<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>rebecca bryant &#8211; Ve Kıbrıs</title>
	<atom:link href="https://www.vekibris.com/tag/rebecca-bryant/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.vekibris.com</link>
	<description>Anlamak için farklı bak...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 05 Feb 2020 19:32:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>BRYANT’TAN, EMLAK VERGİLERİ VE TMK’NIN FİNANSMANI KONUSUNDA ‘DERS GİBİ’ BİR PAYLAŞIM</title>
		<link>https://www.vekibris.com/bryanttan-emlak-vergileri-ve-tmknin-finansmani-konusunda-ders-gibi-bir-paylasim/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/bryanttan-emlak-vergileri-ve-tmknin-finansmani-konusunda-ders-gibi-bir-paylasim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Feb 2020 19:32:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs emlak vergileri]]></category>
		<category><![CDATA[rebecca bryant]]></category>
		<category><![CDATA[taşınmaz mal komisyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=18384</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kıbrıs sorunu ve Kıbrıs’taki sosyal yaşam ile ilgili pek çok araştırma yapan Rebecca Bryant, emlak vergilerinde yapılması düşünülen artışın bir miktarının Taşınmaz Mal Komisyonu’nun finansmanında kullanılması ile ilgili tartışmaya ilişkin görüşlerini Facebook sayfasında paylaştı. Bryant’ın görüşlerini Kıbrıs’ın tarihi geçreklerine dayandırdığı görülürken, pek çok Kıbrıslı Türk aydına da yanıt vermeye çalıştığı gözlemlendi. &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; Bryant’ın Facebook paylaşımı [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/bryanttan-emlak-vergileri-ve-tmknin-finansmani-konusunda-ders-gibi-bir-paylasim/">BRYANT’TAN, EMLAK VERGİLERİ VE TMK’NIN FİNANSMANI KONUSUNDA ‘DERS GİBİ’ BİR PAYLAŞIM</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kıbrıs
sorunu ve Kıbrıs’taki sosyal yaşam ile ilgili pek çok araştırma yapan Rebecca
Bryant, emlak vergilerinde yapılması düşünülen artışın bir miktarının Taşınmaz
Mal Komisyonu’nun finansmanında kullanılması ile ilgili tartışmaya ilişkin
görüşlerini Facebook sayfasında paylaştı. Bryant’ın görüşlerini Kıbrıs’ın
tarihi geçreklerine dayandırdığı görülürken, pek çok Kıbrıslı Türk aydına da
yanıt vermeye çalıştığı gözlemlendi.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bryant’ın Facebook paylaşımı şöyle:</p>



<p>“Taşınmaz Mal Komisyonu’nun Rum mallarına verilen tazminatlarını ödemek
için bizden emlak vergisi alınacakmış artık. Alınsın. Bizim ailenin Rum malı
yok, hatta eşim has Lefkoşalı, yani göçmen bile değil. İki evimizin bir tanesi
de benim adıma, ben de Kıbrıs kökenli bile değilim. Yine de alınsın. Hatta daha
fazla alınsın. En etkin barış araçlarımızdan biri olan TMK çoktan parasızlıktan
tıkandı diye şu an verdiğim cüzzi emlak vergisinin %100’ü daha da alınsın
diyorum. Sosyal medyada ‘biz Rum malı almadık, niye ödeyelim’ gibi
şikayetlerinin veya Sami Özuslu’nun ‘Rum’un malını dağıtırken kime sordunuz?’
sorusunun tam tersine ben ‘bu yaşadığım düzenin bedelini ödemek benim de borcum
ve sorumluluğum’ diyorum. Neden?&nbsp;</p>



<p>İki ana
sebep var. Birincisi, bu düzenden hepimizin faydalanıyor olması. Açıkçası, Rum
malından faydalanmadığını düşünen vatandaş yanılıyor veya görmek istemiyor.
500.000 dönümü Güney’de bırakan bir toplum 1.5 milyon dönüm Rum malı üstünde
bir düzen kurmuş. Dükkanlarıyla, fabrikalarıyla, okullarıyla, arsalarıyla,
kiliseleriyle Rum hakimiyeti olan bir toprak parçası Türkleştirilmiş.
Türkleştirmek burada ne demek? Sadece bayrak asmak veya dağın üstünde ‘Ne mutlu
Türküm diyene’ yazmak demek değil. Bir dükkanın Rumca tabelasını indirip Türkçe
bir isim asmak demektir. Alın teriyle kurulan küçük-büyük fabrikalarını
devletleştirip Sanayi Holding’i kurmak demektir. Omorfo’daki portakallarını
satmak veya yemek demektir. Ercan Havalimanı’nı, Mağusa Limanı’nı, Girne ve
Mağusa’nın otellerini ele geçirip isimlerini değiştirerek bu sıfırdan kurulmuş
‘kuzey’de bir ekonomi yaratmak demektir. Sevgili dostum Sami Özuslu bugünkü
yazısını yazarken 1974 sonrası meclis tutanaklarını okusaydı çok farklı bir
sonuca varmış olurdu diye düşünüyorum. O dönemin solcusu da sağcısı da bir
devlet ve bir devletin ekonomisini kuruyordu. Tek anlaşamadıkları, Özker
Özgür’ün istediği gibi Rum mallarının dağıtımında herkes eşit bir ‘kardeş payı’
mı alsın, yani sosyal demokrat bir devlet mi kurulsun, yoksa geçmişteki
eşitsizlikleri tekrarlayarak daha liberal ve popülist bir biçimde bugün
bildiğimiz eşdeğer sistemi mi uygulansın.&nbsp;</p>



<p>Evet, herkes
bu Türkleştirilmiş toprak parçasından faydalanmış. 2004’ten sonra Rum malı
üstünde yapılan villalar ve apartmanlarda yaşayan insanların döktüğü paradan en
fazla esnaf, supermarket sahipleri, mobilya dükkanları sahipleri, lokanta
sahipleri, ve otomobil satıcıları faydalanmış. Rum malı üstünde yapılmış
yollardan – çürük olsa bile – yine faydalanıyoruz. Okullar, üniversiteler, spor
salonları, alışveriş merkezleri, vs. yine Rum malı üzerine inşa ediliyor, yine
de biz faydalanıyoruz. Yani, kaçınılmaz olarak hepimiz günlük hayatımızda
TMK’nin önüne getirilebilecek Rum malından faydalanıyoruz.</p>



<p>İkincisi ise
1974’te Rum mallarının Güney’deki evlerini bırakıp korkularından Kuzey’e kaçan
göçmenlerin rehabilitasyon için kullanılmış olması. Aynı zamanda bu malların
verilmesi ‘iki bölgeliliğin’ garantisi olması. Evet, göçmenler Kuzey’e
gelmeyebilirdi, gelmeseydiler ‘iki bölgelilik’ olmazdı, olamazdı. 1974 ve
1975’in meclis tutanaklarının binlerce sayfasını okuduktan sonra bu malların o
dönemin politikacılarının –hem solcusunun hem sağcısının—‘iki bölgeli
federasyon’ hayaline ne kadar kilit olduğunu anladım. Okurken beni de en çok
şaşırtan, bu malların dağıtımı o dönemin meclisinin en önemli konularından iken
kimsenin ‘bu malları almaya hakkımız var mı’ diye sormaması. Sanki akıllarından
bile geçmedi. Okuduğum binlerce sayfasında bu soru hiçbir zaman meclis
tartışmalarında yer almadı. Solcusu da sağcısı da bu malların ‘iki bölgelilik’
prensibindeki önemini benimseyip sadece malların nasıl dağıtılacağını
tartışmışlar.&nbsp;</p>



<p>Evet,
hepimiz ister istemez bu mallardan faydalanıyoruz. Ayrıca, ‘iki bölgelilik’ bir
federasyonun temelinde bu mallar var. Hatta, sevgili Sami’nin ‘kime sordunuz’
sorusuna bir cevap olarak ‘halka soruldu, halen de soruluyor’ diyebiliriz. O
dönemde halk, Özker Özgür’ün ‘kardeş payı’ siyasetinden şikayetçiydi diye
eşdeğer malları, mücahit puanları, İTEM, DBT gibi tuhaf hukuki yaratıklar icat
edilmiş. Yakında çıkacak olan bir kitapta eşim Mete Hatay ile birlikte buna
‘thymapolitical state’, yani ‘mağduriyet-siyaseti devlet’ diyoruz. Her zaman
bir mağduriyet var, her zaman bu mağduriyet ‘devlet’ten bir şey kopararak gideriliyor.
Mağduriyetimizi kullanarak hem bu uyduruk ‘devlet’in devamını sağlıyoruz, hem
de ellerimizi temiz tutuyoruz (biz mağduruz ya!). Halbuki hepimiz biliyoruz ki
Ernst Renan’ın meşhur sözünde kuzey Kıbrıs’ta da bir ‘günlük plebisit’ var:
tanınmamış bir devletin meşruiyeti (eğer varsa) ancak ve ancak insanların
kalmasından kaynaklanıyor. Biz de kalıyoruz. Güney göçmeni güneye dönmüyor.
‘Göç edeceyik’ diyerek çoğumuz kıpırdamıyor. Güneye doğru bir akım yok.
Kalıyoruz.</p>



<p>Dolayısıyla,
46 seneden sonra bu mağduriyet-siyaseti devlet’in temelinde olan malların
sahiplerinin daha fazla mağdur olmaması adına, bir barış aracı olarak TMK’nin
parasızlıktan çökmemesi adına, bir toplum olarak yaşadığımız düzenin gerçek
temelini anlayıp sorumluluklarımızı üstlenerek belki de nihayet bir özne
olabilmesi adına bu vergi hepimizden alınsın, daha fazla da alınsın diyorum.”</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/bryanttan-emlak-vergileri-ve-tmknin-finansmani-konusunda-ders-gibi-bir-paylasim/">BRYANT’TAN, EMLAK VERGİLERİ VE TMK’NIN FİNANSMANI KONUSUNDA ‘DERS GİBİ’ BİR PAYLAŞIM</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/bryanttan-emlak-vergileri-ve-tmknin-finansmani-konusunda-ders-gibi-bir-paylasim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
