<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>biat &#8211; Ve Kıbrıs</title>
	<atom:link href="https://www.vekibris.com/tag/biat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.vekibris.com</link>
	<description>Anlamak için farklı bak...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 21 Nov 2021 05:56:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>SUCUOĞLU&#8217;NA REVA GÖRÜLEN MUAMELENİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ</title>
		<link>https://www.vekibris.com/sucuogluna-reva-gorulen-muamelenin-dusundurdukleri/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/sucuogluna-reva-gorulen-muamelenin-dusundurdukleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Nov 2021 05:56:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[biat]]></category>
		<category><![CDATA[CENK UZUNOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[İmamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[muamele]]></category>
		<category><![CDATA[Sucuoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=71467</guid>

					<description><![CDATA[<p>2-3 hafta önce, tam da kurultay öncesinde adadaydım. Her konu açıldığında “Faiz Sucuoğlu’nu Türkiye’deki iktidar niye istemiyor?” diye sordum. Vallahi tatmin edici rasyonel bir cevap alamadım. Türkiye devletini adada temsil edenlerin kimi önce tanıdığına ve sevdiğine ve söz verdiğine dayanan ilişkilere dayalı cevaplar aldım. İçlerinde UBP delegesi olanlardan duyduklarım bunlardı. Aldığım cevaplar içinde duyduğumun detayına [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/sucuogluna-reva-gorulen-muamelenin-dusundurdukleri/">SUCUOĞLU&#8217;NA REVA GÖRÜLEN MUAMELENİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>2-3 hafta önce, tam da kurultay öncesinde adadaydım. Her konu açıldığında “Faiz Sucuoğlu’nu Türkiye’deki iktidar niye istemiyor?” diye sordum. Vallahi tatmin edici rasyonel bir cevap alamadım.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft size-large is-resized"><img decoding="async" src="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2.png" alt="" class="wp-image-30110" width="169" height="246" srcset="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2.png 506w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2-206x300.png 206w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2-288x420.png 288w" sizes="(max-width: 169px) 100vw, 169px" /></figure></div>



<p>Türkiye devletini adada temsil edenlerin kimi önce tanıdığına ve sevdiğine ve söz verdiğine dayanan ilişkilere dayalı cevaplar aldım. İçlerinde UBP delegesi olanlardan duyduklarım bunlardı.</p>



<p>Aldığım cevaplar içinde duyduğumun detayına girmeyim ama duymadığımı söyleyeyim. Önceliklerin belirlenmesiyle ya da Türkiye’den gelmesi muhtemel kaynağın nasıl kullanılacağı ile ilgili adaylar arasında fikri bir farklılık bu tercihin nedeni olarak sıralanmadı. İcraat ile ilgili farklılık kurultayın gündeminin uzaktan ya da yakından kıyısından bile geçmedi.  </p>



<p>Şimdi gelelim bugüne.</p>



<p>Faiz Sucuoğlu UBP genel başkanlığını ilk turda kazandı ve Başbakan da oldu.</p>



<p>Türkiye devletinin temsilcileri onu bu göreve seçilmesinden dolayı tebrik etmemelerinden başlayarak bir tavır koydukları ayyuka çıktı. Bu kısa süre içerisinde 15 Kasım törenleri dahil ele geçen her fırsatı da bu tavırlarının altını çizmek için kullandılar. Ördek gibi “vak vak” ederek kamuoyunun duyacağı göreceği şekilde hareket ettiler. Bir yerde Sucuoğlu’nu da topal ördek konumuna sokma çabasında oldular.</p>



<p>Niye Sucuoğlu’na karşı olduklarını ya da mesafe koyduklarını gerçekten anlamamakla beraber seçimi kazandıktan sonraki tavır Türkiye iç siyasetinden dolayı bana tanıdık geliyor.</p>



<p>Anlatayım.</p>



<p>Biat kültüründe, yaratılan güç algısı, sahaya inerek uygulanan güç olgusundan çok daha önemlidir. Sahadaki ara ara uygulanan müdahale ileride yaratılan bu algıyla sahaya inmeden çok daha rahat ve hızlı iş görmek ile ilgilidir.</p>



<p>Güç zehirlenmesi ile işgüzarlık yapılıp hiyerarşinin tepesindekilere söz verilmiş ve başarılamamışsa bunun zafiyet göstergesi olarak görülebilecek olmasına ciddi kafa takılır.</p>



<p>Biat kültürü yaratılan algı ile iş görmeyi sever ve bundan beslenir. Çomak sokuldu mu emsal olur diye büyük problem olur.</p>



<p>Bu yazının konusu değil ama İstanbul belediye seçimlerinin tekrarlanması ve yaşanan inkâr süreci ve iç hesaplaşmanın benzerini UBP kurultay sürecinde yaşandığı iddiasındayım. Ölçek ve koordinat farklıdır ama Ekrem İmamoğlu’na şu an yapılanın bir benzerinin Faiz Sucuoğlu’na yapıldığını seyreder gibiyim. &nbsp;</p>



<p>UBP genel başkanlığını başkasının kazanacağı yüksek tepelerde oturan birilerine söylenmişse ve bunun tersi bir sonuç hatırı sayılır fark ile bir değil iki kez tecelli etmişse, biat kültürü dünyasında problem olur. Hani hepsi bitti de bizim Başbakana niye böyle davranıyorlar diye rasyonel bir açıklama arayışındaysanız bunu da dikkate alın derim. Konu mevzu bahis olan tanınmayan bir ülkenin en büyük partisinin genel başkanın kim olduğu değil murat edilen siyasi bir sonucun alınamamasıdır. Bunun sözünü verenlerin yerine “yeni santrafor” arayışına kadar yolu olan bir konu kategorisindedir.</p>



<p>Başbakana yapılan muamelenin belki ilk anda akla gelmeyen başka bir sonucu daha vardır.</p>



<p>Açıkça sahaya inerek desteklenen parti konumundaki UBP’nin başına istenilmeyen bir kişi seçildiğinde maruz kaldığı muamelenin ayyuka çıkması yalnızca UBP’lilere ibret olsun diye yapılmıyordur. &nbsp;</p>



<p>Ola ki UBP değil de başka partilerden oluşacak koalisyon hükümet oluşumu karşısında olacak olanları varın siz düşünün mesajı da verilmiş olmuyor mu?</p>



<p>Son bir nokta daha vardır ki biat kültürünün olmazsa olmazıdır.</p>



<p>Seçilmesi tüm telkinlere rağmen engellenemeyen kişi geldiği görevde onu manevi açıdan cezalandıran farklı bir muameleye tabii olur. Bu vesileyle desteklenen diğer adayların da gönlü alınmış olur. Olması gerektiği şekilde yeni görevinde hemen bir kucaklama algıda güç kaybına sebep olduğu düşünülür. Racona terstir. Biat kültürüne uygun olacak şekilde Türkiye’nin ipiyle bir yere çıkmaya insan bulmakta zorlanılacağı düşünülür.</p>



<p>Bunun için bir süre de olsa Faiz Sucuoğlu bu muameleye Türkiye’nin ipiyle bir yere tırmanmaya çalışanların gönlünü hoş tutmaları için maruz kalacaktır.</p>



<p>Ta ki aday listeleri ve sıralama belirlenene kadar.</p>



<p>Sucuoğlu’nun esas sınavı, kamış gibi eğilip bükülmeyeceği bu iş o noktaya geldiğinde ve daha da önemlisi karma oy ve “tikciklerle” murat edilen kişilerin önünün kesilmesini önleyip önleyemediğinde ortaya çıkacak. Biat kültürünün raconu bunu gerektirir. Ne diyelim güç zehirlenmesi sonucu içine düşülen bu duruma bakıp “Allah yarına bırakır ama yanına bırakmaz” demekten insan kendini alamıyor.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/sucuogluna-reva-gorulen-muamelenin-dusundurdukleri/">SUCUOĞLU&#8217;NA REVA GÖRÜLEN MUAMELENİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/sucuogluna-reva-gorulen-muamelenin-dusundurdukleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİAT İLE İNADIN MÜCADELESİ</title>
		<link>https://www.vekibris.com/biat-ile-inadin-mucadelesi/</link>
					<comments>https://www.vekibris.com/biat-ile-inadin-mucadelesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Erçakıca]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Aug 2021 04:31:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KIBRIS]]></category>
		<category><![CDATA[biat]]></category>
		<category><![CDATA[CENK UZUNOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[inat]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vekibris.com/?p=62480</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son bir iki yıldır, &#8220;bu da mı olacaktı, bunu da mı görecektik&#8221; diye şahit olunanlar karşısında Kıbrıs Türkünün kimliğini yalnızca &#8220;Kıbrıslılık&#8221; ya da yalnızca &#8220;Türklük&#8221; arasında terk etmek istememesi neredeyse Kıbrıs sorunu ile yarışan bir problem haline geldi. Hatta Kıbrıs sorununun çözülememesinin bir sebebinin de burada yattığını düşünüyorum. &#8220;Azınlık&#8221; ya da &#8220;vilayet&#8221; olma iradesini ortaya [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/biat-ile-inadin-mucadelesi/">BİAT İLE İNADIN MÜCADELESİ</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Son bir iki yıldır, &#8220;bu da mı olacaktı, bunu da mı görecektik&#8221; diye şahit olunanlar karşısında Kıbrıs Türkünün kimliğini yalnızca &#8220;Kıbrıslılık&#8221; ya da yalnızca &#8220;Türklük&#8221; arasında terk etmek istememesi neredeyse Kıbrıs sorunu ile yarışan bir problem haline geldi. Hatta Kıbrıs sorununun çözülememesinin bir sebebinin de burada yattığını düşünüyorum. &#8220;Azınlık&#8221; ya da &#8220;vilayet&#8221; olma iradesini ortaya koysak Kıbrıs sorunu diye bir şey kalmazdı. Bugün ise böyle bir tercihi yapmaya toplumu hazırlamak için gündem &#8220;üst akıl” tarafından bilinçli olarak evirilmeye çalışılsa söylemi ve eylemi ile olması gerekenlerin olduğu bir gidişat var.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft size-large is-resized"><img decoding="async" src="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2.png" alt="" class="wp-image-30110" width="145" height="211" srcset="https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2.png 506w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2-206x300.png 206w, https://www.vekibris.com/wp-content/uploads/2020/07/uzunoğlu2-288x420.png 288w" sizes="(max-width: 145px) 100vw, 145px" /></figure></div>



<p>Geçmişte kendi halimize bırakıldığımızda bile gönül koymadan biat etmek yerine aidiyetimizi ve kimliğimizi koruma inadımızı ortaya koyabildiğimiz için bu adada Kıbrıs Türkü olarak var olmaya devam ettik. Tapuda ve nüfustaki kayıtlarda olmayan en önemli varlığımız bu inadımızdır.</p>



<p>Türkiye’deki iktidar ile artık çarşı pazara düşen ilişkimiz ve Rumlar ile Kıbrıs konusunun bir yerde uzamasındaki etkenlerden biri bizim bu inadımızdır.</p>



<p>Rumlara göre biz Kıbrıslı; Türkiye’ye göre ise yalnızca Türk’üz…</p>



<p>Ve her iki görüşe göre de varlığımızı etnik, ulusal, kültürel aidiyetimizi terk edip varlığımızı ya yalnızca Kıbrıslılığa ya da yalnızca Türklüğe armağan etmeliyiz.</p>



<p>Nedense bu konuya bırakın dışımızdakileri, içimizde taraf olanların bir kısmı bile ‘Kıbrıs’ ile ‘Türklüğün’ ikisinin bir arada var olabileceğini anlamak istemiyor. Ya da adı konmamış bir siyasi gelecek korkusundan yeri geldiğinde tavır koyup “one minute” deyip anlatmıyorlar. Çeşit türlü sebep öne sürerek politika üretip problem çözemiyorlar, hele bari Kıbrıs Türkünün kafasının içinde kopan fırtınaları muhataplarına anlatsınlar beklersin. Çok mu büyük bir beklentidir bu? Bakıyorsun siyasetin iki ucu ya yalakalık ya da isyankârlık dilini kullanarak esas konuya gelemiyorlar. Ben artık gelmek istemediklerine kani oldum. Sanki de konuşmaya gerek kalmadan anlaşmışçasına biri isyan ederken diğeri de isyankarları gösterip Türkiye’yi yalakalıkla bir güzel kafalayıp söğüşleme derdindeler. Böylelikle problemler karşısındaki yetkinlikten yoksun iş bilmezlik ve öğrenmek için çaba göstermeme tembelliğinin üstü örtülü kalmaya devam ediyor. Ha bunu haklı olarak eleştirenler de bize en büyük desteği veren ülkenin Cumhurbaşkanı mecliste konuşma yapmak için geldiğinde ev sahibi iddiasını bir kenara koyup onu protesto etmek adına meclise gelmiyorlar. Sonra da seçime de iktidara gelme sözüyle gireceklerini söylüyorlar! Sen fikir koyarak, plan yaparak, yetkin insanları bir araya getirerek iktidarı hem kendi toplumunun hem de T.C. devleti önünde mahcup etmeyi kendine hedef olarak koysana. En son söyleyeceğini en baştan söyleyerek kendini bu toplum adına bir umut bir alternatif olmaktan çıkarmak bir iki adım sonra tam olarak neye hizmet eder diye düşünmek gerekmiyor mu?</p>



<p>Biz siyaseti her iki tarafından da bu noktaya indirgedikten sonra hem Türkiye’nin hem de Kıbrıs Rum siyasetinin “kimliğinizi terk ederseniz, sizin için hiçbir sorun kalmaz” savını güçlendirmesi son derece normal değil mi? Adı konmadan bir yerde bizim üzerimizden yaşanan mücadele de bu değil mi?</p>



<p>Halbuki biz kendi halimize bırakıldığımızda bile gönül koymadan yine de biat etmedik ve inadımız ile ayakta kaldık. Osmanlının kiraladığı, 40’lı 50’li yılların başına kadar “bizim Kıbrıs sorunu diye bir sorunumuz yoktur” diyen T.C devletini de ikna ederek bu adada var olmanın adımlarını attık ve attırdık. Rahmetli Dr. Küçük ve Denktaş’ın hatırları defalarca Türkiye’ye Kıbrıs Türkünü anlatmak ikna etmek için yaptıkları ziyaretlerle doludur.</p>



<p>Şimdi ise bizi ve Türkiye’nin çıkarlarını bugüne kadar koruyan üstüne koymasını sağlayan inadımız, biat kültürü ile kırılmaya çalışılıyor. Havuz su kaybediyor. Sudaki biat miktarı artırılıp inat da izole edilip tortu olarak kalmaya zorlanıyor. Olan budur. Biat kültürü ağır basarsa gün gele neye ve kime biat edileceği de belli olmaz. Bunu not ediniz. Yakın geçmişte Türkiye’de yaşananlar buna en taze örnektir. Bizim inadımızın olmadığı yerde Kıbrıs Türkünün adadaki varlığı ile birlikte Türkiye’nin de Kıbrıs politikası ya çöker ya da farklı bir problem haline dönüşür. Günlük siyasetin ötesinde esas tehlike budur. &nbsp;</p>



<p>Bunu tabiri caizse bir sarrafın hassasiyetiyle hem iktidar hem de muhalefete mensup siyasetçilerimiz muhataplarına anlatmayacaksa kim anlatacak? Kıbrıs Türkünün üstüne titrediği toplumsal değerlerini ve Türkiye ile olan ilişkisinin dününü ve bugününü tarihi bir çerçeveye de koyarak münasip bir dille maliyeden emekli annem mi anlatsın?</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com/biat-ile-inadin-mucadelesi/">BİAT İLE İNADIN MÜCADELESİ</a> first appeared on <a rel="nofollow" href="https://www.vekibris.com">Ve Kıbrıs</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.vekibris.com/biat-ile-inadin-mucadelesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
