HRİSTODULİDİS BİZİ YANILTMAYA ÇALIŞIYOR; YALAN BİLE SÖYLÜYOR!

EMRİNDE BİR DEVLET AYGITI DA OLAN YALANCI VE MANİPÜLATÖR ORTALIKTA DOLAŞIYOR; YANILMAMAK İÇİN DİKKATLİ OLMALIYIZ!

0
blank

Hristodulidis’e “yalancı” dedim; bunu kanıtlamam lazım!

Hristodulidis, kamuoyunu bilerek ve isteyerek yanıltmaya çalışıyor. Guterres gibi üst düzey diplomatların “yalan, ben öyle demedim” diyemeyeceğini bilerek, onların adına konuşmaya kalkışıyor ve olmadık şeyleri olmuş gibi anlatıyor.

Guterres’in ne düşündüğünü de ondan öğreniyoruz. Holguín’in ne düşündüğünü de… Erhürman’ın neyi kabul veya reddettiğini de…

Sonra Guterres, Holguín veya Erhürman konuştuğunda, Hristodulidis’in anlattığından bambaşka şeyler yaşanmakta olduğunu öğreniyoruz ama Rumca gazetelerden bazıları, Hristodulidis’in anlattıklarını gerçekmiş gibi satmaya devam ediyorlar.

Hristodulidis, Ocak ayında, Erhürman’ın müzakerelerin başlaması için ortaya koyduğu dört maddelik metodolojiyi “cevaplandığını” söyledi. Siyasi eşitlik meselesinin sorun olmaktan çıktığını ileri sürdü. Öyle olmadığı kısa sürede anlaşıldı.

Hristodulidis bu metodolojiye karşı beş maddelik öneri sundu ama bir süre sonra bunu kendisi bile unuttu. Aradan sekiz ay geçti ve bugün hâlâ siyasi eşitliği ve bu metodolojiyi tartışıyoruz.

Benzer bir durum geçiş kapılarında yaşandı.

Hristodulidis, Athienou bağlantısıyla ilgili BM arabuluculuk önerisini desteklemiş fakat öneri karşı tarafça kabul edilmemişmiş! Erhürman ise çeşitli çözüm önerilerinin kendisi tarafından sunulduğunu ve bunları reddeden tarafın Hristodulidis olduğunu söyledi. Tamamen farklı iki hikâye!

Hristodulidis, Guterres adına da konuşuyor… 7 Haziran’da, Guterres’in Kıbrıs sorunuyla ilgili “çok spesifik bir planı” bulunduğunu ve kendisinin de bu yaklaşımı paylaştığını söyledi. Genişletilmiş toplantı yapılacak ve orada müzakerelerin yeniden başladığı ilan edilecekmiş… Sonra Holguín konuştu ve 5+1 toplantısının hazırlanmakta olduğunu doğruladı ama müzakerelerin yeniden başlayıp başlamayacağı sorulduğunda verdiği cevapla ortada Hristodulidis’in anlattığına benzer şeyler olmadığını anladık.

Hristodulidis yapılıp yapılamayacağı bile belli olmayan 5+1 toplantısında müzakerelerin yeniden başlayacağının ilan edilmesinin “BM’nin de hedefi” olduğunu Hristodulidis’ten öğreniyoruz ama Guterres geçen hafta yapılacak çok iş olduğundan ve 3’lü veya 5’li toplantı planlamadığını duyurdu.

New York’ta da aynı hikayeleri dinledik.

Hristodulidis Guterres’e sunduğu 19 maddelik önerinin olumlu karşılandığını söyledi. Rum tarafının resmi açıklamasında bile “Guterres olumlu karşıladı” iddiası var. Guterres ise öyle bir şey söylemiyor.

Rumca Fileleftheros, Hristodulidis’e dayanarak, “Guterres üçlü toplantı önerdi. Hristodulidis kabul etti. Erhürman reddetti” diye yayın yaptı. Erhürman, planlanmış ve Türk tarafının reddettiği bir üçlü toplantı olmadığını duyurdu. Anlaşıldı ki üçlü görüşme fikrini Guterres’le yaptığı görüşmede Hristodulidis gündeme getirmiş, daha sonra Holguín bu fikri Türk tarafına iletmiş. Erhürman, “Rum tarafı bu toplantıda özlü ilerleme sağlanacağı konusunda herhangi bir taahhütte bulundu mu?” sorusunu sordu, olumlu bir yanıt alamadı ve toplantı da olmadı.

Bütün bunlar ortada iyi kurgulanmış bir metod olduğunu gösteriyor. Yalan üstüne kurulmuş bir metod. Kamuoyuna, “Biz hazırız.
Biz öneriyoruz.
Guterres bizi olumlu karşılıyor.
Holguín bizimle aynı düşünüyor.
Karşı taraf reddediyor” mesajını verecek bir kurgu, yalanla beslenerek sürdürülmek isteniyor.

Hristodulidis’in kendi politikasını savunsun. “Ben federasyon istiyorum; Erhürman’ın metodolojisini de kabul etmiyorum” desin. “Ben üçlü toplantı istiyorum” demeye de devam etsin. Ama Guterres’in ne düşündüğünü Guterres söylesin. Holguín’in değerlendirmelerini Holguín açıklasın. Neyi reddettiğini de Erhürman’dan dinleyelim.

Hristodulidis’in kendi politikasını anlatması başka şeydir; başka aktörlerin tutumlarını kendi siyasi anlatısının içine yerleştirerek kamuoyunu yanıltmaya çalışması başka bir şey…

Hristodulidis’in kamuoyunu bilinçli biçimde yanıltmaya çalışıyor. Devam edecekse etsin tabii; kendi bilir! Ama bizim Kıbrıs sorunu ile ilgili haberleri daha dikkatli izleme sorumluluğumuz olduğu da kesin. Ortada dolanan bir yalancı veya becerikli bir manipülatör var; dikkatli olmalıyız!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz