
beklemeye devam edelim. Hayat devam ediyor sonuçta. Neden yine kapsamlı çözümün
konusunu teşkil eden bu Ada&#8217;nın başka yerlerinde hayat devam ediyor da neden
kapalı Maraş&#8217;ta hayat dondurulsun ve orada kalsın? Kapalı Maraş geçen yıllar
içerisinde Kıbrıs&#8217;taki statükonun sembolü durumuna dönüşmüştür. Dolayısıyla 50
yıldan sonra müzakerelerden bir sonuç çıkmamışken, taraflar arasında bir ortak
vizyon yokken, bir öngörüde bulunmak dahi mümkün değilken artık kapsamlı
çözümün dışında kapalı Maraş&#8217;a dokunmak ve statükonun tekerine bir çomak sokmak
gerekir. İnsanların algısında da realitede de bunu kırmak gerekir çünkü biraz
akıl dışı bir durum var orada.&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Halihazırda bir kapsamlı çözüm müzakeresi olmadığını dile
getiren Özersay, Maraş&#8217;ın o bağlamda konuşulmasının manasız olduğuna dikkati
çekti.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özersay, KKTC&#8217;deki mevcut hükümetin ortakları arasında
Maraş&#8217;ın geleceğine ilişkin örtüşen bir vizyon olduğunu belirterek,
&#8220;Maraş, hükümet programında yok ama hükümetin örtüşen bir vizyonu olduğu
için bilimsel verileri ortaya çıkarıp, o verilere göre doğru politikayı
şekillendirip, ileride hayata koyma düşüncesindeyiz.&#8221; ifadelerini
kullandı.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&#8220;RUMLAR YÖNETİMİ VE ZENGİNLİĞİ PAYLAŞMAYA HAZIR DEĞİL&#8221;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kıbrıs&#8217;ta kapsamlı bir çözüm bulunamıyor olmasının, daha da
önemlisi federal bir ortaklığın kurulamıyor olmasının bazı nedenleri olduğunu
kaydeden Özersay, &#8220;Kıbrıs Rum toplumu, yönetimi ve zenginliği Kıbrıs Türk
topluluğuyla paylaşmaya hazır değil. Oysa federal ortaklıklarda en önemli
unsurlardan bir tanesi ilgili tarafların yönetimi ve zenginliği paylaşmaya
hazır olmasıdır. Kıbrıs Rumlarında bu yok. 2004&#8217;te BM Genel Sekreteri&#8217;nin bu
doğrultuda kendi tespiti var.&#8221; dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özersay, federal ortaklığın hem kurulabilmesi hem de
yaşatılabilmesi için karşılıklı güvene ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, Kıbrıs&#8217;ta
bir güven sorunu olduğunun altını çizdi. Bakan Özersay, şunları söyledi:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Tarafların bir uluslararası uyuşmazlığı, özellikle bir
etnik uyuşmazlığından bahsediyorsak, çözme yönünde aynı olmasa bile en azından
birbirine yakın bir ihtiyaç hissetmeleri gerekiyor. Bu karşılıklı ihtiyaç
özellikle Kıbrıs Rum tarafının içinde bulunduğu koşullar itibarıyla yok. Rum
tarafı, Kıbrıs sorununu çözmeden de AB üyesi olabiliyorsa, tek yasal hükümet
muamelesi görebiliyorsa ve doğal gazı tek başına çıkarıp dünya piyasalarına
aktarabileceği kendilerine söyleniyorsa, &#8216;Neden Kıbrıs sorununu çözsün?&#8217; diye
haklı bir soru ortaya çıkıyor. Bu şartlar bulunmadığı içindir ki federal
ortaklık çok gerçekçi görünmüyor. O zaman iki seçenek kalıyor. Ya mevcut
şartları değiştirmek için birileri bir şey yapmalı, o zaman bir federal
ortaklık kurulur, ya da mevcut şartları veri olarak kabul edip federal ortaklık
dışında başka türlü bir ortaklık kurulması için artık yeni fikirleri konuşmamız
gerekir.&#8221;&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&#8220;BELLİ BİR KAVRAM KULLANMAKTAN İMTİNA ETMEK GEREKİR&#8221;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kıbrıs&#8217;taki yeni fikirlerin adının henüz konulmamış
olmasının özel bir sebebi olduğuna dikkati çeken Özersay, &#8220;Çünkü Kıbrıs&#8217;ta
pek çok kavram, ya belli siyasiyle ya da belli bir dönemle ilişkilendirilmiş
veya karşılıklı suçlama için kullanılmış ve o kavramların içi boşaltılmış
durumda. Örneğin, Kıbrıs&#8217;ta yine bir ortaklık türü olan konfederasyon
kelimesinden bahsettiğinizde sizi otomatik olarak çözüm karşıtı ilan
edebiliyorlar çünkü geçmişte çözüm olmasına karşı olanlar konfederasyon
demişler. Ya da 2 devletin kendi arasında kuracağı ilişkiden bahsettiğinizde,
ayrılıkçı olduğunuz veya bir çözüme karşı olarak suçlanabiliyorsunuz. O nedenle
belli bir kavram kullanmaktan imtina etmek gerektiğini düşünüyorum, esas olan
içeriktir. Tarif ettiğim şartlar bağlamında olabilecek şey, iki taraf arasında
paylaşmaya dayalı bir federasyon yerine, iş birliğine dayanan bir ortaklık
kurmaktır. Bunu da kademeli olarak yapmaktır.&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kıbrıs&#8217;ta ortaya çıkacak devletin nasıl olacağı
konuşulduğunda, iki tarafın en temel noktalarda dahi aynı cümleleri kurmalarına
rağmen farklı şeyleri anladıklarına dikkati çeken Özersay, Ada&#8217;da bir ortak
vizyon eksikliği olduğunu vurguladı.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özersay, Doğu Akdeniz&#8217;de Türkiye ile Kıbrıs Türk tarafının,
gayri adil olan bir durumu adil bir noktaya çekmek için dengeleyici adımlar
attığını söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&#8220;ARTIK BİR DENGE KURULDU&#8221;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bakan Özersay, şunları kaydetti:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;Biz, 2011&#8217;e kadar sadece protesto eden, sahada
olmayan, diğer tarafın sahada yaptıklarına karşı olduğunu söyleyen
konumundaydık. Sadece protesto mektupları yazıp, BM ve AB&#8217;ye gönderirdik. Bugün
için atılan adımlar, gerginlik yaratmaya dönük adımlar değildir. Bilakis, bir
Amerikan şirketi orada kazı yapabiliyorsa, bir Türk şirketi de kazı yapar. Bir Fransız,
İtalyan şirketi kazı yaptığı gibi bir Türk şirketi de kazı yapabilir. Kıbrıslı
Rumlar bu zenginliğin ortağı olarak lisans verdiği gibi, Kıbrıslı Türkler de bu
zenginliğin ortağı olarak lisans verir. Onlar, sismik araştırma yaptırabildiği
gibi biz de sismik araştırma yaptırabiliriz. Rumlar, komşu ülkelerle deniz
yetki alanı sınırlandırması anlaşması gibi münhasır ekonomik bölge anlaşmaları
yaptılar, biz de Türkiye Cumhuriyeti ile kıta sahanlığı sınırlandırma anlaşması
yaptık. Yani aslında bizim faaliyetlerimiz, onların faaliyetlerini önlemeye
dönük faaliyetler değil, dengelemeye dönük faaliyetler olmuştur. Artık bu denge
kuruldu. Dolayısıyla bizim yaptığımız kontrollü bir gerginlik bile değil çünkü
gerginlik yaratmıyoruz.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özersay, Kıbrıslı Rumlar kaynakları çözüm olmadan
kullanabilirken Kıbrıslı Türklerin kullanım hakkının çözümden sonraya ertelenme
talebinin adil bir yaklaşım olmadığını belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oturup kapsamlı çözümü beklemeye gerek olmadığının altını
çizen Özersay, &#8220;Kapsamlı çözümü bir ön şart olarak ortaya koymaya gerek
yoktur. Bundan önce spesifik bir konuda, yani enerji veya doğal zenginlikle
ilgili alanlarda tarafların konuşması ve iş birliği yapması gerekir. Hatta bu
bazı başka alanlarda başlangıç olan bir iş birliğinin daha ileri taşınmasında
bir fırsat da olabilir.&#8221; diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&#8220;KARŞILIKLI BAĞIMLILIK ÖLÇÜLÜ DAVRANMAYA YÖNLENDİRİR&#8221;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Özersay, AB&#8217;nin hatası sebebiyle Kıbrıs&#8217;ta 2004&#8217;te çok
önemli bir fırsat kaçırıldığını belirterek, &#8220;O dönemde bir &#8216;şarta bağlama&#8217;
yaklaşımı yapılmadı. Eğer 2004&#8217;te Kıbrıslı Rumlara AB&#8217;ye üye olabilmeniz için
&#8216;çözüme evet demeniz gerekir.&#8217; denilmiş olsaydı, durum çok daha farklı olurdu.
Bugün için Kıbrıslı Rumlara &#8216;Bu doğal gazdan yararlanabilmeniz için Kıbrıs
sorunun çözümü değil Kıbrıs Türklerinin rızasını da almanız gerekir.&#8217; denilse
burada bölgesel anlamda ciddi bir barış ortamı oluşmaya başlayacaktır diye
düşünüyorum. Bu bizi bir kapsamlı çözüme de götürür ve iyi bir başlangıç
olur.&#8221; dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özersay, uluslararası aktörlerin ellerindeki gücü kullanması,
iki taraf arasında doğal gazla ilgili iş birliği başlaması ve bölgesel
aktörlerin bu iş birliği ile diyalog platformunun içine dahil olması halinde,
Doğu Akdeniz&#8217;in çok daha istikrarlı ve güvenli bir bölgeye dönüşeceğini
söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İki taraf arasında karşılıklı bağımlılığın ancak böyle
gelişebileceğini anlatan Özersay, &#8220;Bu karşılıklı bağımlılık ilişkisi,
ilişkileri bozmaktan kaçınmaya yönlendirir. Çatışmadan uzak durmaya
yönlendirir. Daha ölçülü davranmaya yönlendirir. O nedenle önümüzde karşılıklı bağımlılığı
geliştirecek somut fırsat vardır, bu da doğal gaz konusudur. Bölgedeki
aktörleri iş birliğini yapmaya yönlendirecek şey de bir an önce Kıbrıslı
Rumlara, &#8216;Sen bunu tek başına yapamazsın. Kıbrıslı Türklerle otur masaya, anlaş
ve biz şirketlere de risk yaratma.&#8217; mesajını vermeleri lazım. O kritik eşiğe
geldik diye düşünüyorum.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&#8220;ÇATIŞMA ODAKLI BİR POLİTİKA ORTAYA KOYMADIK&#8221; </strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Doğu Akdeniz&#8217;de KKTC açısından sıcak çatışma riski
olmadığını vurgulayan Özersay, &#8220;Çünkü biz, çatışma odaklı bir politika
ortaya koymadık. Çalışmalarımızı, sizin yaptığınız gibi biz de şirket üzerinden
yapacağız dedik, yapılan ticari bir faaliyettir. Dolayısıyla, birisi bizim
ticari faaliyetlerimizi engellemeye kalkışmadıkça burada bir güç kullanmamız
söz konusu olmaz.&#8221; dedi.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&#8220;CUMHURBAŞKANLIĞI ADAYLIĞI İÇİN KARAR VERMEDİM&#8221;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bakan Özersay, gelecek yıl KKTC&#8217;de yapılacak
cumhurbaşkanlığı seçiminde adaylığı konusundaki soruyu ise &#8220;Henüz öyle bir
karar vermedim. Önümüzdeki dönemde, bu ülkenin Kıbrıs meselesinin ve Doğu
Akdeniz&#8217;deki gelişmelerin seyrine bakarak karar vereceğim. Eğer böyle bir
görevde daha fazla katkı koyabileceksek, bunu değerlendireceğimizi, elimizi
taşın altına koymaktan geri durmayacağımızı söyledik. Bizim için esas olan şey,
bu ülkeye en fazla nerede, hangi görevde hizmet edebiliriz, daha fazla katkımız
olur yaklaşımıdır. Ben buna bakarak karar vereceğim. Henüz öyle bir karar
verilmedi.&#8221; şeklinde yanıtladı.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/ozersay-marasa-dokunmak-ve-statukonun-tekerine-comak-sokmak-gerek/">ÖZERSAY: “MARAŞ&#8217;A DOKUNMAK VE STATÜKONUN TEKERİNE ÇOMAK SOKMAK GEREK”</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/ozersay-marasa-dokunmak-ve-statukonun-tekerine-comak-sokmak-gerek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
