CENK UZUNOĞLU’NDAN ESKİMEYEN YAZILAR: KIBRIS SORUNU VE UÇAK İLE SEYAHAT KORKUM

0
blank

Kıbrıs sorununun çözüm sürecini uçakla seyahat etme korkumla yaptığım mücadeleye benzetiyorum. Uçak korkumun üzerine gittikçe anladım ki aslında bendeki uçakla seyahat etme korkusu değilmiş. Çalışarak, mücadele ederek elde ettiklerimizi kaybetme ve esas olarak da kendimce çocuklarıma kaybettirme endişesiymiş.

blank

Uçak korkumun kök sebebiyle Kıbrıs sorununun çözülememesinin sebepleri arasında ortak noktalar ve paralellik olduğunu düşünmeye başladım. Her ikisinde de kazanılabileceklerin inandırıcı olduğuna rağbet edilmiyor. Tercih dönüp dolaşıp şu an olduğum ve bildiğim gibi devam edeyim ile bilinmeze doğru değişiklik yapıp riske girmeyelim arasında gidip geliyor.

Ne kadar anlaşmanın faydalarına kafa sallansa da sonunda şu andakini de kaybetme ve gelecek nesillere kaybettirme endişesi ağır basıyor. Bildiğin dertlerle debelenmek, bilmediğin ile karşı karşıya kalmaya ağır basıyor.

Benim uçak ile gideceğimiz göreceğimiz yaşayacağımız tecrübelere konuşuldukça kafa sallayıp, iş bilet almaya ve otel rezervasyonu yapmaya geldiğinde geri adım attığım gibi bir hal alıyor. Uçak ile seyahat ettiğim dönemde girdiğim türbülanslar ve kötü tecrübeleri bir kez daha yaşama endişesi o ana kadar yapılan planların tümünü sıfır ile çarpıyor. 1963-1974 dönemi arası Kıbrıs Türkünün yaşadığı ile 1974 Temmuz-Ağustos ayında Rum toplumunun yaşadıkları gibi.

Çözümün önündeki en büyük engel her iki taraf nezdinde ileriye yönelik olarak hele bari şu anda elimde olanı kaybetmeyelim de ne olursa olsun hissiyatıdır. Uçak ile seyahat etme korkusunun önündeki engelin aynisidir. Atlanan nokta zamanın nötr olmadığı tarafların kontrolü dışında aleyhlerine de gelişebilecek olma ihtimalidir.

Uçak ile seyahat etme mücadelesindeki gibi. Yaş ilerledikçe çocuklar büyüdükçe uçak ile seyahat etmeme yalnızca benim değil ama çocukların da gelişimlerinden keyif almalarından bir şey alıp götürmeye başlıyor. Giderek yönetmesi zorlaşıyor.

Varsın risk alma da böyle devam edelim görüşü, içgüdüsel olarak bilinmeyenle karşı karşıya kalmaktan ve toplamda kazanma ihtimalini denemekten çok daha ağır basıyor. Çocuklara laf anlatmak giderek zorlaşıyor.

Anadolu’yu, güney sahillerini gezelim görelim ile Türkiye limanı çıkışlı kruz gemileriyle enteresan seyahatler bir noktadan sonra tükeniyor. Tekrara giriyor. Sıkıcı olmaya başlıyor. Baba olarak sorgulanır duruma düşüyorsun.

Uçak ile seyahat etmeden uzatmayı oynama bir yere kadar sürüyor.

Uçak ile seyahat etme korkumu yenmek için izlediğim yoldan hareketle, olası çözümün içerikle birlikte uygulamadaki yönteme de bağlı olması gerektiğini düşünüyorum.

Anlaşmayı tümüyle değil, öncelikli olarak anlaşılanları aşamalı bir şekilde uygulamaya koymak ve gerekirse bunun sonunda aşamalı bir şekilde referanduma sunmak bana daha akılcı bir yaklaşım olarak geliyor.

Anlaşmanın aşamalı bir şekilde uygulanması bence referandum ve sonrası açısından en rahatlatıcı faktör olur.

Niye böyle düşündüğümü yine uçak korkumu nasıl yendiğimle açıklayayım.

Bu arada yeri gelmişken benim bu uçak ile seyahat etme korkumu yenmek ile ilgili yolculuğumla ilgili bir parantez açayım. Havayollarının uçak ile seyahat etme korkusu olanlar için eğitim programları var. Programın sonunda da tarifeli uçak ile ayni gün olacak şekilde gidiş dönüş seyahat yapılıyor. Katılımcıların büyük bir kısmı eğitimin son aşaması olan bu adıma geçmeden hemen önce “tuvalet neredeydi” sorusuyla sınıftan ayrılıp geri dönmüyor!  En son Crans Montana’da Rum lider bir yerde bunu yapmadı mı?

Uçak korkumu ben havanın müsait olacağını düşündüğüm ilkbahar ve yaz aylarında gündüz gözüyle ve kısa mesafeli uçak yolculuklarıyla yendim. Bunu da kendimden ziyade çocuklarımın yaşadığımız ortamın ötesindeki dünyayı görmeleri, anlayabilmeleri için birlikte seyahat ederek yaptık.

Kendimce çok büyük risk aldım.

Hala daha uçakla seyahat etmekle ilgili tereddüdüm ve stresim var ama çocuklarım ve eşim o kadar mutlu oldu ki…

Ama yine yeri gelmişken söyleyeyim, bana göre uçakla seyahat etmekten korkmayan da yalan söyler.

Allahtan ‘zanax’ var. Zanax’ın uçak korkusunu yenmek için denemek adına birey üzerindeki etkisi iki toplum üzerinde hangi öneri ve yöntem ile ikame edebilir?

Ara adımlar ile ilgili bir iş birliği ortamı yaratmak için ortak noktaların belirlenmesi bu sorununun çözümü için en gerçekçi yaklaşımdır. Bu husus içerikten ve anlaşmanın olup olmamasından çok daha kritik bir nokta haline gelecektir. Dedik ya zaman nötr lehine de aleyhine de dönebilir.

Ben sonunda evde üçe karşı bir durumuna düşünce ikna olup uçağa bindim.

Allahtan sonrasında araya pandemi girdi de bırakın uçak ile seyahat etmeyi havaalanına gitmeye korkar olduk!

(En sondaki cümle ve diğer bazı küçük güncellemeler dışında bu yazı, ilk defa 5 Nisan 2013’te yayınlanmıştı.)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz