Girne açıklarında yaşanan Filo Jet gemi faciasında kaybolan ve hayatını kaybedenlerin aileleri, Girne Kaza Mahkemesi önünde toplanarak basın açıklaması gerçekleştirdi. Aileler, soruşturma kapsamında tutuklu bulunan 9 zanlının beşinci kez mahkemeye çıkarılması öncesinde düzenledikleri eylemde kayıplarının bulunmasını ve facianın bütün sorumlularının ortaya çıkarılmasını talep etti. Basın açıklamasında “Kaza Değil Cinayet”, “Ölmediler Öldürdüler”, “Hayallerini Aldılar”, “Adalet İstiyoruz” ve “Yüreğimiz Yanıyor” sloganları atan aileler, kaybettikleri yakınlarının resimleri ile çeşitli dövizler taşıdı.
AİLELER ADINA DİLEK ÖZBİLEN: “ARTIK CEVAP VE SOMUT BİLGİ İSTİYORUZ”
Aileler adına basın açıklamasını faciada annesini kaybeden Dilek Özbilen okudu. 30 Ağustos’ta meydana gelen facianın üzerinden günler geçtiğini ifade eden Özbilen, herkes evinde rahatça uyurken ailelerin liman sokağında çocuklarının, kardeşlerinin, eşlerinin, annelerinin ve babalarının cenazelerini beklediğini vurguladı. Taşkınlık veya kavga çıkarmadıklarını, sadece bilgi istediklerini belirten Özbilen, cevaplanmayan her sorunun şüpheleri artırdığını kaydetti. Geminin içerisinde kalan tüm insanlara ulaşılmak zorunda olunduğunu söyleyen Özbilen, arama çalışmalarının daha hızlı yürütülmesini ve en azından gün aşırı resmi bilgi verilmesini talep etti. Özbilen; gemide yeterli can yeleği olup olmadığını, tahliyenin zamanında yapılıp yapılmadığını sorgulayarak, eğer tahliye doğru yapılsaydı aralarında 3 yaşındaki bir bebeğin de bulunduğu 13 canın cenazesinin bekleniyor olmayacağını dile getirdi. Kaptan ve mürettebat dışındaki şirket sorumlularının, liman yönetiminin, ulaştırma makamlarının ve denetim yapanların nerede olduğunu soran Özbilen, sefer iznini verenlerin de araştırılmasını istedi.
DENETİM VE TEKNİK İHMAL İDDİALARI İLE SULARIN ALTINDAKİ YARDIM FİŞEĞİ SORGULANDI
Mahkeme sürecinde geminin sol ön kızağındaki kırığın 17 Haziran tarihinde bilindiğine ve yapılan tamirata ilişkin bilgilerin gündeme geldiğine dikkat çeken Özbilen, tamiratın hangi standartlarda yapıldığını ve sefere elverişlilik kararını kimin verdiğini sordu. Mürettebatın belgeleri ile alkol/uyuşturucu test sonuçlarını da sorgulayan Özbilen, Mersin-Taşucu tarafındaki koşullara rağmen geminin hareketine nasıl izin verildiğini ve yardım fişeğinin neden geminin bir bölümü suyun altına girdikten sonra kullanıldığını sordu. Dönemin ilgili bakanının Türk Loydu ile ilgili iddialarının neden faciadan önce gündeme getirilmediğini de ekleyen Özbilen, kimsenin savunma hakkına karşı olmadıklarını ancak limanda bekleyen acılı ailelerin yok sayılmasını ve sorumluluğun üzerinin örtülmesini kabul etmeyeceklerini belirterek gerçeğin ortaya çıkması için susmayacaklarını vurguladı.


