AZERBAYCAN, TÜRKİYE’DE YAŞANANLARDAN DERS ÇIKARMIŞ GÖRÜNÜYOR

0
blank

Azerbaycan’da başörtüsü konusunda yaşananlar Türkiye’de de tartışılmaya başlandı. Başörtülü öğrencilerin okullara alınmadığı, başörtülü öğretmenlerin ise başlarını açmak veya görevlerinden ayrılmak zorunda bırakıldığı haberleri tepkilere neden oluyor.

Türkiye’de başörtüsü özgürlüğünü savunanların bu gelişmelere tepki göstermeleri anlaşılabilir. Ancak konuya, biraz daha geniş açıdan ve tarihsel bir perspektiften bakmak gerekiyor.

Türkiye’de yaşananları hatırlayalım: 2000’li yılların başında başörtüsü meselesi temel hak ve özgürlükler çerçevesinde tartışılıyordu. Üniversitelerde başörtüsü yasağının kaldırılması, kadınların eğitim hakkının önündeki engellerin temizlenmesi olarak sunuluyordu.

Bu taleplerin haklı bir özgürlük boyutu vardı tabii. Ne var ki başörtüsü tartışmalarıyla başlayan siyasi süreç, zamanla çok daha kapsamlı bir dönüşümün parçası haline geldi. Din, yalnızca bireylerin inanç dünyasında değil, devlet yönetiminde, eğitimde, kamu kurumlarında ve siyasal yaşamda giderek daha fazla etkili olmaya başladı.

blank

Bugün Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda laiklik ilkesi hâlâ yer alıyor ama devlet yönetiminin bu ilkeye bağlı hareket etmediği de çok açık bir şekilde ortadadır. Türkiye, bir “islam devletine” dönüştürülmüştür!

Azerbaycan yöneticileri bütün bunları gözlemlemiş olmalıdırlar. Türkiye’de bireysel özgürlükler üzerinden yürütülen bir mücadelenin, dinin siyasal ve kurumsal gücünü artıran bir dönüşümle birlikte ilerlediğinin elbette farkındadırlar.

Türkiye’de yaşananların Azerbaycan yönetimi tarafından bir uyarı olarak değerlendirilmiş olması mümkündür.

Üstelik Azerbaycan’ın hemen yanı başında İran örneği de var! 1979 öncesinde kadınların başörtüsü takmak zorunda olmadığı İran’da, İslam Devrimi sonrasında başörtüsü devlet tarafından dayatılan bir zorunluluğa dönüştürüldü. Genç kadınlar giyimleri ile yargılanıyor ve öldürülüyor.

Bugün İranlı kadınların başörtüsü zorunluluğuna karşı yürüttükleri mücadele, dinî kuralların devlet gücüyle uygulanmasının nasıl bir özgürlük sorununa dönüşebileceğini gösteriyor.

Azerbaycan ise hem Türkiye’nin hem de İran’ın komşusu… Her iki ülkedeki gelişmeleri yakından izleme olanağına sahip. Bu nedenle Azerbaycan’ın başörtüsü konusundaki sert tutumunu yalnızca din özgürlüğüne yönelik bir müdahale olarak değerlendirmek, yönetimin kaygılarını anlamamıza yetmeyebilir.

Azerbaycan yönetiminin laik devlet düzenini korumak amacıyla dinin siyasal bir güce dönüşmesini daha başlangıç aşamasında engellemeye çalıştığını söylemek kehanet veya niyet okumak sayılmamalıdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz