<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MEDYA GÜNLÜĞÜ &#8211; Ve Kıbrıs</title>
	<atom:link href="https://www.vekibris.com/tag/medya-gunlugu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.vekibris.com</link>
	<description>Anlamak için farklı bak...</description>
	<lastBuildDate>Mon, 10 Oct 2022 07:39:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>
	<item>
		<title>FEVZİOĞLU KIBRIS’A NE GETİRECEK?</title>
		<link>https://www.vekibris.com/fevzioglu-kibrisa-ne-getirecek/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/fevzioglu-kibrisa-ne-getirecek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Oct 2022 07:39:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[BÜYÜKELÇİ]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[hasan erçakıca]]></category>
		<category><![CDATA[kktc]]></category>
		<category><![CDATA[maraş]]></category>
		<category><![CDATA[MEDYA GÜNLÜĞÜ]]></category>
		<category><![CDATA[METİN FEVZİOĞLU]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=103087</guid>

					<description><![CDATA[<p>Barolar Birliği eski başkanı hukukçu Metin Fevzioğlu’nun Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi olarak atanması “popüler” bir konu oldu. Dışişleri Bakanlığı’nda “diplomat” statüsü ile çalışmaya başlayan herkes, devletini en üst düzeyde temsil etmek amacı taşır ve günün birinde “büyükelçi” olmayı hayal eder sanıyorum. Barolar Birliği Başkanı olacak kadar yükselmiş, adli yıl açılışlarında ülkenin belli başlı sorunları konusunda değerlendirme [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/fevzioglu-kibrisa-ne-getirecek/">FEVZİOĞLU KIBRIS’A NE GETİRECEK?</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Barolar Birliği eski başkanı hukukçu Metin Fevzioğlu’nun Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi olarak atanması “popüler” bir konu oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dışişleri Bakanlığı’nda “diplomat” statüsü ile çalışmaya başlayan herkes, devletini en üst düzeyde temsil etmek amacı taşır ve günün birinde “büyükelçi” olmayı hayal eder sanıyorum. Barolar Birliği Başkanı olacak kadar yükselmiş, adli yıl açılışlarında ülkenin belli başlı sorunları konusunda değerlendirme yapma ve dinlenme olanağı bulmuş biri için de büyükelçilik çok “anlamlı” bir görev mi; bilmiyorum tabii… Türkiye’de her makam bir lütuf konusu olduğuna ve büyükelçilik de bir kariyer olmaktan çıkarılıp bir “lütuf” haline getirildiğine göre buna mazhar olmaya sevinmeyi veya üzülmeyi kişinin kendisine bırakmak en doğrusu olacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu atamanın altında bir mana arayanlar, Fevzioğlu’nun “hukukçu” kimliği üzerinde durmaktadırlar. Fevzioğlu hukuk profesörüdür ama bildiğiniz gibi Türkiye’de pek çok “ekonomi profesörü” de vardır! İster hukuk, ister ekonomi veya uluslararası ilişkiler olsun; Türkiye’de özellikle sosyal bilimlerin çeşitli alanlarında kariyer yapmış, hatta dünyada iyice itibar kazanmış bilim insanlarına verilen değer sıfırın altındadır. Hukuk dediğin ise zaten her gün yeniden yapılan bir şeydir. Birisi çıkar ve “bakmayın benim ekonomist olduğuma, aslında ben hukukçuyum” der ve anayasanızı yeniden yazabilir mesela! İtiraz eden eder, alkışlamak isteyen de mahanasını bulur ve alkışlar! Bugünkü Türkiye’de alkışlayanların daha fazla olacağına dair bahse bile girebilirim.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="412" src="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2022/10/Ekran-Resmi-2022-10-10-10.07.45-1024x412.png" alt="" class="wp-image-103088" srcset="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2022/10/Ekran-Resmi-2022-10-10-10.07.45-1024x412.png 1024w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2022/10/Ekran-Resmi-2022-10-10-10.07.45-300x121.png 300w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2022/10/Ekran-Resmi-2022-10-10-10.07.45-768x309.png 768w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2022/10/Ekran-Resmi-2022-10-10-10.07.45-696x280.png 696w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2022/10/Ekran-Resmi-2022-10-10-10.07.45-1068x429.png 1068w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2022/10/Ekran-Resmi-2022-10-10-10.07.45-1045x420.png 1045w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2022/10/Ekran-Resmi-2022-10-10-10.07.45.png 1154w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption>Kapalı Maraş&#8217;ın açılmasının ilk adımı iki yıl önce böyle atılmıştı. Bakalım Metin Fevzioğlu başka ne gibi adımlar atacak? </figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">KKTC’de de benzer süreçler yaşanmaktadır. Covid-19 sürecinde hükümet tarafından alınan önemli kararların tümü de mahkemeden dönmüştür. Hükümetlerimiz yasa yapmak yerine “yasa gücünde kararname” yayınlamayı bir marifet saymaya başlamışlardır. Neredeyse üç yıldan beri kararnameler ile yönetilmekteyiz. Haziran ayında yapılması anayasal zorunluluk olan yerel seçimler hala daha yapılmamıştır ve konu yine mahkemededir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bütün bu hukuki karmaşanın temelinde Ankara’daki hükümetin “yapın da aldırmayın” şeklindeki talimatları yatmaktadır. Bir “büyükelçi” olarak Fevzioğlu’nun KKTC’ye hukuk getirmeyeceği açıktır. Fevzioğlu’nun bu talimatlara “hukuki kılıf” geçirme gayretleri olması halinde böyle bir girişimin, Türkiye-KKTC ilişkilerine şimdiye kadar olandan çok daha büyük zarar vereceği de aşikardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aslında bu KKTC’nin başına gelmiş ilk “Fevzioğlu hadisesi” de değildir. Prof. Turhan Fevzioğlu da, 1974 sonrasındaki Ecevit Hükümeti’nin önemli bakanlarından biri olarak Kıbrıs Türk ekonomisinin yeniden yapılanmasının baş mimarı olmak istemiş ve bütün Rum ganimetlerini devlet çatısı altında toplayarak adeta “komünist” bir düzen yaratmıştı. Bugünkü KKTC ekonomisinin kökenlerinin o günlerdeki yanlışlardan ciddi şekilde etkilendiğini söylemek hiç de abartı olmayacaktır. Özel sektörün girişim ve yenilikleri takip etme gücünden yararlanma kapasitesi geliştirilmeyen Kıbrıs Türk ekonomisi hala daha o kabuğu yırtıp atamamıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ama bunlardan daha önemlisi, Türkiye kamuoyuna hakim olan “Kıbrıs’a gidelim ve iyi şeyler yapalım” anlayışıdır. Kıbrıs’ta da insanlar vardır… Hukukçu da vardır; ekonomist de, uluslararası ilişkici de… Mühendis de vardır; doktor da. Bırakın da işlerini yapsınlar… Hem kendilerini, hem de devletlerini geliştirme sorumluluğunun altında biraz olsun ezilsinler… Bir “devlet başkanı” atamış gibi davranmayın da Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi de elçiliğini yapsın tabii…</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>(BU YAZI, 10 EKİM 2022 TARİHİNDE MEDYA GÜNLÜ İSİMLİ SİTEDE YAYINLANMIŞTIR)</em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/fevzioglu-kibrisa-ne-getirecek/">FEVZİOĞLU KIBRIS’A NE GETİRECEK?</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/fevzioglu-kibrisa-ne-getirecek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ANKARA’YI BİLMEM AMA “ANKARACILAR” FAZLASIYLA MEMNUN!</title>
		<link>https://www.vekibris.com/ankarayi-bilmem-ama-ankaracilar-fazlasiyla-memnun/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/ankarayi-bilmem-ama-ankaracilar-fazlasiyla-memnun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Oct 2022 05:31:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[ankaracılar memnun]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan ERÇAKICA]]></category>
		<category><![CDATA[kktc]]></category>
		<category><![CDATA[külliye]]></category>
		<category><![CDATA[MEDYA GÜNLÜĞÜ]]></category>
		<category><![CDATA[şükran]]></category>
		<category><![CDATA[vatan haini]]></category>
		<category><![CDATA[Ya bizdensin]]></category>
		<category><![CDATA[ya da toprağın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=102294</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halkın çoğunluğunun tepki göstereceği bir şeyi “milli” hale getirerek tepki gösterenleri “hain” durumuna düşürmek; bazılarını da çekingenliğe itmek çok zekice bir şey… Türk kamuoyu bu taktiğin onlarca örneğinin tanıdığıdır. Güvenlik zaafınız mı var; suçu PKK’ya atabilirsiniz! Düşmanın arkasına sığınarak kendi sorunlarınızı gizlediğiniz yetmezmiş gibi, sizin yetersizliğinize dikkat çekmeye çalışanları da “PKK’cı” durumuna düşürür, rahat edersiniz! [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/ankarayi-bilmem-ama-ankaracilar-fazlasiyla-memnun/">ANKARA’YI BİLMEM AMA “ANKARACILAR” FAZLASIYLA MEMNUN!</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Halkın çoğunluğunun tepki göstereceği bir şeyi “milli” hale getirerek tepki gösterenleri “hain” durumuna düşürmek; bazılarını da çekingenliğe itmek çok zekice bir şey…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türk kamuoyu bu taktiğin onlarca örneğinin tanıdığıdır. Güvenlik zaafınız mı var; suçu PKK’ya atabilirsiniz! Düşmanın arkasına sığınarak kendi sorunlarınızı gizlediğiniz yetmezmiş gibi, sizin yetersizliğinize dikkat çekmeye çalışanları da “PKK’cı” durumuna düşürür, rahat edersiniz!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bu taktiği uygulamak çok daha kolaydır. Nasılsa 60 yıllık tükenmeyen bir sermayeniz var: Kıbrıs sorunu… Sorunlara, yetersizliklere veya hukuksuzluklara dikkat çeken olan varsa “Rumcu” ve hatta “vatan haini” olarak suçlanmayı göze almak zorundadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ormanlar yanıyorsa bunun nedenleri üzerinde durmak gerekmez… Türkiye’nin veya adadaki Türk askerlerinin katkılarını ön plana çıkarır, işi “şükran duygularını” ifade etme yarışına dönüştürür, zayıflıkları gizler ve hatta kazançlı bile çıkabilirsiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir yıl kadar önce “müjde” diye açıkladığı “külliye” inşaatı kararının KKTC makamları tarafından alınmamış olmasını “irade gaspı” olarak nitelemek, “hain” olmak için zaten yeterli bir nedendir. İnşaat için gerekli izin süreçlerinin atlanmış olmasını garipsemek veya bu inşaatı gereksiz veya zamansız görmek demek, “Türkiye düşmanı” olmak demektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">KKTC’de gündeme gelen bütün konular artık bu şekilde tartışılmaktadır: “Ya bizdensin, ya da toprağın”!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Böylece siyasal katılım neredeyse sıfırlanmış durumdadır. KKTC Bakanlar Kurulu üyeleri, düğmelerine basılmış gibi peş peşe ve neredeyse aynı cümleleri ihtiva eden açıklamalar yapmakta; açıklama yapmayı bir sonraki güne erteleyerek görünüşü kurtarmaya kalkışanlar ise hakarete uğramakta veya “Türkiyecilikleri” tartışmaya açılmaktadır: “Ya bizdensin, ya değilsin; bilelim!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Böyle giderse korktuğumuz başımıza gelecek; Kuzey Kıbrıs’taki Türkiye karşıtlığı çeşitli biçimlere bürünerek veya farklı varyantlar halinde üreyerek çoğalmış olacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ankara bunun farkında mı veya bunu yeterince umursuyor mu; bilmiyorum doğrusu! Belki de, “Kuzey Kıbrıs da ne? Onların güvenliğini biz sağlıyor; paralarını biz veriyoruz” diyerek bu tür sorunları kolayca çözebileceklerini düşünüyorlar. Ama Kuzey Kıbrıs’taki “Ankaracıların”, siyaseten ayakta kalmak, başka herhangi bir meşgale ile elde edemeyecekleri kazançları bu yolla sağlamak peşinde koşanların, bu gibi sorunlara aldırmayıp “Şükran sana Anavatan” diyerek rakipleri tarafından “Ankara’nın işbirlikçisi” olmakla suçlanmayı göze alanların bu tür gelişmelerden fazlasıyla memnun olduklarını rahatlıkla söyleyebilirim. Böylece siyaset sahnesindeki pek çok rakiplerinden kurtulmuş, kendi beceriksizliklerinin yarattığı sorunları ise gizlemiş olmaktadırlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu hafta Kuzey Kıbrıs’taki en güncel konu, Erdoğan’ın 19 Temmuz 2021 tarihinde KKTC Meclisi’ndeki konuşma ile duyurduğu müjdeydi: KKTC’ye de bir külliye yapılması için ağaçlar kesildi, kazılar başladı. Böyle bir şeye ihtiyaç var mı, yok mu? Böyle bir şey, KKTC makamlarından izinsiz olarak yapılabilir mi; yapılamaz mı? Bunun gibi sorular çok yavan kalıyor ve tartışma eninde sonunda şu noktaya varıyor: Ankaracı mısınız, değil misiniz?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Cevap vermemekte serbestsiniz tabii… Ama bilin ki, bu iki yaftadan biri sizin haberiniz bile olmadan göğsünüze takılacak ve Ankara’dan yana görünenleri ödüllendirmek için mutlaka bir yol bulunacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>(BU YAZI 3 EKİM 2022 TARİHİNDE <strong>MEDYA GÜNLÜĞÜ</strong> İSİMLİ HABER SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR)</em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/ankarayi-bilmem-ama-ankaracilar-fazlasiyla-memnun/">ANKARA’YI BİLMEM AMA “ANKARACILAR” FAZLASIYLA MEMNUN!</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/ankarayi-bilmem-ama-ankaracilar-fazlasiyla-memnun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEVLET OLMAK İSTERSENİZ SAVAŞACAKSINIZ!</title>
		<link>https://www.vekibris.com/devlet-olmak-isterseniz-savasacaksiniz/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/devlet-olmak-isterseniz-savasacaksiniz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Aug 2021 06:20:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[ayrı devlet]]></category>
		<category><![CDATA[devlet olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan ERÇAKICA]]></category>
		<category><![CDATA[kazanan]]></category>
		<category><![CDATA[kktc]]></category>
		<category><![CDATA[MEDYA GÜNLÜĞÜ]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[taliban]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=63694</guid>

					<description><![CDATA[<p>ABD’nin Afganistan’dan tüymesi daha fazla Vietnam’dan tüymesine benzetiliyor. Daha “çağdaş” emsal ise Irak olmalıdır aslında&#8230; İster emperyalizm deyin, isterseniz başka şey&#8230; İsterseniz Sovyetler Birliği’nin başta Afganistan olmak üzere komşu ülkerinde yaşadığı hezimetlerle karşılaştırın&#8230; Açıktır ki, askeri müdahalelerle yeni bir toplum yaratmak girişimlerinin hepsi, hüsranla sonuçlanmıştır. Kendini “gelişmiş” sayanların bundan çıkarması gereken ders, “otur oturduğun yerde” [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/devlet-olmak-isterseniz-savasacaksiniz/">DEVLET OLMAK İSTERSENİZ SAVAŞACAKSINIZ!</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">ABD’nin Afganistan’dan tüymesi daha fazla Vietnam’dan tüymesine benzetiliyor. Daha “çağdaş” emsal ise Irak olmalıdır aslında&#8230; İster emperyalizm deyin, isterseniz başka şey&#8230; İsterseniz Sovyetler Birliği’nin başta Afganistan olmak üzere komşu ülkerinde yaşadığı hezimetlerle karşılaştırın&#8230; Açıktır ki, askeri müdahalelerle yeni bir toplum yaratmak girişimlerinin hepsi, hüsranla sonuçlanmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kendini “gelişmiş” sayanların bundan çıkarması gereken ders, <strong>“otur oturduğun yerde”</strong> olmak zorundadır. Başka toplulukları etkilemek isteyenlerin tek bir yolu vardır: İyi bir örnek oluşturmak; o kadar!</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>DEVLET NASIL OLUNUR?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bütün bu deneyimlerin bir de tersten okunması vardır tabii&#8230; Kendileri “devlet”, üstelik de <strong>“tam bağımsız bir devlet”</strong> olmak isteyenler, bu deneyimlerden nasıl bir ders almak zorundadırlar?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hem Afganistan, hem Vietnam, hem de Doğu Avrupa’nın eski sosyalist devletlerinin yaşadıkları deneyimler, yeni çağda bile devlet olmanın ciddi bir mücadele gerektirdiğini kanıtlamaktadır. Hindistan gibi İngiliz sömürgelerinin verdikleri “bağımsızlık savaşları”, bugün verilen veya verilmesi gereken kavganın yanında sönük kalmaktadır. <strong>Artık devlet olmak çok daha zor ve zahmetlidir. Ama devlet olmanın başka bir yolu henüz daha bulunamamıştır.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Devlet olmak kadar nasıl bir devlet olacağınız da vereceğiniz mücadeleye bağlıdır. Bazıları İslami emirlik; bazıları totaliter sosyalist&#8230; Bazıları az-çok özgürlükçü, bazıları ise otokratik ve devletçi bir kapitalizm&#8230; <strong>İnsanlar neyin mücadelesini verirlerse ancak onu kazanabilirler!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>KAZANAN HAKLIDIR!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Şimdilerde Kuzey Kıbrıs’taki en popüler konu, hepimizin bildiği <strong>“iki devletli çözüm”</strong> konusudur&#8230; Federasyondan vazgeçtik, kendi devletimiz olsun istiyoruz. Gerek Türkiye hükümeti, gerekse Tatar liderliğindeki KKTC iktidarı, bizi ille de <strong>“ayrı bir devlet”</strong> yapmak için konuşup durmaktadırlar.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft size-large is-resized"><img decoding="async" src="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2021/08/Screen-Shot-2021-08-18-at-09.09.23.png" alt="" class="wp-image-63695" width="292" height="195" srcset="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2021/08/Screen-Shot-2021-08-18-at-09.09.23.png 998w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2021/08/Screen-Shot-2021-08-18-at-09.09.23-300x201.png 300w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2021/08/Screen-Shot-2021-08-18-at-09.09.23-768x516.png 768w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2021/08/Screen-Shot-2021-08-18-at-09.09.23-696x467.png 696w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2021/08/Screen-Shot-2021-08-18-at-09.09.23-626x420.png 626w" sizes="(max-width: 292px) 100vw, 292px" /><figcaption>BORRELL VE TALİBAN: AB Dış Politika ve Savunma Yüksek Temsilcisi, Taliban&#8217;ın &#8220;zaferini&#8221; adeta kutsadı ve acizliklerini dile getirdi.</figcaption></figure></div>



<p class="wp-block-paragraph">Konuşmakla olsaydı, bu iş şimdiye kadar çoktan bitmiş olacaktı ama olmadı! 1983 yılında kurulan KKTC’yi şimdiye kadar hiçbir devlet tam olarak tanımadı. Ufukta bir ışık da görünmüyor&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu tanınmanın önündeki en önemli engellerden biri BM Güvenlik Konseyi’dir&#8230; <strong>Aynı konseyin beş daimi üyesi, daha şimdiden Afganistan’daki Taliban rejimi ile işbirliğine hazır görünüyorlar. Çünkü Taliban “kazandı”!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Güvenlik Konseyi kadar olmasa bile önemli bir uluslararası örgüt olan Avrupa Birliği’nin dış ilişkiler ve savunma görevlisi Borrell’in açıklaması çok çarpıcıydı doğrusu: <strong>“Taliban, savaşı kazandı ve onlarla konuşmamız gerekiyor.”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">İşte olay budur: Sizinle ciddi bir şekilde konuşmalarını istiyorsanız, bir savaşınız olması ve bu savaşı kazanmanız gerekir!</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>KIBRIS TÜRK DEVLETİ OLACAK MI?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kıbrıslı Türkler, devlet olup olmayacaklarının kavgasını kendi aralarında yapıyorlar. Kimimiz, olur diyor; kimimiz olmaz! Adımızı değiştirirsek BM kararlarının etrafından dolanacağımızı ileri sürenlerimiz bile var&#8230; Biz açıkgöz, onlar ahmak!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Örnekleri ortadadır: <strong>Devlet olmak isterseniz, olacaksınız! </strong>Kimse sizi devlet yapamaz; yapmaz! Olmak için çalışacak; başarılı olursanız, olacaksınız!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Borrell’in “Taliban kazandı” söyleyişi, kimilerine 1974 Barış Harekatı’nı hatırlatmış olabilir. <strong>Barış Harekatı’nı hatırlayıp, “biz de kazanmıştık” diye ayağa fırlayabilirsiniz&#8230;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Belki de kazanmanız gereken bir silahlı mücadeleden çok daha fazlasıydı. Bugünkü durumda Kıbrıslı Türkler, kendi yurttaşları için refah, refah içinse güvenlik ve adalet üreten bir mekanizma kurmak zorundadırlar. Bu mekanizma kurulur ve işletilirse, Borrell gibiler ortaya çıkacak ve <strong>“kazandılar, onlarla da konuşmak zorundayız”</strong> diyecekler. Söylemekle olmuyor işte; yapabilirseniz yapacaksınız!</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/devlet-olmak-isterseniz-savasacaksiniz/">DEVLET OLMAK İSTERSENİZ SAVAŞACAKSINIZ!</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/devlet-olmak-isterseniz-savasacaksiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ERDOĞAN, KENDİ OYUNUNU OYNADI!</title>
		<link>https://www.vekibris.com/erdogan-kendi-oyununu-oynadi/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/erdogan-kendi-oyununu-oynadi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2021 08:25:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[hasan erçakıca]]></category>
		<category><![CDATA[kktc]]></category>
		<category><![CDATA[külliye]]></category>
		<category><![CDATA[maraş]]></category>
		<category><![CDATA[MEDYA GÜNLÜĞÜ]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=61837</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kimimiz korku; kimimiz çoşku içindeydi&#8230; Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC ziyaretinde büyük bir müjde verecek, sürpriz bir hediye açıklayacaktı. Şapkadan “külliye” çıktı. Korkanlar sevindi: Türkiye, bir vesile ile daha uluslararası camia ile karşı karşıya gelmekten kurtulmuştu&#8230; Çoşanlar hayal kırıklığı yaşıyor: Ellerinde olsa bir kaç haftadan beri devam ettirdikleri “hainlik” fırtınasını tersine döndürecekler! ULUSLARARASI İLİŞKİLER Erdoğan’ın KKTC Meclisi’ndeki [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/erdogan-kendi-oyununu-oynadi/">ERDOĞAN, KENDİ OYUNUNU OYNADI!</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Kimimiz korku; kimimiz çoşku içindeydi&#8230; Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC ziyaretinde büyük bir müjde verecek, sürpriz bir hediye açıklayacaktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Şapkadan “külliye” çıktı.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Korkanlar sevindi: Türkiye, bir vesile ile daha uluslararası camia ile karşı karşıya gelmekten kurtulmuştu&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çoşanlar hayal kırıklığı yaşıyor: Ellerinde olsa bir kaç haftadan beri devam ettirdikleri “hainlik” fırtınasını tersine döndürecekler!</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>ULUSLARARASI İLİŞKİLER</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Erdoğan’ın KKTC Meclisi’ndeki konuşmasında “müjde” diye açıkladığı Cumhurbaşkanlığı ve Meclis için yeni bina yapılması projesi kimse tarafından hoş karşılanmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">KKTC Sağlık Bakanı Ünal Üstel, hastanede ilaç olmadığını doğrular ve <strong>“şu anda sadece acil ilaçları temin ediyoruz ama paramız olmadığı için yeterli ilaç alamıyoruz”</strong> derken insanların “bizim de bir külliyemiz olacak” diye sevinmelerini kim bekleyebilir ki?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeniden canlanan Covid-19 salgını yüzünden bir türlü açılamayan turizm nedeniyle zor günler geçiren binlerce işletme ve on binlerce özel sektör çalışanı var. <strong>İnsanlar tanıdıklarının kapılarını çalıp beslenme için yardım talep ederken Cumhurbaşkanı’nın yeni bir saraya taşınması kimin umurunda olur ki?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sorunları çözmek dururken külliye yapılmasından söz etmek, zaten akıl alacak bir iş değildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Üstelik soruna siyasi açıdan bakanlar da var: <strong>“Bizim bina isteyip istemediğimize veya nasıl bir bina istediğimize karar verecek makamlarımız yok mu?”</strong> diyerek Erdoğan’ın KKTC demokrasisini yerle bir ettiğine inanların sayısı, bu kararı alkışlayanlardan eminim ki çok ama çok fazladır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yine de beklenenden iyiydi tabii&#8230; Rahatladık aslında&#8230; Külliye yapıyoruz diye kimse bize savaş açmayacak!</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>MARAŞ TEPKİSİ NE OLACAK?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Maraş’ın yüzde 3,5’nin açılması ise elbette daha önemli ama&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kimileri gerçek müjdenin bu olduğunu söylemeye başlamış olsa bile açılacağı aylarca önce duyurulmuş olan Kapalı Maraş’ın yüzde 3,5 kadarı, bu ziyaret öncesinde askeri yasak bölge olmaktan çıkarıldı.</strong> Böylece, Kıbrıslı Rumlara ait olan mülklerin iade edilmesi; kamusal alanların ise KKTC tarafından kullanılması olanağı yaratıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunun üzerine Rum tarafı, dünyayı ayağa kaldırmaya çalışıyor. Hristodulidis, bütün dışişleri bakanlarını arıyor; elçileri toplayıp taleplerde bulunuyor. Avrupa Birliği’ne baskı yaparak Borrell’i açıklama yapmaya zorladı. Amerika, Rusya ve İngiltere’nin açıklamaları var&#8230; BM Güvenlik Konseyi ise konuyu değerlendirmek için toplanacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Bu yüzden savaş çıkması da beklenen bir şey değil! </strong>Erdoğan’ın açıklamaları ve Türk tarafının ihtiyatlı tutumu gerginliği tırmandırmaya çalışan Rum/Yunan tarafının işini kolaylaştırmadı; zorlaştırdı. Türk tarafı, özel mülkleri, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin geçerli saydığı yollarla eski sahiplerine iade edeceğini tekrarlayıp duruyor. <strong>Rum hükümeti rahatsız olsa bile Rum mülk sahipleri “tedirgin bir umut” taşıyorlar.</strong> 47 yıl sonra gelen bu olanağı, hayatlarını biraz daha iyileştirmek için kullanabilecekler&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rum hükümeti, Kapalı Maraş’ın kendi yönetimlerine verilmesi olasılığı ortadan kalkıyor diye “kapsamlı bir çözüme yönelmeye” kalkışmayacak elbette ama bu kapsamlı çözüme ulaşılmadığı sürece Kapalı Maraş’ın dilim dilim KKTC yönetimine girmesine de engel olamayacak. Ada’daki statüko ciddi bir darbe alacak!</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>KÖTÜ BİR ŞEY YOK!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Erdoğan’ın Meclis’te yaptığı konuşmayı boykot eden Kıbrıs Türk sol muhalefetinin bu gelişmelerden çok fazla rahatsızlık duyması da gerekmiyor. <strong>Bu açıklamalar, Rumlar tarafından tepki ile karşılansa bile Kıbrıs Türk muhalefeti tarafından kabul edilebilir çizgiler içinde kaldı diyebiliriz.</strong> Kapalı Maraş’ın açılması sürecinin nasıl yönetileceği konusunda farklılıklar olsa bile, bu farklılıkların Türkiye ve KKTC yönetimi ile KKTC muhalefeti arasındaki bütün köprüleri yıkamayacağını söyleyebiliriz. Saray meselesi ise muhalefet tarafından iyi bir politika malzemesi olarak kullanılacak zaten.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Erdoğan, KKTC Meclisi’ndeki konuşmasında, <strong>“burada olsun veya olmasın bütün milletvekillerine başarılar dileyerek”</strong>,<strong> “birlik ve beraberlik”</strong> vurgusu yaparak ve federal çözüm arayışında olanları kınamaktan kaçınarak Kıbrıs Türk muhalefetine de olumlu mesajlar gönderdi aslında. İsterlerse ipin bu ucunu yakalayıp ilişkilerini yeninden inşa çabasına girişebilirler. Kavgadan yarar umanların işleri, <strong>“varsın onlar Rumcu kalsın; biz Türkiyeci olalım”</strong> zihniyeti ile hareket ederek provakasyonlar tezgahlamaya devam edecek olsalar bile, hiç de kolay olmayacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Erdoğan, Kıbrıslı Türklerin bazılarını rahatlattı; bazılarını hayal kırıklığına uğrattı. Rum/Yunan tarafının beklediği şeyi yaptı ama işlerini kolaylaştıracak şekilde davranmadı. Aslında kimse aradığını veya korktuğunu bulamadı!</p>



<p class="wp-block-paragraph">BU YAZININ ORİJİNALİ, 22 TEMMUZ, 2021 TARİHİNDE MEDYAGÜNLÜĞİ.COM SİTESİNDE YAYINLADI:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://medyagunlugu.com/haber/erdogan-kktcde-kendi-oyununu-oynadi-49775" target="_blank" rel="noopener">https://medyagunlugu.com/haber/erdogan-kktcde-kendi-oyununu-oynadi-49775</a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/erdogan-kendi-oyununu-oynadi/">ERDOĞAN, KENDİ OYUNUNU OYNADI!</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/erdogan-kendi-oyununu-oynadi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;KİMSE BİZİ ZORLA LİBERALLEŞTİREMEDİĞİ GİBİ UYUŞTURUCU KAÇAKÇISI DA YAPAMAZ&#8221;</title>
		<link>https://www.vekibris.com/kimse-bizi-zorla-liberallestiremedigi-gibi-uyusturucu-kacakcisi-da-yapamaz/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/kimse-bizi-zorla-liberallestiremedigi-gibi-uyusturucu-kacakcisi-da-yapamaz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Jun 2021 05:31:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan ERÇAKICA]]></category>
		<category><![CDATA[KKTC SORUNU]]></category>
		<category><![CDATA[MEDYA GÜNLÜĞÜ]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİYE ETKİSİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=58078</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sedat Peker, Türkiye’deki gündemi sarsabilmek için Kuzey Kıbrıs bağlantılı açıklamalar yaptı. 25 yıl önceki Kutlu Adalı cinayetini, Kıbrıs’ın uyuşturucu ticareti ile sanal kumar-betting olaylarındaki yerlerini hatırlattı. Anladığımız odur ki elindeki önemli kozlardan biri, kardeşi Atilla Peker’in de karıştığı Adalı cinayetiydi. KKTC’de en fazla yankı bulan da bu cinayet oldu zaten&#8230; Nedense gerek iktidar, gerekse muhalefet [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/kimse-bizi-zorla-liberallestiremedigi-gibi-uyusturucu-kacakcisi-da-yapamaz/">&#8220;KİMSE BİZİ ZORLA LİBERALLEŞTİREMEDİĞİ GİBİ UYUŞTURUCU KAÇAKÇISI DA YAPAMAZ&#8221;</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Sedat Peker, Türkiye’deki gündemi sarsabilmek için Kuzey Kıbrıs bağlantılı açıklamalar yaptı. 25 yıl önceki Kutlu Adalı cinayetini, Kıbrıs’ın uyuşturucu ticareti ile sanal kumar-betting olaylarındaki yerlerini hatırlattı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Anladığımız odur ki elindeki önemli kozlardan biri, kardeşi Atilla Peker’in de karıştığı Adalı cinayetiydi. KKTC’de en fazla yankı bulan da bu cinayet oldu zaten&#8230; <strong>Nedense gerek iktidar, gerekse muhalefet çevreleri bugüne ilişkin iddialarla pek ilgilenmediler.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“TÜRKİYE ETKİSİ”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Eskiden <strong>“Türkiye hapşurursa Kıbrıs nezle olur”</strong> derdik&#8230; Şimdilerde, <strong>“Türkiye’de ne varsa KKTC’de de olacak”</strong> diyen çok sayıda siyasetçi var. Peker’in açıklamaları bunu bir kez daha kanıtladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Buna bir de KKTC’deki, “Türkiye bizi ister. Parayı ancak bize verir” muhabetti üzerinden siyaset yapanları eklemek gerekiyor. Böylede KKTC’deki <strong>“Türkiye etkisini”</strong> anlamak kolaylaşmış olacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye etkisi, sadece siyaset ile ilgili değildir aslında. <strong>Ekonomik ve sosyal hayata ilişkin pek çok olgu da Türkiye üzerinden Kıbrıs’a akmaktadır:</strong> Türkiye’de işler iyiye giderse KKTC’deki ekonomik büyüme de hızlanır&#8230; İbadethanelerde kendini göstermek bir moda haline gelirse KKTC de bundan nasibini alır. Türk gençleri solculuğa yönelirse bizim gençler de solcu olacak demektir. Cahillik veya bilim karşıtlığı prim yapmaya başlamışsa yandık; bunun etkisinde kurtulmamız da mümkün değildir!</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>FİLTRE KOYABİLİR MİYİZ?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">“Türkiye etkisi” işte böyle bir şeydir! Türkiye’de ne varsa, Kıbrıs’ta da olacaktır&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aslında bu, kaçınılmaz bir şeydir. <strong>Kaçınılabilecek olan şey, bu etkinin şiddeti olabilir diye düşünüyorum.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">KKTC tam anlamı ile Türkiye olmak yerine, kendi özerkliği içinde “iyi” diye nitelediği şeyleri kolayca kabullenirken, kötülüklerden uzak durmanın yollarını bulabilmelidir. <strong>Kimse bizi zorla liberalleştiremediği gibi, uyuşturucu kaçakcısı da yapamaz!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">İşte KKTC hükümetlerine veya devlet mekanizmasına düşen başlıca görev de bu olmalıdır. Türkiye’de değişen eğilimlere karşı Kıbrıslı Türklerin yasal çerçevesini, kültürel değerlerini, yaşam tarzlarını ve KKTC demokrasisini mümkün olduğunca korumak.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“TÜRKİYE ÖYLE İSTİYOR”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Oysa yaşanan tam tersidir. Türkiye hükümetlerinin desteğine sahip olma gayretindeki politikacılarımız, ortada ne özerklik bırakıyor, ne de yasal çerçeve&#8230; <strong>“Türkiye öyle istiyor”</strong> denildi mi akan sular duruyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kıbrıs Türk tarihi, <strong>“Türkiye öyle istiyor”</strong> diyerek kendi tutumunu dayatmaya çalışan siyasetçilere doludur. İletişim zayıftı, herkesin herkese ulaşması mümkün olamazdı. Bu dönemlerin önemli bir kısmında zaten “gizlilik” de esastı. Oldu!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Üstelik yapılanlar kadar, yapılamayanların sorumluluğunu Türkiye’ye yükleyerek işin içinden çıkmaya çalışanları da gördük. KKTC halkı, <strong>“bana değil, Elçiliğe anlatın”</strong> diyerek sorumluluktan kaçmaya çalışan siyasetçileri de tanıdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’nin Ada’da görevlendirdiklerinin sorumluğunu da görmezlikten gelemeyiz tabii&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türk Mukavemet Teşkilatı’nda yaşananların farklı versiyonlarına hala daha rastlamak mümkündür. <strong>“Reis’in talimatı böyledir”</strong> demek zaten tartışmayı bitiriyor. Görevliler kendi kişisel hesaplarını da bu etiketle görmeyi başarabiliyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>İŞTE ASIL MESELE BUDUR!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Sorumlusu ister KKTC hükümetleri, ister Türkiye’nin belirlediği görevliler olsun sonuç değişmiyor. Kıbrıslı Türklerin kendi aralarındaki birçok sorunun ve artan Türkiye karşıtlığının temel nedenleri de <strong>“Türkiye etkisi”</strong> dediğimiz bu olguda aranmalıdır. Bu ilişkiler ağı, Türkiye’ye <strong>“KKTC sorunu”</strong> diye büyük bir sorun hediye etmiş görünüyor. <strong>“KKTC sorunundan” beslenenler kimlerdir bilmiyorum ama varlıklarından eminim&#8230;</strong> Biliyorsunuz, kimi çevreler sorunlarla ortaya çıkar, gelişir ve hayatta kalmaya çalışır. Savaşlardan beslenenlerin savaşları sona erdirmeye çalışmasını bekleyemeyiz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Elbette bu sorun da çözümlenecekse, bunun Kıbrıs Türk halkına ve Türkiye Cumhuriyeti devletine hiçbir fayda sağlamadığının bilincinde olan yurtseverlerin işbirliği ile çözülecektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(Bu yazı 2 Haziran 2021 tarihinde Medya Günlüğü sitesinde yayınlanmıştır)</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/kimse-bizi-zorla-liberallestiremedigi-gibi-uyusturucu-kacakcisi-da-yapamaz/">&#8220;KİMSE BİZİ ZORLA LİBERALLEŞTİREMEDİĞİ GİBİ UYUŞTURUCU KAÇAKÇISI DA YAPAMAZ&#8221;</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/kimse-bizi-zorla-liberallestiremedigi-gibi-uyusturucu-kacakcisi-da-yapamaz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PASAPORTLARIMIZIN ÇOKLUĞU, KİMSEYİ ALDATMASIN</title>
		<link>https://www.vekibris.com/pasaportlarimizin-coklugu-kimseyi-aldatmasin/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/pasaportlarimizin-coklugu-kimseyi-aldatmasin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 May 2021 05:50:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[çift plakalı kamyon]]></category>
		<category><![CDATA[hasan erçakıca]]></category>
		<category><![CDATA[kktc]]></category>
		<category><![CDATA[MEDYA GÜNLÜĞÜ]]></category>
		<category><![CDATA[pasaportlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=56255</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fatih Çekirge’ye sızdırılmış bilgilere göre “federasyon isterim” şeklindeki ısrarlı söylemi, Cenevre’de, Mevlüt Çavuşoğlu tarafından tarumar edilen Kıbrıslı Rum lider Anastasiadis, “boş bir adam” olmadığını Kıbrıslı Türkler arasına saldığı “nifak tohumları” ile gösterdi. “Ne yaptığını bilmiyor” diyoruz ama Anastasiadis, Kıbrıslı Türkler arasında tartışma başlatmayı çok iyi beceriyor! Cenevre’de masaya konan altı maddelik Türk önerisini henüz daha [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/pasaportlarimizin-coklugu-kimseyi-aldatmasin/">PASAPORTLARIMIZIN ÇOKLUĞU, KİMSEYİ ALDATMASIN</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Fatih Çekirge’ye sızdırılmış bilgilere göre <strong>“federasyon isterim”</strong> şeklindeki ısrarlı söylemi, Cenevre’de, Mevlüt Çavuşoğlu tarafından tarumar edilen Kıbrıslı Rum lider Anastasiadis, <strong>“boş bir adam”</strong> olmadığını Kıbrıslı Türkler arasına saldığı <strong>“nifak tohumları”</strong> ile gösterdi. <strong>“Ne yaptığını bilmiyor”</strong> diyoruz ama Anastasiadis, Kıbrıslı Türkler arasında tartışma başlatmayı çok iyi beceriyor!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Cenevre’de masaya konan altı maddelik Türk önerisini henüz daha yazılı olarak yanıtlamayan Anastasiadis, Cenevre dönüşünde yayınladığı paskalya mesajında, Türk heyetinin girişimlerini <strong>“</strong><strong>yeni bir Osmanlı İmparatorluğunu hayal edenlerin küstahlığı”</strong> olarak tanımladı. Türk tarafının verdiği yanıta karşılık olarak ise, <strong>“97 bin Kıbrıslı Türkün Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportuna sahip olduğunu”</strong> hatırlatarak, Kıbrıslı Türkler ile Türkiye’yi farklı kefelere koymaya kalkıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>KIBRISLI TÜRKLERİN İZOLASYONU</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti pasaportu ile seyahat etmenin zorlukları gün gibi ortadadır ve Kıbrıslı Türkler, bu zorlukları aşabilmek için bulabildikleri bütün pasaportlara sahip çıkmaktadırlar. Bunlar arasında Kıbrıs Rum Yönetimi’nden alınan Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu olduğu gibi, Türkiye’den sağlanan Türkiye Cumhuriyeti pasaportu da vardır. Bahsetmeye gerek bile yoktur ki çok sayıda Kıbrıslı Türk aynı zamanda Birleşik Krallık (İngiltere) yurttaşıdır ve onun pasaportunu da taşımaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Benim de üç pasaportum var.</strong> Babam İngiliz pasaportuna da sahipti ama değişen kurallar yüzünden ona sahip olamadım; üçte kaldım. Muhaceret işlemleri sırasında İstanbul Havalimanı’ndaki polislerin önüne bile üç pasaportu birden koyuyorum. İsteyen, istediğine göre işlem yapsın!</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft size-large is-resized"><img decoding="async" src="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2021/05/IMG_7432-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-56256" width="366" height="488" srcset="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2021/05/IMG_7432-768x1024.jpg 768w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2021/05/IMG_7432-225x300.jpg 225w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2021/05/IMG_7432-1152x1536.jpg 1152w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2021/05/IMG_7432-1536x2048.jpg 1536w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2021/05/IMG_7432-696x928.jpg 696w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2021/05/IMG_7432-1068x1424.jpg 1068w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2021/05/IMG_7432-315x420.jpg 315w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2021/05/IMG_7432-scaled.jpg 1920w" sizes="(max-width: 366px) 100vw, 366px" /><figcaption>ÇİFT PLAKALI KAMYON: Yollarda &#8220;T&#8221; izni bantlanmış taksileri görmeye alışmıştık. Güneye yük taşıyan kamyonların da iki plakası var. Bu gariplik de mi bizden kaynaklanıyor?</figcaption></figure></div>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Bir insan topluluğunu kimliksiz bırakmaya çalışmak temel insan haklarının acımasız bir şekilde ihlalidir.</strong> Bugünkü durumda Kıbrıslı Türklere uygulanan ambargolar da öyle&#8230; KKTC yurttaşlarının yalnızca KKTC pasaportu kullanmakla yetinemeyerek ailevi ilişkilerine ve geçmişlerine bağlı olarak çok farklı pasaportlara sahip olmaları, aslında bir ayrıcalık olmaktan daha çok hak ihlalinin doğurduğu bir sonuç olarak algılanmalıdır. Ve bu sonuç, Kıbrıslı Türkler için değil Kıbrıs sorununun çözümlenmesini engelleyenler için <strong>“bir utanç kaynağı”</strong> olamalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>YANLIŞ HEDEFE YÖNELMİŞ BİR TARTIŞMA</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Anastasiadis, Kıbrıslı Türklere verdikleri pasaportları konu eder etmez, bizim tarafımızdan güçlü bir <strong>“yaylım ateşine tutulmayı”</strong> hak etmişti ama biz, bir kez daha, kendi aramızda tartışmayı tercih ettik. Milliyetçi çevreler, kimin Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu olduğunu sorgulamaya başlayarak kendi aralarındaki <strong>“kim daha milliyetçidir”</strong> yarışını devam ettirmeyi tercih ettiler. Sol muhalefet, KKTC Cumhurbaşkanı Tatar’ın Kıbrıs Cumhuriyeti kimliğini gündeme getirerek “aslında onun da KKTC’yi savunmadığını kanıtlamaya” çalışıyor. <strong>Bir curcunadır gidiyor!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">“Anastasiadis beceriyor” demiştim ve becermek, <strong>“yabana atılacak bir marifet”</strong> değildir. Kıbrıslı Rum lider Anastasiadis, Kıbrıslı Türkleri birbirlerine nasıl düşüreceğini çok iyi biliyor işte!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oysa KKTC’de, kamyonların bile birden fazla kimliği vardır: Güney Kıbrıs’a yük taşıması istenen kamyonlar için Güney Kıbrıs’tan başka bir plaka daha almak zorunlu olduğundan bu araçlar trafikte “iki plakalı” olarak dolaşmaktadır. Taksiler, Güney Kıbrıs’tan yolcu almaya gideceklerinde, plakalarındaki “T” harfini bantlayarak ticari araç olduklarını gizlemeye çalışmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sadece pasaport anomalisi yaşıyor değiliz ki&#8230; İzolasyon altındaki hayatımızı biraz olsun kolaylaştırmak için deveye hendek atlatmayı bile öğrendik artık. Kaldı ki Ada ve çevresinde dünyanın bayrağı vardır. Kuzey’deki Türk ve KKTC bayraklarına karşılık Güney’de Kıbrıs Cumhuriyeti ve Yunanistan bayrakları birlikte kullanılmaktadır. İngiltere, egemen üs bölgelerinde Union Jack’ı gururla dalgalandırmaktadır. Amerika, dinleme tesislerini gizlemeye çalışsa bile onu da atlamamak gerekmektedir. Fransa, deniz üssü elde etmek için yanıp tutuşmaktadır. Çevremizdeki denizlerde Amerikan, Rus ve İsrail filoları fink atıyor. <strong>Ortada bu kadar çok bayrak varken, bizim elimizdeki üç-dört pasaportun lafı mı olur?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Biz, Kıbrıs sorununun sonucu olan bütün bu anomalileri, olağanlaştırdık ve hayatımızın bir parçası yaptık.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>UTANÇ BİTTİ; ANLATMA ZAMANI GELDİ!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kıbrıs Cumhuriyeti pasportuna sahip olmak kimsenin utancı değildir aslında. <strong>Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu aldığınızda, geçerli tanınmışlığı ve uluslararası camianın yeterli bir üyesi olan bir devletin sağlayabileceği tüm olanaklara kavuşmuş da olmuyorsunuz. Biraz seyahat kolaylığı elde ediyorsunuz o kadar!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kıbrıslı Türklerin böylesine karmaşık bir “kimlik yapısı” ile yaşamaya çalışmasının asıl sorumlusu ise, Kıbrıs sorununun çözümlenmesini engelleyen Kıbrıs Rum tarafı ve onun liderliğidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kıbrıslı Türklerin işte bunu hatırlatması gerekir. Kıbrıslı Türklerin, Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun Cenevre’de yaptığını hergün tekrarlaması gerekir. Oysa biz, her şeyi kendi aramızdaki rekabete konu etmeyi tercih ederek, Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünün gerçek sorumlularını gizlemekte uzmanlaştık. Hem de, <strong>“çözümsüzlüğe, böylece, katkıda bulunmaktan memnun ve mesut olduğumuzu” </strong>söyleyenleri bile haklı çıkaracak kadar&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>(Bu yazı, MEDYA GÜNLÜĞÜ sitesinden alınmıştır: https://medyagunlugu.com/haber/pasaportlarimizin-coklugu-kimseyi-aldatmasin-49382)</em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/pasaportlarimizin-coklugu-kimseyi-aldatmasin/">PASAPORTLARIMIZIN ÇOKLUĞU, KİMSEYİ ALDATMASIN</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/pasaportlarimizin-coklugu-kimseyi-aldatmasin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SALGIN, KKTC’DEKİ “DEMOKRASİ KIRINTILARINI” DA YOK ETTİ!</title>
		<link>https://www.vekibris.com/salgin-kktcdeki-demokrasi-kirintilarini-da-yok-etti/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/salgin-kktcdeki-demokrasi-kirintilarini-da-yok-etti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Jan 2021 05:31:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[hasan erçakıca]]></category>
		<category><![CDATA[MEDYA GÜNLÜĞÜ]]></category>
		<category><![CDATA[Salgın]]></category>
		<category><![CDATA[Sürveyans Komitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Üst Komite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=47846</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugünlerde KKTC’yi, Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi yönetiyor. Sağlık Bakanı bu kurulun üyesi olmamakla birlikte, “başbakan gibi hareket edebilmek” için olacak kurulun sözcülüğünü üstlenmiş bulunuyor. Kurul, kararlarının Resmi Gazete’de yayınlanmasının engellenmesi gibi bir sınırlama tehdidi altında olsa bile Başbakan bu aracı kullanmıyor. Ortada başka bir denetim aracı yok! Kurul kararının mağduru olduğunu düşünenlerin başvuracakları bir üst [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/salgin-kktcdeki-demokrasi-kirintilarini-da-yok-etti/">SALGIN, KKTC’DEKİ “DEMOKRASİ KIRINTILARINI” DA YOK ETTİ!</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Bugünlerde KKTC’yi, Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi yönetiyor. Sağlık Bakanı bu kurulun üyesi olmamakla birlikte, <strong>“başbakan gibi hareket edebilmek”</strong> için olacak kurulun sözcülüğünü üstlenmiş bulunuyor. Kurul, kararlarının Resmi Gazete’de yayınlanmasının engellenmesi gibi bir sınırlama tehdidi altında olsa bile Başbakan bu aracı kullanmıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ortada başka bir denetim aracı yok! Kurul kararının mağduru olduğunu düşünenlerin başvuracakları bir üst makam oluşturulmamış. <strong>Temyizi olmayan mahkeme kararları gibi hüküm veriliyor.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Hukuk devleti olmanın birinci koşulu olarak “idari kararların yargı denetiminde olmasından” söz edilir ama KKTC’de buna cesaret eden de çıkmamış&#8230; Zaten bu kararlar, her hafta, mahkemeye gitmeye fırsat vermeden değişiyor. <strong>Lehinize karar çıkması için oturup dua etmek en iyisi!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Böylece Mart-2020 ayından bu yana neredeyse bir yıla yakın bir süre geçmiş olmasına karşın, KKTC’de herhangi bir salgın önlemi alınabilmiş veya Covid-19’a karşı bir strtateji benimsenebilmiş değil. <strong>Keyfilik, faturasını başkalarının ödeyeceği kararlar alma sorumsuzluğu aldı başını gidiyor.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>AÇIKLIK YOK</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Salgın verilerinin açık olması ve alınan kararların bu verilere dayanması hukuki ve demokratik denetim yapılabilmesinin başlıca koşulu olarak görülüyor. <strong>Oysa</strong> <strong>KKTC’de vakaların nereden kaynaklandığı, temaslıların kimler olduğu ve bu temasların hangi sosyal ilişkiler içinde gerçekleştiği bilinmiyor.</strong> Bu verilerin toplanması, analiz edilmesi ve sonuçlarının Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’ne rapor edilmesi için oluşturulması gereken Surveyans Komitesi ise kurulmuş bile değil&#8230; Bazı hukukçulara göre Surveyans Komitesi’nin oluşturulmamış olması Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’ni ve kararlarını da hukuki olmaktan çıkarıyor. <strong>Bu görüş ortalarda dolanıyor ama aldıran olmuyor.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Veri ve alınan kararların gerekçesi olmayınca tartışmalar da anlamsızlaşıyor. Kamuoyu denetimi de ortadan kalkıyor: Ağzı olan konuşuyor; kalemi olan yazıyor!</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="494" src="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2021/01/Screen-Shot-2021-01-25-at-08.26.08-1024x494.png" alt="" class="wp-image-47847" srcset="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2021/01/Screen-Shot-2021-01-25-at-08.26.08-1024x494.png 1024w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2021/01/Screen-Shot-2021-01-25-at-08.26.08-300x145.png 300w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2021/01/Screen-Shot-2021-01-25-at-08.26.08-768x371.png 768w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2021/01/Screen-Shot-2021-01-25-at-08.26.08-696x336.png 696w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2021/01/Screen-Shot-2021-01-25-at-08.26.08-1068x515.png 1068w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2021/01/Screen-Shot-2021-01-25-at-08.26.08-870x420.png 870w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2021/01/Screen-Shot-2021-01-25-at-08.26.08.png 1314w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption>EKONOMİK AĞIR BASIYOR: METRON&#8217;un 11-14 Ocak araştırmasına göre KKTC’de ekonomik kaygılar sağlık kaygılarının önüne geçti. Salgın süreci uzadıkça ekonomik kaygıların artması beklenmeli, sağlık önlemleri ekonomik hayatı da dikkate alarak yönetilmeli. Oysa KKTC’de halkın kaygılarını yönetime yansıtacak bir mekanizma olmadığı gibi, karar merci olan Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi kararları herhangi bir denetime de tabi değil.</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>EKONOMİK KAYGILAR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Metron-Analiz’in 11-14 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirdiği araştırmaya göre KKTC halkının ekonomik kaygıları sağlık kaygılarının önüne geçmiş bulunuyor. <strong>Halkın % 96.6’sı salgının ekonomik sonuçlarından büyük kaygı duyuyor.</strong> Gerçekten büyük&#8230; Bu % 96.6’nın %67.7’si, bunun <strong>“çok büyük tehdit”</strong> olduğunu belirtiyor. Eğitim ikinci sırada&#8230; Sağlık ancak üçüncü olabilmiş&#8230; Üstelik halk sağlığından endişe eden %91.4’ün sadece %51.3’ü bunu “çok büyük tehdit” olarak görüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Halkın kaygıları bu şekilde olsa bile bunu idareye yansıtacak bir mekanizma bulunmuyor. <strong>Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi, halkın korkuları ile oynamayı marifet sayıyor.</strong> Vaka sayılarında yükselme oldu mu; tehditler hemen gündeme geliyor. <strong>Korkuya dayalı, hükmü karakuşi bir yönetim hüküm sürüyor.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>DEMOKRATİK DENETİM</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu kararlar, demokratik bir denetime de tabi değil. Komite üyeleri kamu görevlilerinden oluşuyor ve halka hesap verme gibi bir süreç şimdi olmadığı gibi gelecekte de yaşanmayacak. Bakanlar da bunun farkında olmalılar ki komite kararlarından şikayet etmeye başladılar. Eğitim Bakanı Amacaoğlu, halkın yönelttiği eleştirileri savuşturmak için, “üst komite kararlarından memnun olmadıklarını ama uymak zorunda olduklarını” açıkladı. <strong>Şikayet et; siyasi sorumluluktan kurtul!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman buna dikkat çekiyor ve hükümet üyelerini bu açıdan eleştiriyor: <strong>“</strong><strong>Marttan beri söylüyoruz. Bu sorunun çözümü ancak verilerin şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması ve gerekli istişareler yapıldıktan sonra alınan verilere dayalı kararların gerekçelerinin halka açıklanmasıyla mümkün. Demokratik yönetimin gereği de bu. Hükumetin Üst Komite&#8217;yi hedef göstererek siyasi sorumluluktan kurtulmaya çalışması kabul edilemez. Hem yönetmiyorsunuz hem de sorumluluktan kaçmaya çalışıyorsunuz.”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu durumda 2021 yılında yapılacağı söylenen erken genel seçimde bunun ne gibi bir yansıması olacak hep birlikte göreceğiz. KKTC seçmeni, bu keşmekeşin faturasını salgın sürecini yönetemeyen siyasilere mi kesecek; yoksa onların mazaretlerini de geçerli mi sayacak, o zaman öğreneceğiz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>TEK ÇARE AŞI</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Şimdiki durumu düzeltmek için akla gelebilen tek çare ise, aşı! <strong>Bütün dünya aşı peşine düştü ya; KKTC demokrasisini de ancak aşı kurtaracak. </strong>KKTC’deki keşmekeşi bitirmenin tek yolu, bol miktarda aşı temin edebilmek; herkesi aşılamak ve salgın korkusundan iyice uzaklaşmak. <strong>Bu komitenin saltanatı sanırım ancak o zaman, sona erecek.</strong></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/salgin-kktcdeki-demokrasi-kirintilarini-da-yok-etti/">SALGIN, KKTC’DEKİ “DEMOKRASİ KIRINTILARINI” DA YOK ETTİ!</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/salgin-kktcdeki-demokrasi-kirintilarini-da-yok-etti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2021, KIBRIS İÇİN “BAŞKA BİR YIL” OLABİLİR</title>
		<link>https://www.vekibris.com/2021-kibris-icin-baska-bir-yil-olabilir/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/2021-kibris-icin-baska-bir-yil-olabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Dec 2020 05:17:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[2021]]></category>
		<category><![CDATA[BAŞKA BİR YIL]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞU AKDENİZ]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan ERÇAKICA]]></category>
		<category><![CDATA[konferans]]></category>
		<category><![CDATA[MEDYA GÜNLÜĞÜ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=45436</guid>

					<description><![CDATA[<p>HASAN ERÇAKICA, TÜRKİYE&#8217;DEKİ HABER SİTELERİNDEN MEDYA GÜNLÜĞÜ&#8217;NE 2020&#8217;DE YAŞANANLARA BAKARAK 2021 YILININ KIBRIS VE ÇEVRESİ İÇİN &#8220;BAŞKA BİR YIL&#8221; OLABİLECEĞİNİ YAZDI. CENK BAŞLAMIŞ YÖNETİMİNDEKİ MEDYA GÜNLÜĞÜ&#8217;NDE YAYINLANAN YAZI ŞÖYLE: Geçtiğimiz gün, bir gönderiyi teslim etmek için evin kapısını çalan Türkmen delikanlısı, “başka bir yıl dilerim” deyip ayrılınca uyandım. 2021’in 2020’den “başka” olması, çok güzel ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/2021-kibris-icin-baska-bir-yil-olabilir/">2021, KIBRIS İÇİN “BAŞKA BİR YIL” OLABİLİR</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">HASAN ERÇAKICA, TÜRKİYE&#8217;DEKİ HABER SİTELERİNDEN MEDYA GÜNLÜĞÜ&#8217;NE 2020&#8217;DE YAŞANANLARA BAKARAK 2021 YILININ KIBRIS VE ÇEVRESİ İÇİN &#8220;BAŞKA BİR YIL&#8221; OLABİLECEĞİNİ YAZDI. CENK BAŞLAMIŞ YÖNETİMİNDEKİ MEDYA GÜNLÜĞÜ&#8217;NDE YAYINLANAN YAZI ŞÖYLE:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Geçtiğimiz gün, bir gönderiyi teslim etmek için evin kapısını çalan Türkmen delikanlısı, <strong>“başka bir yıl dilerim”</strong> deyip ayrılınca uyandım. 2021’in 2020’den “başka” olması, çok güzel ve çok anlamlı bir dilek olmuş.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2020 gerçekten çok kötü geldi; vurdu, kırdı, devirdi! Salgın da, ekonomik sorunlar da oldukça yakıcıydı ama <strong>Türk kamuoyu, Kıbrıslı Türklerin salgın ve ekonomi gibi dertlerinden daha çok KKTC’de yaşanan seçim ve Doğu Akdeniz’deki paylaşım kavgası ile ilgilidir</strong> sanırım. 2021’in, hem Türkiye-KKTC ilişkileri bakımından “başka”; hem de Doğu Akdeniz bakımından “başka” ve hatta “bambaşka” olması kuvvetle muhtemeldir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>TC-KKTC “UYUMLAŞTI”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’nin ağır müdahalesi koşullarında yaşanan Ekim ayındaki Cumhurbaşkanlığı seçimini Türkiye’nin istediği aday olarak Ersin Tatar kazandı. KKTC’nin en üst makamında artık, her fırsatta Türkiye’ye bağlılık belirten, özellikle Doğu Akdeniz ve Kıbrıs sorununda Türkiye ile birlikte hareket etmeyi hayatının temel prensibi halinde getirmiş biri oturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tatar’ın Cumhurbaşkanlığı’na yürümesinden sonra iktidar partisi Ulusal Birlik Partisi (UBP) içinde yaşanan gelişmeler ve Türkiye adına hareket ettiği ileri sürülen grubun müdahalesi, beklenmedik birini, Ersan Saner’i başbakanlığa taşıdı. Başbakan Saner, Olağanüstü UBP Kurultayı’nda “olağan” bir şekilde parti başkanı da oldu. <strong>Resim tamamlandı!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye, yeni Başbakanı ve hükümeti tam anlamı ile destekliyor. Aralık ayındaki devlet ödemeleri için ihtiyaç duyulan 640 milyon TL’yi nasıl koparabiliriz endişesi ile Ankara’ya giden Başbakan ve koalisyon ortakları, Ankara’dan 850 milyon TL ile dönünce Başbakan Yardımcısı Erhan Arıklı duruma açıklık getirdi: <strong>“</strong><strong>Ne bu hükümet geçmiş hükümetlere benzeyecek, ne de Türkiye eski Türkiye…”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Hükümet kurma aşamasında yaşanan sorunlar da Türkiye’nin katkıları ile aşılmıştı zaten. Bakanlar, kendilerine ve koalisyon ortaklarına bile <strong>“garip gelecek şekilde”</strong> yer değiştirmiş ama kimse itiraz bile edememişti. Ziyaret de belli etti ki Arıklı boşuna konuşmuyor; olacakları aktarıyor: Artık başka bir Türkiye var ve başka bir KKTC olacak; Türkiye verecek, KKTC hükümeti dağıtacak!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu arada Kıbrıs sorununda ve Doğu Akdeniz’de “tam bir uyum” sergilenecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>KIBRIS SORUNU DA BAŞKALAŞIYOR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye hükümetinin, KKTC’de, “tam bir uyum” içinde çalışacağı Cumhurbaşkanı ve hükümet arayışında olması anlaşılabilir&#8230; Bölgedeki gelişmeler kritik ve KKTC’deki resmi makamlardan aykırı sesler yükselmesini istemiyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2021’in 2020’de filizlenen gelişmeleri, çatışmanın yerini diplomasinin alabileceğini gösteriyor. <strong>Türkiye’nin deniz yetki alanlarının belirlenmesi konusunda ortaya koyduğu kararlı tutum, Yunanistan ve Kıbrıs Rum tarafının Avrupa Birliği’nden umdukları desteği alamaması sonucunu doğurdu.</strong> AB, “yalancı çobana” döndü. Defalarca yapılan “yaptırım” tehdidinden sonra liderler zirvesinden çıkan “yaptırım olabilir” kararı, bundan sonraki aşamada hiç bir işe yaramayacak; belli oldu ki, karşılıklı geri adımlarla bu işin “tatlıya bağlanması” denenecek. Son zamanlarda basında dolaşan Türkiye-İsrail ilişkilerine ilişkin yumuşama haberleri de aynı şeyi işaret ediyor: <strong>Pasta daha nazik bir şekilde bölüştürülecek.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ne var ki bu jestler, Kıbrıs sorunu nedeniyle ilerletilemiyor. AB Konseyi Başkanı Michel, paylaşmayı konuşmak amacıyla bir konferans toplanmasını önerdi. Türkiye ise bu konferans fikrini zaten “kendi önerisi” olarak takdim etmeye çalışıyor. Ama heyhat! Ortada bir sorun var: <strong>Kıbrıs’ı kim temsil edecek?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kıbrıs Rum tarafı, “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak AB üyesidir ve Avrupa Birliği, <strong>“Kıbrıs Cumhuriyeti’nin katılımı olmadan”</strong> böyle bir konferansın toplanmasına onay verecek durumda değildir. Buna karşılık Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, çok net konuştu: “Doğu Akdeniz’de bir konferans düzenlenmesi konusunda önümüzdeki süreçte Avrupa Birliği ile birlikte adım atmayı planlıyoruz. Herkes olacak. Akdeniz’de herkes olsun. Kıbrıs’ta Rum kesimi olacaksa, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti de olmalı. <strong>Ya ikisi, ya hiç!”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kıbrıs sorunu, nasıl bir şey olduğunu bir kez daha gösteriyor; <strong>her taşın altından çıkıyor maşallah!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Doğu Akdeniz’deki doğal gaz kaynaklarının veya deniz yetki alanlarının bölüşülmesi sorunu, Kıbrıs sorununa takılmış görünüyor. Kıbrıs sorunu, Annan Planı’nda öngörüldüğü gibi “iki toplumlu, iki bölgeli” bir şekilde çözümlenmiş olsa ve Kıbrıs Türk halkı Federal Kıbrıs Cumhuriyeti’nin “siyasi eşit ortağı” olabilmiş olsa bu sorunlar yaşanmayacaktı. Hem konferans rahatlıkla toplanacak; hem de paylaşım daha rahat yapılabilecekti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şimdi Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı olarak görevlendirdiği <strong>Jane Hole Lute, tarafar arasında gidip-gelerek Kıbrıs sorununun çözümü ile ilgili çalışmaları yeniden canlandırmaya çalışıyor.</strong> Son olarak Kıbrıs Türk müzakereci Ergün Olgun, Pazartesi gecesi katıldığı bir TV programında Şubat ayında beşli konferansın toplanmasının beklendiğini açıkladı. Kıbrıslı Türkler, Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıs’ın üç garantörü olarak Türkiye, Yunanistan ve İngiltere; BM gözetiminde biraraya gelecekler. Bu konferans da tıpkı Doğu Akdeniz Konferansı gibi tarafların tümü tarafından isteniyor. Herkes istiyor ama herkesin niyeti farklı: Rum tarafı Kıbrıs sorununa çözüm bulma müzakerelerinin eski minval üzerine devam etmesini bekliyor; Türkiye ve Türk tarafı “iki devletli çözümü” masaya getirmeye hazırlanıyor. <strong>BM’nin amacı ise müzakereleri şöyle veya böyle başlatarak 2021 yılı içinde Doğu Akdeniz Konferansı’nın da toplanmasına zemin hazırlamak.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Türk tarafı, “sonuçsuz müzakare” yaklaşımına karşı çıkmaya ve iki devletli çözümü zorlama devam ederse, “zayıf federasyon” dediğimiz dışta tek temsiliyet ama alabildiğine “iki devletli” bir çözümün önü açılır mı? <strong>Bazılarımızın umudu da bu!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">2021’ı, Kıbrıs için “başka” hale getirebilek tek şey de bu zaten!</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>SAVAŞ MI; BARIŞ MI?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Çıplak gözle de açıkça görülüyor: Avrupa Birliği, Doğu Akdeniz’i Türkiye’ye terk etmek istemiyor. Birlikte yola çıktıkları Suriye’deki tasarruflarına bile itiraz ettikleri Türkiye’i Libya’da başlıca düşman görüyorlar. Ama Türkiye’siz de olamıyorlar&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye de Avrupa’dan vazgeçemiyor galiba&#8230; “AB üyeliği” söylemleri artık bir hayali bile yansıtmıyor ama Türkiye’nin reel ekonomik sorunları, Avrupa Birliği ile olan çekişmenin daha fazla ilerletilmemesi gerektiği konusunda yeterince uyarıcıdır sanıyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dansı “geri adımlar ile” şekillendirmek daha sonraki kucaklaşmalar için çok yardımcı olacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Belki de bu geri adımlar, Kıbrıs sorununu da yeniden şekillendirecek:</strong> Yıllarca sürüp gidecek bir müzakere sürecinin önü Türk tarafınca tıkanmış görünüyor. Savaşacak yerimiz ve halimiz de kalmadı. Güven artırıcı önlemler, Kapalı Maraş’ın BM aracılığı ile Rumlara devredilmesi; Ercan Havaalanı’nın doğrudan uçuşlara açılması gibi “oyalama taktiklerinin” sonuç vereceğini de hiç &nbsp;sanmıyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Artık bıçak kemiğe dayandı; gerçekten <strong>“başka bir Kıbrıs” yaratmanın zamanıdır.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">KKTC yönetimi ile Türkiye yönetimi arasında sağlanan “tam uyum” da bu “başkalaşmaya” yardımcı olacaktır.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/2021-kibris-icin-baska-bir-yil-olabilir/">2021, KIBRIS İÇİN “BAŞKA BİR YIL” OLABİLİR</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/2021-kibris-icin-baska-bir-yil-olabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
