Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her yerden pis kokular geliyor” dedi. Sanırım doğru söyledi… Türkiye’de rüşvetsiz veya “paylaşımsız” iş yapılamadığını uzun ama “gerçekten uzun” bir süreden beri biliyoruz.
Ayakkabı kutularından biliyoruz; Zarrap vasıtası ile izledik. Yurtdışına sığınan mafya bağlantılı kişilerin videolarından seyrettik; seyrediyoruz. Mahkeme tutanaklarını haberleştirdikleri için tutuklanan gazetecilerden okuyoruz… Tanıdıklarımız ve eşimiz-dostumuz da yok değildir… Telefon açıp soruyor, buluşmalarımızda sohbetini yapıyoruz: Rüşvet vermeyi prensip olarak reddeden iş insanları yerlerinde sayarken arkalarından hızla gelip geçenler çoğalıyor; irtifa kaybediyorlar.
Türkiye’de yasa dışı gelir elde etmeden yaşamak kolay olmadığı gibi, yasa dışı gelir dağıtmadan “iş” yapmak da olanaksızdır. Tıp profesörü olsanız da üniversite ile muayenehane arasında sıkışıp kalan bilim adamı olmaktan kurtulamazsanız doğru dürüst bir ev sahibi bile olamazsınız. Maaşlara ve fiyatlara şöyle bir göz atmanız bunu anlamanız için yeterlidir!

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Bu mesele, enflasyonun bilerek ve isteyerek patlatılmasına benzer… Enflasyonu herkesin başına dert edecek, enflasyonu kullanarak herkesi yoksullaştıracak sonra da yandaşlarınızı korumaya başlayacaksınız… İnsanlara yardım eder görünerek “yola devam” edeceksiniz.
Şimdi yaşananlar da bunun gibi bir şeydir: Yolsuzluğa bulaşmayan kamu görevlisi veya iş insanı bırakmayacak sonra istediğinizi alacak ve suçlayacaksınız! Merdivenin üst basamaklarına tırmanmayı başarıp size rakip olabilecek duruma gelenler ya size biat edecek ya da yolsuzluk ağına yakalanmış örümcek gibi debelenip duracaktır. Makine böyle çalışıyor!
İşe yaradığı her gün yeniden kanıtlanıyor! Fena bir tasarım değil…
Kimileri bu makineye “devlet” diyor… Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yurttaşların haklarını önceliklendiren bir devlet öngörmese bile tasarladığı devlet, yine de bu değildi. Batıdaki devletler ile karşılaştırmaya ise kalkışmayın bile.
Devlet denilen aygıt seçici davranmaz… Suç işleyen herkesin peşine düşer… Kişiler, haklarında ciddi kanıtlar olmadan tutuklanamaz ve bağımsız mahkemeler tarafından suçlu bulunana kadar suçsuz muamelesi görme hakkına sahiptirler. Türkiye’de bu gibi ilkelerin hiçbir hükmü kalmamıştır. İktidar, istediğini suçlu ilan etme hakkına da olanağına da sahiptir.
Suçlar yaygınlaşmıştır ama suçla mücadele edilmemektedir. Yolsuzluğun kaynakları da görmezden gelinmekte suçlular seçici bir şekilde cezalandırılmaktadır. Bütün bunlar, Türkiye’nin nasıl yönetildiğini ve ne hale getirildiğini gösteriyor. İktidara alternatif olanlar, bu düzenin yarattığı olanaklar ile itibarsızlaştırılarak iktidarın yolu temizleniyor. Yürüyüş de devam ediyor!

