<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cenk &#8211; Ve Kıbrıs</title>
	<atom:link href="https://www.vekibris.com/tag/cenk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.vekibris.com</link>
	<description>Anlamak için farklı bak...</description>
	<lastBuildDate>Mon, 20 Dec 2021 05:35:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>BUNLARI SÖYLEYENLERİ DE, SÖYLEMEYENLERİ DE İYİ BELLEYİNİZ!</title>
		<link>https://www.vekibris.com/bunlari-soyleyenleri-de-soylemeyenleri-de-iyi-belleyiniz/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/bunlari-soyleyenleri-de-soylemeyenleri-de-iyi-belleyiniz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Dec 2021 05:35:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[boykot]]></category>
		<category><![CDATA[Cenk]]></category>
		<category><![CDATA[kktc]]></category>
		<category><![CDATA[KONTROLÜMÜZÜN OLDUĞU KONULAR]]></category>
		<category><![CDATA[SEÇİMLER]]></category>
		<category><![CDATA[Uzunoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=74159</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seçimleri boykot etme görüşünde olanları anlamakla beraber girdiğimiz göreceli derin çukurdan çıkmak için siyasetten başka aracımız olmadığı görüşündeyim. Bu girişin hemen arkasından boykot çağrısının etkisini sınırlamak seçime katılacak partilerin elindedir diye bir cümle eklememek ilk cümleyi eksik kılar. Boykotun etkisini, “laiklik”, “Kıbrıs sorunu ve çözüm” ile ilgili bilindik söylemler ve hukuki kavramlar üzerinden değil toplumun [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/bunlari-soyleyenleri-de-soylemeyenleri-de-iyi-belleyiniz/">BUNLARI SÖYLEYENLERİ DE, SÖYLEMEYENLERİ DE İYİ BELLEYİNİZ!</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Seçimleri boykot etme görüşünde olanları anlamakla beraber girdiğimiz göreceli derin çukurdan çıkmak için siyasetten başka aracımız olmadığı görüşündeyim. Bu girişin hemen arkasından boykot çağrısının etkisini sınırlamak seçime katılacak partilerin elindedir diye bir cümle eklememek ilk cümleyi eksik kılar.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft size-large is-resized"><img decoding="async" src="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2.png" alt="" class="wp-image-30110" width="184" height="268" srcset="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2.png 506w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2-206x300.png 206w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2-288x420.png 288w" sizes="(max-width: 184px) 100vw, 184px" /></figure></div>



<p>Boykotun etkisini, “laiklik”, “Kıbrıs sorunu ve çözüm” ile ilgili bilindik söylemler ve hukuki kavramlar üzerinden değil toplumun ihtiyaçlar listesi ile örtüşecek somut söylem ve ekonomik kavramlar üzerinden yürütülecek bir propaganda dönemiyle azaltabiliriz.</p>



<p>Sosyal yaşam tarzına ve değerlerine olan hassasiyet ile Kıbrıs sorununun çözüm iradesi bu seçimdeki katılım oranı ne olursa olsun Kıbrıs Türkünde toplumsal bir refleks olarak vardır. Partiler üstü en büyük kümedir. Bunun üzerinden rol çalmaya çalışmak anlaşılır bir siyasettir ama içinde bulunduğumuz durumda bunun üzerinden yürüyecek bir seçim lüks bir aktivite kalemi olur.&nbsp; &nbsp;</p>



<p>Önümüzdeki dönemde siyasete bu önemli konuların ötesinde ilaç olması adına acilen ihtiyacımız vardır. &nbsp;</p>



<p>Kontrolümüzün göreceli olarak yüksek olduğu ve en iyi bizim yapacağımız iddiasında olduğumuz konuların da tartışıldığı bir seçim süreci yaratmak seçime katılım oranını ve sonucunu da olumlu yönde etkileyeceği görüşündeyim.</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Bunun için kamuda tasarruftan, tutumluluktan, verimlilikten bahseden olur ve hatta cesaret ile örnekleri ve tutarları ile nelerin yapılabileceğini birileri sıralarsa;</li></ul>



<ul class="wp-block-list"><li>Sıra numarası alıp devlet kapısında kuyruğa girenlere çok daha iyi ve hızlı hizmet vermek için kamudaki süreçlerin etkinliğine bakılarak tümden elden geçirileceğini ve dijitalleşmenin nasıl ve kimler tarafından ne kadar sürede yapılacağını anlatırsa;</li></ul>



<ul class="wp-block-list"><li>Kamuda şu veya bu sebepten dolayı özellikle kendi parasıyla iş kuranlar için değer yaratmayan faaliyetlerin ve adımların kaldırılmasını örnekleri ve gerekçeleri ile sıralarsa;</li></ul>



<ul class="wp-block-list"><li>Vergilendirilmeyen ya da çok düşük seviyede vergilendirilen alanlardan cesaretle bahseder ne yapılabileceğini dünyadaki örnekleri ile detaylandırarak anlatabiliyorsa;</li></ul>



<ul class="wp-block-list"><li>Turizmden, yüksek eğitime, tarıma kadar gelir artırıcı inisiyatiflerin hayata geçirilmesine kamunun nasıl hızlandırıcı ve yapıcı rolünün olabileceğinden bahsederse;</li></ul>



<ul class="wp-block-list"><li>Narenciye, patates ve hellim gibi kalite algısı ve olgusu yüksek tarım ve gıda ürünlerinin ihracatına ağırlık verileceğini söylerse ve bununla ilgili tedarik zincirini (üreticiden nihai müşteriye kadar) bir bütün olarak çalıştığını ve hâkim olduğunu anlatabiliyorsa;</li></ul>



<ul class="wp-block-list"><li>Türkiye’de özellikle hızlı tüketim sektöründeki firmaları KKTC’de küçük ölçekte de olsa üretim yapmalarının önünü açmak için yerli üretimi etkilemeyecek şekilde vergi ve teşvik düzenlemeleri ile yapılabileceğini anlatırsa, birçok firmanın elinde çeşitli sebeplerden dolayı atıl duruma düşebilecek ekipmanları bu şekilde tüm paydaşların lehine değerlendirmenin mümkün olduğunu ve pazarın yalnızca KKTC değil kurda oluşan dengesizlikten dolayı Güneyi ve bulunduğumuz coğrafyayı da içine alabileceğini anlatırsa,</li></ul>



<ul class="wp-block-list"><li>Dönüp bir de tüm bunları hayata geçirmek için Türkiye devletinden nasıl teknik, beşerî ve maddi destek alınacağını ekleyebiliyorsa;</li></ul>



<p>Bunları söyleyenleri dinleyin çünkü hepimize yardımcı olmak için kuru kuruya iyi niyetten ya da hamasi Türklük ya da Kıbrıslılık ile ilgili nutuklardan öteye en azından farklı bir hazırlık yapıldığının kanıtı olabilir bunlar.</p>



<p>Olur da seçim sürecinde bu ve buna benzer konuları gündeme getirene denk gelirseniz detaylı anlatmaları için sorular sorun. Duyduğunuzu ve dinlediğinizi bilsinler. Bu seçimde ve bundan sonraki seçimlere yönelik yapacağınız en önemli katkı bu olur. Vereceğiniz oy kadar değerli olur. Bu istikamette anlatılan benzeri konu başlıkları kafanıza yatıyorsa not edin ve söyleyenleri de söylemeyenleri de sandıkta iyi belleyin! Ha hiçbir siyasi parti bunları dile getirmiyorsa da o zaman sandığa gitmeyin çünkü sandığa gitmek için yakacağınız akaryakıtın maliyetini bile çıkarmanız mümkün olmayacaktır. Her şey seçime dahil olan partilerin elinde.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/bunlari-soyleyenleri-de-soylemeyenleri-de-iyi-belleyiniz/">BUNLARI SÖYLEYENLERİ DE, SÖYLEMEYENLERİ DE İYİ BELLEYİNİZ!</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/bunlari-soyleyenleri-de-soylemeyenleri-de-iyi-belleyiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SEÇİM BOYKOTUNA GÖTÜRECEK YOLUN TAŞLARI</title>
		<link>https://www.vekibris.com/secim-boykotuna-goturecek-yolun-taslari/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/secim-boykotuna-goturecek-yolun-taslari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Aug 2021 06:14:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[boykot]]></category>
		<category><![CDATA[Cenk]]></category>
		<category><![CDATA[SEÇİM]]></category>
		<category><![CDATA[SİYASİ VARLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Uzunoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=63420</guid>

					<description><![CDATA[<p>Artık örnek vermeye bile gerek yok! Geçmişimizde hiç olmasa da nasıl bir güvensizlik görüntüsü veriyoruz ve biz neymişiz de haberimiz yok dedirtecek derecedeki ardı arkası kesilmeyen beyanatların ve iç siyasete müdahalenin akıl mantık ile açıklanması mümkün değildir. Adada seçilecek olan hangi siyasi irade sınırları bekleyen, bütçeyi, suyu, turizmi, üniversitedeki öğrenci ve ülkedeki işçi sayısını büyük [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/secim-boykotuna-goturecek-yolun-taslari/">SEÇİM BOYKOTUNA GÖTÜRECEK YOLUN TAŞLARI</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Artık örnek vermeye bile gerek yok! Geçmişimizde hiç olmasa da nasıl bir güvensizlik görüntüsü veriyoruz ve biz neymişiz de haberimiz yok dedirtecek derecedeki ardı arkası kesilmeyen beyanatların ve iç siyasete müdahalenin akıl mantık ile açıklanması mümkün değildir.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft size-large is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2.png" alt="" class="wp-image-30110" width="215" height="313" srcset="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2.png 506w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2-206x300.png 206w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2-288x420.png 288w" sizes="(max-width: 215px) 100vw, 215px" /></figure></div>



<p>Adada seçilecek olan hangi siyasi irade sınırları bekleyen, bütçeyi, suyu, turizmi, üniversitedeki öğrenci ve ülkedeki işçi sayısını büyük ölçüde kontrol eden neredeyse tek çıkış kapımız olan devletin çıkarlarına aykırı bir yola girebilir? &nbsp;</p>



<p>Kendi haline bırakıldığında bile gönül koymadan hem Kıbrıslı hem de Türk aidiyetini aynı inatla savunmuş Atatürk ilkelerine bağlı bir halk Ankara’da kim iktidarda olursa olsun niye Türkiye’nin çıkarlarına aykırı bir yola girilmesine onay versin?</p>



<p>Kıbrıs Türkünün bir kısmı gece doğdu ama dün gece değil!</p>



<p>Bunun için bu siyasetin uygulanmasının sebeplerini görünenin ötesinde de aramakta fayda vardır.</p>



<p>Ülkeler arasında pratikte karşılığı olan diplomasiye dayalı siyasi güç çok değerli bir emtiadır. Sokağa düşürülmeden yarattığı algı kadar güçlü kalmaya da devam eder. Sokağa düştükçe de yıpranır. Bir süre sonra da halk tabiriyle yalama olur. Görebileceği işlevi de göremez. Parasıyla rezil olma hali de tam da bu gibi durumları tasvir eder. Kuzeyde iç siyasete yönelik yürütülen müdahale siyaseti, diplomasiye zemin bırakmayacak, sokağa da yansıyacak şekilde yapılmaktadır. Sahada özellikle görülecek şekilde baskı yapıp korku salarak bir siyasetçinin, bir hukukçunun ya da gazetecinin veya sanal ortamda kamuoyu oluşturabileceklerin arka plandaki karanlık işlerin Kuzeydeki ayaklarının birinci gündem olmasını sağlayacak iklimin oluşmasının önü kesilmek istenmektedir.</p>



<p>Arazi bu şekilde sürüldükten! sonra da siyaset aracılığıyla düzenlemeler yaparak arka plandaki bu aktivitelere sindirilmiş toplum psikolojisinin de etkisiyle hiç karşı çıkılmadan büyük kolaylık sağlamak amaçlanmaktadır.</p>



<p>Laiklik, iki devletli çözüm, milliyetçilik, Kıbrıs üzerinden Türkiye’deki seçimlere yönelik oy devşirmenin ötesinde karşı karşıya kaldığımız durum ada üzerinde varoluş sebebimizi sorgulatır noktaya geldi.</p>



<p>Güç dengesizliği içinde ortaya çıkan bu resim karşısında muhataplarımızın kafasının içini iyice anlamadan devlet aklı ile hareket ederek mücadele etmenin yolunu bulmak mümkün değildir. Vietnam savaşındaki mücadeleyi sahadaki güç dengesizliği üzerinden anlatan bir kitapta mealen bu “kafanın içine girme” konusunun önemini okumuştum. Zayıf noktadan hareketle bir şeyleri durdurmak ve değiştirmek durumundaysanız etkin mücadele için güçlü tarafın kafasının içine girme hususuna büyük önem verildiğini müzakere eğitimlerinden biliyorum. Bu öğretiden ilham almak ve buna göre bir siyaset belirlemek lazım.</p>



<p>Kıbrıs sorununun çözümsüz kalması yalnızca siyasi ve bölgedeki askeri güç dengesiyle ilgili bir konu olmanın ötesine geçmiştir.</p>



<p>Adadaki çözümsüzlük, siyaset üstü bir fırsat olarak Kuzeyin uyuşturucu, yasadışı yakıt sevkiyatı ve kara para aklamaya köprü görevi görmesine zemin hazırlamıştır.</p>



<p>Bunun gibi sınır tanımayan konularla mücadele de ancak tanınmış ülke statüsünde uluslararası kurumlarla karşılıklı iş birliğini adımı atılarak yapılabilir. Bu çerçevede kalınması şartı ve bizim de bunu tanınma adına propaganda malzemesi olarak kullanmayacağımızı beyan ederek uluslararası kurumlardan da Rum tarafına bu yönde engel çıkarmaması için baskı yapılması şu anda muhalefette olan partiler tarafından önerilmeli ve iktidara da çağrı yapılmalıdır. Bunun karşılığında da etkin mücadele için uluslararası kurumlarla tam bir eşgüdüm ve iş birliği içinde olunacağı da beyan edilmelidir. Bu adım iç hukuk yolu ile nakdi varlıklar ile ilgili atılan adımın ötesinde siyasetin gündem maddesi olmalıdır. Amacı ve çerçevesi çizilmiş bu adım üzerinden takınılacak tavra göre iç siyasete müdahalenin esas amacının Kuzeyi bu köprü rolüne konumlandırmak olduğunu öne sürerek seçimleri boykot etmek bir alternatif haline gelebilir. En son gelinebilecek yol ayırımının taşlarını doğru zemine ve zamana yayarak döşemek lazımdır. Ancak bu şekilde karanlıkta kalınması istenen siyasi müdahalenin esas amacı fark yaratacak derecede bir gündem maddesi haline gelip ada ötesine de taşabilirse bir sonuç almak mümkün olabilir. </p>



<p>Siyasi duruşumuzu günden güne realiteye dönüşen esas tehlikenin çerçevesi içinde yapmak başlangıç noktasıdır. Karanlıkta bırakılmak istenen tehlikeyi ihtiva etmeyen siyasi duruş sonuçsuz kalır. Sonuçsuz kalmakla birlikte bundan fayda elde etmek isteyenlerin oyun planına hizmet eder. Konuyu iç mesele olmanın ötesine taşıyıp devlet aklını devreye soktuğumuzda ancak bu gidişatı durdurabiliriz. Şu an devrede devlet aklı yoktur. Devrede olanın adını doğru koymaya muhtaç bir durum vardır. Malum çevrelerin kafasının içindeki zayıf halka tam da budur.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/secim-boykotuna-goturecek-yolun-taslari/">SEÇİM BOYKOTUNA GÖTÜRECEK YOLUN TAŞLARI</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/secim-boykotuna-goturecek-yolun-taslari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HEDEF, BÜYÜKDERE CADDESİ VE MARAŞ OLDU!</title>
		<link>https://www.vekibris.com/hedef-buyukdere-caddesi-ve-maras-oldu/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/hedef-buyukdere-caddesi-ve-maras-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Jul 2021 07:04:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükdere]]></category>
		<category><![CDATA[çekim gücü]]></category>
		<category><![CDATA[Cenk]]></category>
		<category><![CDATA[maraş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=61932</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rumların partiler üstü siyasetinin temel taşı 74’te kaybettiği toprağı geri almak üzerine olsa da siyasetin pratiğine yansıyan kaybettiklerini hemen kazanmaya yönelik olmadı. Öncelikli olarak zamana yayarak Türkiye ve Kıbrıs Türküne kaybettirmeye yönelik oldu. Müzakere sürecinde kendinin olan toprağın bir kısmını geri alıp karşılığında yine kendinin olduğunu düşündüğü devletin yönetimine bizi ortak yapmak istemedi. Rumların bize [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/hedef-buyukdere-caddesi-ve-maras-oldu/">HEDEF, BÜYÜKDERE CADDESİ VE MARAŞ OLDU!</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Rumların partiler üstü siyasetinin temel taşı 74’te kaybettiği toprağı geri almak üzerine olsa da siyasetin pratiğine yansıyan kaybettiklerini hemen kazanmaya yönelik olmadı. Öncelikli olarak zamana yayarak Türkiye ve Kıbrıs Türküne kaybettirmeye yönelik oldu. Müzakere sürecinde kendinin olan toprağın bir kısmını geri alıp karşılığında yine kendinin olduğunu düşündüğü devletin yönetimine bizi ortak yapmak istemedi.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft size-large is-resized"><img decoding="async" src="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2.png" alt="" class="wp-image-30110" width="162" height="236" srcset="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2.png 506w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2-206x300.png 206w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2-288x420.png 288w" sizes="(max-width: 162px) 100vw, 162px" /></figure></div>



<p>Rumların bize kaybettirmeye dayalı oluşturduğu siyasi denge, Rumlara ekonomilerini inşa etmeleri için istikrar, bizim için de ambargoların da etkisiyle belirsizlik oldu. Bu siyaset ile Rumlar hem kendi toplumuna hem de Kıbrıs Türküne bir &#8220;çekim gücü&#8221; yaratmak hedefi ile hareket etti. Batının Türkiye ile ilişkisine, Kıbrıs sorunu &#8220;joker ortak&#8221; edildi. Batı dünyasına &#8220;bizi hiçbir zaman unutmayacaksınız, özel statüde olacağız&#8221; denildi ve kabul ettirildi. AB ve ABD’ye maddi ve manevi stratejik sorumluluk yüklendi. Kıbrıs sorunu aracılığıyla yaratılan ekonomik ve siyasi baskının yükü, Türkiye’ye her konuda kaybettirmeye yönelik ana siyaset olarak ortaya çıkmıştır.</p>



<p>Rum’un Kıbrıs sorununun çözüm arayışındaki ana siyasetinin kaybettiklerini kazanmak değil Türkiye ve Kıbrıs Türkü’ne kaybettirmek olduğu gerçeğini uzunca bir süre fark etmedik. Ya da ezber bozup başka bir politika belirlemek gerekliliğini “milli cepheyi”, Türkiye’nin Kıbrıs siyasetini ve iç dengelerini bozmamak adına açık etmedik.</p>



<p>&#8220;Kanla alınanı savunmak namus borcudur&#8221; söylemine sığınıp ekonomik ve sosyal gelişimimize hem güneyden hem de kuzeyimizden yapılan saldırıyı bir yerde görmezden gelip normalleştirdik. Kolayımıza da gittiği için olacak hamasi söylemleri günlük siyasete entegre ettik ve şimdi bu siyasetin uygulanmasından nasibimizi fazlasıyla aldığımızı daha geniş kitleler halinde fark ettik.</p>



<p>Rum’un anlaşma yapmayarak kaybettirmeye yönelik ana siyaseti ve buna karşı bizim günlük siyaset yaparak gösterdiğimiz kayıtsızlığımız Kıbrıs Türkü için ekonomik ve siyasi yükün ötesinde sosyal ve kültürel gelişimimize de olumsuz etki yaptı. En önemlisi demografimize darbe vurulmasına zemin hazırladı.</p>



<p>Bir şekilde fırsatını bulup ada dışında tutunacak dal bulanların ada dışına göçünü hızlandırdı. İnsana dayalı fark yaratma potansiyelimize geri dönüşü bugün çok daha zor olan bir sonuç doğurdu. Toplum olarak rol modellerimizi ada dışında arar ve bulur olduk. 47&#8217;nci yılın sonunda genç iyi eğitimli nesiller için en gerçekçi hedef İstanbul Büyükdere Caddesi oldu!</p>



<p>Kendi kendimizi kandırmayalım Rum tarafı kaybettirmeye yönelik siyaseti ile bizi “azınlık” psikolojisine hazırlamayı hedefledi. Sırtını Türkiye’ye dayarsan sen de bedel ödersin sonucunun ağır basması için ciddi çaba harcadı. Harcamaya da devam ediyorlar.</p>



<p>Salt ‘’Kıbrıslılığa’’ dayalı söylem ve yazılar bu ana siyasetin yansıyan yüzü oldu ve demokrasi çerçevesinde katılırsınız ya da katılmazsınız Kuzeyde de günden güne karşılık buldu. Türkiye’nin yakın zamanda hoyratça sahada yaptığı siyasi, ekonomik ve sosyal içerikli hamleler de buna karşılık olarak yapılmıştır.</p>



<p>Aidiyetini öncelikli olarak ne yalnızca Kıbrıslı ne de yalnızca Türk olarak belirleyen, kendini yalnızca Kıbrıs Türkü olarak hissedenlerin bu ada üzerinden gelip geçmiş olan birçok etnik varlık gibi yok olmakla karşı karşıya kaldığı artık bir realitedir. Bununla ilgili farkındalık hiç olmadığı bir noktadadır. Birine karşı çıkarken diğerini savunur duruma düşmekten toplumun aydın kesimi bıkıp usanmıştır.</p>



<p>Rum tarafının doğru ya da yanlış bulursunuz ama 74 sonrası bedel ödeterek kaybettirmeye yönelik siyasetinde mesafe kaydettikleri ortadadır.</p>



<p>Bunun için söylemin ötesinde pratikte karşılığı olan siyaset ortaya koymanın zamanı gelmiştir. Rum siyasetinin partiler üstü bir şekilde yürüttükleri siyasetin onları bugüne getirdiğini ama bundan sonrasına götüremeyeceğinin mesajını Maraş kozunu kullanarak vermek artık gerekliliktir.</p>



<p>Geniş bir kesim elde edilen ganimetin paylaşılması, kapışılması ile meşgulken, Rum’un uyguladığı siyaset bizi fazlasıyla uyuttuğu bir gerçektir. Maraş açılımı ile ortaya çıkacak olan krizin, bizi bir çözüme ulaştırma şansı şu andaki gidişattan çok daha yüksektir.</p>



<p>Bunu uluslararası hukuk içinde ve doğru diplomatik söylem içeriği ile uygulayacak adımların detayı ve bunu yapabilecek yetkinlikteki kişiler şu andaki TC-KKTC yönetiminde olup olmadığı ile ilgili endişe vardır.</p>



<p>Yoksa elimizdeki en büyük koz olan Maraş açılımı ile Rum’a “gadalaves” deme zamanıdır.</p>



<p>Maraş konusundaki siyasetin istikameti doğrudur ama bunu nasıl ve kimlerin hayata geçireceği konusunda şu ana kadar gördüklerimiz ile bu kozu kafamıza ters çevirip giymemizin de pekâlâ mümkün olduğu görülmektedir.</p>



<p>Konuya vakıf olanlar nezdindeki hassasiyet de Maraş’ın aynı anda barındırdığı umut ve endişe ikileminden dolayıdır. Bir sonraki yazıda Rum siyasetinin en zayıf noktası olan Maraş’ın yalnızca bir toprak konusu olmadığını üniversite yıllarında tanıdığım Rum yaşıtlarım ile ilgili o günlerde farkında olmadan yaptığım gözlemlere dayandırarak aktaracağım.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/hedef-buyukdere-caddesi-ve-maras-oldu/">HEDEF, BÜYÜKDERE CADDESİ VE MARAŞ OLDU!</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/hedef-buyukdere-caddesi-ve-maras-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KAYNAK SORGULAMASI: SİYASİ VAATLER HAYATA NASIL GEÇİRİLECEK?</title>
		<link>https://www.vekibris.com/kaynak-sorgulamasi-siyasi-vaatler-hayata-nasil-gecirilecek/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/kaynak-sorgulamasi-siyasi-vaatler-hayata-nasil-gecirilecek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2020 05:20:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[Cenk]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim]]></category>
		<category><![CDATA[sorgulama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=37581</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özel sektördeki kurumlarda iş planlarını gözden geçirme sürecinde yapıldığı gibi adayların söylediklerini yapacak kaynağı nasıl sağlayacakları nihai karar verici tarafından sorgulanır. Normal ve mantıklı olan budur. Sermayeyi koyan, riski alan yetki verecek olan sorgulama hakkına da sahiptir. Benzeri bir sorgulama, seçim sürecinde ne derece sağlıklı yapılabilir ayrı bir tartışma konusudur. Hele bir de seçim süreci [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/kaynak-sorgulamasi-siyasi-vaatler-hayata-nasil-gecirilecek/">KAYNAK SORGULAMASI: SİYASİ VAATLER HAYATA NASIL GEÇİRİLECEK?</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2.png" alt="" class="wp-image-30110" width="196" height="285" srcset="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2.png 506w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2-206x300.png 206w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2-288x420.png 288w" sizes="auto, (max-width: 196px) 100vw, 196px" /></figure></div>



<p>Özel sektördeki kurumlarda iş planlarını gözden geçirme sürecinde yapıldığı gibi adayların söylediklerini yapacak kaynağı nasıl sağlayacakları nihai karar verici tarafından sorgulanır. Normal ve mantıklı olan budur. Sermayeyi koyan, riski alan yetki verecek olan sorgulama hakkına da sahiptir.</p>



<p>Benzeri bir sorgulama, seçim sürecinde ne derece sağlıklı yapılabilir ayrı bir tartışma konusudur. Hele bir de seçim süreci yüzyılda bir olan pandemiye denk geldiyse bu sorgulama süreci daha da zorlaşır.</p>



<p>Yine de unutulmaması gereken seçimlerde sermaye sahibi halktır çünkü hatalı yapılan seçimin bedelini kendi öder. Yaptığı hatanın bedelini erteleyebileceğini düşünür ama kaçamaz. En iyi ihtimal bu kaçış konusunda başarılı olursa bir sonraki nesle katlanan bir yük bırakır.&nbsp;</p>



<p>Pratikteki tüm zorluklarına rağmen siyasette böyle bir sorgulama adımının olması kamuoyunda farkındalığı artırması adına yararı olur zararı olmaz. Siyasetçinin seçim sürecinde mahcup olma ihtimalini düşünerek vaatte bulunması için sınırlı da olsa faydası olur.</p>



<p>Örneğin bu seçim sürecinde gündem olmayı başaran Maraş konusunda, Maraş’ı açacağız ama bunun finansmanı nasıl olacak diye kamuoyuna anlatılması gerekli olmasına rağmen bu açılımın finansman tarafını anlatan da soran da olmadı. Bildiğim kadarıyla ne bizim ne de T.C. devletinin gelirleri bu aralar artmıyor.</p>



<p>En azından Maraş’ın iddia edildiği şekilde KKTC yönetimi altında açılamayacağı iddiasında olan adayların Maraş’ın açılmasının hukuki ve siyasi yönü kadar finansman ihtiyacının nasıl sağlanacağı yönünü de kalan 3-4 gün içinde gündem yapıp sorgulamasını beklerim.</p>



<p>Finansman kadar önemli olan diğer bir kaynak da proaktif siyaseti hayata geçirecek insan kaynağı yetkinliğinin adaydan başlayarak çalışma ekibinde olup olmadığının gösterilmesidir.</p>



<p>Vadetmek ile hayata geçirebilmek arasında fark vardır. Bunu hepimiz kendi günlük hayatımızdan biliyoruz. Aradaki fark da yeterli maddi ve beşerî kaynağın olup olmadığı ve bunu yapmaya ne kadar yetkin ve motive bir ekibin ve liderin olduğunda saklıdır.&nbsp;</p>



<p>Siyasetçiler kendilerince bir hedefi slogana çevirip birkaç kez söylediklerinde yapabileceklerine inandırırız havasındadırlar. Söylemenin yeterli olacağına inanır noktasındadırlar.</p>



<p>Siyasilerin bu yaklaşımına sessiz duran toplum olarak geldiğimiz nokta ortadadır. Siyasete katılım güneşli bir pazar günü en güzel kıyafetlerimizle gidip oy kullanmakla sınırlı kalmamalı. İzleyici ve dinleyici olmak kadar soru sorma, sorgulama görevimiz var. Sosyal medya bunu kolaylaştıran unsur olarak elimizin altında bir araçtır.</p>



<p>Son dört gün içerisinde virüs ile mücadeleden dolayı başarıp bulunduğumuz yerleşim yerinde adaylarla bir araya gelebilirsek medeni bir şekilde elimizi kaldırıp soru sormayı adet haline getirmeliyiz.</p>



<p>İş hayatında bu sorgulama yalnızca kurumun maddi kaynaklarının yeterli olup olmadığını değil, lider ve ekibin anlatılan plana teknik bilgi olarak&nbsp;<strong>hakimiyeti</strong>,&nbsp;<strong>inancı, coşkusu ve odaklanma</strong>seviyesi de ortaya çıkmış olsun diye yapılıyor.</p>



<p>Sorgulamanın iki amacı vardır.&nbsp;</p>



<p>Biri içeriği iyice anlamak diğeri de o içeriği hayata geçirecek beşerî kaynağın vadettiğini anlatıp savunurken ortaya koyacağı ya da koyamayacağı tutkusunu görmek.&nbsp;</p>



<p>Her iş planında olduğu gibi seçim kampanyasında da başarıyı getirmese de olmadığında başarısızlığı getiren bu unsurlar olduğu için bunun üzerinde bilinçli olarak duruluyor. Spor olsun diye yapılmıyor. Bunun için söylenen kadar söyleyenin bunu yapma yetkinliğini de düşünüp sorgulamak konuşulan hedef kadar önemlidir. Cumhurbaşkanlığı seçiminde proaktif ve dinamik siyaset sözü verenleri bu unsurlar üzerinden de değerlendirmemiz lazım.&nbsp;</p>



<p>Söylemde inanca dayalı coşku var ama konulara odaklanma, hakimiyet ve özgüven yoksa günlük hayatımızda başardığımız gibi kanmamak lazım.&nbsp;</p>



<p>Zor olmasa gerek.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/kaynak-sorgulamasi-siyasi-vaatler-hayata-nasil-gecirilecek/">KAYNAK SORGULAMASI: SİYASİ VAATLER HAYATA NASIL GEÇİRİLECEK?</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/kaynak-sorgulamasi-siyasi-vaatler-hayata-nasil-gecirilecek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BAŞBAKANIN SEYİR DEFTERİNDEKİ ‘GEL GİTLER’</title>
		<link>https://www.vekibris.com/basbakanin-seyir-defterindeki-gel-gitler/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/basbakanin-seyir-defterindeki-gel-gitler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Aug 2020 04:13:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[başbakan]]></category>
		<category><![CDATA[Cenk]]></category>
		<category><![CDATA[kktc]]></category>
		<category><![CDATA[politikacı]]></category>
		<category><![CDATA[Uzunoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=31348</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı yalnızca şu andaki Başbakan için değil, son 45 yılda yaşanan ve siyasetin değişmez kısır döngüsüne dönüşen teatral bir özet olarak bayramlık niyetine yazılmıştır. Öznesinde anonim bir Başbakan ve etrafındakiler ile karşısındakiler vardır. Kıbrıs Cumhuriyetin kuruluşundaki ortak meclisten başlayarak yıllarca KKTC meclisinde idare amirliği yapmış rahmetli babam Osman Uzunoğlu’nun aile içinde ve dost sofralarında [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/basbakanin-seyir-defterindeki-gel-gitler/">BAŞBAKANIN SEYİR DEFTERİNDEKİ ‘GEL GİTLER’</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p></p>



<p>Bu yazı yalnızca şu andaki Başbakan için değil, son 45 yılda yaşanan ve siyasetin değişmez kısır döngüsüne dönüşen teatral bir özet olarak bayramlık niyetine yazılmıştır. Öznesinde anonim bir Başbakan ve etrafındakiler ile karşısındakiler vardır.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2.png" alt="" class="wp-image-30110" width="157" height="229" srcset="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2.png 506w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2-206x300.png 206w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2-288x420.png 288w" sizes="auto, (max-width: 157px) 100vw, 157px" /></figure></div>



<p>Kıbrıs Cumhuriyetin kuruluşundaki ortak meclisten başlayarak yıllarca KKTC meclisinde idare amirliği yapmış rahmetli babam Osman Uzunoğlu’nun aile içinde ve dost sofralarında anlattıkları ve ada dışından da olsa kendi gözlem ve duyumlarımla harmanlanarak yazılmıştır.&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">***</p>



<p>Bizim Başbakan, politika üretme ve yönetme yetkinliğinin yeterli olmadığını önüne gelen konularda bir şey yapamaz hale düştüğünde anlar. Etrafındakilerden de hayır gelmez, çünkü onları seçme kriterleri de malum bambaşkadır. Liyakat giderek en son aranan özellik haline gelmiştir.</p>



<p>İçine düşülen durumun farkına varırlarsa, etrafındakiler Başbakanı rahatlatmak içinilk önce<strong>‘takma’&nbsp;</strong>der<strong>.</strong></p>



<p>Bizim Başbakan gördükleri karşısında dayanamayıp, çaresizliğinden etrafındakilere iş yaptırtmak için kızacak olur. Etrafındakileriş yapma derdinde olmadıkları içinbu sefer de<strong>‘değmez’&nbsp;</strong>demeye başlarlar.</p>



<p>Bir yerden sonra bizim Başbakan etrafındakilere uyup boş verdiğini hafif belli edecek olur. Bu kez de karşısındakiler devreye girer ve hemen<strong>‘gamsız’&nbsp;</strong>derler.</p>



<p>Bizim Başbakan bırakayım varacağı yere varsın deyip bir süre susma kararı alır. Bu kez hem etrafındakiler, hem karşısındakilerağız birliği etmişçesine<strong>‘lider sen değil misin, iki çift laf et’&nbsp;</strong>der.</p>



<p>Artık dayanamayıp belki faydası olur deyip ağır konuşur. O zaman da etrafındakiler&nbsp;<strong>‘muhatap olma sen Başbakansın’&nbsp;</strong>der.</p>



<p>Olacak iş değil deyip çekip gideyim diyecek olur. Etrafındakilerseçim ve parti dengelerini aşarak zor bela oturdukları koltuğu kaybetme endişesinde hemen araya girer <strong>‘yılma, senin görevin mücadele etmek’</strong> der.</p>



<p>Soğukkanlılığa davet etmek için bizim Başbakan alttan alır.</p>



<p><strong>‘Tepene çıkardın’&nbsp;</strong>derler.</p>



<p>Dayanamayıp bu defa da bağırır.&nbsp;<strong>‘Sakin ol’&nbsp;</strong>derler.</p>



<p>Aklı başında yalnızca partiyi değil, parti dışındakileri de dinleyip ‘empati yapabiliyorum’ diye bütünü düşündüğümü göstermek için sempatik davranmaya kalkar. Etrafındakiler, ‘hop ne oluyoruz bizden başka dayanak arayışına mı giriyor’ diye yine devreye girer <strong>‘Bu kadar uslu olunmaz’ </strong>der.</p>



<p>Otoritesini kullanıp parti içi disiplini sağlamak için parti içinde arkasından iş çevirenlerin dikine gider.&nbsp;<strong>‘Geçmişine, eğitimine, terbiyene yakışmaz, bu kadar agresif olma’&nbsp;</strong>derler.</p>



<p>Ayrılıp gitse ne diyecekler diye düşünür. Muhtemelen; ‘<strong>ona bu gidiş yakışmadı, keşke kalsaydı’&nbsp;</strong>diyecekler.</p>



<p><strong>‘Ee normal tabii görevdeyken beğenmediler ki, gidişimi mi beğenecekler?’</strong> diye düşünüp, gittiği yere kadar deyip devam eder. O zaman da bir süre sonra, <strong>‘Kazık çaktı, yük olmaya başladı bize’</strong> derler.</p>



<p>Başbakanlık yapmak bu dalgalı duygu seli içerisinde su yutsan da batmamayı gerektirir.</p>



<p>Bizdeki Başbakanlık makamının etrafı ve karşısındakilerdeki ortak olgu ve algı sıraladığımız bu gelgitler ile özetlenebilir. Ama Başbakanlık aynı zamanda olmuyorsa tadında bırakıp başka bir safhaya geçmeyi başarmayı da gerektirir. Politika üretemeyecek Başbakan görevlendirmek yanında, eksik olan bir de bu var bizde.</p>



<p>Bulunduğun makamın hakkını vermeden ya da başarısızlığa rağmen bir üst göreve aday olabilmek için mahsustan siyasete ara veren ‘nadascıları’ da aynı kategoriye koyuyorum.</p>



<p>Birçok siyasetçi gibi Başbakan en büyük hatayı bırakma zamanının gelip gelmediğini ayırt edemediğinde yapar. Hata yapmayı bir kenara koyun siyasette kalma mücadelesi verip rol modeli olarak siyaset kurumuna zarar verir.</p>



<p>Yalnızca kendisiyle sınırlı kalmaz bu hatanın bedeli. Temsil ettiği siyasi kurumu da derinden etkileyecek noktaya gelir. Ama buna rağmen dönülmez bir yola etrafındakilerin ve karşısındakilerin söylediklerinin etkisiyle kapılıp giderler.</p>



<p>Sonra da, yolun sonuna gelmiş olsalar da onurlu çıkış yolunu bulamaz olurlar. Aslında bu yola hiç girmemesi gerektiğini de bir ihtimal belki o zaman anlarlar.&nbsp;</p>



<p>O zaman da iş işten geçmiş olur.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/basbakanin-seyir-defterindeki-gel-gitler/">BAŞBAKANIN SEYİR DEFTERİNDEKİ ‘GEL GİTLER’</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/basbakanin-seyir-defterindeki-gel-gitler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
