Yerli ve yabancı yatırımların artması için “yatırım iklimi/ekosistemi” önemli…
Yüzlerce örnekten biri:
KKTC’nin Türk sermayeli otelleri…
***
Bu otellerin, Türkiye ve KKTC ekonomisinde yarattığı/yaratabileceği katma değeri görebilmek gerekiyor…
1-2 dakikada fikir edinmemizi sağlayacak küçük ayrıntılar dahi, bu yatırımları, “korumak”/“kollamak” zorunda olduğumuzu ortaya koyuyor…

***
KKTC’deki turistik tesisleri temsilen, kanunla kurulan iki birlikten, ilkinin Genel Sekreteri Ayhan Sarıçiçek dikkat çekti…
“Toplam yatak sayısının yüzde 65’ine sahip, 26 adet 5 yıldızlı otel, bugün itibariyle, 25 bin kişiye istihdam sağlıyor…
Bu oteller, 2025 yılında devletin kurumlarına (vergi, prim, harç vb) 278 milyon dolar ödedi…
Aynı yıl, KKTC’de piyasaya katkı (gıda, temizlik malzemesi, hizmet alımları vb gibi), (Türkiye’den gelen ürünlerin de oranı yüksek) 361 milyon doları aştı…
Aynı dönemde havayolu şirketlerine 111.5 milyon dolar ödeme yaptı…
Yine 2025 yılında otel işletmelerine katkı olarak 200 milyon dolara yaklaştı…
Ve…
Aynı yıl personeline 290.6 milyon dolar ödeme yaptı…
Yani…
Bir ekonomiye, 1 yılda, parasal olarak (doğrudan) 1.5 milyar dolarlık katkımız olmuş…”
***
Ekledi:
“Üstüne, 1 yılda, 200 milyon doları aşan yeni ve yenileme yatırımları yapmışız…”
***
Ve altını çizdi:
“Sağlanan sosyal faydayı ve parasal katkının ekonomiye yaptığı/yapacağı çarpan etkisini de dikkate almak lazım…”
***
Sarıçiçek anlatırken, Birlik Başkanı Hasan Özer ve Başkanvekili Sertuğ Aptullah Gülcan devreye girdi:
“…Her yıl, dünyadaki rakiplerimizin, birkaç katı büyüklüğünde harç ödüyoruz…
2025 yılında bu kalemde yaptığımız ödeme toplamda 36 milyon doları buldu…
Ayrıca:
Dünyanın hiçbir yerinde uygulanmayan ve brüt gelir üzerinden alınan bir vergi kalemine de maruz kalıyoruz…
Ve neticede yatırımları büyütmeye, daha fazla istihdam ve katkı sağlamaya, bölgeyi dünyaya tanıtmaya odaklanmamız gerekirken; bu yüklerle güç/odak/pazar kaybediyoruz…”
VELHASIL
Bir ekonominin temelini, mal/hizmet/ fikir üreticisinin gücü sağlamlaştırabiliyor…
Ve o güç, ekonomilerin kalkınarak büyümesini sağlayabiliyor…
(Bu güç enflasyon, açıklar, işsizlik, yüksek borçluluk gibi kronikleşen hastalıklarımızla mücadelenin de kaslarını oluşturuyor…)
***
Üreticinin gücünü ise “verimlilik”/“kâr lılık”/“rekabet edebilirlik” gibi kaslar koruyor…
***
“Kârlılık” ve “tasarruf/sermaye birikimi” ve dolayısıyla “yeni yatırımlar/ istihdam” için:
Yüksek verimliliğin, teknoloji geliştirme/kullanımının yanısıra “ödenebilir vergi”, “kritik noktalarda destekleme/teşvik” gibi parametreler de gerekiyor…
***
Bu parametrelerden birindeki aksama/vurdumduymazlık dahi (ki örnekleri var) yatırım iklimini bozup, kazandıranların da (ekonomileri ayakta tutanların, kalkındıranların) kaybedilmesine neden olabiliyor…

