<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>RUM TARAFI &#8211; Ve Kıbrıs</title>
	<atom:link href="https://www.vekibris.com/tag/rum-tarafi-2/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.vekibris.com</link>
	<description>Anlamak için farklı bak...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 20 Jan 2021 15:56:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>RUMLAR TARTIŞIYOR: &#8216;DEVLET&#8217; DEĞİL &#8216;TOPLUM&#8217; OLARAK MI, KATILACAĞIZ?</title>
		<link>https://www.vekibris.com/rumlar-tartisiyor-devlet-degil-toplum-olarak-mi-katilacagiz/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/rumlar-tartisiyor-devlet-degil-toplum-olarak-mi-katilacagiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Jan 2021 15:56:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[anastasiadis]]></category>
		<category><![CDATA[BEŞLİ KONFERANS]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[RUM TARAFI]]></category>
		<category><![CDATA[TOPLUM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=47353</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye ve Kıbrıs Türk yetkililerinin iki devletli çözümde ısrar etmesi, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in raporunda ise “arzu edilen çözüm şekline” atıf yapmaması, Kıbrıs Rum yönetimini kaygılandırdı.&#160; Fileleftheros gazetesine göre Anastasiadis gerek 11 Ocak’ta telefonla görüştüğü Genel Sekreter Guterres’e, gerekse Ada’ya yaptığı son ziyaret sırasında Jane Holl Lute’a, Türk tarafının iki devlet çözümündeki ısrarının zemin [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/rumlar-tartisiyor-devlet-degil-toplum-olarak-mi-katilacagiz/">RUMLAR TARTIŞIYOR: &#8216;DEVLET&#8217; DEĞİL &#8216;TOPLUM&#8217; OLARAK MI, KATILACAĞIZ?</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Türkiye ve Kıbrıs Türk yetkililerinin iki devletli çözümde ısrar etmesi, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in raporunda ise “arzu edilen çözüm şekline” atıf yapmaması, Kıbrıs Rum yönetimini kaygılandırdı.&nbsp;</p>



<p>Fileleftheros gazetesine göre Anastasiadis gerek 11 Ocak’ta telefonla görüştüğü Genel Sekreter Guterres’e, gerekse Ada’ya yaptığı son ziyaret sırasında Jane Holl Lute’a, Türk tarafının iki devlet çözümündeki ısrarının zemin kazanabilecek olmasından duyduğu endişeyi iletti. Son görüşmelerinde Genel Sekreter’in Kıbrıs Özel Temsilcisi Elizabeth Spehar’a da “Prosedür, BM şemsiyesi altında ve Güvenlik Konseyi kararları zemininde kalmalı. Kıbrıs sorununda bugüne kadar üretilen çalışma da göz ardı edilmemeli ve prosedür sonlandığı noktadan başlamalı” görüşünü iletti.</p>



<p>Anastasiadis, AB Dış Siyaset ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josepp Borrell ile önceki günkü görüşmesinde de aynı mantıkla hareket etti. Kıbrıs sorununun da ele alındığı görüşmede çözüm zemininin “iki bölgeli, iki toplumlu federasyon” olması gerektiği tezini yineledi ve Rum tezinin Türkiye’ye iletilmesini istedi.&nbsp;</p>



<p><strong>RAPOR GÜNEY’İ KARIŞTIRDI</strong></p>



<p>Fileleftheros, başka bir haberinde ise DİKO Başkanı Nikolas Papadopulos’un, Kıbrıs sorunundaki icraatları ile “Kıbrıs Cumhuriyeti”ni topluma indirgediği ve çözüm perspektifini ortadan kaldırdığı gerekçesiyle Anastasiadis hükümetine ağır eleştirilerde bulunduğunu duyurdu.&nbsp;</p>



<p>Papadopulos “Beşli Konferans’ın ilan edildiği 3 Kasım 2020 Ortak Açıklamasının boşluklar ve eksiklikler içerdiği” uyarısında bulunduğunu hatırlatarak “Müzakerelerin zeminine hiçbir atıf yapılmadı. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin davet edilmesi konusuna hiçbir atıf yok. Şimdi bu ifadeler Genel Sekreter’in Barış Gücü’nün görev süresinin uzatılması ve Kıbrıs sorunu ile ilgili raporlarında da yer almıyor. Müzakere zeminine hiç atıf yapılmıyor. Kıbrıs Cumhuriyeti’ne hiç atıf yapılmıyor. Bizi topluma indirgediler ve çözüm zemini yok oldu” dedi.</p>



<p><strong>AKEL VE DİĞERLERİ DE KAYGILI</strong></p>



<p>Diğer partiler de gelişmelerden kaygı belirttikleri açıklamalar yaptı. AKEL, Anastasiadis’in, Genel Sekreter’in işaret ettiklerine ikna edici şekilde cevap vermesi gerektiğini belirtti. Açıklamada “müzakere masasına iki devlet çözümü, yani taksim konulsun diye Kıbrıs sorununun çözüm zemininin sorgulanmakta olduğu bir dönemde tehlikeler ancak iki bölgeli, iki toplumlu, BM kararlarında belirtilen şekliyle siyasi eşitliği olan bir federasyona sarsılmaz bir tutarlılık ile önlenir” ifadesine yer verildi.</p>



<p>EDEK Genel Sekreter Pontios Platusvari, KKTC ile Güney Kıbrıs arasında eşit mesafe politikası izlediğine dikkat çekerek bunun “akıl almaz olduğunu” savunurken Vatandaşlar İttifakı da, BM Genel Sekreteri’nin raporunda Türkiye’yi suçlamamasının da “Kıbrıs Rum idaresi ifadesini kullanmasının da kabul edilemez olduğunu” öne sürdü.&nbsp; Eski Rum Meclis başkanlarından Yannakis Omiru ise Rum Yönetimi Başkanı’nın, gayriresmî beşli konferans öncesinde, konferansa “Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanı ve Kıbrıs Rum toplumu lideri olarak katılacağını beyan etmesi ve tutanağa böyle kaydedilmesini istemesi gerektiği” görüşünü savundu. Omiru “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yasal temsiliyeti bu şekilde sağlanacak ve meşruiyetinin herhangi bir şekilde sorgulanması tehlikesi savuşturulacak. Genel Sekreter bu olguyu teyit etmek ve Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanıyan BM kararlarının emrinde hareket etmek zorundadır” dedi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/rumlar-tartisiyor-devlet-degil-toplum-olarak-mi-katilacagiz/">RUMLAR TARTIŞIYOR: &#8216;DEVLET&#8217; DEĞİL &#8216;TOPLUM&#8217; OLARAK MI, KATILACAĞIZ?</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/rumlar-tartisiyor-devlet-degil-toplum-olarak-mi-katilacagiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>RUMLARI KONFERANS KORKUSU SARDI</title>
		<link>https://www.vekibris.com/rumlari-konferans-korkusu-sardi/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/rumlari-konferans-korkusu-sardi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Oct 2020 18:54:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[BÖLGESEL KONFERANS]]></category>
		<category><![CDATA[KIBRISLI TÜRKLERİN TEMSİLİ]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[RUM TARAFI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=37347</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rumca Fileleftheros gazetesi, Almanya Başbakanı Merkel’in Kıbrıs sorunu ve Türk-Yunan meselelerini bir paket mantığı çerçevesinde ve paralel prosedürler ile yoğun bir şekilde tartışmaya çalıştığını ileri sürdü. Gazete, geçmişte Kıbrıs sorunu ile ilgilenmeyen Almanya’nın  “şimdi Kıbrıs sorunu ve Türk-Yunan meselelerinde paralel ve bir noktada birleştirilecek bir çaba oluşturmak için perde gerisinde hareket ettiğine” dikkati çekti.NATO için “ne [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/rumlari-konferans-korkusu-sardi/">RUMLARI KONFERANS KORKUSU SARDI</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Rumca Fileleftheros gazetesi, Almanya Başbakanı Merkel’in Kıbrıs sorunu ve Türk-Yunan meselelerini bir paket mantığı çerçevesinde ve paralel prosedürler ile yoğun bir şekilde tartışmaya çalıştığını ileri sürdü. Gazete, geçmişte Kıbrıs sorunu ile ilgilenmeyen Almanya’nın  “şimdi Kıbrıs sorunu ve Türk-Yunan meselelerinde paralel ve bir noktada birleştirilecek bir çaba oluşturmak için perde gerisinde hareket ettiğine” dikkati çekti.<br>NATO için “ne zaman AB’de Türkiye konusu tartışılacak olsa Türk-Yunan meselelerinde ‘ilerlemeye’ ve ‘anlaşmaya’ dair bir açıklama yapan örgüt” ifadesini kullanan gazete, NATO’nun Türkiye ile Yunanistan arasında çatışmayı önlemek için ilgi alanına Kıbrıs sorununu da kattığına işaret etti.</p>



<p><strong>BEŞLİ KONFERANSTA STRATEJİK ANLAŞMA<br></strong>Gazeteye göre, KKTC’deki Cumhurbaşkanı seçiminden sonra Kıbrıs sorunu için bir Beşli Konferans düzenleneceğine artık kesin gözüyle bakılıyor. BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Jane Holl Lute’un bölgeye gelmesiyle kısa bir ön hazırlık dönemi olacağı ve ardından,  Kıbrıs sorununda bir stratejik anlaşma hedefiyle Beşli Konferans düzenleneceği kaydedildi. Kıbrıs sorununda varılacak stratejik anlaşmanın, çözüme tekabül edecek bir çerçeve olacağı ve detayların, teknik düzeyde görüşülmek üzere sonraya bırakılacağı belirtildi.<br>BM Genel Sekreteri’nin, Merkel’in, Türkiye’ye karşı yaptırım kararı aldırtmama çabalarına yardımcı olmayı kabul etmiş göründüğü ve Avrupa Konseyi’nin aralık ayındaki zirvesinden önce sonuç almak için prosedürleri hızlandıracağı da kaydedildi. </p>



<p><strong>ŞİRKETLER DE UZLAŞI İSTİYOR</strong> </p>



<p>Bu arada, Kıbrıs sorununun çözümünden önce doğal gaz konusunda bir uzlaşı olabilmesi için perde gerisinde formül aranmakta olduğunu yazan gazete, “bu, Ankara’nın ve müdahil şirketlerin de istediği bir harekettir. Bu, Kıbrıs sorununda prosedürün başlamasına dair gelişmeleri zorlayacak senaryo olarak görülüyor” ifadelerini kullandı.<br>Gazete, bölge ülkelerinin katılımıyla bir Bölgesel Konferans toplanması önerisinin de perde önünde olduğuna işaret ederek, özetle şunları yazdı:<br>“Öneriyi ileri götürme görevini Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel üstlendi ve zirve kararlarına da eklendi. Bölgesel Konferans artık AB’nin meselesi ve dikkat edilmesi gereken şey de, Kıbrıslı Türklerin de katılmasında ısrar eden Ankara’nın tatmin edilmesi için katılımcılar konusu&#8230; Kıbrıslı Türklerin katılmasında Michel de hemfikir görünüyor. Ancak Lefkoşa bunu kabul etmiyor. Lefkoşa’nın dikkatli hareket etmesi gerek. Bölgesel Konferans’ın ajandası konusunda da birçok soru işareti var. Avrupa Konseyi kararlarına göre konferans ‘deniz bölgeleri, güvenlik, enerji, mülteciler, ve ekonomik işbirliğinin’ de aralarında bulunduğu çok taraflı çözüm gerektiren meseleleri içerebilir. Bölge ülkelerinin çoğu kendi aralarında deniz sınırları konusunda anlaştığı için bu çoklu değil ikili meseledir.<br>Aralık zirvesinden önce Kıbrıs sorununda ve Türk-Yunan meselelerinde gelişme olacağı ve bütün uluslararası aktörlerin bu yönde hareket edeceği açıktır. Üstünlük, BM’nin, NATO’nun ve ABD’nin yardımını isteyen Angela Merkel’de olacak.” </p>



<p><strong>KONFERANSI DA, KIBRISLI TÜRKLERİ DE İSTEMİYORLAR</strong></p>



<p>Bu arada, Politis gazetesi de, “Çoklu Konferans Konusunda Lefkoşa’da Kaygı” başlıklı manşet haberinde, Rum yönetiminin, önceden Almanya’nın önerisi olmakla birlikte Zirve kararlarında atıf yapılan ve AB Yüksek Komiseri Josep Borrell’e, organizasyonu için görüşmelere başlama çağrısı yapılan Doğu Akdeniz için Çoklu (Bölgesel) Konferans’tan çıkabilecekler konusunda endişeli ve hatta kaygılı olduğunu yazdı.<br>Rum yönetiminin ilk başta, böyle bir konferansa “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin” değil de Kıbrıslı Türklerin (ve Kıbrıslı Rumların) katılmasını tartışmadan reddettiğine işaret eden gazete, “Başkanlık Sarayı’nda, böyle bir bölgesel konferans şu anda ‘uygulanamaz’ görülüyor. Dahası konferansın hangi ajandayla olacağı ve hangi ülkelerin katılacağı sorgulanıyor” ifadesini kullandı.<br>Gazete, Politis’e konuşan ancak adının yayınlanmasını istemeyen bir “hükümet kaynağının” şu sözlerini de özetle şöyle aktardı:<br>“Örneğin, İsrail de mi katılacak? Evet ise, neden? Doğu Akdeniz’de açıkta olan meselesi yok. Deniz bölgelerinin sınırlandırılmasına dair yürürlükte bulunan anlaşmalar mı görüşülecek?  Bunların ikili anlaşmalar olması bir yana, Kıbrıs’ın bu konuların yeniden açılmasını veya Türkiye’nin de katılacağı bir konferansta tartışmaya açılmasını kabul etmesi söz konusu olamaz. Buna ek olarak Ankara Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımıyor, o zaman böyle bir konferans gerçekleştirilebilir görünmüyor. Her zaman, böyle bir konferansta masaya Kıbrıs Münhasır Ekonomik Bölgesi’nin ve doğal gazdan edinilecek gelirlerin Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türkler arasında paylaşılması konusunun konulabileceği kuşkusu da var, hem de önceden (Talat-Hristofyas yakınlaşması) uzlaşılmış olmasına rağmen.  Berlin’deki üçlü uzmanlar görüşmesi sırasında bu konuda büyük bir tartışma yapıldı, sonraki aşamada bu toplantıya, Başkanlık Diplomatik Ofisi Başkanı Kiriakos Kuros aracılığıyla Kıbrıs da katıldı. Türkiye böyle bir konferansa, Kudret Özersay aracılığıyla sahte devletin de katılmasında ısrar etti, kabul edilmedi.” </p>



<p><strong>ANASTASİADİS’İN ŞARTLARI VE KORKULARI</strong></p>



<p>Politis, “Anastasiadis’in Şartları ve Korkuları” ara başlığı altında, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in Zirve sonrasında Brüksel’de düzenlediği basın toplantısında Doğu Akdeniz için konferans yapılması konusuna şu sözlerle değindiğine dikkat çekti:<br>“Katılım, alan ve takvim gibi detaylarda bütün müdahil taraflarca uzlaşılmalı. Gerek şahsım, gerek diğer liderler tarafından net olarak ortaya konuldu ki Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Avrupa Konseyi’nde temsil edildiğinden başka şekilde temsil edilemez. Herhangi bir toplumun herhangi bir sıfatla temsil edilmesi kabul edilmez, dolayısıyla katılımcıların kimler olacağında, gündeminin ne olacağında v.b. uzlaşılmalıdır. Bu şartlar altında, (Doğu Akdeniz Konferansı) hoşnutlukla karşılanır.”<br>Gazete Anastasiadis’in “korkularından birinin de Doğu Akdeniz ile ilgili böyle bir konferansta “Kıbrıs doğal gazının (Kıbrıs sorununun çözümünden önce) paylaşılması konusunun pencereden girebilecek olması”  olduğuna işaret etti ve Brüksel’deki basın toplantısında bu konu hakkında söylediklerini özetle şöyle aktardı:<br>“Konsey’de 2011 ve 2015 yakınlaşmalarını izah ettim. Ağustos 2019’da sunduğum, Kıbrıs Cumhuriyeti –Türkiye Kıbrıs MEB’ine saygı gösterirse- Kıbrıs Türk toplumunun yararına, gelecekteki gelirlerin nüfusları oranında yatırılacağı özel bir banka hesabı açmaya hazır olduğu, Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs sorunu çözülmeden bile bu hesaptan kendi paylarına düşen parayı toplumları yararına alma hakları olacağı önerimi de anlattım.”</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/rumlari-konferans-korkusu-sardi/">RUMLARI KONFERANS KORKUSU SARDI</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/rumlari-konferans-korkusu-sardi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
