<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>fakirleşme &#8211; Ve Kıbrıs</title>
	<atom:link href="https://www.vekibris.com/tag/fakirlesme/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.vekibris.com</link>
	<description>Anlamak için farklı bak...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 25 Nov 2021 06:22:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>MASLOW&#8217;UN TEORİSİ VE YAKLAŞAN SEÇİMLER</title>
		<link>https://www.vekibris.com/maslowun-teorisi-ve-yaklasan-secimler/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/maslowun-teorisi-ve-yaklasan-secimler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Nov 2021 06:22:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[CENK UZUNOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[fakirleşme]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaçlar hiyerarşisi]]></category>
		<category><![CDATA[MASLOW]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=71906</guid>

					<description><![CDATA[<p>Abraham Maslow, Amerikalı bir psikolog. 80 yıl önce bir çalışma yapmış ve adını “İhtiyaçlar Hiyerarşisi” koyduğu bir teoriyi ortaya atmış. Üniversitede işletme eğitimi alanlara yanılmıyorsam pazarlama başlangıç dersinde Maslow’un bu kafa açıcı teorisi hala daha anlatılır. Özet olarak Maslow bu teoride demiş ki insanların beş farklı ihtiyaç seviyesi vardır ve bir alt seviyedeki ihtiyacını gideremeyen [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/maslowun-teorisi-ve-yaklasan-secimler/">MASLOW&#8217;UN TEORİSİ VE YAKLAŞAN SEÇİMLER</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Abraham Maslow, Amerikalı bir psikolog. 80 yıl önce bir çalışma yapmış ve adını “İhtiyaçlar Hiyerarşisi” koyduğu bir teoriyi ortaya atmış. Üniversitede işletme eğitimi alanlara yanılmıyorsam pazarlama başlangıç dersinde Maslow’un bu kafa açıcı teorisi hala daha anlatılır.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft size-large is-resized"><img decoding="async" src="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2.png" alt="" class="wp-image-30110" width="143" height="208" srcset="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2.png 506w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2-206x300.png 206w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2-288x420.png 288w" sizes="(max-width: 143px) 100vw, 143px" /></figure></div>



<p>Özet olarak Maslow bu teoride demiş ki insanların beş farklı ihtiyaç seviyesi vardır ve bir alt seviyedeki ihtiyacını gideremeyen insan bir üst seviyeye kolay kolay çıkamaz. Bir üst seviyeyi düşünebilmesi için ilk önce bulunduğu seviyedeki ihtiyaçlarını karşılaması lazımdır.</p>



<p>İnsan, öncelikle temel ihtiyaçlarını karşılamalıdır. Aç insan için güvende olup olmamak o kadar da önemli değildir. Bu birinci seviyedir.</p>



<p>İkinci seviye güven hissidir. Karnı doyan insan da ikinci olarak güvende yaşamak ister. Tabiatta hayvanların da bu şekilde yaşadıklarına derste referans verildiğini hatırlıyorum.&nbsp;Acıkan hayvanlar, karınlarını doyurmak için ava giderler ve bunu yaparken de büyük çaba harcarlar. Gerekirse tehlikeye atılırlar çünkü verdikleri mücadele zaten hayatta kalma savaşıdır. Karınları doyduktan sonra artık onlar için önemli olan hayatlarını güvenli bir şekilde sürdürebilmektir.</p>



<p>İlk iki seviyedeki ihtiyaçlarını karşılayan insan, artık yavaş yavaş insan olma gereksinimlerini karşılamak ister.</p>



<p>Kısaca bu teori, ilk önce bir alt seviyedeki ihtiyaçlarınızı karşılar, daha sonra da bir üst seviyedeki ihtiyaçlarınızı karşılarsınız diyor.</p>



<p>Hatırladıklarımı da pekiştirmek için “Google’dan” baktım. Maslow, ihtiyaçları 5 başlık altında kategorize ediyor:</p>



<p><strong>Fizyolojik</strong> ihtiyaçlar (nefes, besin, su, cinsellik, uyku, denge). Ben buraya günümüz koşullarına uygun olarak “wifi” ihtiyacını da ekliyorum. Wifi olmayan yerde hayat olmaz!</p>



<p><strong>Güvenlik</strong> ihtiyacı (vücut, iş, kaynak, etik, aile, sağlık, mülkiyet güvenliği)</p>



<p><strong>Ait olma</strong>, sevgi, sevecenlik ihtiyacı (arkadaşlık, aile, cinsel yakınlık)</p>



<p><strong>Saygınlık</strong> ihtiyacı (kendine saygı, güven, başarı, diğerlerinin saygısı, başkalarına saygı)</p>



<p><strong>Kendini gerçekleştirme</strong> ihtiyacı (erdem, yaratıcılık, doğallık, problem çözme, ön yargısız olma, gerçeklerin kabulü).</p>



<p>“Maslow’un teorisini yazmak sana mı kaldı lafı nereye bağlayacaksan bağla” dediğinizi duyar gibiyim.</p>



<p>Dilimin döndüğü kadar bende bakiye kalan bir teoriyi bağlantısı olduğuna inandığım bir konuyu çerçeveye koymak için önden anlatmaya çalıştım.</p>



<p>Türk Lirasının fırtınalı bir ortamda uçaktan paraşütsüz düşer gibi kontrolsüz şekilde savrulan oynaklığını ve değer kaybını seyrediyoruz. Bu sefer üçüncü kattan değil gökdelenin tepesinden atlamış gibi düşüyoruz. Daha da yere varamadık. Pandeminin de etkisiyle mükemmel(!) bir fakirleşmeyi yaşıyor, şahitlik ediyoruz. &nbsp;Diğer taraftan da TL kullanan iki ülkenin vatandaşları aynı siyasi gündemi paylaşıyoruz. Birinde seçim tarihi belirlenmiş, diğerinde de seçim tarihi bir buçuk yıl sonra olacak olsa da seçim ortamına girilmiş bir hava var. Partiler seçim mitinglerine start vermişler.</p>



<p>Siyaset adına hayatlarında dram yaşayan insanlara bir şeyler anlatmaya çalışırken veya onlardan kendi haklı görüşleri doğrultusunda tavır koymak adına bir şeyler beklerken onların Maslow’un ihtiyaçlar piramidinin hangi seviyesinde olduğunu çok iyi kavramak lazım.</p>



<p>Karnını doyurmaya çalışan bir insana veya yatağında zar zor ısınmaya çalışan bir insana, etik değerlerden ya da dış güçlerin güvenliğimizi tehdit ettiğinden söz etmeye çalışırsan pek ilgisini çekemeyebilirsin. Temiz toplum, adalet, dış müdahale ile ilgili söylemler birinci seviyeye gerileyen ya da bunun endişesini ciddi şekilde hisseden insanların karnını doyurmuyor. Kıbrıs sorununun federal ya da egemen eşit iki devletli çözümünden bahsedersen seni duysa da dinlemeyebilir. Dinlese de duymayabilir.</p>



<p>Piramidin birinci seviyesinde kümelenmeye başlayan insanlar için o gün akşama ne yiyeceği ya da ay sonunda kirayı ve faturaları nasıl ödeyeceği ya da kulpuna uydurulmuş yardımı nasıl alacağı senin etik değerler ve çözüm ile ilgili yaygarandan daha fazla etkili olma ihtimali çok yüksektir. Vatandaş onu en son seçimde bıraktığın durakta değildir. Kimyası değişmiştir.</p>



<p>Evinde aç ve soğukta üşüyen insanlara yeni dönemde gösterime gireceği vaadiyle “bedava temiz toplum, demokrasi, özgürlük ve adalet bileti” vermek onların ilgisini çekmeyebilir. İlk yapacakları iş, bulundukları seviyedeki ihtiyaçlarını karşılayabilmek için o “biletleri” satmaya çalışmak olur. Bambaşka öncelikleri olduğu için başkalarının haklarına yapıldığı iddia edilen tecavüzle hiç ilgilenmeyebilir.</p>



<p>Konu ne olursa olsun, karşındaki dostun da olsa düşmanın da olsa işin püf noktası onu iyi anlamaktan geçiyor.</p>



<p>Kendi planlarını doğru yapabilmek için ilk önce onun düşüncelerini, önceliklerini, ihtiyaçlarını iyi anlamak gerekiyor.</p>



<p>Bunun için naçizane önerim partiler iktidara gelirlerse ilk ay, ilk hafta ve hatta ilk 2-3 gün ne yapacaklarını somut bir şekilde seçimler vesilesiyle halka anlatmayı denemeleridir. Bunu toplumun beklentileri ile örtüştürebildikleri derecede inandırıcı ve başarılı olacaklardır. Aksi takdirde demokrasiyi en çok içselleştirdiğini düşünenlerin seçimler yoluyla da olsa demokrasinin de bir bedeli olduğunu öğrenecekleri bir seçim sonucu hepimizi bekliyor olabilir.</p>



<p>Seçim sonuçlarına bakıp sonradan hayal kırıklığı ile küsmek olmasın. Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde 4’ncü ya da 5’nci seviyede olduğunu düşünüp siyasete çadır kuranlara duyurulur. Şimdiden bu olasılığa karşı seçim sürecinde önlem alınabilir.</p>



<p>“Siyasetin aşılanma ihtiyacı ve dozajı” başlıklı bir sonraki yazımda da bu konu hakkındaki görüşlerimi paylaşacağım.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/maslowun-teorisi-ve-yaklasan-secimler/">MASLOW&#8217;UN TEORİSİ VE YAKLAŞAN SEÇİMLER</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/maslowun-teorisi-ve-yaklasan-secimler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“KAMUNUN GELİRLERİ DAHA DA DÜŞECEKTİR”</title>
		<link>https://www.vekibris.com/kamunun-gelirleri-daha-da-dusecektir/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/kamunun-gelirleri-daha-da-dusecektir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Jun 2021 07:03:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[fakirleşme]]></category>
		<category><![CDATA[kaan kutlay]]></category>
		<category><![CDATA[kamu]]></category>
		<category><![CDATA[kktc]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=59411</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kamu gelirlerinin düşmekte olduğuna dikkati çeken Kutlay, aşağıdaki hususlara değindi: “Aşılanan ülkelerin daha hızlı ve daha etkin olduğunu görüyoruz. Bir süre daha bununla yaşayacağımız için tek çaremiz aşı. Merkezleri çoğaltıp, daha güçlü bir organizasyonla birlikte vatandaşı aşıyla buluşturmamız gerekiyor. Ki önümüzü daha rahat görelim.” “Münhal için yapılacak sınavların bence bedava olması gerekiyor. Çalışmayan, geliri olmayan [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/kamunun-gelirleri-daha-da-dusecektir/">“KAMUNUN GELİRLERİ DAHA DA DÜŞECEKTİR”</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kamu gelirlerinin düşmekte olduğuna dikkati çeken Kutlay, aşağıdaki hususlara değindi:</p>



<p>“Aşılanan ülkelerin daha hızlı ve daha etkin olduğunu görüyoruz. Bir süre daha bununla yaşayacağımız için tek çaremiz aşı. Merkezleri çoğaltıp, daha güçlü bir organizasyonla birlikte vatandaşı aşıyla buluşturmamız gerekiyor. Ki önümüzü daha rahat görelim.”</p>



<p>“Münhal için yapılacak sınavların bence bedava olması gerekiyor. Çalışmayan, geliri olmayan gençlerimize bir etki olabilinmelidir. Ne eğitimde,&nbsp; ne de istihdamda olan genç nüfusu hesaplarsak; Türkiye’de bu veri %25’lerde, bizde ise %29.3. Buna okulu bitirip çalışmayanları da eklersek rakam çok yukarıya çıkar ve direkt beyin göçüne sebep olur. Pandemiden dolayı bu gençlerimize istidam sağlanmazsa nüfusumuz yaşlanacak. Bunun getirdiği ekonomi ve sosyal sorunlar da da cabası!”</p>



<p>“Gençlerimiz teknolojiyi çok iyi kullanıyor. En azından teknoloji bazlı bir şeyler yapılabilir. Teknopark olaylarını biz de yapıyoruz. Alt yapıyı tamamen bitiremediğimiz için yurt dışından yeterli firmaları malesef oraya çekemiyoruz. Yurt dışındaki gençlerimizi de belki toplumumuza kazandırabiliriz.”</p>



<p>“Kamunun gelirlerinin düştüğünü görüyoruz. Muhtemelen daha da düşecektir. Döviz arttığında ise, ithalatımız düşüyor. Bu, devletin gelirlerini de düşürüyor. Finans bacağı için bu süreçte bankalarımız ne yaptı? Bu da ayrı bir konu! Ekonominin daraldığı bu süreçte iki bankanın kârları arttı. Bir tanesinin %400 arttı. Muhtemelen dövizin artmasıyla kambiyo kârlarından arttı. Vatandaşa kredi öteleme, faizsiz öteleme yapılabilirdi. Çünkü halâ kârdadırlar.”</p>



<p>“Türkiye’den gelen parada zaman zaman sıkıntılar yaşıyoruz. Protokolde imza koyduğumuz noktaların ne kadarını gerçekleştirebileceğiz? Devletin bir tasarruf yapması gerekiyor. Hayat pahalılığı ödeneğinin durdurulması. Bunu yaparken devletin bunu çalışanına iyi anlatması gerekiyor. Bu tasarrufları sen önce bir yap; sonra memurdan bu kesinti konuşulabilir. İyi bir envanter çalışmasıyla, bunun üzerinden yürümemiz gerekiyor. Tahsil edilecek paraları yasal boşluklar nedeniyle kullanmıyoruz. 800 milyon kesinleşmiş bir rakam var. Devlet yarısını bile kasasına koysa bir rahatlama getirir.”</p>



<p>“Asgari ücreti keşke 6 bin-7 bin TL yapabilme şansımız olsa. Ama yok. Yüksek miktarda asgari ücret işsizliği de meydana getirir. İşveren de asgari ücreti ödeyebilmesi için işçisini azaltıyor. Burada da sosyal devletin özellikle sağlık, ilaç gibi temel harcamalarda devreye girmesi gerekiyor ki bu insanlarımızı da ezdirmeyelim.”</p>



<p>“Kaynağın ne kadarı bizim, ne kadarı Türkiye tarafından yapıldığı konusunda çok emin değilim. Kişisel değil toplumsal fayda ne gerektiriyorsa onu yapmak gerekiyor. Ama kaynağın yurtiçinde kalması demek ciddi bir rahatlama getirir.”</p>



<p>“Şu anda gördüğüm, Hükümet, Türkiye ile olan görüşmelerin olumsuz kısmını medyaya vermiyor. Başbakanın görüşmelerde muadili yok.”</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/kamunun-gelirleri-daha-da-dusecektir/">“KAMUNUN GELİRLERİ DAHA DA DÜŞECEKTİR”</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/kamunun-gelirleri-daha-da-dusecektir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;FAKİRLEŞMEYİ TOPLUMA YAYACAK VE BU SÜREÇTEN BİRLİKTE ÇIKACAKTIK. OLMADI!&#8221;</title>
		<link>https://www.vekibris.com/fakirlesmeyi-topluma-yayacak-ve-bu-surecten-birlikte-cikacaktik-olmadi/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/fakirlesmeyi-topluma-yayacak-ve-bu-surecten-birlikte-cikacaktik-olmadi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Jun 2021 07:31:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[Birikim Özgür]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomiye Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[fakirleşme]]></category>
		<category><![CDATA[hasan erçakıca]]></category>
		<category><![CDATA[kamu maliyesi]]></category>
		<category><![CDATA[müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[Salgın]]></category>
		<category><![CDATA[serbest piyasa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=58807</guid>

					<description><![CDATA[<p>TV2020&#8217;de yayınlanmaya başlanan Hasan Erçakıca ile Ekonomiye Bakış programına konuk olarak katılan eski maliye bakanlarından Birikim Özgür, pandemi sürecinin bir fırsata dönüştürülebileceğini ancak siyasi liderliğin bunu başaramadığını anlattı. Salgın nedeniyle ortaya çıkan durumun bütün toplum kesimlerini fedakarlık yapma noktasına getirdiğini hatırlatan Özgür, &#8220;fakirleşmeyi topluma yayacak ve fakirleşme sürecinden birlikte çıkılmasını sağlayacak&#8221; bir ortam ortam oluştuğunu [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/fakirlesmeyi-topluma-yayacak-ve-bu-surecten-birlikte-cikacaktik-olmadi/">&#8220;FAKİRLEŞMEYİ TOPLUMA YAYACAK VE BU SÜREÇTEN BİRLİKTE ÇIKACAKTIK. OLMADI!&#8221;</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>TV2020&#8217;de yayınlanmaya başlanan Hasan Erçakıca ile Ekonomiye Bakış programına konuk olarak katılan eski maliye bakanlarından Birikim Özgür, pandemi sürecinin bir fırsata dönüştürülebileceğini ancak siyasi liderliğin bunu başaramadığını anlattı. Salgın nedeniyle ortaya çıkan durumun bütün toplum kesimlerini fedakarlık yapma noktasına getirdiğini hatırlatan Özgür, &#8220;fakirleşmeyi topluma yayacak ve fakirleşme sürecinden birlikte çıkılmasını sağlayacak&#8221; bir ortam ortam oluştuğunu ancak hükümetin eski normali sürdürmeye çalışarak bu fırsatı heba ettiğini anlattı.</p>



<p>Ekonomiye Bakış programının ilk konuğu olan Birikim Özgür, konuşmasından şu noktalar üzerinde durdu:</p>



<p>“Belki çok klişe olacak ama ‘her kriz bir fırsat doğurur’ denir. Ve ben bazen bu krizlerin dünyayı ciddi şekilde hem değiştirdiğini, hem de sistemleri güçlendirdiğini düşünüyorum veya böyle gözlemliyorum.”</p>



<p>“2008 küresel finans krizinden sonra hangi ülke sistemini güçlendirecek birtakım yapısal düzenlemelere yoğunlaşabilmişse o ülke, bakıyoruz ki şimdi daha güçlü bir sisteme sahip.”</p>



<p>“Tabi ki bu pandemi insanlarda hem sağlık boyutunda ciddi bir endişe yarattı, hem de ekonomide müthiş bir türbülansa neden oldu. Çünkü iç talep neredeyse durdu, insanlar evlerine kapandı. Hem de dış ticaret, neredeyse durma aşamasına geldi. Dünya ekonomisi ciddi şekilde küçüldü. Ve buna bağlı olarak dünyamız yeni bir döneme girmiş oldu.”</p>



<p>“Bu çerçevede bakıldığında ilk etapta ilk reaksiyon olarak ülkelerin vermiş olduğu tepkiler, genellikle kamunun eskiden olduğu gibi ekonomide daha etkili olacağı, yani tekrardan bir devletçi ekonomik rejime geri dönüş mü olacağı seklinde ciddi sorgulmalara yol açtı. Çünkü bütün gözler devletlerin üzerine çevrildi. Devletlerin bu süreçte ipleri ele alması beklendi. Ekonomilerin çökmemesi için devletin rolünün ön plana çıktığı bir sürece gelindi. Tekrardan özel sektör odaklı yapının, devlet odaklı bir yapıya dönüşüp dönüşmeyeceği sorgulandı. Ama pandeminin ilerleyen safhalarında tam aksine serbest piyasanın güçlenebilmesi adına devletin ne yapması gerektiği noktasına yoğunlaşıldı.”</p>



<p>“Devletler o kadar da güçlü değil&#8230; Evet, devletler güçlüdür ama mukayeseli olarak zayıf devletlere göre daha fazla ekonomiye bir katkısı elbette ki&nbsp; oldu. Ama sürdürülebilir olmayacağı aşikar; devletlerin ekonomide rolünü büyütmenin ekonomiye bir faydası sağlanmayacağı net olarak anlaşıldı.”</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft size-large is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2021/06/Screen-Shot-2021-06-11-at-10.27.35.png" alt="" class="wp-image-58809" width="395" height="429" srcset="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2021/06/Screen-Shot-2021-06-11-at-10.27.35.png 411w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2021/06/Screen-Shot-2021-06-11-at-10.27.35-276x300.png 276w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2021/06/Screen-Shot-2021-06-11-at-10.27.35-387x420.png 387w" sizes="(max-width: 395px) 100vw, 395px" /><figcaption>ÖZGÜR: Eski maliye bakanlarından Birikim Özgür, fakirliğin adil dağıtılması halinde krizden daha etkili bir şekilde çıkılabileceğini anlattı.</figcaption></figure></div>



<p>“Buna bağlı olarak devletler ne yaptı? O geçiş sürecinde yani ekonominin durduğu süreçte gerekli sübvansiyonları yaparak iş gücünü ayakta tutmak ve pandemi sonrasında işletmelerin tekrardan çarklarını döndürebilecekleri yani ölmeyecekleri düzeyde onları sabit tutabilme noktasında devletlere bir görev biçildi. Bütün devletler buna yoğunlaştı. Özellikle İngiltere, çalışanlara ve işletmelere ciddi katkılar sağlandı. Zaten bu tip ülkeler ekonomik anlamda ‘v’şeklinde eski gelir seviyesine çıkabiliyor.”</p>



<p>“Ama ilaveten başka bişey daha yapıldı: Özellikle Avrupa Birliği’nin üyelerine yaptığı katkılar incelendiğinde şu görülüyor: Yapısal olarak ekonomiyi güçlendirecek hangi hamleleri yapması gerekiyorsa o ülkelerin; o alanlara Avrupa Birliği kaynaklarını kanalize ediyor. Böylece pandemi sonrasında da daha az kırılgan olan ve daha güçlü bir şekilde faaliyetlerin yürütebilecek bir ekonomik ortam yaratılması gözetildi.”</p>



<p>“Tartışmayı sona erdirecek olan da bu yaklaşımdır. Serbest piyasanın daha az kırılgan olmasını sağlayacak daha verimli ve daha rekabetçi olabileceği koşulları yaratılmak üzere pandemiyi bir fırsata dönüştürür. Tamam biz size destek oluyoruz. Ama neye destek oluyoruz? Ekonominizi güçlendirmenize ve bunun içinde örneğin daha fazla teknoloji kullanarak yatırımcının iş dünyasının önündeki engelleri azaltması gibi birtakım yapısal düzenlemeler de var.”</p>



<p>“Bütün Avrupa ülkelerinde bu vardır. Avrupa Birliği e-devleti güçlendirme ye katkı sağladı. Bunun yanı sıra ekonominin kalitesini arttırma, daha sürdürülebilir olmasını sağlamama v.s gibi birtakım noktalarda sisteme yapılması gereken müdahaleleri hızlandırdı. Belki 10 yıl içinde yapılması beklenen şeyler&#8230; Bunlar zaten ajandada olan işlerdi. Bunları hızlandırarak pandemi sonrasındaki kalkışı daha olası kılan, daha olması gereken hızda olması gereken bir yapısal yaklaşım içerisine girildi.”</p>



<p>“Bu bizim için de örnek olması gereken bişeydir. Ortaya şu sonuç çıkıyor: İçinde bulunulan bu vahim koşullarda yelkenlerini doğru ayarlayabilen ülkeler güçleniyor, ayağa kalkıyor, ekonomik düzey anlamında eski seviyesine ulaşıyor. Daha da ötesi, ekonomilerini güçlendiriyor.”</p>



<p>“İzleyenlerin daha iyi anlamaları için KKTC örneğinden gidecek olursak, yapısal reform yapmaktır. Pandemi öncesinden başlayan bir ev ödevidir. Her ülke en iyi ekonomiye sahip olsa bile illaki daha iyisi için bir çaba içerisinde olur. Bizim KKTC olarak bir farkımız; gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında onlar ekonomideki kamunun ağırlığını zaten mümkün olduğunca azaltmışlardı. Biz hala daha 80’lern 90’ların modeli ile kamu ağılıklı bir rejimle yola devam ediyoruz. Burada şu sonuç çıkıyor: Eski normali canlandırmak, eski günlerimize dönelim mentalitesi çok vahim. Bunu bekleyerek çok yanlış yapıyoruz. Kilit nokta sürdürülebilirlik noktasıdır. Hem ekonominin önünü daha fazla açan, hem kamunun daha fazla ekonomiye katkı yapacak şekilde kendini düzenlemesi, fonksiyonlarını gözden geçirip, düzenleme denetleme noktasında ön planda olması.”</p>



<p>“Kamu maliyesinin yetersizliği ve eski normali illa ki ayakta tutma&#8230; Bizim normalimiz zaten yanlıştı, şimdi yine ısrar edilirse daha da hızlı bir çöküş yaşanacak. Şu anda dip dediğimiz nokta bu değilse daha ne olabilir?”</p>



<p>“Artık Kıbrıs Türk Halkı ve sahip olduğumuz sistem aleni bir şekilde aylık harcamalarını yapamayan, ya Türkiye’nin yardımını bekleyen; veya iç borçlanmayla aylık harcamalarını gerçekleştiren bir yapıya büründü.”</p>



<p>“Burada mevzu şu: Pandemi’nin hemen sonrasında çok güzel bir fırsat doğmuştu. O günlerde özellikle dış talebin azalmasıyla birlikte ekonomide yaşanan kaos, bir biçimde herkesin tedirginlik ortamında devlet tarafından alınabilecek her türlü karara riayet etme, uyumlu davranma gibi bir fedakarlık yapma, bu mücadeleyi birlikte başarma v.s gibi bir takım argümanlar bütün kesimler tarafından gündeme getirilmişti. Tam o aşamada yapılması gereken şey şuydu: Biz daralan dış talebe bağlı olarak azalmış olan ülke gelirleri nispetinde, kamu harcamalarında bir düzenlemeye gidip bu fakirleşmeyi topluma yayacaktık. Ve buna bağlı olarak bu fakirleşme sürecinden hızlıca birlikte çıkacaktık.&nbsp; Veya eski normalde ısrarcı davranıp zaten azalmış olan ülke gelirlerini tüketimde kullanarak, kamu harcamalarını zapturapt altına almadan aynen devam ettirerek fakirleşmeyi daha da derinleştirip daha uzun vadede ayağa kalkabileceğimiz bir sürece girmiş olacaktık.”</p>



<p>“Devlet, gelire göre devlet politikasını düzenliyoruz gibi bir çıkış yapabilseydi hem kimse buna itiraz etmeyecekti, hem de daha kolay kurtulacaktı, hem sosyal denge sağlanacaktı. Özel sektöre daha fazla katkı olabilecekti. Son derece adil, birlikte fakirleşeceğimiz, birlikte geleceği yeniden inşa edeceğimiz bir yeni durum ortaya çıkmış olacaktı.”</p>



<p>“Ben pandeminin ilk günlerinde Ersin beyden davet alarak kendisini ziyaret edip; anlattım. Tarihi bir aşamadan geçiyorduk, o gün biz yapılması gerekeni yapıp son 10 yıldaki o ataleti de üzerimizden atma fırsatını değerlendirecektik. Ya da daha vahim bir sürece girilecekti. Neticede eski anlayışla hükümet olarak bir karar aldık. Ve şimdi iş, iyice sarpa sarıyor. Kamu tıkandı. Daha vahim bir senaryo, turizm , yüksek öğrenim açılınca, kamunun gelirleri de artacak.&nbsp; Özel sektöre saldıran ve kendi var olabilmesi için diğer canlıları imha eden bir anlayışla bu işi sürdürmeyi denersek bizim ekonomimiz hiç düzelemeyecek.”</p>



<p>“Doğru alternatifi ortaya koyma meselesi siyasete düşüyor. Türkiye hatalı UBP’de zaten alışılagelmiş politikayı güdüyor. Demek ki diğer partilerden, tamamlayıcısı gibi değil gerçekten değişimi, dönüşümü halka anlatan statükoyla ilişkilerini gözden geçiren, bir gelecek vadeden bir politika bekliyoruz.&#8221;</p>



<p>PROGRAMA AŞAĞIDAKİ BAĞLANTI İLE ULAŞABİLİRSİNİZ:</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="youtube-embed" data-video_id="jQUyPhkk-sU"><iframe title="EKONOMİYE BAKIŞ" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/jQUyPhkk-sU?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<p>https://www.facebook.com/watch/live/?v=3974043976012960&#038;ref=search</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/fakirlesmeyi-topluma-yayacak-ve-bu-surecten-birlikte-cikacaktik-olmadi/">&#8220;FAKİRLEŞMEYİ TOPLUMA YAYACAK VE BU SÜREÇTEN BİRLİKTE ÇIKACAKTIK. OLMADI!&#8221;</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/fakirlesmeyi-topluma-yayacak-ve-bu-surecten-birlikte-cikacaktik-olmadi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
