Niyazi Kızılyürek yazısının son bölümünde şu paragraflara yer verdi:

“Kıbrıs Rum burjuvazisinin konum ve duruşunu da irdeleyen Gregoris, iş adamlarının büyük çoğunluğunun de-facto durumdan memnun olduğunu söylüyor.

Bütün bunlara rağmen toplumda hala ülkenin birleşmesine ve barış içinde bir arada yaşamaya inanan azımsanmayacak güçler vardır. Başta AKEL olmak üzere, bu güçlerin başarılı olabilmesi için Kıbrıs Türk toplumu ile yakın bir işbirliği içine girmeleri şarttır.

Kıbrıs Türk toplumunun gidişatını da irdeleyen Gregoris, ayrılıkçı politikaların toplumu yok olmakla karşı karşıya getirdiğini ileri sürüyor ve tam bu yüzden federal devlete varoluş perspektifinden bakan Kıbrıslı Türklerin varlığına dikkat çekiyor.

Kıbrıs Rum toplumunu bu güçlerle işbirliği yapmaya davet eden Gregoris, ülkenin temelli bölünmesini durdurabilecek tarihsel bir blokun kurulması için bunun şart olduğunu vurguluyor.

Gregoris, bir takım tali çıkarlar için adanın bölünmesini doğallaştırmaya çalışan çevreleri açıkça uyarıyor: “temelli bölünme herkese büyük felaket getirecektir.”

Gregoris’in Güney için geçerli önemli saptamalarını “Kuzeydeki Denktaşların” politikalarıyla birlikte düşününce, ülkemizin nasıl vahim bir süreçten geçtiğini daha iyi anlayabiliriz. Mantalite bakımından adanın bölünmüşlüğünde birleşen “Güneyli” ve “Kuzeylilere” karşı, iki toplumun barış sever federalistleri ayrı ayrı mücadele veremez. Dolaylı yollardan geçip “Birleşerek Bölünmüşlük Cephesi” oluşturanlara karşı “Birleşik Federalistler Cephesi” kurup ortak mücadele etmek elzemdir.    

Yazının tamamı için: “Güneydeki Denktaş” – Niyazi Kızılyürek

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here