“FİİLİ DURUMDAN” MEMNUN DEĞİLİZ; DEĞİŞMESİNİ İSTEMİYORUZ!

0
blank

Kabaca bir bakış bile, Kıbrıs’ta “herkesin kabul ettiği hukuki bir durum” olmadığını
görmek için yeterlidir.

Kıbrıslı Rumlar Kıbrıs Cumhuriyeti’ni bütün Kıbrıs adasının egemen devleti olarak
görüyor; 1964 sonrasında yaptıkları tek taraflı düzenlemeleri de geçerli sayıyorlar.
Biz bunu kabul etmiyoruz; Türkiye de kabul etmiyor ve Kıbrıs adasının üçte birini
kontrol etmeye devam ediyoruz. Kıbrıs Rum Cumhuriyeti’ne dönüşmüş olan Kıbrıs
Cumhuriyeti, yarısına yakınını kontrol edemediği topraklarda “egemen devlet” rolü
oynamaya devam ediyor.

Rumlar bizimdir diyor ama Kuzey Kıbrıs’a giren ve çıkanları kontrol edemedikleri çok
açık. Bizimdir dedikleri kabristanlıkları temizlemek için bile bizimle iş birliği yapmak
zorunda olduklarını da biliyorlar. Bunun gibi onlarca örnek var ama onlar
hayallerinden vazgeçmiyorlar.

blank
BUGÜNKÜ DURUMUN DEĞİŞMESİNİ İSTEMEDİĞİNİ AÇIKÇA SÖYLEYEN TEK BİR KİŞİ VAR: KKTC DIŞİŞLERİ BAKANI TAHSİN ERTUĞRULOĞLU… GÖRÜŞLERİNİ DOĞRU BULMAYABİLİRSİNİZ AMA AÇIK SÖZLÜLÜĞÜNÜ GÖRMEZDEN GELEMEZSİNİZ.

Kıbrıslı Türkler, Rumlardan daha hayalci olmalıdırlar. Kendilerini geçerli bir devlet
sahibi sayıyorlar ama Türkiye’nin desteği olmasa bu devletin bir gün bile var
olamayacağını da biliyorlar. Kendi bakanlarını tayin edemiyor; kendi kendilerini
savunamıyor, eğitim ve sağlık sistemlerini bile sürdüremiyorlar. Türkiye dışında hiçbir
devletle ilişki kuramıyorlar; Türkiye ile kurdukları ilişkinin “devletlerarası bir ilişki”
olmadığını da görmezden geliyorlar.

Bizimdir diyoruz ama bu toprakların statüsü böyle kaldığı sürece iyi bir gelecek inşa
edemeyeceğimizi öngörebiliyoruz. Geçerlidir diyoruz ama Garanti Anlaşması’nın
Rum tarafının etkili savunma anlaşmaları yapmasını engelleyemediğine de tanık
oluyoruz. Bütün bunların çocuklarımızın geleceklerini tehdit ettiğinin de bilincindeyiz
ama biz de hayallerimizden vazgeçmeyi bir türlü kabul etmiyoruz.
Bu durumu, görünen bir gelecekte herkesin kabul edebileceği hukuki bir duruma
dönüştürme olanağı yoktur. Türkiye, Rumların isteklerinin olmasını engelleyebiliyor.
Rumların dünya ile kurduğu ilişkiler de bizim isteklerimizin hayata geçmesini
engelliyor.

blank

Rumlar, kendi yöntemleri ile Türkiye’yi adadan atmak ve Kıbrıslı Türkleri dışlayarak
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenliğini bütün ada üstünde tesis etmek için çalışıyorlar.
Biz, Kuzey’de kurduğumuzu iddia ettiğimiz devleti tanıtmak için uğraşıyoruz. İKİ
UMUTSUZ VAKA!
İş çözüm arayışlarına geldiği zaman onlar hayalini kurdukları gelecekten; biz ise,
bizim saydığımız topraklardan ve geçerli saydığımız Türkiye garantisinden taviz
vermek istemiyoruz.
Hukuken tartışmalı ama fiilen geçerli bir durumda yaşayıp gidiyoruz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz